Adil İslamoğlu
Şiirleri (44)
Hâfız Şiiri
Beşer doğmadan aşinadır her bir harfine,
Sır yüklüdür her bir ayeti, Rasulullahın dilinde.
Ey Kur’an, senden yüz çeviren sana uzaktır,
İnsanlar Cennete, Cennet ise Hâfızlara âşıktır.
Hâfızlar Geliyor
Kapatın gözlerinizi ve bir çocuk düşünün!...
Elinde Allah’ın Kelâmı Kur’ân,
Günün her saati onu ezberlemeye çalışan.
Bir çocuk düşünün; uyuduğunda başucunda Kur’ân,
Bir Yâri Olmalı
Evliyseniz ve Hâfız’sanız, size her konuda destek olan
Bir eşiniz olması gerek.
Vahyin ağırlığı çöktüğünde yüreğinize, yanı başınızda olmalı.
Üşüyorum dediğinizde merhamet kanatlarıyla ısıtmalı sizi.
Yâr Olmak
Öyle bir sevdadır ki Hâfızlık,
Cândan geçip “Cânâna Yâr” olmaktır.
Hazreti Ebû Bekir’in aşkını konuşup,
Hazreti Osman’ın Kur’ân sevdasını taşımaktır.
Nasuh Tövbesi
Her günah kalbe nüfûz eden siyah bir iz, derin bir yara.
Nasûh Tövbesi’dir ilaç Hâfız,
Tabîbin yoksa” Kanatır şeytan kaşıya kaşıya.
Niceleri aldandı nefsine,
Değişmeyen Adres
İçinde hem sevabı hem de günahı barındıran
Bir dünya hayatı bizimkisi Hâfız.
Rahmete sığınanların kurtulacağı,
Günâha dalanların mutlak kaybedeceği bir yer burası.
Olmalı
Bir hayâtı olmalı Hâfız’ın!
Rabb’ine kul, Habîbine ümmet gayesiyle şereflenen.
Olmalı ki; Rahle-i Tedrisâtında nice Hâfızların kalbine
Kur'ân nakşedilen.
Efendime
Neyleyim zatına Âşık olmayan kalbi,
Sinede yüktür taşımam, söküp atarım bilesin.
Bir an duysam kâfi, O Rabbine meftun sesini,
Lâl olurum Efendim, konuşmam dâhi bilesin...
Hâfızın Halleri
Öyle güzel haller vardır ki Hâfızın dünyasında,
Melekler bile hayran olur onun bu tatlı telaşına.
Her biri, Rabbine meftun bu kulun Hıfzına şahitlik etme yarışında.
Bir Melek önden diğeri arkadan çekiştirip durur hep "O BENİM DOSTUMDUR" diye,
Kapıyı Çal
Şu an herkes istirahatini düşünüp uyurken, "الله" uykusunu en tatlı yerinden bölüp secdede onunla buluşanlara tecelli ediyor. Varsa garip bir duası, masum bir ricası icabet ediyor. Belki günahtasın, isyandasın amenna, ama unutma ki yanlız ALLAH affediyor. Varmı gidecek başka bir kapın; "YOK" O zaman hadi kalk ne duruyorsun kapıyı çal, RABBİN seni bekliyor...
Sır Düğüm
Sana binlerce şiir yazdım Ya Rasûlallah, Hepsi yüreğimde sırdüğüm.
Her dizesinde gözyaşım, her mısrası kördüğüm.
Bilirim sonu yok bu sevdanın, acz içinde lisanım,
Seni methetmeye ne Takâtim yeter nede dermanım.
Biz Geldik Demeli
İnsan ne için yaşar ve ne için ölür Hâfız bu fani dünyada?
Şu kısacık hayatı için neleri feda eder hiç düşündün mü ömrü boyunca.
Hakkın nazarında sevilmekse gaye, önce ben'lik davasından geçip sevmeyi bilmeli,
Sonra Vahyin nuruna talip olup, Hıfz edip Kur'ân'ı, Rabb'ine biz geldik demeli...
Hakkında
Yüzünde Tebessüm Gördüğüm Her Hâfız Hizmet Aşkımın Bir Nişanesidir.
"Yaz!" dediler bizden önce 'ERENLER' yazıyoruz, gerisini sorgulamıyoruz.
Ne kalemimiz usanır yazdıklarımızdan ne de ona yaz diyen ruhumuz incinir sevdasından.
Ey Hafız! Sen aşkı kâğıt kalem mi sanırsın?
O zaman ne diye aşkını sadrında taşırsın?"
"Yaz!" dediler bizden önce 'ERENLER' yazıyoruz, gerisini sorgulamıyoruz.
Ne kalemimiz usanır yazdıklarımızdan ne de ona yaz diyen ruhumuz incinir sevdasından.
Ey Hafız! Sen aşkı kâğıt kalem mi sanırsın?
O zaman ne diye aşkını sadrında taşırsın?"