El Âlem Ne Der Putu
Yalnız Yaradan'dan yardım dilerim,
Kulluğu Allah'ın kuluna yapmam.
Hâyâsızı hayatımdan silerim,
Ben "el âlem ne der" putuna tapmam.
Gıybet için gayret verenler versin,
Özrü kabâhati derenler dersin.
Sû-i zan besleyip yerenler yersin,
Ben "el âlem ne der" putuna tapmam.
Varsın ağzı olan konuşsun dursun,
Plan peydahlayıp tuzaklar kursun.
Çalıp yerden yere vurursa vursun,
Ben "el âlem ne der" putuna tapmam.
Kim nasıl bilirse öyleyim sansın,
İster şerle ister hayırla ansın.
Herkes kendisinin derdine yansın,
Ben "el âlem ne der" putuna tapmam.
Düşe kalka engebeler aşarım,
Ne izimden ne yolumdan şaşarım.
Günâhımla sevâbımla yaşarım,
Ben "el âlem ne der" putuna tapmam.
Kulak asmam gafillerin gafına,
Ne idüğü belirsizin lâfına,
Ne iftirâsına ne hilâfına,
Ben "el âlem ne der" putuna tapmam.
Dostları kadardır insanın çapı,
Üzümün çöpü var armudun sapı.
Çalab'ımın çalaçağım tek kapı,
Ben "el âlem ne der" putuna tapmam.
Câhiller ne cesurluktan bıkarlar,
Ne cehâlet yapısını yıkarlar.
Yırtık dondan çıkar gibi çıkarlar,
Ben "el âlem ne der" putuna tapmam.
Mert, kalp kapısını nâmerde kitler,
Gönül gül bağını bülbülle çitler.
E malûm, ısırmaz havlayan itler,
Ben "el âlem ne der" putuna tapmam.
Habîbi Resûl'e ümmetlik kârken,
Dâim dayandığım yardımcı yârken,
Gören, duyan, bilen El-Âlim varken,
Ben "el âlem ne der" putuna tapmam.
Şerif der: "Ne diri diye yayarım,
Ne tenkîtten ne teşhirden cayarım.
Faydasızı ölülerden sayarım."
Ben "el âlem ne der" putuna tapmam.
27 Ekim 2018
İzmir
Şerif Mengütemür
Şerif Mengütemür Şiirleri
Ölüm2
Ölüm ne güzeldir ölüm gözlerinde gülüm
Bir damla yaş olup akıp gitmek,
Durmak sessizliğinde sakince,
Akar boşluğa gider anlamsız her günüm
Ölüm ne güzeldir ölüm kollarında,
Sarılıp göhsünde sonsuzluğa uçmak,
Kanatsız hafiflemiş ve boşluğa doğru,
Anlamı yok anlamaya çalışmanın
Gittiğim yerde Sakince seni beklerim gülüm
Salıver beni kaderimin çizdiği yolda gideyim
Sonsuz Huzuruma Engel olma gülüm
Usandım artık çaresizliği yaşamaktan
Çaresizlik içinde Çareme engel olma gülüm
Gittiğim yolun engeli olma
Varlığın yokluguma engel oldu gülüm
Duramam artık gitmem gerek
Gideceğim yerde bekleyeceğim gülüm
Yılmıştım Yorgundu her günüm
Bırak sonsuzluğa akayım gülüm
Seni Sarıp sarmalamak gibi
Sarayım sımsıkı sonsuzluğu gülüm
Bırakmazsın biliyorum çaresiz Kalacaksın
Gitmek zamanım gelmişse eğer
Mecbursun Bırakacaksın,
Üzülmek anlamsız olacak
Gittiğim yerde seni bekleyeceğim gülüm....
Borahan Ergülen
Borahan Ergülen Şiirleri
SIR
Kalbimin sır kapısı kilitli
Giremez herkes.
Mahremdir yapısı
Yıkamaz herkes.
Doğan gün,fecre sevdalı ama
Gecenin yükünü
Çekemez herkes.
Taşımaz her değirmen suyu,
Boşa döner bazen.
Heba olan gönül,
Kül olur bazen.
Her yürekle değil
Er yürekle
Hemhâl ol.
Taşımaz her ağır başı
Kaldıramaz herkes.
Nesrin Özdemir
Nesrin Özdemir Şiirleri
İNCİTTİLER İNCİTTİLER
(Merhum Üstad Abdurrahim Karakoç 'un "İncinmesin" çağrısına cevaben...)
İncittiler incittiler
Hem yaprağı hem gölgeyi.
İncittiler incittiler
Hem makberi hem de yeri.
Sözün tutulmadı üstat.
Yere girdi yollar kat kat.
Değil bıçak, satır, pusat;
İbrahim'i incittiler.
Burdayım demediler hiç.
Hakkı söylemediler hiç.
Tabutu bilmediler hiç.
Al sancağı incittiler.
İl kurtuldu biz göçende.
Yol ah etti biz geçende.
Kurudu kaynak geçen de.
Pak helali incittiler.
Toz, dumandır soyu atın.
Hakkı geçti çoktan halkın.
Hercümerçtir uzak, yakın.
Zülf-ü yâri incittiler.
Muhammet Baran ASLAN
Muhammet Baran ASLAN Şiirleri
Reisnâme
Bin dokuz yüz yetmiş yılında, Sayın
Reis Sedat Peker Ağabeyimiz,
İlk günü doğmuştur sonuncu ayın
Reis Sedat Peker Ağabeyimiz.
Değil diye çeyreğiyle yarıyla,
Destekliği destan bütün varıyla,
Yay burcu tevellüd itibarıyla
Reis Sedat Peker Ağabeyimiz.
Âşikâr ne soyu ne sopu gizli,
Dağıstan asıllı Karadenizli,
Şeyh Şâmil misâli Kafkas benizli
Reis Sedat Peker Ağabeyimiz.
Cedd-i pâki göç kararı vereli,
Anadolu toprağına ereli,
Rize eşrafından Kalkandereli
Reis Sedat Peker Ağabeyimiz.
Sadâkatle bağlı devlete, dine,
Kalbinin kapısı kapalı kine,
Mensup Yamakoğlu Sülâlesi'ne
Reis Sedat Peker Ağabeyimiz.
Merdlere gül, nâmerdlere çalıdır,
Hemi zakkûm hemi zeytin dalıdır,
Adapazarı'ndan Sakaryalıdır
Reis Sedat Peker Ağabeyimiz.
Nasîbdâr yankılı feryâd sesinden,
Ağzı var da dili yoklar besinden,
Çaybaşı Yeniköy Mahallesi'nden
Reis Sedat Peker Ağabeyimiz.
Büyüğe hürmette kusuru yoktur,
Küçüğe izzet-i ikrâmı çoktur,
Sanmayın komşusu aç iken toktur
Reis Sedat Peker Ağabeyimiz.
Babası nâmıyla düşse de dile,
Dost, kardeş, arkadaş gariban ile,
Hakkaniyetlidir düşmana bile
Reis Sedat Peker Ağabeyimiz.
Karşılıksız esen yardım yelidir,
Düşkünlerin uzandığı elidir,
Mümkün mertebede fâidelidir
Reis Sedat Peker Ağabeyimiz.
Bir araya gelse iki kâinat,
Cömert vâridâtlı cimriye inat,
Fedâkâr her hâlükârda kol kanat
Reis Sedat Peker Ağabeyimiz.
Hayır hasenâtı, infakı bitmez,
Mazlûma yakındır uzağa itmez,
Zâlimin huyuna suyuna gitmez
Reis Sedat Peker Ağabeyimiz.
Mütevâzılıktan usanıp bezmez,
Gurura kapılıp böbürlü gezmez,
Zengini kollamaz yoksulu ezmez
Reis Sedat Peker Ağabeyimiz.
Ahdine sâdıktır, yalayıp yutmaz,
Doğruyu savunur, yanlışı tutmaz,
İyiliği, kötülüğü unutmaz
Reis Sedat Peker Ağabeyimiz.
İntikamı hazzetmeyen özüdür,
Ödeşmek âdetten yaygın sözüdür,
Özü sözü birin, iki gözüdür
Reis Sedat Peker Ağabeyimiz.
Saymaksızın servetini saçmıştır,
Yediden yetmişe kucak açmıştır,
Ne ayni ne nakdi sarftan kaçmıştır
Reis Sedat Peker Ağabeyimiz.
Tekrarlatıp tek ricâyı bıktırmaz,
Darlananı ferahlatır, sıktırmaz,
Omuzuna yaslananı yıktırmaz
Reis Sedat Peker Ağabeyimiz.
İmkân sağlayarak zor kolaylaşır,
Cümle mahlûkâta merhamet taşır,
Sırf Rıza-yı Bârî için paylaşır
Reis Sedat Peker Ağabeyimiz.
Ne gafil kavlini kâle almıştır,
Ne de gaflet uykusuna dalmıştır,
İnandığı davayla kök salmıştır
Reis Sedat Peker Ağabeyimiz.
Ne hak yemiş ne de yiğit vurmuştur,
Haksızlığın karşısında durmuştur,
Haklıların gönlünde taht kurmuştur
Reis Sedat Peker Ağabeyimiz.
İster baş başalık belâdır bilin,
İster yan yanalı resimler silin,
Yanında baş tacı seksen bir ilin
Reis Sedat Peker Ağabeyimiz.
Konuşan konuşsun ileri geri,
Sâbit-kadem vakt-i evvelden beri,
Halk nezdinde Hak eridir, Hak eri
Reis Sedat Peker Ağabeyimiz.
Türk Birliği ülküsünde durandır,
Meşhur mefkûresi malûm Tûrân'dır,
Ne kuruntu ne boş hayâl kurandır
Reis Sedat Peker Ağabeyimiz.
Atatürk misâli giyimi şıktır,
Karartılan geleceğe ışıktır,
Ay yıldızlı al bayrağa âşıktır,
Reis Sedat Peker Ağabeyimiz.
Lakap gibi lanse edilse bile,
Tescilli mahkeme kararı ile,
İsmiyle müsemmâ pelesenk dile,
Reis Sedat Peker Ağabeyimiz.
Kadr-ü kıymet hatırşinasa verir,
Kıskancın içinin yağları erir,
On dört ayar altın tespih gönderir,
Reis Sedat Peker Ağabeyimiz.
Sair borusunu öttürüp çalmaz,
Kimseden talimat ve akıl almaz,
Az uyur çok okur fikirsiz kalmaz,
Reis Sedat Peker Ağabeyimiz.
Gurbete hevâsı hevesi yoktur,
Sılada yolunu gözleyen çoktur,
Hâsılı hassaten hasrete toktur,
Reis Sedat Peker Ağabeyimiz.
Güvendiği ne paradır ne puldur,
Duâcısı öksüz, yetim ve duldur,
Muhammed'e ümmet, Allah'a kuldur,
Reis Sedat Peker Ağabeyimiz.
"Yaşam Boyu Onur Ödülü" vardır,
Gücü nispetinde yardımcı yârdır,
Takdire şâyânlık alâkadârdır,
Reis Sedat Peker Ağabeyimiz.
Tevâzû sahibi şiârı bilen,
Kibri dilim dilim âdeta dilen,
"Hayırsever İş İnsanı" seçilen,
Reis Sedat Peker Ağabeyimiz.
Kırmızı çizgisi şerefi, şanı,
Dikkati celbeder saygınlık yanı,
Âlemşümûl "Dünya Türklük Hakanı",
Reis Sedat Peker Ağabeyimiz.
Korkuyu korkutan mangal yürekli,
Eski lügat tabiriyle ürekli,
"Bir umuttur yaşamak" der sürekli,
Reis Sedat Peker Ağabeyimiz.
Sınırsız sayıda nasıl sayayım,
Hangi hibesini yazıp yayayım,
"Adam!" Kısacası uzatmayayım,
Reis Sedat Peker Ağabeyimiz.
Şerif'im aşk göğsümde sol yanımın,
Şiirdir cânânı şâir canımın,
Sulbü Ahmet Bey'le Meryem Hanım'ın,
Reis Sedat Peker Ağabeyimiz.
20 Mart 2026
İzmir
Şerif Mengütemür
Şerif Mengütemür Şiirleri
Soğanla Yarışa Girdi Patates!
‘Benim senden ne eksiğim var’ deyip,
Soğanla yarışa girdi patates!
‘Bugün iyi günler, yarın gör’ deyip
Soğanla yarışa girdi patates!
Patates manavda yer beğenmedi!
‘Soğandan aşağı kalamam’ dedi!
Bugünlerde pek moda ‘su diyeti’!
Soğanla yarışa girdi patates!
'Patates kaç lira', soran sorana!
Dertlenip kalbini yoran yorana!
Bu anlamsız yarış kıran kırana!
Soğanla yarışa girdi patates!
On beşken elli’yi gördü mübarek!
Fakire darbeyi vurdu mübarek!
Zengin sofrasına girdi mübarek!
Soğanla yarışa girdi patates!
Yakında yetmişi görecek gibi!
Sinirlerimizi gerecek gibi!
Borsa İstanbul’a girecek gibi!
Soğanla yarışa girdi patates!
Yürü patatesim, kim tutar seni!
Alımı güçleşir, zorlar keseni
Bu filmi çok gördük, değildir yeni!
Soğanla yarışa girdi patates!
Karakış gelince yüz’ü bulacak!
Fakir seyredecek, zengin alacak!
Aracı eteği ziller çalacak!
Soğanla yarışa girdi patates!
Patates manavda yaparken nanik,
Nasıl olmasın ki emekli panik?
Maça başlamadan bir sıfır yenik!
Soğanla yarışa girdi patates!
Önümüz uçurum, arkamız bayır!
Garip gurebayı Yaradan kayır!
Bu yarışın sonu değildir hayır!
Soğanla yarışa girdi patates!
16 Temmuz 2026/Trabzon
M. NİHAT MALKOÇ
M. Nihat Malkoç
M. Nihat Malkoç Şiirleri
Ağrı Dağı
Sen Osmanlı başında bir kutlu sorguç...
Sen ki yurdun bağrında yıkılmayan burç...
Taşısın en nadir, Türk'ün tacının.
Cüzüsün en güzel, Kürt dağlarının.
Sen benimsin, bizimsin ey yüce zirve.
Selçuklu'nun mirası evvelden bize.
Ne diye sarmalar karlar başını?
Yalnız komaz seni halkımın kanı.
Mıh misal eylemiş seni Yaradan,
Kondurmuş sırtına Anadolu'nun.
Serlevha gibisin belki de şarkta.
Haykırır varlığın "sancak ayakta!"
Eylemez bu devlet gayrısına yar
Sen gibi bir yari geçse asırlar.
Sen dik dur rüzgârlar göğsüne essin.
Sen ki tek başına Kafkasa denksin.
Ey başını bulutlar sarmış güzel dağ.
Uyan da hasmına ateş olup yağ!
Sindirmek mümkün mü yiğitlerini?
Ağrılı, Iğdırlı pak erlerini?..
Çalmak isterse de seni bir cüce.
Haddine mi düşman basa zerrene?
Değil sen, bir taşın yeter yutmaya
O kukla diyarı tek bir lokmada.
Ey cebel, ey heybet timsali cevher.
Sulamış toprağın binler binler er.
Vatansın, içimde kaynayan volkan!
Üzülme sökecek elbet, yakın tan!
Muhammet Baran ASLAN (Baranî)
Muhammet Baran ASLAN
Muhammet Baran ASLAN Şiirleri
Hoş Geldin Cennetim
Bir gülüşünde binlerce söz gizliydi,
Gözlerinin ışığı gönlüme yollar çizdi.
Şimdi sen geldin ya hayatıma,
Nefesim oldun, ömrüm oldun, en güzel duama.
Aşkımız aynı dualarda filizlendi,
Diller sustu, kalpler sessizce dillendi.
Kara sevdam, alnıma yazılmış en güzel kader,
Gül kokan teninde ruhum yeniden can bulur her sefer.
Karanlık gecelerim sabaha dönüştü,
Sığındığım liman, yuvam, huzurum oldun.
Hoş geldin cennetim, hoş geldin sevgilim,
Gönlümün hiç solmayan baharı, ömrümün en güzel mevsimi oldun.
İsimsiz Şair
İsimsiz Şair Şiirleri