add Şiir Ekle   user Şair Girişi    register Kayıt  

Şiir şitesi, usta ve amatör şairlerin duygu dolu şiirleri

Yeni Eklenen Şiirler

Yarım Asrın Ardından
Azla yetinmem çok diye,
"Kâr değildir" derdim benim.
Güvendiğim dağ yok diye,
"Kar değildir" derdim benim.

Sabredip baht-ı karama,
Kabuk bağlattım yarama.
Uçkur çözdürmez harama;
"Âr değildir" derdim benim.

Lafügüzaf âdet, töre
Mezhebi genişe göre;
Elif mertek bakar köre,
"Dar değildir" derdim benim.

Doladıkça şükrü dile,
Beterin beteri ile...
Tınmam dünya yansa bile,
"Var değildir" derdim benim.

Şerif; yılla bundan kelli,
Yarım asır, yaşım elli.
Canımın cânânı belli;
"Yâr değildir" derdim benim.

13 Ocak 2026
İzmir
Şerif Mengütemür

Şerif Mengütemür Şiirleri

Leş
Şu otsuz mezarda çürüyen leşin
Meyvelik, sebzelik serası vardı.
Üstünde böcekler yürüyen leşin
Koyunlu, keçili merası vardı.

Zâlimiydi zulümün her nevinin;
Nallarını diktiğine sevinin!
Doğal gazlı, klimalı evinin
Deniz manzaralı terası vardı.

Bir ayağı çukurdaydı, sekerdi;
Dili acı, hastalığı şekerdi.
Kafayı çekince nutuk çekerdi,
İçkili ağzının narası vardı.

Dinsiz, îmansızın imkânı çoktu;
Komşusu aç iken kendisi toktu.
Alnında aklıktan hiç eser yoktu,
Yüzünde kalbinin karası vardı.

İşlerine hile karıştırırdı;
Ne küsü ne dargını barıştırırdı.
Kumda da çimde de yarıştırırdı,
Her cinsten at için harası vardı.

Şans oyunu oynamaktan bezmezdi;
Zilzurna sarhoştu, ayık gezmezdi.
Sofrasında susuzluğu sezmezdi,
Rakısı, şarabı, birası vardı.

Görülmüş değildi selâm saldığı,
Hatır sormamaktan kusur kaldığı...
Kucaklayıp kucağına aldığı
Ne öksüz ne yetim sarası vardı.

Gaddarlıkla olmazları oldurdu;
Asık yüzü ne gülüşler soldurdu!
Haramla karnına ateş doldurdu,
Ne takva ne zühd ne verası vardı.

Ensesi yakındı kel kellesine,
Israrla ıraktı helâl besine.
Ne kulak kabartır ezan sesine
Ne namaz niyazla arası vardı.

Şerif der ki: Nesi yoktu ki nesi?
Yazlığı, teknesi vesairesi...
Kirada kaç dükkân, kaç dairesi,
Bankada faizde parası vardı.

30 Haziran 2022
İzmir
Şerif Mengütemür

Şerif Mengütemür Şiirleri

Eskiden
İnsanlıktan çıkanlar parmak ile sayılır,
Hayvandan âdi diye yerilirdi eskiden.
Kötüler ağızlara sakız olup yayılır;
İyilerin kadrine erilirdi eskiden.

Ne doğru ne dürüste nefret dolunuyordu,
Ne yalan ne yanlışa yandaş bulunuyordu.
Haklıya köstek değil destek olunuyordu;
Haksızlığa göğüsler gerilirdi eskiden.

Ne komşusu aç iken karnı toktu komşunun,
Ne de güvensizliği zora soktu komşunun.
Tokmağı, diafonlu zili yoktu komşunun;
Kapısı çalınmadan girilirdi eskiden.

Özrü kabahatinden büyük kusur etmezdi,
Çoluk çocuklu çiftler mahkemeye gitmezdi.
Evlilikler boşanma davasıyla bitmezdi;
Dağılan aileler derilirdi eskiden.

İftiraya uğrayan iffetli kınanmazdı,
Münâfığın lafıyla Müslüman sınanmazdı.
Körler soruşturmadan sahteye inanmazdı;
Gerçek gözler önüne serilirdi eskiden.

Şerif der, "İns-ü cin'den ümmetinin yâdıyla..."
Muhabbet, Muhammed'i doğururdu tadıyla.
Selâm, sırf rızâsını kazanmak maksadıyla,
Allah için alınır verilirdi eskiden.

10 Şubat 2019
İzmir
Şerif Mengütemür

Şerif Mengütemür Şiirleri

Hayâller
Korur yeni gibi duruluğunu,
Eskise de paslanmıyor hayâller.
Katiyen kaybetmez kuruluğunu;
Suya düşse ıslanmıyor hayâller.

Yani can çekişse ölmüyor ünü,
Yine yaşlandıkça yaşatır dünü.
Geriye getirip her geçen günü,
Akıllanıp uslanmıyor hayâller.

Acısıyla tatlısıyla bezer de,
Geçmişi zimmetler, zihne dizer de,
Kocamışı gençleştirip üzer de;
Matem tutup yaslanmıyor hayâller.

Şerif der: "Besberrak değil ki nesi?"
Kulak kabartana kısılmaz sesi.
Sislenirken iki gözün perdesi,
Buğulanıp puslanmıyor hayâller.

4 Kasım 2018
İzmir
Şerif Mengütemür

Şerif Mengütemür Şiirleri

Unutmam
"Ozan Arif ağabeyimin ardından"

Ozan Arif'in göçünü,
Ölürüm de ben unutmam.
Şu Şubat"ın on üçünü,
Ölürüm de ben unutmam.

Dedirttin ya "İnnâ lillâh..."
Ah iki bin on dokuz, âh!
Seni var ya vallah billah,
Ölürüm de ben unutmam.

Artıp dört yılda bir sayı,
Yirmi dokuz çeken ayı,
Sabah beşe on kalayı,
Ölürüm de ben unutmam.

Ciğerleri delişini,
Dilim dilim dilişini,
Çarşambanın gelişini,
Ölürüm de ben unutmam.

Tabiplerin kanısını,
Teşhisini, tanısını,
Tababetin anısını,
Ölürüm de ben unutmam.

Nesini değil nesini;
Ne sazını ne sesini,
Verdiği son nefesini,
Ölürüm de ben unutmam.

Şerif der ki: "Çıka bata,
Beşer şaşar, eyler hata."
Allah şahit, asla kat'a,
Ölürüm de ben unutmam.

14 Şubat 2019
İzmir
Şerif Mengütemür

Şerif Mengütemür Şiirleri

Aşk Bu mu?
Çiğ tanesi, bu sabah gözlerim,
Titriyor gözbebeklerim,
Ha aktı ha akacak yaşlar, dudağıma.
Kalbim vurgun dem be dem sana.

Hayli zamandır aşk şiiri yazmıyorum
Ama...
Duyuyorum davetkâr sesini.

Sözler kâfi mi, bilmem
Kahverengi gözlerini anlatmaya?
Bir içimlik kahve tadıyla açılıyorum,
Bir tek de sigara...
Cesaretleniyorum,
Sana kendimi anlatmaya.

Kim bilir kaç kez döndü bu hikaye başa,
Kaç kez aktı, silindi gözden yaşlar,
Kaç bahar, zemherî geçildi köprüler,
Altından ne sular aktı senden habersiz?

Bir tek başımın sevdandan
Mahmurluğu geçmedi.
Çünkü sen bende,
Dönüp dönüp arkaya bakmak gibi
Çıkılan kapıyı unutamamak gibi
Ya da anıları karalar gibiydin biraz da.

Çoçukluğumun abi kanatlı kuşuydun
Rüyalarımda.
Düştüğümde yaralarımı göstermekten
Hep korktum sana.
Sever miydin, incitir miydin onlara dokununca?

Bizim eve giden yolun nöbet tutan askeriydin,
Çocuk kalbimde.
Çocukluk aşkım değildin ama
Hep çocukluğum kaldı sende.

Büyüyünce de sızılarımın başını,
Sen okşayacaktın biliyordum sanki
Taa o aşka acemi yıllarımda.

Feryat figan divâneydi,
Gönül kuşum sana.
Pervâneydi yüreğim
Ağzından çıkacak tek kelimeye.

Böyle bir aşk var mıdır dünyada, deme.
Çünkü ben seni içimde yaşattım,
Uzaktan sevdim yıllarca.

Ve anladım ki sonunda aşk değil,
Bağımlılıktın bana!
İşte o zaman hayır diyebildim varlığına.
Nesrin Özdemir

Nesrin Özdemir Şiirleri

Peygamber Efendimiz (s.a.v.)
En güzel Yaratan’ın en güzel yarattığı;
Ahmed, Mahmûd, Muhammed, Mustafa Efendimiz.
Ümmetiyle dert verip dermanı arattığı;
Ahmed, Mahmûd, Muhammed, Mustafa Efendimiz.

"Nûrun alâ nûr" diye yere düşmeyen gizdi;
Alnıyla göğsü geniş, gövdesi gölgesizdi.
Kurutulmuş et yiyen anneli; sizdi, bizdi
Ahmed, Mahmûd, Muhammed, Mustafa Efendimiz.

Melekler tarafından temizlenmiş özlüydü;
Nefsinden konuşmayan, güvenilir sözlüydü.
Kirpikleri uzun, sık; iri, siyah gözlüydü
Ahmed, Mahmûd, Muhammed, Mustafa Efendimiz.

Saçları az dalgalı, ne kıvırcık ne düzdü;
Yuvarlak, ışık saçan, yüzü parlayan yüzdü.
İncitilse, üzülse; ne incitti ne üzdü
Ahmed, Mahmûd, Muhammed, Mustafa Efendimiz.

Şefâati için şart, dâim dolamak dile;
Sayıklayıp sayısız salât-ü selâm ile.
Mahkeme-i kübrada affımıza vesîle,
Ahmed, Mahmûd, Muhammed, Mustafa Efendimiz.

Pak bahtıyla Hatice’n, pek bahtiyar kadındır;
Halîme sütannendir, Ümmü Eymen dadındır.
Cennetin kapısına nakşolunan adındır,
Ahmed, Mahmûd, Muhammed, Mustafa Efendimiz.

Abdest azalarımız tanınmamıza yetsin,
Havz-ı Kevser suyundan eliyle ikrâm etsin.
Gönülleri fethetti, gönülleri fethetsin;
Ahmed, Mahmûd, Muhammed, Mustafa Efendimiz.

Son gelen ilk peygamber, Resûl-i Kibriyâ’dır;
Hâtemü’n-nebiyyîn’dir, Hâtemü’l-enbiyâ’dır.
Seyyidü’s-sakaleyn’dir, Sened-i Asfiyâ’dır;
Ahmed, Mahmûd, Muhammed, Mustafa Efendimiz.

Şerif der: Ümmî kalbi vahiyle ilim dolan,
Şems-ü kamer ziyâsı yanında sönüp solan,
Ne kadar anlatılsa anlatılamaz olan,
Ahmed, Mahmûd, Muhammed, Mustafa Efendimiz.

8 Eylül 2024
İzmir
Şerif Mengütemür

Şerif Mengütemür Şiirleri

Unutma ki
Kibirdir boylatan dibi,
Tevâzulu tavır takın.
Kalp kuldaki Kâbe gibi;
İncinip incitme sakın.

Tevekkül, rehber bedene;
Sarılmak, sünnet nedene.
Günâhta ısrar edene
Belâ gelir akın akın.

Îman rûhta yara etmez,
Secde yüzü kara etmez.
Güzelliği para etmez;
İçi pisse, dışı pakın.

Yardımı Allah'tan dile
Sabır ile namaz ile;
Unutma ki ölüm bile
Ne çok uzak ne çok yakın.

Şerif der: "Sırrını sakla,
Gelmesin hayâle, akla."
Hadi kalın sağlıcakla,
Kendinize iyi bakın.

23 Temmuz 2025
İzmir
Şerif Mengütemür

Şerif Mengütemür Şiirleri

Çok Okunan Şiirler

Memet
Karşı yaka memleket,
sesleniyorum Varna'dan,

işitiyor musun?

Memet! Memet!


Karadeniz akıyor durmadan,
deli hasret, deli hasret,
oğlum, sana sesleniyorum,

işitiyor musun?

Memet! Memet!

Nazım Hikmet RAN
Nazım Hikmet RAN

Nazım Hikmet RAN Şiirleri

Bu Sevdaya Ne Diyorsun?
ASLINDA BUNU BİLİYORSUN,
VE SEN,
HALA”SEN NERELİSİN”?
“D İ Y O R S U N”
İ S K E N D E R U N,
G Ü N E Y D E N’I M,
B E N

P E K İ,
SEN” A Y’I TANIYOR,
MUSUN?
ONU NASIL SEVERİM
BİR BİLSEN,
YOKSA ONU TANIYOR MUYDUN,
S E N?
BEN SON ZAMANLARDA,
KENDİMİ ÖYLE YIKMIŞIM Kİ,
ÖYLE MAHZUN,ÖYLE,
ÇERESİZ, VE ÖYLE GARİBİM Ki,
ARTIK TESELLİ ARAR OLDUM,
Ş İ İ R L E R D E.

BEYHUDE,
UĞRAŞIP DURUYORUM,
BİTİP TÜKENMEYEN,
İŞ İLE,
BİR YANDAN SENSİZLİĞİ,
DİĞER YANDAN HASRETİNİ,
KAZIYORUM
TIRNAK İLE, DIŞ İLE,
ŞİİRLERİMDE SENİ İŞLİYORUM,
TIĞ İLE,NAKIŞ İLE,
GECELER GEÇMESİNE GEÇİYOR
DA ,
HAYAL İLE DÜŞ İLE.

ŞİMDİ SÖYLE ,
SENDEN”VAZGEÇİLİRMİ”
AY PARÇASI,
SEN,
YAŞANTIMIN, ÖMRÜM’ÜN,
T A N R I C A S I
GÖNLÜMDE,
AÇAN GÜLLERİN
EN G O N C A S I.
BEN SANA?
YÜREKTEN BAĞLIYIM.
B U N U,
S E N D E B İ L İ Y O R S U N!
B E N S A N A,
S E V D A L I Y I M,
İ Ş İ T İ Y O R M U S U N?
SÖZ SIRASI SENDE
AYNI GÖRÜŞTEMİSİN,
ŞİMDİ İTİRAF ET,
“K E M A L İ Y E L İ M”,
Ş İ M D İ S E N!
B U S E V D A Y A!
N E D İ Y O R S U N?…!
Ali GARBİOĞLU.
Ali GARBİOĞLU

Ali GARBİOĞLU Şiirleri

İkilem
Sevgi ise, sevişeceğiz seninle ..
Kavga ise, dövüşeceğiz seninle ..
Ölümü de paylaştığımız yaşamda
Ortaklaşa bölüşeceğiz seninle

Özdemir ASAF
Özdemir ASAF

Özdemir ASAF Şiirleri

Düşten Güzel
İlktir baharın gönlümce geldiği
İlktir hem sarhoş hem ayık olduğum
Bir gerçek içindeyim düşten güzel
Sevdiğim gülüyor yanı başımda

Aşkından talihimin düzeldiği
Sen gökte ararken yerde bulduğum
Bir sende gördüm ince ruh ince bel
Sende murada erdim kırk yaşımda

Cahit Sıtkı TARANCI
Cahit Sıtkı TARANCI

Cahit Sıtkı TARANCI Şiirleri

Bir Dünya Düşünürüm
Bir dünya düşünürüm
İlk günden beri;
Açılmış da masallar gülü
Hırsın, kinin kapısı kapanmış,
Yüzlerdeki gülümseme çocuksu,
Gözlerde sevginin ışığı yanmış...
Bir dünya düşünürüm,
Ülküsü kardeşlik.
Yaşlılar korkusuz, çocuklar mutlu
Ve yaşatan sevinçler için yarışta gençlik...
O güzelim dünya ki yüzyıllardır
Bütün altın kalplerce arzulanmış...
Bir dünya düşünürüm;
Sarısında, siyahında, beyazında
Yürekler hep aynı anlayışla çarpar,
Aynı rüzgârla okşanır özgürlük çiçeği bayraklar...
Ararız bir olimpiyat şenliği yer yüzünde,
Düşlerimiz mavi "Arkadia" sabahlarına uzanmış...
Bir dünya düşünürüm:
Öylesine günlük güneşlik,
Orda her şey iyilik, güzellik, dostluk üstüne
Bir dünya düşünürüm bir dünya
Aklın aydınlığında
Duygunun selinde yıkanmış.

Coşkun ERTEPINAR
Coşkun ERTEPINAR

Coşkun ERTEPINAR Şiirleri

Ahu Gözlüm
Yakılacak yara bu
Yandırır diye içtim.
Dudakların şarabı
Andırır diye içtim.

Kahroldum gidişine
İçtim peşi peşine
Gönlüm senin işine
Son verir diye içtim.

Vurduğun günden beri
Sormadın derbederi
Ateş ettiğin yeri
Söndürür diye içtim.

Ne hal bildin ne hatır
Yazmadın tek bir satır
Senin gibi aldatır
Kandırır diye içtim.

Yokluğun hışım gibi
Bastırdı kışım gibi
Seni de başım gibi
Döndürür diye içtim.

Safi'ye sor sancımı
O bilir ilacımı
İflağ olmaz acımı
Dindirir diye içtim.

Cemal SAFİ
Cemal SAFİ

Cemal SAFİ Şiirleri

Çocuklar
I
Ağacım senin kaderin
Bütün çocukların kaderi.
Neler etmedi yirminci yüzyıl
Sabi sübyan demedi.

Bir nazlı kuşa benzer
Çocuk dediğin.
Ev ister ekmek ister,
Öpülmek okşanmak ister.

Ağacım şu dünyanın üstünde
Bir sürü şehir vardır.
Taşlanmış kuşlar gibi tedirgin
Dolaşan çocuklardır.

Masmavi dumanlar tüter
Onların gözlerinde,
Kara çalılara benzeyen bacakları
Toz toprak içinde.

Babası öldü gitti çoğunun
Ya da çarmıhlara gerer kendini,
Çoğunun anası mendil bile bulamaz
Saçlarıyla siler terini.

Ağacım senin kaderin
Bütün çocukların kaderi.
Neler etmedi yirminci yüzyıl
Sabi sübyan demedi.

II
Benim küçük eşkiyam, yavru ceylan!
Bu zayıf kolların, bacakların,
Gün geçtikçe büyür, kuvvetlenir,
Dalları gibi ağaçların.

Öyle bir fırla ki sokaklara
Gölgen yetişemesin,
Duvar diplerinde seril uyu
Gövden güneşlensin.

Dur bahçelerin önünde geceleri
Çiçekleri kokla.
Rüzgarı çek çiğerlerine
İşlesin körük ibi.

Aydınlık pencereler nasıl yanarsa
Öyle ışıl ışıl yansın gözlerin,
Rüzgar gibi yelken gibi ol
Kenti inletsin türkülerin.

Bak dünyamız da güzel ayışığı da
Geceler de gündüzler de güzel,
Gel hep birlikte büyüyelim
Ağacım gel.

Benim küçük eşkiyam, yavru ceylan!
Bu zayıf kolların, bacakların,
Gün geçtikçe büyür, kuvvetlenir,
Dalları gibi ağaçların.

Cahit KÜLEBİ
Cahit KÜLEBİ

Cahit KÜLEBİ Şiirleri

Özgürlük
Eğer kuvvetim yetse benim
Rıhtıma koşarım yalnayak.
Halatlarını bütün gemilerin
Bıçağımla keserim.
Gemiler açılır salınarak,
Ben de artlarından bakarak
Gülerim,
Bütün kuvvetimle bağırarak,
Azat olun gemilerim, azat olun gemilerim!

Eğer kuvvetim yetse benim
Kentin bütün çocuklarını alırım evlerinden
Hepsine kiraz çiçeklerinden
Bir çift kanat takarım.
Çocuklar havalanır uçarak
Ben de artlarından bakarak
Gülerim,
Bütün kuvvetimle bağırarak
Azat olun bebeklerim, azat olun bebeklerim!

Sonra da kendi kendime
Artık işin kalmadı derim,
Çeker arabamı giderim.

Cahit KÜLEBİ
Cahit KÜLEBİ

Cahit KÜLEBİ Şiirleri