add Şiir Ekle   user Şair Girişi    register Kayıt  

Şiir şitesi, usta ve amatör şairlerin duygu dolu şiirleri

Yeni Eklenen Şiirler

Senin Olan Amelindir
Ne mal ne mülk ne de para!
Senin olan amelindir!
Bir gün sana gelir sıra!
Senin olan amelindir!

Sakın güvenme varlığa!
Bir gün düşersin darlığa!
Yolun varır mezarlığa!
Senin olan amelindir!

Niceleri geldi geçti
Kendisine bir yol seçti
Ununu eleyip göçtü
Senin olan amelindir!

Dolaşma yanlış adreste!
Kulakların olsun seste!
Huzurla göç son nefeste!
Senin olan amelindir!

Dünya yaydır, insan bir ok!
Hedef kulluk, yollar birçok
Variyetin faydası yok
Senin olan amelindir!

Ayrı düşersin eşinden
Uzak kalırsın düşünden
Verdiğin gelir peşinden
Senin olan amelindir!

Dünyanın yükü ağırdır
Nice vicdanlar sağırdır
Aslolan temiz bağırdır
Senin olan amelindir!

Ne taht ne de taçlar kalır
Ödenmemiş borçlar kalır
İşlediğin suçlar kalır
Senin olan amelindir!

Bu dünyadan göçtüğünde,
Sonsuzluğu seçtiğinde,
Hak şarabı içtiğinde,
Senin olan amelindir!

05 Ağustos 2026/Trabzon

M. NİHAT MALKOÇ
M. Nihat Malkoç

M. Nihat Malkoç Şiirleri

Diyarbakır Terennümleri
Diyarbakır şehrini seyre daldım surlardan,
Bugüne gülümsedi o kadim asırlardan!
İyileşmiş yüreği yaradan, nasırlardan!
İnsanlık yapısında temeldir Diyarbakır!
Kayapınar, Sur’uyla güzeldir Diyarbakır!

Zamanı kuşatandır, hem ebet hem ezeldir
Dünün keşmekeşinde bugün daha güzeldir
Güneydoğu’nun gülü, gönlümüzde özeldir
Kardeşliğe uzanan bir eldir Diyarbakır!
Bismil’le, Çermik’iyle güzeldir Diyarbakır!

Hilâlimin al’ıyla boyanmışsın ey şehir!
Derin uykularından uyanmışsın ey şehir!
Hasretin ateşinde çok yanmışsın ey şehir!
Ebede giden yolcu, ezeldir Diyarbakır!
Yenişehir, Bağlar’la güzeldir Diyarbakır!

Geçmişten geleceğe akan bir nehirsin sen!
Yaşayan ve yaşatan vefalı şehirsin sen!
Köklerin derindedir; evvelsin, ahirsin sen
Gönül bağlamasında bir teldir Diyarbakır!
Çınar’ıyla, Çüngüş’le güzeldir Diyarbakır!

Asur’dan Urartu’ya çağların vardır senin
Hevsel ismiyle mamur bağların vardır senin
Andok, Maden, Karacadağların vardır senin
Çoğu kere sert esen bir yeldir Diyarbakır!
Ergani’yle Dicle’yle güzeldir Diyarbakır!

Roma’dan bugünlere ayaktadır surların
Yakar yandırır bizi türkülerde efkârın
Nice güzellik saklar; dünün, bugünün, yarın
Azmî’de, Gülşenî’de gazeldir Diyarbakır!
Kocaköy’le, Kulp’uyla güzeldir Diyarbakır!

Karanlık gecelerin zülâlisin ey şehir!
Bu gönül kalesinin hilâlisin ey şehir!
Şehidimin, gazimin helâlisin ey şehir!
Uğrunda ölenlere bedeldir Diyarbakır!
Silvan’ı, Lice’siyle güzeldir Diyarbakır!

Al’ıma bedel saydım toprağını, taşını
Hep içine akıttın gözlerinin yaşını
Kimse engelleyemez istikbâle koşunu
Gönül bahçelerinde bir güldür Diyarbakır!
Hazro’su, Eğil’iyle güzeldir Diyarbakır!

Nice seneden beri dağların duman senin!
Taşıdığın asil ruh, dertlere derman senin!
Mâziden istikbâle surların yaman senin!
Öfkeye, kargaşaya engeldir Diyarbakır!
Hani’si, Hevsel’iyle güzeldir Diyarbakır!

Kadim medeniyetin beşiğisin ey şehir!
Hürriyet kapısının eşiğisin ey şehir!
Aydınlık şafakların ışığısın ey şehir!
Yüreğe konuşlanmış pergeldir Diyarbakır!
Surlarla, İçkale’yle güzeldir Diyarbakır!

Bir anka kuşusun sen, küllerinden doğmuşsun
Zincirlerini kırıp karanlığı boğmuşsun
Âb-ı hayat misali üstümüze yağmışsın
Önünde durulmayan bir seldir Diyarbakır!
Delilo halayıyla güzeldir Diyarbakır!

Yürek yakan hoyratsın, sazımızda telsin sen!
Anne kadar sıcaksın, kim demiş ki elsin sen?
Ey sahabeler şehri, bahçemizde gülsün sen!
İlmek ilmek işlenmiş danteldir Diyarbakır!
Cünbüş’le, zilli tef’le güzeldir Diyarbakır!

İlâhî bir nakkaşın fırçasında nakışsın
Sonludan yola çıkıp sonsuzluğa akışsın
Kimilerine dümdüz, kimisine yokuşsun
Kolay geçit vermeyen bir beldir Diyarbakır!
Şair Ahmet Arif’le güzeldir Diyarbakır!

Ülkemin mamur şehri, Mardin’in kapısısın!
Kardeşliğin, dostluğun muhkem bir yapısısın!
Huzurun membaısın, ülkemin tapususun!
Sevgi terennüm eden bir dildir Diyarbakır!
Şair Cahit Sıtkı’yla güzeldir Diyarbakır!

Üstünde nice kadim devrin izleri vardır
O efsunkâr yüzünde dünün gizleri vardır
Gözü çıkasıların sende gözleri vardır
Kadim değerleriyle bir ildir Diyarbakır!
Karakoç’la Gökalp’le güzeldir Diyarbakır!

Hasretin çeşmesisin, gözümden akan şehir!
Hicranın aleviyle ruhumu yakan şehir!
Zakkumun inadına karanfil kokan şehir!
Hiçbir yere benzemez, özeldir Diyarbakır!
Yediden yetmişine güzeldir Diyarbakır!

04 Ağustos 2026/Trabzon

M. NİHAT MALKOÇ
M. Nihat Malkoç

M. Nihat Malkoç Şiirleri

Çiçek Açtı
Sevdaları dala astım,
Dallarında çiçek açtı.
Seni görmek idi kastım,
Yollarında çiçek açtı.

Bahçelerde güller biter
Gül dalında bülbül öter
Yeter dedim artık yeter,
Güllerinde çiçek açtı.

Eridi dağların karı
Şifa diye sattım narı
Bulacağım nazlı yari,
Gönüllerde çiçek açtı.

Daldan kopardım ayvayı
Dolaştım kahbe dünyayı
Hayatta sevmem kavgayı,
Ellerinde çiçek açtı.

DOĞANAY'ım çeker nazı
Gelmiş derler bahar yazı
Türkü söyler durmaz sazı,
Dillerinde çiçek açtı.

Kemal DOĞANAY
Kemal DOĞANAY

Kemal DOĞANAY Şiirleri

Hasbihal Eyle
Dostlarım toplanıp beni sorunca,
Toplanan dostlara selamım söyle.
Hak'kın huzuruna bir gün varınca,
Gelen dostlarımla hasbihal eyle!

Kemal DOĞANAY
Kemal DOĞANAY

Kemal DOĞANAY Şiirleri

Kalmadı Heyecanımız!
Yaşlılık mı nedir bilmem!
Kalmadı heyecanımız!
Gayri kolayına gülmem!
Kalmadı heyecanımız!

Gördüğümüz rüya değil
Maya eski maya değil
Dünya mutlu dünya değil
Kalmadı heyecanımız!

Tadı yoktur hiçbir şeyin!
Ne kasabanın ne köyün,
Sözü geçmez evde bey’in?
Kalmadı heyecanımız!

Hesapta yoktur düşümüz
Dünde kaldı gülüşümüz
Vakit öldürmek işimiz
Kalmadı heyecanımız!

Dünün kopyasıdır günler
Şimdi birden farksız binler
Gönül şekva edip ünler!
Kalmadı heyecanımız!

Yastığımız taşa döndü
Baharımız kışa döndü
Her ne varsa başa döndü
Kalmadı heyecanımız!

Yüreklerden taştı âhlar
İşe yaramaz eyvâhlar
Umut getirmez sabahlar
Kalmadı heyecanımız!

Dört yanımız kara duman
Kışa evriliyor zaman
Kimden dilemeli aman?
Kalmadı heyecanımız!

Durmadan döner çarkımız
Bugün dünden yok farkımız
Yeni değil bu şarkımız
Kalmadı heyecanımız!

01 Ağustos 2026/Trabzon

M. NİHAT MALKOÇ
M. Nihat Malkoç

M. Nihat Malkoç Şiirleri

Öldüğünden Haberin Yok!
Yalnız kendini tanırsın!
Öldüğünden haberin yok!
Yaşadığını sanırsın!
Öldüğünden haberin yok!

Gönlümüzde, gözümüzde
Dilimizde, sözümüzde
Karakışta, yazımızda
Öldüğünden haberin yok!

Karanlığın en dibisin!
Üzüm değilsin, çöpüsün!
Dipdiri meyyit gibisin!
Öldüğünden haberin yok!

Sönmüş gözlerinde ferin!
Farkı yoktur ölün, dirin!
Yok hükmünde bende yerin!
Öldüğünden haberin yok!

Zifirî bir gecesin sen!
Dev sanılan cücesin sen!
Unutulmuş hecesin sen!
Öldüğünden haberin yok!

Lâyığın neyse bulursun!
Yazık ki dünde kalırsın!
Sadece nefes alırsın!
Öldüğünden haberin yok!

Her geleni üzersin sen!
Ölü gibi gezersin sen!
Bir boşlukta yüzersin sen!
Öldüğünden haberin yok!

Ruhun bedeninden göçtü!
Ecel şerbetini içti!
Senin modan çoktan geçti
Öldüğünden haberin yok!

Hafızam silmiş yâdını
Çoktan unuttum adını
Ey dünün gözde kadını!
Öldüğünden haberin yok!

30 Temmuz 2026/Trabzon

M. NİHAT MALKOÇ
M. Nihat Malkoç

M. Nihat Malkoç Şiirleri

Ölüm Tam Karşımızda Kapı Gibi Duruyor!
İbret almak istersen hacet yok başka şeye
Ölüm tam karşımızda kapı gibi duruyor!
Azrail ani gelir, sıkıştırır köşeye
Ölüm tam karşımızda kapı gibi duruyor!

Yaş kemâle varmıştır, ömrümüzün son demi!
Bilinmeze yolcudur bu limandaki gemi
Can bedenden ayrılır, kalmaz ruhun görkemi
Ölüm tam karşımızda kapı gibi duruyor!

Vakitsiz gidişlere nasıl dayansın yürek!
Ölüm en büyük derstir, başka derse ne gerek
Direksiz bina olmaz, ruhtur bedene direk
Ölüm tam karşımızda kapı gibi duruyor!

Hiç ölmeyecek gibi kendini ölümsüz san!
Haber vermez Azrail, apansız ölür insan
Nerede can Muhammed, nerde Hüseyin, Hasan?
Ölüm tam karşımızda kapı gibi duruyor!

Ruhun uykuya dalar servinin loşluğunda
Bedenini bulursun toprağın boşluğunda
Uyur uyanamazsın zamanın kuşluğunda
Ölüm tam karşımızda kapı gibi duruyor!

Gözüne perde iner, günlerin olur gece
Sözler kötürümleşir, dilinden çıkmaz hece
Çözeni göremedik, çözülmez bu bilmece
Ölüm tam karşımızda kapı gibi duruyor!

Bastırır karakışlar, solar bahçenin gülü
Yerler kayar altından, sustururlar bülbülü
Kıyamet sabahında yeniden doğar ölü!
Ölüm tam karşımızda kapı gibi duruyor!

Sonu hezimet olur, hayat geçmez yalanla
Bir gün öleceğini düşün, öyle planla!
Dünyada rastlaştın mı sonsuza dek kalanla?
Ölüm tam karşımızda kapı gibi duruyor!

Kaç kere boşalıyor, mahalleler ve köyler?
Ölüm en son konuşur, en acı sözü söyler!
Müslümanca bir hayat sürene ölüm neyler?
Ölüm tam karşımızda kapı gibi duruyor!

29 Temmuz 2026/Trabzon

M. NİHAT MALKOÇ
M. Nihat Malkoç

M. Nihat Malkoç Şiirleri

Yar Bizi Bekler
Ben derim ki dost üşüşmesin leşe
Dost üşürse leşe kalır mı neşe
Şu asırlık bin yıllık meşe
Elinde urgan yâr bizi bekler

Dağa çıkıyor görsen eşkıya
Öğüt verir halka sanırsın evliya
Varabilirsek şu karşıdaki dağa
Bir tümen asker yâr bizi bekler

Almış tabancasını eline
Çiftini de takmış beline
Gönülzarım sahip olamadın diline
Bir koca hakim yâr bizi bekler
İsimsiz Şair

İsimsiz Şair Şiirleri

Çok Okunan Şiirler

Memet
Karşı yaka memleket,
sesleniyorum Varna'dan,

işitiyor musun?

Memet! Memet!


Karadeniz akıyor durmadan,
deli hasret, deli hasret,
oğlum, sana sesleniyorum,

işitiyor musun?

Memet! Memet!

Nazım Hikmet RAN
Nazım Hikmet RAN

Nazım Hikmet RAN Şiirleri

Bu Sevdaya Ne Diyorsun?
ASLINDA BUNU BİLİYORSUN,
VE SEN,
HALA”SEN NERELİSİN”?
“D İ Y O R S U N”
İ S K E N D E R U N,
G Ü N E Y D E N’I M,
B E N

P E K İ,
SEN” A Y’I TANIYOR,
MUSUN?
ONU NASIL SEVERİM
BİR BİLSEN,
YOKSA ONU TANIYOR MUYDUN,
S E N?
BEN SON ZAMANLARDA,
KENDİMİ ÖYLE YIKMIŞIM Kİ,
ÖYLE MAHZUN,ÖYLE,
ÇERESİZ, VE ÖYLE GARİBİM Ki,
ARTIK TESELLİ ARAR OLDUM,
Ş İ İ R L E R D E.

BEYHUDE,
UĞRAŞIP DURUYORUM,
BİTİP TÜKENMEYEN,
İŞ İLE,
BİR YANDAN SENSİZLİĞİ,
DİĞER YANDAN HASRETİNİ,
KAZIYORUM
TIRNAK İLE, DIŞ İLE,
ŞİİRLERİMDE SENİ İŞLİYORUM,
TIĞ İLE,NAKIŞ İLE,
GECELER GEÇMESİNE GEÇİYOR
DA ,
HAYAL İLE DÜŞ İLE.

ŞİMDİ SÖYLE ,
SENDEN”VAZGEÇİLİRMİ”
AY PARÇASI,
SEN,
YAŞANTIMIN, ÖMRÜM’ÜN,
T A N R I C A S I
GÖNLÜMDE,
AÇAN GÜLLERİN
EN G O N C A S I.
BEN SANA?
YÜREKTEN BAĞLIYIM.
B U N U,
S E N D E B İ L İ Y O R S U N!
B E N S A N A,
S E V D A L I Y I M,
İ Ş İ T İ Y O R M U S U N?
SÖZ SIRASI SENDE
AYNI GÖRÜŞTEMİSİN,
ŞİMDİ İTİRAF ET,
“K E M A L İ Y E L İ M”,
Ş İ M D İ S E N!
B U S E V D A Y A!
N E D İ Y O R S U N?…!
Ali GARBİOĞLU.
Ali GARBİOĞLU

Ali GARBİOĞLU Şiirleri

İkilem
Sevgi ise, sevişeceğiz seninle ..
Kavga ise, dövüşeceğiz seninle ..
Ölümü de paylaştığımız yaşamda
Ortaklaşa bölüşeceğiz seninle

Özdemir ASAF
Özdemir ASAF

Özdemir ASAF Şiirleri

Düşten Güzel
İlktir baharın gönlümce geldiği
İlktir hem sarhoş hem ayık olduğum
Bir gerçek içindeyim düşten güzel
Sevdiğim gülüyor yanı başımda

Aşkından talihimin düzeldiği
Sen gökte ararken yerde bulduğum
Bir sende gördüm ince ruh ince bel
Sende murada erdim kırk yaşımda

Cahit Sıtkı TARANCI
Cahit Sıtkı TARANCI

Cahit Sıtkı TARANCI Şiirleri

Bir Dünya Düşünürüm
Bir dünya düşünürüm
İlk günden beri;
Açılmış da masallar gülü
Hırsın, kinin kapısı kapanmış,
Yüzlerdeki gülümseme çocuksu,
Gözlerde sevginin ışığı yanmış...
Bir dünya düşünürüm,
Ülküsü kardeşlik.
Yaşlılar korkusuz, çocuklar mutlu
Ve yaşatan sevinçler için yarışta gençlik...
O güzelim dünya ki yüzyıllardır
Bütün altın kalplerce arzulanmış...
Bir dünya düşünürüm;
Sarısında, siyahında, beyazında
Yürekler hep aynı anlayışla çarpar,
Aynı rüzgârla okşanır özgürlük çiçeği bayraklar...
Ararız bir olimpiyat şenliği yer yüzünde,
Düşlerimiz mavi "Arkadia" sabahlarına uzanmış...
Bir dünya düşünürüm:
Öylesine günlük güneşlik,
Orda her şey iyilik, güzellik, dostluk üstüne
Bir dünya düşünürüm bir dünya
Aklın aydınlığında
Duygunun selinde yıkanmış.

Coşkun ERTEPINAR
Coşkun ERTEPINAR

Coşkun ERTEPINAR Şiirleri

Ahu Gözlüm
Yakılacak yara bu
Yandırır diye içtim.
Dudakların şarabı
Andırır diye içtim.

Kahroldum gidişine
İçtim peşi peşine
Gönlüm senin işine
Son verir diye içtim.

Vurduğun günden beri
Sormadın derbederi
Ateş ettiğin yeri
Söndürür diye içtim.

Ne hal bildin ne hatır
Yazmadın tek bir satır
Senin gibi aldatır
Kandırır diye içtim.

Yokluğun hışım gibi
Bastırdı kışım gibi
Seni de başım gibi
Döndürür diye içtim.

Safi'ye sor sancımı
O bilir ilacımı
İflağ olmaz acımı
Dindirir diye içtim.

Cemal SAFİ
Cemal SAFİ

Cemal SAFİ Şiirleri

Çocuklar
I
Ağacım senin kaderin
Bütün çocukların kaderi.
Neler etmedi yirminci yüzyıl
Sabi sübyan demedi.

Bir nazlı kuşa benzer
Çocuk dediğin.
Ev ister ekmek ister,
Öpülmek okşanmak ister.

Ağacım şu dünyanın üstünde
Bir sürü şehir vardır.
Taşlanmış kuşlar gibi tedirgin
Dolaşan çocuklardır.

Masmavi dumanlar tüter
Onların gözlerinde,
Kara çalılara benzeyen bacakları
Toz toprak içinde.

Babası öldü gitti çoğunun
Ya da çarmıhlara gerer kendini,
Çoğunun anası mendil bile bulamaz
Saçlarıyla siler terini.

Ağacım senin kaderin
Bütün çocukların kaderi.
Neler etmedi yirminci yüzyıl
Sabi sübyan demedi.

II
Benim küçük eşkiyam, yavru ceylan!
Bu zayıf kolların, bacakların,
Gün geçtikçe büyür, kuvvetlenir,
Dalları gibi ağaçların.

Öyle bir fırla ki sokaklara
Gölgen yetişemesin,
Duvar diplerinde seril uyu
Gövden güneşlensin.

Dur bahçelerin önünde geceleri
Çiçekleri kokla.
Rüzgarı çek çiğerlerine
İşlesin körük ibi.

Aydınlık pencereler nasıl yanarsa
Öyle ışıl ışıl yansın gözlerin,
Rüzgar gibi yelken gibi ol
Kenti inletsin türkülerin.

Bak dünyamız da güzel ayışığı da
Geceler de gündüzler de güzel,
Gel hep birlikte büyüyelim
Ağacım gel.

Benim küçük eşkiyam, yavru ceylan!
Bu zayıf kolların, bacakların,
Gün geçtikçe büyür, kuvvetlenir,
Dalları gibi ağaçların.

Cahit KÜLEBİ
Cahit KÜLEBİ

Cahit KÜLEBİ Şiirleri

Özgürlük
Eğer kuvvetim yetse benim
Rıhtıma koşarım yalnayak.
Halatlarını bütün gemilerin
Bıçağımla keserim.
Gemiler açılır salınarak,
Ben de artlarından bakarak
Gülerim,
Bütün kuvvetimle bağırarak,
Azat olun gemilerim, azat olun gemilerim!

Eğer kuvvetim yetse benim
Kentin bütün çocuklarını alırım evlerinden
Hepsine kiraz çiçeklerinden
Bir çift kanat takarım.
Çocuklar havalanır uçarak
Ben de artlarından bakarak
Gülerim,
Bütün kuvvetimle bağırarak
Azat olun bebeklerim, azat olun bebeklerim!

Sonra da kendi kendime
Artık işin kalmadı derim,
Çeker arabamı giderim.

Cahit KÜLEBİ
Cahit KÜLEBİ

Cahit KÜLEBİ Şiirleri