add Şiir Ekle   user Şair Girişi    register Kayıt  

Şiir şitesi, usta ve amatör şairlerin duygu dolu şiirleri

Yeni Eklenen Şiirler

Hayat Bu Ya
Hayat her canı aynı mektepte okutuyor,
Birini varlıkta, birini yoklukta tutuyor.
İmtihan ya bu yokluğu varlıkta boğuyor,
Arpa, buğday, taş, toprak beraber yoğruluyor.

Zengine mal, mülk, servet, para;
Fakire dert, sıkıntı, kasvet, tasa;
Zarife güzellik, ziynet, caka;
Çirkine yalnızlık, külfet, eza.

Bilmezler ki bunlar külli iradede,
Şükür bile etmez verilen nimete.
Kendinden sanır çıktığı zirve,
Baki kalır mı bu güzellik sende.

Sen nesin ki! Sana verildi bunca nimet.
Etten kemikten değil mi senin ceset?
Akıl ile kaldırılsaydı bu sıklet,
Alimden başkasında olmazdı servet.

Kimden kaldı sana oturduğun makam?
Nere gitti senden önce koltukta ki adam?
Gururunu mu okşuyor ağam, paşam?
Meyletme sakın faniye hep ziyan, yalan.

Bir bilsen kimlere verildi bu güzellik.
Bu incelik, estetik; kimlere oldu helallik,
Belki de murada ermeden gitti, körpecik,
Bazı canda baş tacı bazısında sefillik.

Bilmezsin! Fakirlik bir nimettir.
Omuzlardan alınan bir külfettir.
Vebali olmayan, zenginliğe alamettir,
Sabırlı olursan bil ki sonu cennettir.

Şiirleri

Aşkın Dili
AŞKIN DİLİ
Aşk dile gelince
Akan sular durur
Yalnız onun sesi duyulur
Aşk konuşunca
Yeşerir özlemler
Umutlar filizlenir
***
Aşksız kişiler
Yorulur ıssızlıktan
Serseri mayın gibi
Oraya buraya savrulur
***
Aşkla harman edilir
Duygular düşünceler
Güzellikler çiçeğe durur
Gönlümüzün başköşesi
Sevgiye mesken olur
Erhan Tığlı
Erhan Tığlı

Erhan Tığlı Şiirleri

AH KALBİM
Seni deliler gibi sevdim de suç mu oldu
Sevgini anlamadım ki beni böylesine neden yordu
Sana olan tarifsizdi oysa aşkım yürek ikizim
ah kalbim sevgi ile coşardı seninle en sol yanım


Sen aglayınca kahrolur gülünce sana can olurdum
Sevgimizin aşk ile arasına ayrılığı neden koyduk
Cevapsız sorulara anlam hiç bir mana bulamadım
Ah kalbim severken söyle biz iki ayrı kalp olduk


ALİ ÇETİNKAYA
Ali Çetinkaya

Ali Çetinkaya Şiirleri

MELEGİM
Sessiz gecenin karanlığında düsünürken
Birden geldin aklıma
Yüreğim henüz daha erken savunmasızken
Bİrden girdin kalbime

''Meleğim''

Hazır degildim oysa ki sevdanın duygusal anına
Birden dokundun bakışlarınla en hassas sol yanıma
Aşığım senin her zerrene hayranım o güzel kalbine
Allah'ım beni sevdirmesin senden başkasına

''Meleğim''

ALİ ÇETİNKAYA
Ali Çetinkaya

Ali Çetinkaya Şiirleri

Ayrılık şarkısı
Kaldırımlarda ağır ağır yürüyorum.
Derin bir sessizlik çökmüş yollara.
Güneş ufukta usulca batıyor.
Renkler sessizce kayboluyor uzaklarda.

Gün ağarırken yavaşça,
Zaman yorulmuş sanki.
Bütün gün yolumu bekleyen gölgeler,
Önümde uzuyor bir dağ gibi.

Kulaklarımda hüzünlü bir şarkı.
Belki senden kalan bir anı.
Belki de rüzgârın fısıldadığı,
Hiç duymadığım bir veda şarkısı.

Yıllar önce hikayesi yazılmış.
Belli ki bu bir ayrılık şarkısı.
Ansızın yanıyor sokak lambaları.
Sanırsın ışıklar titretiyor kaldırımları.

Ve ben hâlâ yürüyorum.
Yolunu kaybetmiş bir mecnun gibi.
Yollar uzadıkça uzuyor.
Karanlıkta uzayan gölgeler gibi.

Mustafa Kaynak, 28 Nisan 2026
Mustafa KAYNAK

Mustafa KAYNAK Şiirleri

BENİM ÇOCUKLUĞUM
Ben varlığın içinde, yokluğun çocuğuyum.
Elinden tüm mirası alınan,
Geçmişi acımasızca karalanan,
Babasından, dedesinden ayrılan,
Kendi vatanında sürgün olan,
Bir çocuktum.

Paramparça ederek yurdumu,
Arşivlerde bile koymadılar,
Bir yudumunu.
Kızarak savunur gibi yaptılar,
Biri karşılarında durdu mu?

Ben, babası dik duruşuyla ezilen,
Bir çocuktum.

Ne kadar mukaddesat varsa;
Acımadılar,
Silip attılar,
Yetmedi, bir de içine,
Hayvan kattılar.
Zalimliklerini abarttıkça abarttılar.
Maneviyatına bile saygı duyulmayan,

Mevlana şehrinde doğan,
Bir çocuktum

Sadece Arap’ın sanıp,
Dinimi bile yasakladılar.
Yaradan’ı her yerde değil,
Sadece gökte sandılar.
Kelamullah’ı bile yalanladılar.

İnancın gizlice yaşandığı beldede,
Gözünü hayata açan,
Bir çocuktum.

Öne çıkanı,
Hep arkaya attılar.
Binlerce yıllık maziyi,
Kâğıttır! deyip,
Üç beş kuruşa sattılar.
Bana tarihimi,
Gerçek yerine masallarla anlattılar.

Ben kişiliğini,
Sahte kahramanlardan alan,
Bir çocuktum.

Gerçekleri zalimane bir şekilde sakladılar.
Sağdan soldan aldıklarını,
Zor zoruna bize sattılar.
Medeniyet yalanına bulayıp,
Dayattıkça dayattılar.

Ben beyni yıkanmış,
Elması, kömürden değerli sanan,
Bir çocuktum.
Emre ZEYBEK

Emre ZEYBEK Şiirleri

BOYA FIRÇASI
Bir babanın, azmidir boya fırçası,
Merhametle onunla duvarı okşaması,
Belki de hayattaki tek aşkı,
Gürgen saplı bir boya fırçası.

Kimse bilmez, boyanan duvarın rengini,
Kalbinden geçen mutluluk gizemini,
Tek tek nakşeden o eşsiz modeli,
Gürgen saplı bir boya fırçası.

Rızık olacak, her gidiş gelişi yavrularına,
Bir yaraya merhem olacak boyandıkça,
Ona, destek olacak her yoruluşunda,
Gürgen saplı bir boya fırçası.

Ne gizemler saklıdır onun ucunda,
Bazen sevmez boyayı durdurmaz koynunda,
Ağlar sanki o, her kovaya konulduğunda,
Gürgen saplı bir boya fırçası.

Onun kaderi, hep gidip gelmekle,
En sevdiği tarafından itilmekle,
Mutluluğu, kirlendiği yerden temizlenmekle,
Gürgen saplı bir boya fırçası.

Gücenmez, hiçbir zaman onu tutana,
Aldırış etmez boyanın kıvamına,
Örter tüm ayıpları ne kadar zor olsa da,
Gürgen saplı bir boya fırçası.

İhanet etmez hiçbir zaman ustasına,
Gider hep kendisine çizilen rotasında,
Vefası sahip olan elin mayasına,
Gürgen saplı bir boya fırçası.

Miras kalacak geride kalanlara,
Hiç boşa götürmez boyadan bir damla,
Cevherdir, sakın onu hafife alma!
Gürgen saplı bir boya fırçası.

Her duvarın mutlaka gelir bir gün sırası,
Onu tutan el mısraları yazanın babası,
Ömrünce elinde tuttuğu tek varlığı,
Gürgen saplı bir boya fırçası.

Şimdi bir kapının arkasında yalnız kaldı,
Üzerinde son işten kalan yaldız boyaydı,
Belki de hasreti onu gövdesinden çatlattı,
Gürgen saplı bir boya fırçası…
Emre ZEYBEK

Emre ZEYBEK Şiirleri

BEYHUDE
Bilir misin sen, gece niçin karanlıktır?
İşlenen onca günaha, hangi aydınlık dayanır.
Belki de bir ayıbın üzerini kapatır,
Yine de her dem gündüze âşıktır.

Cennet için uğraşır, günahlar yolunda,
Kılıf arar her daim işlediği hataya,
Dinlemez, hiç nasihat edilse de ona,
Yine de her dem umulur, erişir o nura.

Hakikati arar yalanlar diyarında,
Ne diyor hiç bakmaz vicdanına,
Haramı bile katık eder, helal rızkına,
Yine de her dem iman telaşında.

Duymaz onu hayra çağıranı,
Saplanırken bataklığa elini uzatanı,
Kanayan yarasına merhem olacağı,
Yine de her dem beyhude hayatı.

Din ise konu, kimseye söz bırakmaz.
Kalbi temizdir, hayâya hiç bakmaz.
Menfaati varsa yerinde duramaz.
Yine de her dem dünyaya doymaz.

Kanar her habere, araştırmaz kim diye.
İftiraya bile inanır, ona küsüm diye.
Su serptiler, ferahladı gönlüm diye,
Yine de her dem hak yolunda ölürüm diye.

Bilir misin? Gündüz neden aydınlıktır?
Gerçek onun yüreğinde barınır.
Her sima, onun içinde tanınır.
Vuslattır, her sabah yeni sayfa açılır.
Yine de her dem sonu karanlıktır.

Hakikat yoluna tüm kapılar açılır.
Bin bir gerçek ayan olur saçılır.
Hakikat batıldan bir bir ayrılır.
Davalar gayretle menzile ulaşır.
Yine de her dem sonu mahşere dayanır.
Emre ZEYBEK

Emre ZEYBEK Şiirleri

Çok Okunan Şiirler

Memet
Karşı yaka memleket,
sesleniyorum Varna'dan,

işitiyor musun?

Memet! Memet!


Karadeniz akıyor durmadan,
deli hasret, deli hasret,
oğlum, sana sesleniyorum,

işitiyor musun?

Memet! Memet!

Nazım Hikmet RAN
Nazım Hikmet RAN

Nazım Hikmet RAN Şiirleri

İkilem
Sevgi ise, sevişeceğiz seninle ..
Kavga ise, dövüşeceğiz seninle ..
Ölümü de paylaştığımız yaşamda
Ortaklaşa bölüşeceğiz seninle

Özdemir ASAF
Özdemir ASAF

Özdemir ASAF Şiirleri

Ahu Gözlüm
Yakılacak yara bu
Yandırır diye içtim.
Dudakların şarabı
Andırır diye içtim.

Kahroldum gidişine
İçtim peşi peşine
Gönlüm senin işine
Son verir diye içtim.

Vurduğun günden beri
Sormadın derbederi
Ateş ettiğin yeri
Söndürür diye içtim.

Ne hal bildin ne hatır
Yazmadın tek bir satır
Senin gibi aldatır
Kandırır diye içtim.

Yokluğun hışım gibi
Bastırdı kışım gibi
Seni de başım gibi
Döndürür diye içtim.

Safi'ye sor sancımı
O bilir ilacımı
İflağ olmaz acımı
Dindirir diye içtim.

Cemal SAFİ
Cemal SAFİ

Cemal SAFİ Şiirleri

Düşten Güzel
İlktir baharın gönlümce geldiği
İlktir hem sarhoş hem ayık olduğum
Bir gerçek içindeyim düşten güzel
Sevdiğim gülüyor yanı başımda

Aşkından talihimin düzeldiği
Sen gökte ararken yerde bulduğum
Bir sende gördüm ince ruh ince bel
Sende murada erdim kırk yaşımda

Cahit Sıtkı TARANCI
Cahit Sıtkı TARANCI

Cahit Sıtkı TARANCI Şiirleri

Bir Dünya Düşünürüm
Bir dünya düşünürüm
İlk günden beri;
Açılmış da masallar gülü
Hırsın, kinin kapısı kapanmış,
Yüzlerdeki gülümseme çocuksu,
Gözlerde sevginin ışığı yanmış...
Bir dünya düşünürüm,
Ülküsü kardeşlik.
Yaşlılar korkusuz, çocuklar mutlu
Ve yaşatan sevinçler için yarışta gençlik...
O güzelim dünya ki yüzyıllardır
Bütün altın kalplerce arzulanmış...
Bir dünya düşünürüm;
Sarısında, siyahında, beyazında
Yürekler hep aynı anlayışla çarpar,
Aynı rüzgârla okşanır özgürlük çiçeği bayraklar...
Ararız bir olimpiyat şenliği yer yüzünde,
Düşlerimiz mavi "Arkadia" sabahlarına uzanmış...
Bir dünya düşünürüm:
Öylesine günlük güneşlik,
Orda her şey iyilik, güzellik, dostluk üstüne
Bir dünya düşünürüm bir dünya
Aklın aydınlığında
Duygunun selinde yıkanmış.

Coşkun ERTEPINAR
Coşkun ERTEPINAR

Coşkun ERTEPINAR Şiirleri

Çocuklar
I
Ağacım senin kaderin
Bütün çocukların kaderi.
Neler etmedi yirminci yüzyıl
Sabi sübyan demedi.

Bir nazlı kuşa benzer
Çocuk dediğin.
Ev ister ekmek ister,
Öpülmek okşanmak ister.

Ağacım şu dünyanın üstünde
Bir sürü şehir vardır.
Taşlanmış kuşlar gibi tedirgin
Dolaşan çocuklardır.

Masmavi dumanlar tüter
Onların gözlerinde,
Kara çalılara benzeyen bacakları
Toz toprak içinde.

Babası öldü gitti çoğunun
Ya da çarmıhlara gerer kendini,
Çoğunun anası mendil bile bulamaz
Saçlarıyla siler terini.

Ağacım senin kaderin
Bütün çocukların kaderi.
Neler etmedi yirminci yüzyıl
Sabi sübyan demedi.

II
Benim küçük eşkiyam, yavru ceylan!
Bu zayıf kolların, bacakların,
Gün geçtikçe büyür, kuvvetlenir,
Dalları gibi ağaçların.

Öyle bir fırla ki sokaklara
Gölgen yetişemesin,
Duvar diplerinde seril uyu
Gövden güneşlensin.

Dur bahçelerin önünde geceleri
Çiçekleri kokla.
Rüzgarı çek çiğerlerine
İşlesin körük ibi.

Aydınlık pencereler nasıl yanarsa
Öyle ışıl ışıl yansın gözlerin,
Rüzgar gibi yelken gibi ol
Kenti inletsin türkülerin.

Bak dünyamız da güzel ayışığı da
Geceler de gündüzler de güzel,
Gel hep birlikte büyüyelim
Ağacım gel.

Benim küçük eşkiyam, yavru ceylan!
Bu zayıf kolların, bacakların,
Gün geçtikçe büyür, kuvvetlenir,
Dalları gibi ağaçların.

Cahit KÜLEBİ
Cahit KÜLEBİ

Cahit KÜLEBİ Şiirleri

Özgürlük
Eğer kuvvetim yetse benim
Rıhtıma koşarım yalnayak.
Halatlarını bütün gemilerin
Bıçağımla keserim.
Gemiler açılır salınarak,
Ben de artlarından bakarak
Gülerim,
Bütün kuvvetimle bağırarak,
Azat olun gemilerim, azat olun gemilerim!

Eğer kuvvetim yetse benim
Kentin bütün çocuklarını alırım evlerinden
Hepsine kiraz çiçeklerinden
Bir çift kanat takarım.
Çocuklar havalanır uçarak
Ben de artlarından bakarak
Gülerim,
Bütün kuvvetimle bağırarak
Azat olun bebeklerim, azat olun bebeklerim!

Sonra da kendi kendime
Artık işin kalmadı derim,
Çeker arabamı giderim.

Cahit KÜLEBİ
Cahit KÜLEBİ

Cahit KÜLEBİ Şiirleri

Sevgili Öğretmenim
Ben bir çocuğum.
Ali’yim, Ahmet’im, Mehmet’im.
Ayşe’yim, Derya’yım, Kezban’ım.
Tertemiz bir defterim, yazılmamış.
Ben, yumuşacık, her şekle sokulmaya hazır hamurum,
Yoğrulmamış.
Çalışmaya hazır saatim,
Kurulmamış.
Bir ırmağım, yolu çizilmemiş,
Bir dünyayım, keşfedilmemiş.
Sana emanetim, öğretmenim.
Yarının geleceğisin diyorsun,
Hep göğsünü geriyorsun ve Atatürk’ü gösteriyorsun.
Bana geçmişi yaz, satır satır,
Beni koru, beni yoğur, beni kur,
Beni yürüt, beni koştur, beni uçur,
Beni al, Mustafa Kemal yap öğretmenim.

Ahmet ÜST
Karma Arşiv

Karma Arşiv Şiirleri