add Şiir Ekle   user Şair Girişi    register Kayıt  

Şiir şitesi, usta ve amatör şairlerin duygu dolu şiirleri

Yeni Eklenen Şiirler

Gözyaşlarımın Sana Selamı Var
Bir sözünü sakladım içimde
Kimse bilmesin diye
Bazı sevdalar anlatılmaz
Yaşanır, susulur diye

Ne seni suçladım gidişine
Ne kendimi akladım
Ben bu aşkı yarım bırakmadım
Sadece içimde yaşattım

Gözyaşlarımın sana selamı var
Bu hikâye yarım kaldı aramızda
Ne sana dönebildim
Ne sensiz devam edebildim

Gözyaşlarımın sana selamı var
Ben seni içimden atamadım
Zaman geçti üstünden
Ama sen geçmedin

Bir gün beni hatırlarsan
İçin burkulursa biraz
Bil ki ben seni
Hâlâ aynı yerden severim

Eğer adım düşerse aklına
Bir şarkı arasında
Bil ki ben seni
Sessizce kaybettim
Ama hiç eksiltmedim
Hasan İsra Yıldırım (cy)

https://www.youtube.com/watch?v=czoL0RjS-cM
Karma Arşiv

Karma Arşiv Şiirleri

Mardin'de Akşam
...dünü Mardin'de geçenlerin diliyle...

Kalbimin kuytusunu sarıp sarmalarken gam,
Bir bulut gibi çöktü yine Mardin'e akşam
Hasretten daha koyu, gecenin yüzü kara!
Ne zaman iyileşir yüreğimdeki yara?
Hilâlin şavkı vurur Kale'nin taşlarına
Gönlüm nasıl dayansın hasret gözyaşlarına?
Şimdi nereye baksam, dünden haber veriyor
Yüreğimdeki buzlar gün doğmadan eriyor
Hayatta verdiğinin çoğunu alan Mardin!
Gecenin tenhasında kapımı çalan Mardin!

Dünü temaşa ettim bir taş evin camında
Kirpiklerim ıslaktır bu Mardin akşamında!
Sıra gecelerinde eyvanlardan ses gelir
Sanki Mazıdağı'ndan bir sıcak nefes gelir
Gece vakti depreşir uykuya dalan dertler
Davetsiz misafirdir kapımı çalan dertler
Geçmişten haber verir taşların suskun dili
Geceme şûle olur gök kubbenin kandili
Bu hüzün akşamında mâziye dalan Mardin!
Belleğimde sadece hayali kalan Mardin!

Her köşen bir aynadır saçımın aklarında
Çocukluğum saklıdır Mardin sokaklarında
Aktıkça zaman nehri baharı güz eyledim
Midyat'a, Nusaybin'e uzaktan göz eyledim
Gümüş telkarilerde yaşar altın çağını
Kim unutabilir ki kadim Mazıdağı'nı
Zamanın urganına gönlümü bağlamışım
Abbara gölgesinde oturup ağlamışım
Bugünkü yitiğini dününde bulan Mardin!
Hatıralara dalıp saçını yolan Mardin!

Ev sahipliği yapmış Dara nicelerine
Ulu Cami göz kırpar Mardin gecelerine
Kalp gergefinde nakış, o ki dünün rüyası
Artuklu tuvalinde Osmanlı'nın boyası
Sana dair iz taşır yüreğimde (n)asırlar
Taşlar dile gelince aşikâr olur sırlar
Düşmüşüm yollarına dünümü arıyorum
Pusulam ol ey Mardin, yönümü arıyorum!
Mâziyi yâd ettikçe gözleri dolan Mardin!
Geçmişten geleceğe masaldır kalan Mardin!

03 Haziran 2026/Trabzon

M. NİHAT MALKOÇ
M. Nihat Malkoç

M. Nihat Malkoç Şiirleri

Gurbet Acısı
Gurbetin Acısı
Gurbet çok acı,
Acı içinde acı yaşıyorum.
Bir günüm bir güne uymuyor
, Sessiz her yer huzur vermiyor.
Gurbetin içinde,
Bir de senin yokluğun, hasretin…
Yerini doldurmuyor kimse
Bu şehirler bana dar geldi
Bir kahvenin tadı kalmadı.
Yapayalnızım, Bir yanım hep boş.
Başkalarının sohbeti bana huzur vermiyor,
Ne anlatsalar sensiz olmuyor.
Seninle ruh ikiziydik sanki,
Şimdi yabancı diyarlardayım.
Elalem ne anlar halimden?
Herkes kendi çıkarında,
Sevginin bittiği bir zamandayız.

Şair Fatma Duran
Fatma Duran

Fatma Duran Şiirleri

Zafer Günü Gelince
Yol gidiyor dağlara dağlar bizim değil mi,
Yolcu yolunda gerek daha bize ne gerek.
Dönüyoruz çağlara çağlar bizim değil mi,
Yolcu yolunda gerek daha bize ne gerek.

Dede Korkut seslenir;Destan yazıyoruz hey!
Düşman yolları kesmiş kuyu kazıyoruz hey!
Türk'e düşmanım dersen size kızıyoruz hey!
Yolcu yolunda gerek daha bize ne gerek.

Kürşad'ın çerileri dağa taşa and içmiş
Yıkılacak bu saray bir gece ömür biçmiş
Kimisi anasından kimisi yardan geçmiş,
Yolcu yolunda gerek daha bize ne gerek.

Fatihler Günü Geldi İstanbul'un üstüne
Boşa kurşun sıktılar Firavunun büstüne
Müslüman yemin etti Kabe'nin örtüsüne,
Yolcu yolunda gerek daha bize ne gerek.

Hak Yolunda bayrağı açtı yine çeriler
Okla yaya dönüştü davullarda deriler
Zafer yakındır dedi belleklerde veriler,
Yolcu yolunda gerek daha bize ne gerek.

DOĞANAY size söyler;Zafer Günü gelince
Bu savaş biter derler kurşun bağrı delince
Cennet'te güller açar hep gelenler gülünce,
Yolcu yolunda gerek daha bize ne gerek.

Kemal DOĞANAY
Kemal DOĞANAY

Kemal DOĞANAY Şiirleri

İlk Gelen Bendim
Kolayda nankörsün ama bir zaman
Zordayken aklına ilk gelen bendim
Bollukta normaldir hatırlamaman
Dardayken aklına ilk gelen bendim

Utandın dostundan arkadaşından
Unutturup utanmamak yaşından
Kaynar su dökülmüş gibi başından
Nârdayken aklına ilk gelen bendim

Doğruluğum şerefimdi şanımdı
Yalan mı cânânın sözde canımdı
Çıkar için uğrak yerin yanımdı
Kârdayken aklına ilk gelen bendim

Şerif'ten menfaat sağlarken alçak
Yas tutup karalar bağlarken alçak
Yani yüksek sesle ağlarken alçak
Zârdayken aklına ilk gelen bendim

18 Ağustos 2025
İzmir
Şerif Mengütemür

Şerif Mengütemür Şiirleri

İki Hayat
Fakir zihninle âlimi eleştirirsin,
Zayıf üslup ile dilinde cehalet estirirsin,
Kararlık zihninde dikenler yetiştirirsin,
Bilmezsin kimleri üzer, kimleri incitirsin.

İlime susamış benliğinde zararlı tohumlar,
Elde hayat bulan, sende tutsak mahkûmlar,
Lalezarda gül iken bahçende zakkumlar,
Bilmezin kimleri zehirler, kimleri bitirirsin.

Düşmüştür belli arar senden medet,
Ömründe geçirecektir bir fetret,
Haset sende, sevinsin zillet, kalbinde nefret,
Bilmezsin kimleri kırar kimleri yitirirsin.

Yüksektir meleken, fazladır sende idrak,
Lakin aklın kurnazlıkta ömrün zikzak,
Gayen bozmak, aksak hayatın fırıldak,
Bilmezsin verilen nimeti, nasılda eritirsin.

Kendini bulur da varırsan farkına,
Dünyan değişir ulaşırsın huzura,
Dostların çoğalır bulunursun dualarında,
Hem kendini hem kelimeleri diriltirsin.

Zenginleşir kelimeler âlimlik yolunda,
Dilinin tarzı değişir, narinlik yolunda,
Nurlanır benliğin, güller serilir yolunda,
Ne bir gönül ne bir nefis incitirsin.

Yetişir iyilik tohumları yayılır etrafa,
Esarette olan ruhlar ulaşır feraha,
Dikenler el bağlar durur divana,
Zalimi küstürür, içinde kini bitirirsin.

Kapını muhtaçlar çalsın istersin,
Zor günlerinde el atıp omuz verirsin,
Hayır, hasenat hep iyiliktir dileğin,
İşte o zaman dostu değil düşmanı yitirirsin.

Dimağın sana hizmet eder, olur tuzaklarda algı,
Yolun doğruluk, hedefin sana biçilmiş yazgı,
Canları üzmemek olur gayrı sendeki tek kaygı,
Azimle hayatını artık hak yolda eritirsin.

Emin olur senden âdem, beklemez ki incitirsin
Bülbül olur dil her dem, kem söz bitirirsin,
Hakikat âleminde ben olmayı yitirirsin,
Katılaşıp buz tutmuş yürekleri ilminle eritirsin,
Takdir de yer alır bu hal ile dirilirsin.
Emre ZEYBEK

Emre ZEYBEK Şiirleri

Birini Zor Sevmek Gerçek Aşktır
Birini zor sevmek gerçek aşktır
En güzel sevgi böylesine yakışandır
Sen bana ben sana çok yakıştık
İkimizde bir birimizi kalpten sevdik


Birini zor sevmek gercek aşktır
Emek vermek fedakarlıgın yarısıdır
Sahte sözler yerine yürekten feth etmek
En güzel duyguları böyle aşkımızla tamamladık

ALİ ÇETİNKAYA
Ali Çetinkaya

Ali Çetinkaya Şiirleri

Rahmeten Lil Âlemîn (S.A.V.)
Allah'ın "abdühû" kulum dediği
Tek insan Muhammed şefiullah'tır
Habîb-i Kibriyâ yâr bellediği
Tek insan Muhammed şefiullah'tır

Kâinatın kat'i hilkat sebebi
İmânî bir ikmâl için edebi
İns-ü Cin'e hemi Resûl hem Nebî
Tek insan Muhammed şefiullah'tır

Nûruyla yedi kat gökleri yeri
Kuşatan tâ kâlûbelâ'dan beri
İslâm'ın son gelen ilk Peygamberi
Tek insan Muhammed şefiullah'tır

Rûhu hürmetine temmetle temin
Arş-ı Âlâ ve de Küre-i Zemîn
Mucizesi Kur'ân diye El-Emîn
Tek insan Muhammed şefiullah'tır

Amel-i sâlihle sırf sevâb deren
Salât-ü selâm'a karşılık veren
Mânevî Makâm-ı Mahmûd'a eren
Tek insan Muhammed şefiullah'tır

Rabbin lütf-u kerem ihsânı ile
Mahkeme-i suğra kübrâda bile
Âlemlerin rahmetine vesîle
Tek insan Muhammed şefiullah'tır

Siyeri âşikâr gölgesi gizli
Yûsuf'tan ziyâde ziyâ benizli
Yürürken bastığı taş ayak izli
Tek insan Muhammed şefiullah'tır

Cevâmiu'l-kelim en doğru sözlü
Uzun sık kirpikli simsiyah gözlü
Üç kez şerh-i sadr'la yıkanan özlü
Tek insan Muhammed şefiullah'tır

Konuşması tane tane akışlı
Seslenene vücuduyla bakışlı
Lâ ilâhe illallah'da nakışlı
Tek insan Muhammed şefiullah'tır

Fazîlet timsâli zekâsı aklı
Kırmızıya çalan duru dudaklı
Dâimen ebeden halklayken Hakk'lı
Tek insan Muhammed şefiullah'tır

Saçları ne düz ne kıvırcık telli
Parmak uçlarından su akan elli
Sırtında Mühür-i nübüvvet belli
Tek insan Muhammed şefiullah'tır

Vâlidesi kuru etle aşlanan
Tâif tebliğinde Zeyd'le taşlanan
Sûre-i Hûd âyetiyle yaşlanan
Tek insan Muhammed şefiullah'tır

Haşimoğulları Kureyşi soyu
Omuzları geniş ortayken boyu
Heybeti cezbeden yaşlıyı toyu
Tek insan Muhammed şefiullah'tır

Şekil şemâili takdîre şâyân
İlme'l Ayne'l Hakk'el yakîne ayân
Mâh cemâli karanlıkta parlayan
Tek insan Muhammed şefiullah'tır

Farz vâciple nâfileyle karılan
El işaretiyle kamer yarılan
Sünnetine sarılana sarılan
Tek insan Muhammed şefiullah'tır

Şerif'im Burak'la Refref'e binen
Ümmeti uğruna Miraç'tan inen
Cenneti görüp de geriye dönen
Tek insan Muhammed şefiullah'tır

23 Eylül 2025
İzmir
İsimsiz Şair

İsimsiz Şair Şiirleri

Çok Okunan Şiirler

Memet
Karşı yaka memleket,
sesleniyorum Varna'dan,

işitiyor musun?

Memet! Memet!


Karadeniz akıyor durmadan,
deli hasret, deli hasret,
oğlum, sana sesleniyorum,

işitiyor musun?

Memet! Memet!

Nazım Hikmet RAN
Nazım Hikmet RAN

Nazım Hikmet RAN Şiirleri

İkilem
Sevgi ise, sevişeceğiz seninle ..
Kavga ise, dövüşeceğiz seninle ..
Ölümü de paylaştığımız yaşamda
Ortaklaşa bölüşeceğiz seninle

Özdemir ASAF
Özdemir ASAF

Özdemir ASAF Şiirleri

Düşten Güzel
İlktir baharın gönlümce geldiği
İlktir hem sarhoş hem ayık olduğum
Bir gerçek içindeyim düşten güzel
Sevdiğim gülüyor yanı başımda

Aşkından talihimin düzeldiği
Sen gökte ararken yerde bulduğum
Bir sende gördüm ince ruh ince bel
Sende murada erdim kırk yaşımda

Cahit Sıtkı TARANCI
Cahit Sıtkı TARANCI

Cahit Sıtkı TARANCI Şiirleri

Ahu Gözlüm
Yakılacak yara bu
Yandırır diye içtim.
Dudakların şarabı
Andırır diye içtim.

Kahroldum gidişine
İçtim peşi peşine
Gönlüm senin işine
Son verir diye içtim.

Vurduğun günden beri
Sormadın derbederi
Ateş ettiğin yeri
Söndürür diye içtim.

Ne hal bildin ne hatır
Yazmadın tek bir satır
Senin gibi aldatır
Kandırır diye içtim.

Yokluğun hışım gibi
Bastırdı kışım gibi
Seni de başım gibi
Döndürür diye içtim.

Safi'ye sor sancımı
O bilir ilacımı
İflağ olmaz acımı
Dindirir diye içtim.

Cemal SAFİ
Cemal SAFİ

Cemal SAFİ Şiirleri

Bir Dünya Düşünürüm
Bir dünya düşünürüm
İlk günden beri;
Açılmış da masallar gülü
Hırsın, kinin kapısı kapanmış,
Yüzlerdeki gülümseme çocuksu,
Gözlerde sevginin ışığı yanmış...
Bir dünya düşünürüm,
Ülküsü kardeşlik.
Yaşlılar korkusuz, çocuklar mutlu
Ve yaşatan sevinçler için yarışta gençlik...
O güzelim dünya ki yüzyıllardır
Bütün altın kalplerce arzulanmış...
Bir dünya düşünürüm;
Sarısında, siyahında, beyazında
Yürekler hep aynı anlayışla çarpar,
Aynı rüzgârla okşanır özgürlük çiçeği bayraklar...
Ararız bir olimpiyat şenliği yer yüzünde,
Düşlerimiz mavi "Arkadia" sabahlarına uzanmış...
Bir dünya düşünürüm:
Öylesine günlük güneşlik,
Orda her şey iyilik, güzellik, dostluk üstüne
Bir dünya düşünürüm bir dünya
Aklın aydınlığında
Duygunun selinde yıkanmış.

Coşkun ERTEPINAR
Coşkun ERTEPINAR

Coşkun ERTEPINAR Şiirleri

Çocuklar
I
Ağacım senin kaderin
Bütün çocukların kaderi.
Neler etmedi yirminci yüzyıl
Sabi sübyan demedi.

Bir nazlı kuşa benzer
Çocuk dediğin.
Ev ister ekmek ister,
Öpülmek okşanmak ister.

Ağacım şu dünyanın üstünde
Bir sürü şehir vardır.
Taşlanmış kuşlar gibi tedirgin
Dolaşan çocuklardır.

Masmavi dumanlar tüter
Onların gözlerinde,
Kara çalılara benzeyen bacakları
Toz toprak içinde.

Babası öldü gitti çoğunun
Ya da çarmıhlara gerer kendini,
Çoğunun anası mendil bile bulamaz
Saçlarıyla siler terini.

Ağacım senin kaderin
Bütün çocukların kaderi.
Neler etmedi yirminci yüzyıl
Sabi sübyan demedi.

II
Benim küçük eşkiyam, yavru ceylan!
Bu zayıf kolların, bacakların,
Gün geçtikçe büyür, kuvvetlenir,
Dalları gibi ağaçların.

Öyle bir fırla ki sokaklara
Gölgen yetişemesin,
Duvar diplerinde seril uyu
Gövden güneşlensin.

Dur bahçelerin önünde geceleri
Çiçekleri kokla.
Rüzgarı çek çiğerlerine
İşlesin körük ibi.

Aydınlık pencereler nasıl yanarsa
Öyle ışıl ışıl yansın gözlerin,
Rüzgar gibi yelken gibi ol
Kenti inletsin türkülerin.

Bak dünyamız da güzel ayışığı da
Geceler de gündüzler de güzel,
Gel hep birlikte büyüyelim
Ağacım gel.

Benim küçük eşkiyam, yavru ceylan!
Bu zayıf kolların, bacakların,
Gün geçtikçe büyür, kuvvetlenir,
Dalları gibi ağaçların.

Cahit KÜLEBİ
Cahit KÜLEBİ

Cahit KÜLEBİ Şiirleri

Özgürlük
Eğer kuvvetim yetse benim
Rıhtıma koşarım yalnayak.
Halatlarını bütün gemilerin
Bıçağımla keserim.
Gemiler açılır salınarak,
Ben de artlarından bakarak
Gülerim,
Bütün kuvvetimle bağırarak,
Azat olun gemilerim, azat olun gemilerim!

Eğer kuvvetim yetse benim
Kentin bütün çocuklarını alırım evlerinden
Hepsine kiraz çiçeklerinden
Bir çift kanat takarım.
Çocuklar havalanır uçarak
Ben de artlarından bakarak
Gülerim,
Bütün kuvvetimle bağırarak
Azat olun bebeklerim, azat olun bebeklerim!

Sonra da kendi kendime
Artık işin kalmadı derim,
Çeker arabamı giderim.

Cahit KÜLEBİ
Cahit KÜLEBİ

Cahit KÜLEBİ Şiirleri

Sevgili Öğretmenim
Ben bir çocuğum.
Ali’yim, Ahmet’im, Mehmet’im.
Ayşe’yim, Derya’yım, Kezban’ım.
Tertemiz bir defterim, yazılmamış.
Ben, yumuşacık, her şekle sokulmaya hazır hamurum,
Yoğrulmamış.
Çalışmaya hazır saatim,
Kurulmamış.
Bir ırmağım, yolu çizilmemiş,
Bir dünyayım, keşfedilmemiş.
Sana emanetim, öğretmenim.
Yarının geleceğisin diyorsun,
Hep göğsünü geriyorsun ve Atatürk’ü gösteriyorsun.
Bana geçmişi yaz, satır satır,
Beni koru, beni yoğur, beni kur,
Beni yürüt, beni koştur, beni uçur,
Beni al, Mustafa Kemal yap öğretmenim.

Ahmet ÜST
Karma Arşiv

Karma Arşiv Şiirleri