Yeni Eklenen Şiirler
Yanımda Sen Olmayınca!
Her şey yarım, her şey eksik,
Yanımda sen olmayınca!
Dal meyve verir mi köksüz?
Yanımda sen olmayınca!
Unutmak müşkül bir anlık,
Günüm gecemden karanlık,
Şehir de, köy de viranlık,
Yanımda sen olmayınca!
Kirpiğim kurtulmaz yaştan,
Yastığım farksızdır taştan,
Bir ömür çıkamam kıştan,
Yanımda sen olmayınca!
Neler gelmez ki başıma?
Kan karışır gözyaşıma!
Haciz koyarlar taşıma!
Yanımda sen olmayınca!
Ne içsem zehirden acı
Sensin derdimin ilâcı,
Dinmez içimdeki sancı,
Yanımda sen olmayınca!
Senin kadar yakmaz ateş,
İçimi ısıtmaz güneş!
Bitmeyecek bu keşmekeş,
Yanımda sen olmayınca!
Ne han belli ne de hancı!
Kimi gördüysem yalancı
Her şey bana bir yabancı
Yanımda sen olmayınca!
Gönül köşküm zindan şimdi!
Kanamakta vicdan şimdi!
Tek sermayem hicran şimdi!
Yanımda sen olmayınca!
Mevsimler hep kış kalacak,
Kirpiğimde yaş kalacak,
Sol tarafım boş kalacak,
Yanımda sen olmayınca!
04 Temmuz 2026/Trabzon
İsimsiz Şair
İsimsiz Şair Şiirleri
Tükendim, Bittim
Hep kederle geçti gençlik yıllarım
Dertlerim bitmeden hayatım soldu
Sevgiyi tatmadan gönlüm kurudu
Gülmeyi unuttum ölsem ne olur
Dostum dediklerim aldattı durdu
Gözüme gülenler şeytanca vurdu
Attığım her adım kahırla doldu
Nasıl yaşayayım söyleyin bana
Nasıl geçti ömrüm sormayın bana
Dert kederden başka ne yaşadım ki
İsyankar sanmayın yüce Allah’ a (cc)
İsyanım hayata sahte dostlara
Hayaller kurardım kurmaz olsaydım
Hepsi kabus oldu gözlerim doldu
Yaşamaktan bıktım hayatım soldu
Umudum kalmadı tükendim, bittim
İnsanlar değişmiş şeytanlar kaçmış
Duygular satılmış aşklar yalanmış
Dost sandıklarımız bir sahtekarmış
Ah ömrüm ah ömrüm ne çileliymiş
Yanındayım diyen kefenim oldu
Sevgiden bahseden tabuta koydu
Elimden tutanlar mezara koydu
Zifir karanlıklar toprağım oldu
Ahiretim yandı ölsem ayrı dert
Yaşasam ayrı dert ben ne yapsam
Dünya dedikleri ızdıraplı yer
Ağlamakla geçti en güzel yıllar
Hasan İsra Yıldırım
YOUTUBE LİNKİ:
https://youtu.be/KakqrFmfuTY
Hasan İsra Yıldırım
Hasan İsra Yıldırım Şiirleri
Ne Varsa Yarım Kalacak!
O gün gelip çattığında,
Ne varsa yarım kalacak!
Birden şafak attığında,
Ne varsa yarım kalacak!
Gerçekleşmeyecek düşün,
Yazı aratacak kışın,
Bitmeyecek hiçbir işin!
Ne varsa yarım kalacak!
Gördüğün serap olacak,
Geçmişin harap olacak,
Bedenin türap olacak!
Ne varsa yarım kalacak!
Umutların tükenecek,
Gözlerinde fer sönecek,
Her şey geriye dönecek,
Ne varsa yarım kalacak!
Arzuların gemlenecek,
Kirpiklerin nemlenecek,
Hatıralar demlenecek!
Ne varsa yarım kalacak!
Dönen dünya durmayacak,
Sözler kalbi yormayacak,
İşler başa varmayacak!
Ne varsa yarım kalacak!
Her yaş erken gitmek için,
Sorma bana; neden, niçin!
Toplamıdır var'la hiç'in!
Ne varsa yarım kalacak!
Ömür bir su gibi aktı
Geçen zaman yürek yaktı
Gidenler eksik bıraktı
Ne varsa yarım kalacak!
Bir ömür sefa sürmedik
Aşk bağından gül dermedik
Tamlayanları görmedik!
Ne varsa yarım kalacak!
03 Temmuz 2026/Trabzon
M. NİHAT MALKOÇ
M. Nihat Malkoç
M. Nihat Malkoç Şiirleri
Çapraz Dörtlükler-2
NEFES ALAN ÖLÜYE!
Azcık aklını kullan, gör olup bitenleri!
Sözüm idrâk ehline, lâfım yoktur deliye!
Muhasebeden geçir, niçin ve nedenleri!
Yazık, bin kere yazık; nefes alan ölüye!
FARKINDA MISIN İNSAN?
Pusulanı kaybettin, ecnebi sulardasın
Akışın akış değil, ark'ında mısın insan?
Güven vermiyor yolun, hoyrat pusulardasın
Nereye aktığının farkında mısın insan?
YAŞAMANIN DELİLİ
Kuru bir iddiadır, ben de yaşadım demek
Bu dünyada bir eser senden iz diye bırak!
Adını yaşatmaya emek vermeli emek!
Uzak sandığın yakın, yakın sandığın ırak!
NABZINI YOKLASANA!
Sözlerini unutup nasıl da yutuyorsun!
En büyük polis odur, vicdanı aklasana!
Dün konuştuklarını bugün unutuyorsun!
Ölü müsün, diri mi; nabzını yoklasana!
BUGÜNDEN YARINA
Saçını okşayan yel, gün gelir hoyrat eser
Bugün baş tacı olan, gelecekte dışlanır
Can parçam saydıkların bir sert bakışta(n) küser
Dün melek dediklerin şeytan diye taşlanır
BAŞSIZ AYAKLAR!
Mâzisi olmayanlar, yarını unutmuştur!
Muammalar içinde bilinmeze koşuyor!
Binlerce başsız ayak, sokakları tutmuştur!
Gelecekten habersiz, günübirlik yaşıyor!
M. NİHAT MALKOÇ
M. Nihat Malkoç
M. Nihat Malkoç Şiirleri
Pinhan
Sonsuzluğun içindeki sonda
Varla yok arası
Zemheri ayazında avucunda unuttuğun o düş
Şimdi bir harabenin en mağrur kalıntısı.
Tüm savunmasızlığım
zihnimin o keskin sızısı
Karışırken boşluğun
dolmayan o boşluğuna.
Sen ki hem bıçağın sivri ucu,
Hem sargının yumuşak dokusu.
Kendi yarasını, kendi hayaliyle saran bir mağdurun sonu.
Oysa gerçek olsaydın,
Olimpos un dilsiz tanrılarını
suskunluğumuzla utandırırdık.
Biz bittik ben, sen,
ve o yarım kalan masal
Pinhan... Şimdi bir hatıradan ibaret...
Damla Kabacaoğlu
Damla Kabacaoğlu
Damla Kabacaoğlu Şiirleri
Gökyüzü
Biraz geç oldu ama
sevilmediğini anladı
gökyüzü
felaketi oldu
ağladı bulutlarla
çok direndi ama
dayanamadı
ne yağmuru bitti ne gök gürültüsü
Damla Kabacaoğlu
Damla Kabacaoğlu
Damla Kabacaoğlu Şiirleri
Prodosía
Yaktınız, yakıldınız
Ektiğiniz tohumlara su vermeyi unuttunuz
Zeus haklıydı belki
Biçilmedi bu hayat size !
Görseydi prometheus,
Utandırdı fedakarlığından.
Damla Kabacaoğlu
Damla Kabacaoğlu
Damla Kabacaoğlu Şiirleri
Gece
Sevilmezmiş gece
bahse girerim
en güzel zaman gece
sakin ve karanlık
yanıp bitmiş
bir mum gibi
seher vakti gelince
ay çırılçıplak kalmış
yıldızlar gidince...
Damla Kabacaoğlu
Damla Kabacaoğlu
Damla Kabacaoğlu Şiirleri
Çok Okunan Şiirler
Memet
Karşı yaka memleket,
sesleniyorum Varna'dan,
işitiyor musun?
Memet! Memet!
Karadeniz akıyor durmadan,
deli hasret, deli hasret,
oğlum, sana sesleniyorum,
işitiyor musun?
Memet! Memet!
Nazım Hikmet RAN
Nazım Hikmet RAN
Nazım Hikmet RAN Şiirleri
İkilem
Sevgi ise, sevişeceğiz seninle ..
Kavga ise, dövüşeceğiz seninle ..
Ölümü de paylaştığımız yaşamda
Ortaklaşa bölüşeceğiz seninle
Özdemir ASAF
Özdemir ASAF
Özdemir ASAF Şiirleri
Düşten Güzel
İlktir baharın gönlümce geldiği
İlktir hem sarhoş hem ayık olduğum
Bir gerçek içindeyim düşten güzel
Sevdiğim gülüyor yanı başımda
Aşkından talihimin düzeldiği
Sen gökte ararken yerde bulduğum
Bir sende gördüm ince ruh ince bel
Sende murada erdim kırk yaşımda
Cahit Sıtkı TARANCI
Cahit Sıtkı TARANCI
Cahit Sıtkı TARANCI Şiirleri
Ahu Gözlüm
Yakılacak yara bu
Yandırır diye içtim.
Dudakların şarabı
Andırır diye içtim.
Kahroldum gidişine
İçtim peşi peşine
Gönlüm senin işine
Son verir diye içtim.
Vurduğun günden beri
Sormadın derbederi
Ateş ettiğin yeri
Söndürür diye içtim.
Ne hal bildin ne hatır
Yazmadın tek bir satır
Senin gibi aldatır
Kandırır diye içtim.
Yokluğun hışım gibi
Bastırdı kışım gibi
Seni de başım gibi
Döndürür diye içtim.
Safi'ye sor sancımı
O bilir ilacımı
İflağ olmaz acımı
Dindirir diye içtim.
Cemal SAFİ
Cemal SAFİ
Cemal SAFİ Şiirleri
Bir Dünya Düşünürüm
Bir dünya düşünürüm
İlk günden beri;
Açılmış da masallar gülü
Hırsın, kinin kapısı kapanmış,
Yüzlerdeki gülümseme çocuksu,
Gözlerde sevginin ışığı yanmış...
Bir dünya düşünürüm,
Ülküsü kardeşlik.
Yaşlılar korkusuz, çocuklar mutlu
Ve yaşatan sevinçler için yarışta gençlik...
O güzelim dünya ki yüzyıllardır
Bütün altın kalplerce arzulanmış...
Bir dünya düşünürüm;
Sarısında, siyahında, beyazında
Yürekler hep aynı anlayışla çarpar,
Aynı rüzgârla okşanır özgürlük çiçeği bayraklar...
Ararız bir olimpiyat şenliği yer yüzünde,
Düşlerimiz mavi "Arkadia" sabahlarına uzanmış...
Bir dünya düşünürüm:
Öylesine günlük güneşlik,
Orda her şey iyilik, güzellik, dostluk üstüne
Bir dünya düşünürüm bir dünya
Aklın aydınlığında
Duygunun selinde yıkanmış.
Coşkun ERTEPINAR
Coşkun ERTEPINAR
Coşkun ERTEPINAR Şiirleri
Çocuklar
I
Ağacım senin kaderin
Bütün çocukların kaderi.
Neler etmedi yirminci yüzyıl
Sabi sübyan demedi.
Bir nazlı kuşa benzer
Çocuk dediğin.
Ev ister ekmek ister,
Öpülmek okşanmak ister.
Ağacım şu dünyanın üstünde
Bir sürü şehir vardır.
Taşlanmış kuşlar gibi tedirgin
Dolaşan çocuklardır.
Masmavi dumanlar tüter
Onların gözlerinde,
Kara çalılara benzeyen bacakları
Toz toprak içinde.
Babası öldü gitti çoğunun
Ya da çarmıhlara gerer kendini,
Çoğunun anası mendil bile bulamaz
Saçlarıyla siler terini.
Ağacım senin kaderin
Bütün çocukların kaderi.
Neler etmedi yirminci yüzyıl
Sabi sübyan demedi.
II
Benim küçük eşkiyam, yavru ceylan!
Bu zayıf kolların, bacakların,
Gün geçtikçe büyür, kuvvetlenir,
Dalları gibi ağaçların.
Öyle bir fırla ki sokaklara
Gölgen yetişemesin,
Duvar diplerinde seril uyu
Gövden güneşlensin.
Dur bahçelerin önünde geceleri
Çiçekleri kokla.
Rüzgarı çek çiğerlerine
İşlesin körük ibi.
Aydınlık pencereler nasıl yanarsa
Öyle ışıl ışıl yansın gözlerin,
Rüzgar gibi yelken gibi ol
Kenti inletsin türkülerin.
Bak dünyamız da güzel ayışığı da
Geceler de gündüzler de güzel,
Gel hep birlikte büyüyelim
Ağacım gel.
Benim küçük eşkiyam, yavru ceylan!
Bu zayıf kolların, bacakların,
Gün geçtikçe büyür, kuvvetlenir,
Dalları gibi ağaçların.
Cahit KÜLEBİ
Cahit KÜLEBİ
Cahit KÜLEBİ Şiirleri
Özgürlük
Eğer kuvvetim yetse benim
Rıhtıma koşarım yalnayak.
Halatlarını bütün gemilerin
Bıçağımla keserim.
Gemiler açılır salınarak,
Ben de artlarından bakarak
Gülerim,
Bütün kuvvetimle bağırarak,
Azat olun gemilerim, azat olun gemilerim!
Eğer kuvvetim yetse benim
Kentin bütün çocuklarını alırım evlerinden
Hepsine kiraz çiçeklerinden
Bir çift kanat takarım.
Çocuklar havalanır uçarak
Ben de artlarından bakarak
Gülerim,
Bütün kuvvetimle bağırarak
Azat olun bebeklerim, azat olun bebeklerim!
Sonra da kendi kendime
Artık işin kalmadı derim,
Çeker arabamı giderim.
Cahit KÜLEBİ
Cahit KÜLEBİ
Cahit KÜLEBİ Şiirleri
Sevgili Öğretmenim
Ben bir çocuğum.
Ali’yim, Ahmet’im, Mehmet’im.
Ayşe’yim, Derya’yım, Kezban’ım.
Tertemiz bir defterim, yazılmamış.
Ben, yumuşacık, her şekle sokulmaya hazır hamurum,
Yoğrulmamış.
Çalışmaya hazır saatim,
Kurulmamış.
Bir ırmağım, yolu çizilmemiş,
Bir dünyayım, keşfedilmemiş.
Sana emanetim, öğretmenim.
Yarının geleceğisin diyorsun,
Hep göğsünü geriyorsun ve Atatürk’ü gösteriyorsun.
Bana geçmişi yaz, satır satır,
Beni koru, beni yoğur, beni kur,
Beni yürüt, beni koştur, beni uçur,
Beni al, Mustafa Kemal yap öğretmenim.
Ahmet ÜST
Karma Arşiv
Karma Arşiv Şiirleri