SUSMAYAN SATIRLAR
İçimde bir yerde hala susmayan satırlar
İçi boş sevgiler anlam verilmediğim ayrılıklar
Gülün tek rengi vardı oysa bana kalırsa aşkla sevmek
İkimizden geri ne kaldı söylesene nerede fedakarca emek
Kalpteki kırgınılığın hala duyğuları var susmayan satırları
Aklım da çözemediğim hiç bilinmeyen mazinin hatıraları
Bir gemi misali yalnızlar rıhtımında limanımıza sığınmışız
İkimizde birbirimizi şimdi anlıyorum da meğer ne çok sevmişiz
ALİ ÇETİNKAYA
Şiirleri
UNUTMA Kİ
Git dersen giderim
Unutma ki seni saracak kollar olmayacak
Kal dersen kalırım
Unutma ki seni ben gibi seven bulunmayacak
Sevme dersen ben yine severim
Unutma ki Sevgilim uğruna bir ömür veririm
Ayrılıkdan nefret eder anlayamam
Unutma ki vedalar ağır gelir sana kıyamam
....
Son sözüm umutsuz yarınlara sevgilim
Şu fani dünyada ikimiz için mutluluğu dilerim
Ali ÇETİNKAYA
Şiirleri
SEVGİLİ KADINIM
Seni sevdiğime asla hiç pişman değilim
Aşkına düşünce ben bir anda kendimi buldum
Gönlüne talibim düşmanın değilim be sevgilim
Yanlışlara karşı doğrularımla hep cevap verdim
Sevgili Kadınım...
Eller incitir diye seni bırakıp senden vazgeçmedim
Gençlik aşkı yürekten değil kulaktan sözlerle sever
Duygular seni ele verirken İşte o zaman sevgilim
Gerçek aşklar içten yürekten gülen gözlerle sever
Sevgili Kadınım...
Gün olup gideceksin diye ben seni sevmedim
Kalbine mutlu güzel yarınları yaşatmak için girdim
Bir gün değil bir ömür yanındayım söz sevgilim
Bahtımın alın yazısı kalbimin tek sahibisin hayatım
Sevgili Kadınım..
ALİ ÇETİNKAYA
Şiirleri
Yol Yare çıkınca
Yol nedir bilinir de doğrusuna ayak sürülür.
Yola yoldaşla çıkınca önce zaman bükülür.
Yoldaş yar olunca ne güzel gülünür.
Yol yare çıkınca ufukta cennet görünür.
Bin günah işlenir de sonda şeytan sövülür.
Cehenneme düşmeyiver ince hesap görülür.
Huzura varınca secdede yüz sürülür.
Cennete varmak için insan önce gömülür.
İsmail Şeren
İsmail Şeren Şiirleri
İmanımla al canımı
Yanar gönlüm hasretinden
Akan seldir gözlerimden
Korkuyorum son nefesten
İmanımla al canımı
İmanımla al canımı hu
Üzerimime toprak serin
Derdim dünyadan derin
Muhammedü'l-Emin âşkına
İmanımla al canımı
İmanımnla alacanımı hu
Allah derdim hep dilimden
Bir an çıkmazdın kalbimden
Nefsim döndürdü izinden
İmanımla al canımı
İmanımla al canımı hu
Dünya fani hep aldandım
Nice günahlara daldım
Son nefesimde uyandım
İmanımla al canımı
İmanımla ala canımı hu
Halim CAMGÖZ
Halim CAMGÖZ Şiirleri
Alıştım Sana!
Varlığın anlamlı kılar bu şehri
Alıştım, alıştım, alıştım sana!
Yokluğun gönülde baldıran zehri!
Alıştım, alıştım, alıştım sana!
Sigara gibisin, tiryakin oldum!
Her ne aradıysam hep sende buldum!
Bir gün göremesem mum gibi soldum!
Alıştım, alıştım, alıştım sana!
Hep beni mi bulur bahtın karası?
Neden iyileşmez gönül yarası?
Şimdi ayrılığın değil sırası!
Alıştım, alıştım, alıştım sana!
Gönül duvarımda taşımsın benim!
Gözlerimden akan yaşımsın benim!
Ağrısı dinmeyen başımsın benim!
Alıştım, alıştım, alıştım sana!
Bir gün unutmak mı, muhaldir gülüm!
Sevip de terk etmek ne hâldir gülüm!
Onca çektirdiğin vebaldir gülüm!
Alıştım, alıştım, alıştım sana!
Hiçbir ateş senden fazla yakmıyor!
Saatler mi durmuş, zaman akmıyor!
Bahçeler tarumar, güller kokmuyor!
Alıştım, alıştım, alıştım sana!
Gündüz güneşimsin, geceleri ay!
Yorgunluk kahvemsin, efkârımda çay!
İsterim aşkından şu gönlüme pay!
Alıştım, alıştım, alıştım sana!
Başımı koyup da pamuk dizine,
Cenneti görürüm bakıp yüzüne!
Ömrümü veririm bir çift sözüne!
Alıştım, alıştım, alıştım sana!
Siyah beyaz resmin elden düşüyor!
Temmuz ortasında gönül üşüyor!
Havsalam almıyor, aklım şaşıyor!
Alıştım, alıştım, alıştım sana!
Karmaşık sualin izahı sensin!
Gülünç hakikatin mizahı sensin!
Karanlık gecenin sabahı sensin!
Alıştım, alıştım, alıştım sana!
Körkütük sevdasın, vuslat demisin!
Yaralıdır yürek, sen (merh)em'isin!
Aşka limanım ben, sen bir gemisin!
Alıştım, alıştım, alıştım sana!
Gönül göklerini sardı bulutlar
Ne çabuk tükendi bütün umutlar
Gözyaşına bandı bütün kâğıtlar
Alıştım, alıştım, alıştım sana!
Aşkı bilmeyene cahil diyorlar
Mecnûn'a, Kerem'e ehil diyorlar
Ayrılık sevdaya dahil diyorlar
Alıştım, alıştım, alıştım sana!
Vurgun yemiş yürek, hastadır hasta!
Hicran sehpasında, yastadır yasta!
Dostuna zulmetmek yakışmaz dosta!
Alıştım, alıştım, alıştım sana!
Kolay sanma hicran yükü taşımak!
Sana yakışmıyor yara kaşımak!
Bana göre değil sensiz yaşamak!
Alıştım, alıştım, alıştım sana!
Derbeder gönlümü yakandır hicran!
Lâv olup yüreğe akandır hicran!
Kalbime kurşunu sıkandır hicran!
Alıştım, alıştım, alıştım sana!
Yaptığın yanına kâr mıdır söyle!
Bundan çekilmezi var mıdır söyle!
Kalmak gitmelerden zor mudur söyle!
Alıştım, alıştım, alıştım sana!
Yüreğim bir handır, hancısı yoktur
Sanırsın hicranın sancısı yoktur
Sensizlikten daha acısı yoktur
Alıştım, alıştım, alıştım sana!
Derin iz bırakmış nazarın bende!
Kurumuş güllerin, gülzârın bende!
Taşını diktiğin mezarın bende!
Alıştım, alıştım, alıştım sana!
20 Haziran 2026/Trabzon
M. NİHAT MALKOÇ
M. Nihat Malkoç
M. Nihat Malkoç Şiirleri
Senden Sonra
Bir karanlık içindeyim
Ne iffet ne de ar kaldı
Neden'deyim, niçin'deyim
Yâr gitti, önüm yar kaldı
Gönüller kör, vicdan sağır!
Şimdi delik deşik bağır!
Haziran'da hüzün ağır!
Derin bir âhuzar kaldı
Senden sonra biçâreyim
Nereme baksan yareyim
Suyu kurumuş dereyim
Boynu bükük gülzâr kaldı
Neyim varsa talan oldu
Hakikatler yalan oldu
Dost bildiğim yılan oldu
Müşterisiz pazar kaldı
Can suyuna hüzün kattım
Ne derin acılar tattım
Ağırlıklarımı attım
Çatı çöktü, duvar kaldı
Silinmez izlerin şimdi
Kış oldu güzlerin şimdi
Yaşlıdır gözlerin şimdi
Aynalarda nazar kaldı
Dertlerimle baş başayım
Hangi birine koşayım?
Ben böyle nasıl yaşayım?
Gayri gönlüm bîzâr kaldı
Şimdi hâlin nedir bir sor!
Derunumda yanıyor kor!
Boşluğunu doldurmak zor!
İçimde bir mezar kaldı
Yüreğime elem düştü
Sanki koca âlem düştü
Ellerimden kalem düştü
Şair öldü, yazar kaldı
19 Haziran 2026/Trabzon
M. NİHAT MALKOÇ
M. Nihat Malkoç
M. Nihat Malkoç Şiirleri
İki Kalp
Giden gider herkes kendi yoluna biten bitmiştir
Nadir görülür aşkı sonuna kadar götüren becerebilen
Kalpten iki damla gözyaşları süzülse de hayat devam ediyor
Dipsiz bir kuyunun eşiğinde anlaşılır ''iki kalp'' kıymetini bilen
Ömründen ömür giderken kendini sorgularken yüzleşmekten korkarsın
Aynaya bakınca düşündürür seni hep sevildim mi? yoksa sevilmedim mi?
Ayrılık acısı içinde saklı iken oysa cevabını hiç bir zaman bulamazsın
Bilinmeyenin kendisi ''iki kalp''te gizli yürekten mi? yoksa ihanetten mi?
Sevenin halinden kimse anlamaz dost gördüğün herkese asla inanma sakın
En masum saf ve temiz halin gülüşleri o güzel kalbindedir yalnızlığında
''İki kalp' 'ten'' yaşanan acı tatlı anıları kaldı geriye bu kırık dökük aşktan
Kapının önünde yarım kalan hüzünlü aşkın duygusu hiç bitmeyen sevdamızda
Aklıma gelirken o yüzün neden bitirdik bende sen gibi bulamadım
Yıllar sonra benim de aklımda o malum soru sevdik mi sevilmedik mi
Öyle çok masumdun ki oysa ki şimdi geriye dönsek hiç seni üzmezdim
İki farklı hayatta çarparken küçük ''iki kalp'' ikimizde sevemedik kimseyi
ALİ ÇETİNKAYA
Ali Çetinkaya
Ali Çetinkaya Şiirleri