Gününüz Güzel Geçsin
Gününüz güzel geçsin.
Hastalıklar sizi bulmasın!
Ömrünüz güzel geçsin,
Sizi Allah esirgesin!
Melekler sizinle beraber olsun,
Canlar sizleri seviyorum.
Allah'ta sizleri sevsin,
Bizleri de korusun!
Mert ÇÖLOK
Gününüz Güzel Geçsin
Gününüz güzel geçsin.
Hastalıklar sizi bulmasın!
Ömrünüz güzel geçsin,
Sizi Allah esirgesin!
Melekler sizinle beraber olsun,
Canlar sizleri seviyorum.
Allah'ta sizleri sevsin,
Bizleri de korusun!
Mert ÇÖLOK
Kara Tren
Kara tren İlk gurbete gelen misafir işçiler
En lüksleri Kara Tren
Kalabalığın içinde
Valizlerle koşturanlar
İstanbul Sirkeci garı
Unutulmayan anılar
Çocukluk yıllarım
Ne büyük sevinç ne büyük heyecan
Gözlerde mutluluk okunuyordu
Coşkuyla doluyduk
Kalabalığın içinde hayaller kuruyorduk
Başka ülke başka düzen
Sadece anne baba sevgisiyle
Ailece hep beraber
Kara tren dumanı sesi tüyler ürpertiyor
Kulaklarımızda o anın hep sesleri
Camlardan bakışımızda
Şehir şehir başka bir güzellik
Göz kamaştıran
Kara Tren ilk yolculuğum
Hiç unutulmaz güzel anılarım
Fatma duran
Fatma Duran
Kalır Diye
KALIR DİYE
Hatamla kabul edemedim;
Dermansız derdimi alır diye!
Eskisi gibi sözlerime hayat!
Boyu eklemedim kalır diye;
Kendi kendime yazdım aşkın,
Acı gözyaşını resmime bakıp,
Çektim derdimin fotoprafını!
Bir köşede bırakmam kalır diye;
İkinci doğum günüm gelir!
Zamanla güvenip mutlu eder;
Şair gözyaşım hüzünle aşkla;
Bir gün hediyemdir atılır diye!
Bir gülüş bir acıya bedel,
Mutluluk hüzünle güzel!
Zamanla zaman şiirlerim!
Güzeldir saklarım satılır diye,
Ali Torun
Şair Ve Yazar
10/01/2026
(Cumartesi)
©Ali Torun
Ali Torun
Hoşgeldin Şehr-i Ramazan
On bir ayın sultanı, nurunla geldin,
Gönlüme ferahlık, sürurla geldin,
Müminlere büyük gururla geldin,
Hoş geldin hoş geldin şehr-i Ramazan.
On bir ay bekledik, yoluna baktık,
Gönül kandilini, aşk ile yaktık,
Dünyalık ne varsa, geri(de) bıraktık,
Hoş geldin hoş geldin şehr-i Ramazan.
Kur’an’ın nuruyla yıkansın özler,
Secdeye kapansın yaş döken gözler.
Hakk’ın rızasını ararken yüzler,
Hoş geldin hoş geldin şehr-i Ramazan.
İbrahim Değerli..18.2.2026.
İbrahim DEĞERLİ
Çekmeye Değmezmiş
Bakınca şu mahzun, garip duruma,
Ettiğin ihanet gitti zoruma
Gerek yok aşk için başka yoruma
Çekmeye değmezmiş, inan bu sevda.
Koskoca bir ömrü, harcadım boşa
Yazı baharımı döndürdün kışa
Yazıkmış dökülen o kanlı yaşa
Çekmeye değmezmiş, inan bu sevda.
Meğerse yalanmış, o gülen yüzler
Ettiğin yeminler, verdiğin sözler
Boşuna yolunu gözlemiş gözler
Çekmeye değmezmiş, inan bu sevda.
Uykusuz geceler ömrümden çaldı
Beni boş hayale, düşlere saldı
Elimde sadece, bir resmi kaldı
Çekmeye değmezmiş, inan bu sevda.
İbrahim Değerli..25.2.2026
İbrahim DEĞERLİ
Elimde Resmin
Dün gece elimde, yar yine resmin
Zümrüt gözlerine bakar dururum.
Gözümün önünde hayali cismin
Önünde boynumu büker dururum.
Gözümde canlanır bir bir anılar
Bilmem nere gitti, o güzel yıllar
Hasreti sen diye, sararken kollar
Gönlümün kahrını çeker dururum.
Gezip dolaşırım yaban ellerde
Mecnun Kerem gibi, ıssız çöllerde
Gözlerim ararken, seni her yerde
Ardından ağıtlar yakar dururum.
Sevdan bir hançerdir, saplı döşümde
Adın bir feryatdır, her gülüşümde
Rüyalarda seni her görüşümde
Gözümden yaşları döker dururum.
İbrahim Değerli.9.3.2026
İbrahim DEĞERLİ
23 Nisan
23 Nisan,
Neşe doluyor insan.
Atatürk bağımsızlık verdi;
Yoksa halimiz olurdu yaman!
Bugün çocukların günü,
Ulusumuzun egemenlik günü,
Atatürk'ün ruhuna Fatiha okuma günü,
Yaşasın 23 Nisan...
Meclisi açtı Atatürk,
Düşmanı yendi Atatürk,
Türklere Türklük verdi Atatürk,
Yaşasın 23 Nisan.
Bahar geldi,
Çiçekler açtı,
Güneş ısıttı; insanlar coştu,
Yaşasın 23 Nisan...!...
Mert ÇÖLOK
Anneler
Hem insan hem melek mi?
Annelik,ateşe yürümek mi?
Tepeden tırnağa yürek mi?
Çağırın annelerin en arifini
Yapsın şu annelerin tarifini....
Her yerde, her köşede izi var
Kaç eli, ayağı, kaç gözü var?
Başlara şifa, ilaç gibi dizi var
Çağırın annelerin en arifini
Yapsın şu annelerin tarifini....
Uykusuz göze meydan okuyan
Dertli evladı gözden okuyan
Evlat portresini şefkate boyayan
Çağırın annelerin en arifini
Yapsın şu annelerin tarifini....
Eli değmezse, ziyafet lezzetsiz
Evlat doysa,anne doyar ekmeksiz
Alimler yetiştirirler mektepsiz
Çağırın annelerin en arifini
Yapsın şu annelerin tarifini....
Hamur diyerek karakter yoğurur
Anne vardır kahraman doğurur
Evlat suya düşer,,anne boğulur
Çağırın annelerin en arifini
Yapsın şu annelerin tarifini....
Sorsan mesleği de yok maaşı da
Koşturması da bitmez telaşı da
Anne hüzündür en zalim kişide
Çağırın annelerin en arifini
Yapsın şu annelerin tarifini.....
Anne girmezse, kalp taş olur
Hayırsız evladın işi yaş olur
Anne ölür,,evlat yaralı kuş olur
Çağırın annelerin en arifini
Yapsın şu annelerin tarifini....
Şiir Halis Ünlü'ye aittir ✍️✍️
Halis Ünlü
Memet
Karşı yaka memleket,
sesleniyorum Varna'dan,
işitiyor musun?
Memet! Memet!
Karadeniz akıyor durmadan,
deli hasret, deli hasret,
oğlum, sana sesleniyorum,
işitiyor musun?
Memet! Memet!
Nazım Hikmet RAN
Nazım Hikmet RAN
Ahu Gözlüm
Yakılacak yara bu
Yandırır diye içtim.
Dudakların şarabı
Andırır diye içtim.
Kahroldum gidişine
İçtim peşi peşine
Gönlüm senin işine
Son verir diye içtim.
Vurduğun günden beri
Sormadın derbederi
Ateş ettiğin yeri
Söndürür diye içtim.
Ne hal bildin ne hatır
Yazmadın tek bir satır
Senin gibi aldatır
Kandırır diye içtim.
Yokluğun hışım gibi
Bastırdı kışım gibi
Seni de başım gibi
Döndürür diye içtim.
Safi'ye sor sancımı
O bilir ilacımı
İflağ olmaz acımı
Dindirir diye içtim.
Cemal SAFİ
Cemal SAFİ
Düşten Güzel
İlktir baharın gönlümce geldiği
İlktir hem sarhoş hem ayık olduğum
Bir gerçek içindeyim düşten güzel
Sevdiğim gülüyor yanı başımda
Aşkından talihimin düzeldiği
Sen gökte ararken yerde bulduğum
Bir sende gördüm ince ruh ince bel
Sende murada erdim kırk yaşımda
Cahit Sıtkı TARANCI
Cahit Sıtkı TARANCI
İkilem
Sevgi ise, sevişeceğiz seninle ..
Kavga ise, dövüşeceğiz seninle ..
Ölümü de paylaştığımız yaşamda
Ortaklaşa bölüşeceğiz seninle
Özdemir ASAF
Özdemir ASAF
Bir Dünya Düşünürüm
Bir dünya düşünürüm
İlk günden beri;
Açılmış da masallar gülü
Hırsın, kinin kapısı kapanmış,
Yüzlerdeki gülümseme çocuksu,
Gözlerde sevginin ışığı yanmış...
Bir dünya düşünürüm,
Ülküsü kardeşlik.
Yaşlılar korkusuz, çocuklar mutlu
Ve yaşatan sevinçler için yarışta gençlik...
O güzelim dünya ki yüzyıllardır
Bütün altın kalplerce arzulanmış...
Bir dünya düşünürüm;
Sarısında, siyahında, beyazında
Yürekler hep aynı anlayışla çarpar,
Aynı rüzgârla okşanır özgürlük çiçeği bayraklar...
Ararız bir olimpiyat şenliği yer yüzünde,
Düşlerimiz mavi "Arkadia" sabahlarına uzanmış...
Bir dünya düşünürüm:
Öylesine günlük güneşlik,
Orda her şey iyilik, güzellik, dostluk üstüne
Bir dünya düşünürüm bir dünya
Aklın aydınlığında
Duygunun selinde yıkanmış.
Coşkun ERTEPINAR
Coşkun ERTEPINAR
Özgürlük
Eğer kuvvetim yetse benim
Rıhtıma koşarım yalnayak.
Halatlarını bütün gemilerin
Bıçağımla keserim.
Gemiler açılır salınarak,
Ben de artlarından bakarak
Gülerim,
Bütün kuvvetimle bağırarak,
Azat olun gemilerim, azat olun gemilerim!
Eğer kuvvetim yetse benim
Kentin bütün çocuklarını alırım evlerinden
Hepsine kiraz çiçeklerinden
Bir çift kanat takarım.
Çocuklar havalanır uçarak
Ben de artlarından bakarak
Gülerim,
Bütün kuvvetimle bağırarak
Azat olun bebeklerim, azat olun bebeklerim!
Sonra da kendi kendime
Artık işin kalmadı derim,
Çeker arabamı giderim.
Cahit KÜLEBİ
Cahit KÜLEBİ
Çocuklar
I
Ağacım senin kaderin
Bütün çocukların kaderi.
Neler etmedi yirminci yüzyıl
Sabi sübyan demedi.
Bir nazlı kuşa benzer
Çocuk dediğin.
Ev ister ekmek ister,
Öpülmek okşanmak ister.
Ağacım şu dünyanın üstünde
Bir sürü şehir vardır.
Taşlanmış kuşlar gibi tedirgin
Dolaşan çocuklardır.
Masmavi dumanlar tüter
Onların gözlerinde,
Kara çalılara benzeyen bacakları
Toz toprak içinde.
Babası öldü gitti çoğunun
Ya da çarmıhlara gerer kendini,
Çoğunun anası mendil bile bulamaz
Saçlarıyla siler terini.
Ağacım senin kaderin
Bütün çocukların kaderi.
Neler etmedi yirminci yüzyıl
Sabi sübyan demedi.
II
Benim küçük eşkiyam, yavru ceylan!
Bu zayıf kolların, bacakların,
Gün geçtikçe büyür, kuvvetlenir,
Dalları gibi ağaçların.
Öyle bir fırla ki sokaklara
Gölgen yetişemesin,
Duvar diplerinde seril uyu
Gövden güneşlensin.
Dur bahçelerin önünde geceleri
Çiçekleri kokla.
Rüzgarı çek çiğerlerine
İşlesin körük ibi.
Aydınlık pencereler nasıl yanarsa
Öyle ışıl ışıl yansın gözlerin,
Rüzgar gibi yelken gibi ol
Kenti inletsin türkülerin.
Bak dünyamız da güzel ayışığı da
Geceler de gündüzler de güzel,
Gel hep birlikte büyüyelim
Ağacım gel.
Benim küçük eşkiyam, yavru ceylan!
Bu zayıf kolların, bacakların,
Gün geçtikçe büyür, kuvvetlenir,
Dalları gibi ağaçların.
Cahit KÜLEBİ
Cahit KÜLEBİ
Sevgili Öğretmenim
Ben bir çocuğum.
Ali’yim, Ahmet’im, Mehmet’im.
Ayşe’yim, Derya’yım, Kezban’ım.
Tertemiz bir defterim, yazılmamış.
Ben, yumuşacık, her şekle sokulmaya hazır hamurum,
Yoğrulmamış.
Çalışmaya hazır saatim,
Kurulmamış.
Bir ırmağım, yolu çizilmemiş,
Bir dünyayım, keşfedilmemiş.
Sana emanetim, öğretmenim.
Yarının geleceğisin diyorsun,
Hep göğsünü geriyorsun ve Atatürk’ü gösteriyorsun.
Bana geçmişi yaz, satır satır,
Beni koru, beni yoğur, beni kur,
Beni yürüt, beni koştur, beni uçur,
Beni al, Mustafa Kemal yap öğretmenim.
Ahmet ÜST
Karma Arşiv