Şiir şitesi, usta ve amatör şairlerin duygu dolu şiirleri
Yeni Eklenen Şiirler
BANA BİR AŞK BORÇLUSUN Takvimler sessizliğe uyanır bu şehirde,
Geceden kalma hüznü sürer sokaklara sabah.
Her köşe başında senden eksilmiş bir şey,
Her pencerede içeri girmeyi unutmuş bir akşam.
Taş duvarlardan adını geçiriyor rüzgâr,
Senden sonra tamamlayamadı
Hiçbir mevsimi bu şehir.
Ben hâlâ zamanın uğramadığı bir yerde,
Gelmeyecek bir yolun kıyısında duruyorum.
Bir biletim var cebimde,
Üzerinde ne şehir yazıyor ne de tarih.
Yalnızca seninle başlayıp
Sana varamayan bir yolculuk...
Oysa içimde sana ayrılmış
Kaç mevsimlik söz, kaç ömürlük susuş var.
Ben sana kışın ortasında açan papatyalar gibi baktım
Karın altında bile köklerinden vazgeçmeyen
Bir bahara inanır gibi.
Sen,
Hayatın bana söylediği en güzel yalan mıydın,?
Yoksa geç kalmış bir gerçeğin
Kalbime bıraktığı ilk iz mi?
Bilmiyorum.
Bildiğim, yıllardır kapalı duran içimin
Seninle bir kez aralandığı
Orada, bütün yenilgilerine rağmen
Hâlâ sana inanan bir masumun yaşadığı.
Kaç kez adını aradım soğumuş kahvenin dibinde,
Kaç gece bir fincanın sessizliğine
Sığdırdım söyleyemediklerimi.
Telve dağıldı, sabah oldu,
Ben yine aynı cümlenin başında kaldım
Ya bir gün gelirsen...
Ben senden saraylar istemedim,
Gökyüzünü avuçlarıma koymanı da.
Korkularımı bırakabileceğim bir çift el,
Sustuğumda içimde kopan fırtınayı duyabilecek
Yeterdi bir yürek.
Bir akşam,
Yorgunluğunu kapının dışında bırakarak eve dönmek
Mutfakta demlenen çayın buğusunda
Günün bütün ağırlığını unutmak,
Aynı sofrada iki ayrı hayatın
Birbirine yabancı kalmaması...
Benim düşüm buydu sevgili
Geçmişimin kırıklarına dokunurken
Canımı acıtmamayı,
Gözlerime baktığında
Anlatamadığım yılları da görebilmeyi...
Şimdi aramızda söylenmemiş sözler,
Aşılmamış yollar, suskunluğa bırakılmış günler var.
Yine de seni, sol göğsümün altında
Haritalara sığmayan bir memleket gibi taşıyorum.
Belki bir gün, yıllardır içimizde biriken
Bütün kışlar usulca çekilecek dallarımızdan.
Geçmişin hesabını sormadan,
Birbirimize geç kaldığımızı söylemeden
Yeniden başlayacağız.
İşte o gün, sevgili,
Sana bir ömürdür içimde büyüttüğüm
O sözü söyleyeceğim
Bana bir aşk borçlusun.
Öyle birkaç güzel sözle ödenecek,
İlk fırtınada unutulacak bir borç değil bu.
Ben senden geçmişimin hesabını,
Kırılmışlığımın bedelini istemiyorum.
Yalnızca sevebilmenin yeniden mümkün olduğu
Bir hakikat istiyorum.
Birlikte susmayı, birlikte gülmeyi,
Aynı yağmurda ıslanıp
Aynı sabaha uyanmayı...
Birbirimizin yarasını kanatmadan,
Sevgiyi bir alacak verecek meselesine çevirmeden
İki insan olarak birbirimizi seçmeyi...
Sana yalnızca yıllarımı vermedim
Kimseye göstermediğim bir yanımı,
İçimde son kez çaldığım o kapıyı da açtım.
Şimdi yollar aramızda daha fazla büyümeden gel.
Bu ayrılıklar mesafeyle değil,
İnsanın içinde susmaya alışmasıyla başlar.
Eğer sen de bir zamanlar
Aynı hayalin kıyısında durduysan,
Gel.
Ne geçmişi yeniden yaşayalım
Ne de birbirimize verilmemiş sözleri sayalım.
Yalnızca birbirimizin gözlerine bakıp
Bu kez gerçekten kalmayı öğrenelim.
Ben senden bir ömür değil,
Bir ömrün hakkını verecek kadar sevgi istiyorum.
Benim sana borçlu olduğum hiçbir şey yok artık
Seninle yaşanabilecek bir hayatın
Ödenmemiş bir bedeli var içimde.
Bana bir aşk borçlusun...
Gel, bu kez birbirimizi bekletmeden ödeyelim.
Aramızdaki İhtimal İçimizde susan bir anlam var, ne söze sığar ne zamana;
Bir yanım senden doğarken, bir yanım kendine varamaz.
Adımız geçer, henüz yazılmamış bir hikâyede;
Birbirimize değmeden, aynı anlamda çoğalırız.
Aynı göğe bakarız belki, başka düşlerin içinden;
Sen kendinde bir yol ararken, ben sende kalan yönümü…
Bir ihtimal büyür aramızda,
Gerçek olmadan değiştirir bizi.
Belki kavuşmak dediğimiz, birbirine varmak değildir;
Gözlere, sözlere tutunmaktır.
Aynı eksikliği tanımak, başka hayatların içinden;
Birbirine dokunmadan bir anlamda buluşmaktır.
Ben artık sonunu düşünmem, başlangıcını da bilmem;
Aramızda duran şey, ne uzaklık ne de zaman.
Bir bakış, bir dokunuş…
Bir ihtimal var içimizde, sen gelmeden sana dönüşen.
Bu Sevdaya Ne Diyorsun? ASLINDA BUNU BİLİYORSUN,
VE SEN,
HALA”SEN NERELİSİN”?
“D İ Y O R S U N”
İ S K E N D E R U N,
G Ü N E Y D E N’I M,
B E N
P E K İ,
SEN” A Y’I TANIYOR,
MUSUN?
ONU NASIL SEVERİM
BİR BİLSEN,
YOKSA ONU TANIYOR MUYDUN,
S E N?
BEN SON ZAMANLARDA,
KENDİMİ ÖYLE YIKMIŞIM Kİ,
ÖYLE MAHZUN,ÖYLE,
ÇERESİZ, VE ÖYLE GARİBİM Ki,
ARTIK TESELLİ ARAR OLDUM,
Ş İ İ R L E R D E.
BEYHUDE,
UĞRAŞIP DURUYORUM,
BİTİP TÜKENMEYEN,
İŞ İLE,
BİR YANDAN SENSİZLİĞİ,
DİĞER YANDAN HASRETİNİ,
KAZIYORUM
TIRNAK İLE, DIŞ İLE,
ŞİİRLERİMDE SENİ İŞLİYORUM,
TIĞ İLE,NAKIŞ İLE,
GECELER GEÇMESİNE GEÇİYOR
DA ,
HAYAL İLE DÜŞ İLE.
ŞİMDİ SÖYLE ,
SENDEN”VAZGEÇİLİRMİ”
AY PARÇASI,
SEN,
YAŞANTIMIN, ÖMRÜM’ÜN,
T A N R I C A S I
GÖNLÜMDE,
AÇAN GÜLLERİN
EN G O N C A S I.
BEN SANA?
YÜREKTEN BAĞLIYIM.
B U N U,
S E N D E B İ L İ Y O R S U N!
B E N S A N A,
S E V D A L I Y I M,
İ Ş İ T İ Y O R M U S U N?
SÖZ SIRASI SENDE
AYNI GÖRÜŞTEMİSİN,
ŞİMDİ İTİRAF ET,
“K E M A L İ Y E L İ M”,
Ş İ M D İ S E N!
B U S E V D A Y A!
N E D İ Y O R S U N?…!
Ali GARBİOĞLU. Ali GARBİOĞLU
Bir Dünya Düşünürüm Bir dünya düşünürüm
İlk günden beri;
Açılmış da masallar gülü
Hırsın, kinin kapısı kapanmış,
Yüzlerdeki gülümseme çocuksu,
Gözlerde sevginin ışığı yanmış...
Bir dünya düşünürüm,
Ülküsü kardeşlik.
Yaşlılar korkusuz, çocuklar mutlu
Ve yaşatan sevinçler için yarışta gençlik...
O güzelim dünya ki yüzyıllardır
Bütün altın kalplerce arzulanmış...
Bir dünya düşünürüm;
Sarısında, siyahında, beyazında
Yürekler hep aynı anlayışla çarpar,
Aynı rüzgârla okşanır özgürlük çiçeği bayraklar...
Ararız bir olimpiyat şenliği yer yüzünde,
Düşlerimiz mavi "Arkadia" sabahlarına uzanmış...
Bir dünya düşünürüm:
Öylesine günlük güneşlik,
Orda her şey iyilik, güzellik, dostluk üstüne
Bir dünya düşünürüm bir dünya
Aklın aydınlığında
Duygunun selinde yıkanmış.
Özgürlük Eğer kuvvetim yetse benim
Rıhtıma koşarım yalnayak.
Halatlarını bütün gemilerin
Bıçağımla keserim.
Gemiler açılır salınarak,
Ben de artlarından bakarak
Gülerim,
Bütün kuvvetimle bağırarak,
Azat olun gemilerim, azat olun gemilerim!
Eğer kuvvetim yetse benim
Kentin bütün çocuklarını alırım evlerinden
Hepsine kiraz çiçeklerinden
Bir çift kanat takarım.
Çocuklar havalanır uçarak
Ben de artlarından bakarak
Gülerim,
Bütün kuvvetimle bağırarak
Azat olun bebeklerim, azat olun bebeklerim!
Sonra da kendi kendime
Artık işin kalmadı derim,
Çeker arabamı giderim.