Yeni Eklenen Şiirler
Zile'ye Selam Olsun
Zile dedikleri sakin bir şehir
*Altından akıyor koca bir nehir
Tren istasyonda verecek tehir,
Sıla'dan Zile'ye selamım olsun.
Köprübaşı hergün uğrak yerimiz
*Asırlara meydan okur deri'miz
*Onbeşlidir giden yolda çerimiz,
Sıla'dan Zile'ye selamım olsun.
Kaleden bakınca bağlar görülür
Salkım söğütlerden sepet örülür
*Çeltek Baba dersen sakat dirilir,
Sıla'dan Zile'ye selamım olsun.
*Karaşeyh Baba'yı sorarsan eğer
Kara Yakup derler ismine meğer
*Muharrem Dede'dir Zile'ye değer,
Sıla'dan Zile'ye selamım olsun.
Panayır denince aklıma gelir
*Kerem'in sözleri bağrımı delir
Zile Pekmezi'ni dünyalar bilir,
Sıla'dan Zile'ye selamım olsun.
"Veni ,Vidi, Vici " Sezar'ın sözü
Leblebisi başka gülerdir yüzü
Köylünün kentlinin Zile'de gözü
Sıla'dan Zile'ye selamım olsun.
*Önkuzu'ya birlik başlar acılar
*Emine Işınsu yazar Sancı'lar
*Sepetçioğlu'nu görür hacılar,
Sıla'dan Zile'ye selamım olsun.
Karayünbelen'i aşar yolcular
*Dereboğazı'nı keser kolcular!
Acısu Köyü'nde Anşa Bacılar,
Sıla'dan Zile'ye selamım olsun.
Zile Ovası'nda buğday ekilir
Zile Bağları'da meyve dikilir
Deveci Dağı'nda sular çekilir,
Sıla'dan Zile'ye selamım olsun.
*Aynacılar yakmış derler Zile'yi
İl olmakmış bir gün onun dileği
DOĞANAY'ım bilmez asla hileyi,
Sıla'dan Zile'ye selamım olsun
Kemal DOĞANAY
Dip notlar;
* Rivayet odur ki Zile Ovası'ın altından nehir akar.
* Bizde Panayıra: Deri denir.
* Yine Onbeşlilerin Zile'den yola çıktığı söylenir.
* Çeltek Baba; adı geçen meşhur evliya
* Karaşeyh Baba; adı geçen köyde meşhur evliya
* Muharrem Dede; merkezde meşhur evliya
* Aşık Kerem; yazılı kaynaklara göre Zile'de bir gece kalmış ve hanın kapısını yakmıştır.
* Önkuzu; Ülkücü Şehitlerden.
* Sancı; Dursun Önkuzu' nun romanı.
* Sepetçioğlu; Zileli Tarihi Romanlar yazarı.
* Kolcu; odunları yakalayan ormancılar.
* Aynacılar; Kurtuluş Savaşında isyan çıkaran ve Zile'nin bazı mahallelerini top ateşiyle yakan asiler.
Kemal DOĞANAY
Kemal DOĞANAY Şiirleri
Türklerin Vatanı
Her Türkün iki vatanı vardır.
Ana Vatanı ve Ata Vatanı.
Ana Vatanı; Türkiye.
Ata Vatanı ; Türklerin doğup yaşadığı yerdir.
Bunu her Türk bilmeli ve kabul etmelidir.
Kemal DOĞANAY
Kemal DOĞANAY
Kemal DOĞANAY Şiirleri
Buralara Bahar Geldi
Nihayet buralara bahar geldi.
Her yer rengârenk.
Yazdan kalan bir gün sanki,
Kuşlar ötüyor hep aynı ahenk.
Ağaçlar giyinmiş yeşili,
Her biri ayrı bir renk tonu.
Sanırsın kucaklıyor birbirlerini.
Bir ana, bir evlat gibi.
Toprak uyanmış uykusundan,
Yorgun ve bitkin.
Sanki bir asır geçmiş üstünden,
Oldukça sessiz ve sakin.
Güneş usulca değiyor yüzlere,
Kuşlar şarkılar söylüyor.
Rüzgâr yavaş yavaş estikçe,
Yapraklar birlikte dans ediyor.
Meğer bahar yalnız çiçek değilmiş,
Yeniden doğmakmış günlere.
Umutlar tekrar yeşerdikçe,
Belki buluşuruz başka mevsimlerde.
Mustafa KAYNAK
Mustafa KAYNAK Şiirleri
Kaderini Aşamazsın
Bazen dağları aşarsın
Kaderini aşamazsın
Kıymetini bil bugünün
Belki yarın yaşamazsın
Bugün kuş gibi uçsan da,
Etrafa neşe saçsan da,
Menzile yollar açsan da
Belki yarın koşamazsın
Hastalık büker belini
Oynatamazsın elini
Kullanamazsın dilini
Keder basar, coşamazsın
Hüzünlere gark olursun
İşlemeyen çark olursun
Sokaklara terk olursun
Dolarsın da, taşamazsın
Sınırı aşar hüzünler
İçinde yaşar hüzünler
Yürekten taşar hüzünler
Dolar kabın, boşamazsın
Rutin olur istisnalar
Kapını rüzgârlar çalar
Güz misali benzin solar
Bu hâline şaşamazsın
Kirpiğinde boran olur
Sanma ki bir soran olur
Su tutanlar, çıran olur
Ateşini eşemezsin
25/05/2026-Trabzon
M. NİHAT MALKOÇ
M. Nihat Malkoç
M. Nihat Malkoç Şiirleri
Filistinli Yavrular
Filistinli Yavrular
Bir çocuğun gözlerinde korku
Yıkılmış duvarların arasında
Oyuncak yerine taş tutuyor elleri,
Gökyüzü bile ağlıyor Melekler duada
Annesinin sesi yarım kalmış gecede,
Babası sessiz bir dua olmuş enkazda.
Küçücük yürekleriyle çığlıklar içinde
Dünyanın sustuğu yerde
Ey mazlum yavrular,
Sizin gözyaşınız insanlığın imtihanıdır.
Bir lokma ekmeği paylaşan küçücük elleriniz,
Bizlere merhameti yeniden hatırlatır.
Bir gün mutlaka gelecek huzur
Korkular bitecek, susacak zalimler
Mazlumlar yeniden huzur bulacak
Toprak kokusunda özgürce koşacaklar
Allah yardımcınız olsun ey masum yavrular,
Dualarımız göğe yükseliyor sizin için.
Dünya unutsa da,
Mazlumun ahını Rabbimiz unutmaz.
Fatma aduran
Fatma Duran
Fatma Duran Şiirleri
Hiçbir Şeyin Tadı Yoktur
Sensiz bu fâni dünyada
Hiçbir şeyin tadı yoktur
Ha hakikat ha rüyada
Hiçbir şeyin tadı yoktur
Ne huzur var ne de neşe
Yürüyoruz düşe düşe
Hüzne boyanmış her köşe
Hiçbir şeyin tadı yoktur
Kalmadı hayatın gizi
Taşıyor elem denizi
Yaz bitti, boyladık güzü
Hiçbir şeyin tadı yoktur
Her başlayan bitti gayri
Bir el bizi itti gayri
Sona geldik, yetti gayri
Hiçbir şeyin tadı yoktur
Üstümüze çöktü gece
Hep'ten yürüyoruz hiç'e
Çoktan söylendi son hece
Hiçbir şeyin tadı yoktur
Kırılmıştır direğimiz
Issız kalmış yüreğimiz
Kalmamıştır ereğimiz
Hiçbir şeyin tadı yoktur
Nere gitsek dönüşü yok
Yokuşların inişi yok
Gözyaşının dinişi yok
Hiçbir şeyin tadı yoktur
Düşlerimiz olmuş kömür
Demini almıştır ömür
Meğer böyle imiş emir
Hiçbir şeyin tadı yoktur
Koyu siyah renklerimiz
Beyhudeymiş cenklerimiz
Çoktan göçtü denklerimiz
Hiçbir şeyin tadı yoktur
İçi boşalmış yılların
Dönüşü yoktur yolların
Meyvesi nerde dalların?
Hiçbir şeyin tadı yoktur
Doğan güneş sıcak değil
Saran toprak, kucak değil
Ocak bizim ocak değil
Hiçbir şeyin tadı yoktur
Saatimiz durmuş sanki
Bir el sona kurmuş sanki
Zembereği kırmış sanki
Hiçbir şeyin tadı yoktur
Koku vermiyor çiçekler
Toprağa küsmüş böcekler
-miş'lere dönmüş -ecek'ler
Hiçbir şeyin tadı yoktur
Dizlerde kalmamış derman
Boşadır kalbini yorman!
Yücelerden gelmiş ferman
Hiçbir şeyin tadı yoktur
Yıllar sanki ân gibidir
Gözyaşımız kan gibidir
Hüzün çağlayan gibidir
Hiçbir şeyin tadı yoktur
İçim ağlar, güler dışım
Baharı yolcular kışım
Kirpiğime değer yaşım
Hiçbir şeyin tadı yoktur
Kıymeti yok hiçbir sözün
Ne yokuşun ne de düzün
Ha gece ha da gündüzün
Hiçbir şeyin tadı yoktur
Kader, ağını örmüştür
Sor kim murada ermiştir?
Hakim hükmünü vermiştir
Hiçbir şeyin tadı yoktur
Kaf Dağı'nda kaldı peri
Avazım tuttu her yeri
Bu son demdir, çek hançeri!
Hiçbir şeyin tadı yoktur
23/05/2026-Trabzon
M. NİHAT MALKOÇ
M. Nihat Malkoç
M. Nihat Malkoç Şiirleri
Hasret Türküsü
Gurbete gitmeyi kolaydır sanma,
Ne çileler çektin yaz da görelim!
Sakın ola yalan dünyaya kanma,
Çal şu türküleri saz da görelim!
Kendini bilmezler söylenir durur
Zalim avcı dağda Ceylanı vurur
Yağmurlar kesilmiş dereler kurur,
Dağları geçeni düz de görelim!
Güller deste deste elimde sapı
Gönlümde açılır mübarek kapı
Günü gelir sen de yutarsın hapı,
Çektiklerin yeter yüz de görelim!
Fırat coşkun akar Dicle karalı
Sevdiğim kızların hepsi buralı
Dostlarım gurbette seni soralı,
Sırlı düğümleri çöz de görelim!
Bizim için derya deniz olmalı
Sevda dedikleri uzak kalmalı
Bu gece şarkılar dertli çalmalı,
Dağılan tesbihi diz de görelim.
Yazdan yaza öter yuvada bülbül
Hayatıma girmiş nazende bir gül
Ne güzel kokuyor ellerde sümbül,
Tut şu ellerimden göz de görelim!
DOĞANAY'ım derdim dağları aşar
Yağmurlar çok yağsa dereler taşar
Gurbetten dönenler yollarda şaşar,
Hasret Türküsünü söz de görelim!
Kemal DOĞANAY
Kemal DOĞANAY
Kemal DOĞANAY Şiirleri
Ayşe Teyze
HAKKINI HELAL ET AYŞE TEYZE
Yeni bir bavul aldım
Eski ne varsa doldurdum.
Kıymeti bilinmemiş gülümsememi
Hep hayal kalan hayallerimi
Ve yıllardır özür bekleyen kalbimi
Eskimiş ne varsa doldurdum....
Yoruldum artık, sözlerini test etmek için
Yalancıların gözlerine bakmaktan ..
Süslü cümleleri usta yalancılara
Maskeleri riyâkarlara
Hançerleri hainlere bıraktım ..
Sırtımı alıp gidiyorum bu şehirden...
Özlersin deme Ayşe teyze!
Özlemem insanların iki yüzünü
Özlemem bu yıldızsız gökyüzünü
Ne yalakalık için herşeye gülenleri
Ne de ağaç katili bu gökdelenleri ...
Çocukluğumun endişesiz gülüşleri hatırına
Özlerim belki biraz eski mahallemi...
Ayşe teyze! annemin mezarı sana emanet
Ara sıra uğra çiçekleri sula, dua et
Annem de hakkını helal etsin
Gidiyorum onu hep ağlatan bu şehirden..
İyiliklerimi denize attım
Yani çıkarcılara göre enayiliklerimi
Ziyanı yok Hâlık bilir elbet....
Nakliyesi aklımdır
Hep alay edilen nasihatlerimin ..
Yanımda götüreceğim
Bu bozuk çağa uymayan görüşlerimi.
Çocuklara emanet ettim gülüşlerimi
Çünkü en çok onlarla gülüp eğlendim
Hakkınızı helal edin çocuklar
Gidiyorum bu ekşi suratlı şehirden .....
Bu şehirde
Sadece yerin altında değil
Yerin üstünde de lağam var ;
Üstelik dışı tertemiz, bakımlı
Sadece mezarlıkta değil
Şehrin her köşesinde ölüler var
Hem de vuran, kıran, kahkaha atan ....
Trafik sadece yollarda değil
İnsanlar sıraya girmiş
Birbirlerini aldatmak için ...
Sadece ekmek yarışı yok bu şehirde
Dillerde annelere sövme yarışı var...
Benim bu şehire olan günahsız sevgim
Şimdi gönül dağımda bir eşkıya oldu
İnmez artık kalbimin ovasına
Hakkınızı helal edin
Ey bu şehri hala sevebilen masumlar
İçim nefret dolu gidiyorum bu şehirden..
Özlersin deme Ayşe teyze!
Özlemem insanların iki yüzünü
Özlemem bu yıldızsız gökyüzünü
Hadi sen de sil köy tüten iki gözünü
Baksana hiçbir yerde çiçek kalmadı
Mezarlıktan ve senin saksılardan başka
Hakkını helal et Ayşe teyze
Gidiyorum çiçekleri çalınmış bu şehirden ...
Şiir: Halis Ünlü'ye aittir ✍️✍️.
Halis Ünlü
Halis Ünlü Şiirleri
Çok Okunan Şiirler
Memet
Karşı yaka memleket,
sesleniyorum Varna'dan,
işitiyor musun?
Memet! Memet!
Karadeniz akıyor durmadan,
deli hasret, deli hasret,
oğlum, sana sesleniyorum,
işitiyor musun?
Memet! Memet!
Nazım Hikmet RAN
Nazım Hikmet RAN
Nazım Hikmet RAN Şiirleri
İkilem
Sevgi ise, sevişeceğiz seninle ..
Kavga ise, dövüşeceğiz seninle ..
Ölümü de paylaştığımız yaşamda
Ortaklaşa bölüşeceğiz seninle
Özdemir ASAF
Özdemir ASAF
Özdemir ASAF Şiirleri
Düşten Güzel
İlktir baharın gönlümce geldiği
İlktir hem sarhoş hem ayık olduğum
Bir gerçek içindeyim düşten güzel
Sevdiğim gülüyor yanı başımda
Aşkından talihimin düzeldiği
Sen gökte ararken yerde bulduğum
Bir sende gördüm ince ruh ince bel
Sende murada erdim kırk yaşımda
Cahit Sıtkı TARANCI
Cahit Sıtkı TARANCI
Cahit Sıtkı TARANCI Şiirleri
Ahu Gözlüm
Yakılacak yara bu
Yandırır diye içtim.
Dudakların şarabı
Andırır diye içtim.
Kahroldum gidişine
İçtim peşi peşine
Gönlüm senin işine
Son verir diye içtim.
Vurduğun günden beri
Sormadın derbederi
Ateş ettiğin yeri
Söndürür diye içtim.
Ne hal bildin ne hatır
Yazmadın tek bir satır
Senin gibi aldatır
Kandırır diye içtim.
Yokluğun hışım gibi
Bastırdı kışım gibi
Seni de başım gibi
Döndürür diye içtim.
Safi'ye sor sancımı
O bilir ilacımı
İflağ olmaz acımı
Dindirir diye içtim.
Cemal SAFİ
Cemal SAFİ
Cemal SAFİ Şiirleri
Bir Dünya Düşünürüm
Bir dünya düşünürüm
İlk günden beri;
Açılmış da masallar gülü
Hırsın, kinin kapısı kapanmış,
Yüzlerdeki gülümseme çocuksu,
Gözlerde sevginin ışığı yanmış...
Bir dünya düşünürüm,
Ülküsü kardeşlik.
Yaşlılar korkusuz, çocuklar mutlu
Ve yaşatan sevinçler için yarışta gençlik...
O güzelim dünya ki yüzyıllardır
Bütün altın kalplerce arzulanmış...
Bir dünya düşünürüm;
Sarısında, siyahında, beyazında
Yürekler hep aynı anlayışla çarpar,
Aynı rüzgârla okşanır özgürlük çiçeği bayraklar...
Ararız bir olimpiyat şenliği yer yüzünde,
Düşlerimiz mavi "Arkadia" sabahlarına uzanmış...
Bir dünya düşünürüm:
Öylesine günlük güneşlik,
Orda her şey iyilik, güzellik, dostluk üstüne
Bir dünya düşünürüm bir dünya
Aklın aydınlığında
Duygunun selinde yıkanmış.
Coşkun ERTEPINAR
Coşkun ERTEPINAR
Coşkun ERTEPINAR Şiirleri
Çocuklar
I
Ağacım senin kaderin
Bütün çocukların kaderi.
Neler etmedi yirminci yüzyıl
Sabi sübyan demedi.
Bir nazlı kuşa benzer
Çocuk dediğin.
Ev ister ekmek ister,
Öpülmek okşanmak ister.
Ağacım şu dünyanın üstünde
Bir sürü şehir vardır.
Taşlanmış kuşlar gibi tedirgin
Dolaşan çocuklardır.
Masmavi dumanlar tüter
Onların gözlerinde,
Kara çalılara benzeyen bacakları
Toz toprak içinde.
Babası öldü gitti çoğunun
Ya da çarmıhlara gerer kendini,
Çoğunun anası mendil bile bulamaz
Saçlarıyla siler terini.
Ağacım senin kaderin
Bütün çocukların kaderi.
Neler etmedi yirminci yüzyıl
Sabi sübyan demedi.
II
Benim küçük eşkiyam, yavru ceylan!
Bu zayıf kolların, bacakların,
Gün geçtikçe büyür, kuvvetlenir,
Dalları gibi ağaçların.
Öyle bir fırla ki sokaklara
Gölgen yetişemesin,
Duvar diplerinde seril uyu
Gövden güneşlensin.
Dur bahçelerin önünde geceleri
Çiçekleri kokla.
Rüzgarı çek çiğerlerine
İşlesin körük ibi.
Aydınlık pencereler nasıl yanarsa
Öyle ışıl ışıl yansın gözlerin,
Rüzgar gibi yelken gibi ol
Kenti inletsin türkülerin.
Bak dünyamız da güzel ayışığı da
Geceler de gündüzler de güzel,
Gel hep birlikte büyüyelim
Ağacım gel.
Benim küçük eşkiyam, yavru ceylan!
Bu zayıf kolların, bacakların,
Gün geçtikçe büyür, kuvvetlenir,
Dalları gibi ağaçların.
Cahit KÜLEBİ
Cahit KÜLEBİ
Cahit KÜLEBİ Şiirleri
Özgürlük
Eğer kuvvetim yetse benim
Rıhtıma koşarım yalnayak.
Halatlarını bütün gemilerin
Bıçağımla keserim.
Gemiler açılır salınarak,
Ben de artlarından bakarak
Gülerim,
Bütün kuvvetimle bağırarak,
Azat olun gemilerim, azat olun gemilerim!
Eğer kuvvetim yetse benim
Kentin bütün çocuklarını alırım evlerinden
Hepsine kiraz çiçeklerinden
Bir çift kanat takarım.
Çocuklar havalanır uçarak
Ben de artlarından bakarak
Gülerim,
Bütün kuvvetimle bağırarak
Azat olun bebeklerim, azat olun bebeklerim!
Sonra da kendi kendime
Artık işin kalmadı derim,
Çeker arabamı giderim.
Cahit KÜLEBİ
Cahit KÜLEBİ
Cahit KÜLEBİ Şiirleri
Sevgili Öğretmenim
Ben bir çocuğum.
Ali’yim, Ahmet’im, Mehmet’im.
Ayşe’yim, Derya’yım, Kezban’ım.
Tertemiz bir defterim, yazılmamış.
Ben, yumuşacık, her şekle sokulmaya hazır hamurum,
Yoğrulmamış.
Çalışmaya hazır saatim,
Kurulmamış.
Bir ırmağım, yolu çizilmemiş,
Bir dünyayım, keşfedilmemiş.
Sana emanetim, öğretmenim.
Yarının geleceğisin diyorsun,
Hep göğsünü geriyorsun ve Atatürk’ü gösteriyorsun.
Bana geçmişi yaz, satır satır,
Beni koru, beni yoğur, beni kur,
Beni yürüt, beni koştur, beni uçur,
Beni al, Mustafa Kemal yap öğretmenim.
Ahmet ÜST
Karma Arşiv
Karma Arşiv Şiirleri