Yeni Eklenen Şiirler
ESMER SIĞINAĞIM
Kurumuş bir lavantada saklı evren.
Ferforje çitlerde siyah antipas,
Obsesif karıncaların sırtında taşınan sabır…
Parantezin dışına düşmüş silik bir insan izi
Ben.
Kendime giden yolun
Bilmediğim bir yerindeyim.
Zehirle panzehir arasında
Eski bir rüzgâr esiyor.
Gel.
Kalabalıkları yarıp gel.
Bütün kelimelerin yarım bıraktığı
O aşkı al yanına.
Gümüş bir mızıkada gün ağarsın
Ezgisi, içimizde yıllardır
Uyumayan çocuğu uyandırsın.
Boynumda akşamdan kalma bir sızı,
Gülüşümde sana ayrılmış bir yer var.
Heybendeki kaçak düşleri bırak oraya
Biraz da yaşanmamış günlerden konuşalım.
Avuçlarımda kestane kabukları,
Dizlerimde toprağın serinliği.
Göğsümden bir yaz söktüm
Deniz kabuklarını,
Güneşte solmuş bez ayakkabıları
Eski bir rafa kaldırdım.
Hamakta çocukluğumun izi duruyor.
İpler gevşemiş,
Gökyüzü biraz daha uzak.
Bir kahkaha ilişmiş kumaşın kıyısına
Dokunmadım.
Porselen kupada ıhlamur,
Camın ardında ince bir yağmur.
Sana uzattığım ellerimde
Bir akşamın bütün sıcaklığı.
Sen, esmer sığınağım,
İki gözüm…
Ekim,
Ört üstümüzü yavaşça.
Dışarıda dünya kendi hükmünü sürsün,
Biz, birbirimize yetişmek için
Hiçbir yere gitmeyelim.
Sabah olduğunda
Ne geçmişi bağışlayalım
Ne yarına söz verelim.
Yalnızca kalalım,
Birbirimizin yanında,
Olduğumuz gibi.
Ekim, ört üstümüzü.
Yaprakların altında
Henüz adı konmamış bir bahar var.
Onu uyandırma.
Şiirleri
Kır Çiçeğim
Aslında bilmezdim kır çiçeklerinin
Bu kadar güzel olduğunu,
Bu kadar anlamlı yer tuttuğunu
Bir insanın yüreğinde...
Meğer her çiçeğin bir hikâyesi varmış,
Her rengin sakladığı bir hüzün,
Ben seni tanıyana kadar bilmezdim
Bir çiçeğe sığarmış koca bir ömür.
Şimdi hangi kır çiçeğine baksam,
Bir parça sen düşüyor aklıma.
Sanki bütün güzellikler toplanmış da
Senin adını yazmış toprağa.
Aslında bilmezdim kır çiçeklerinin
İnsana seni hatırlatacağını,
Bir gün bir çiçeğin başında durup
Birini sessizce özleyeceğimi...
Özledim seni kır çiçeğim.
Mustafa Uysal
Mustafa Uysal Şiirleri
Cumhuriyet Ülküsü
Canımızdan azizdir kanla sulanan toprak
İznimiz olmayınca yere düşemez yaprak
Kuruldu Cumhuriyet, alınlarımız apak
İnsanca yaşamanın adıdır Cumhuriyet!
Onurun, haysiyetin tadıdır Cumhuriyet!
Zafer yolculuğuna Orta Asya’dan çıktık
Esaret zincirinden, prangalardan bıktık
Cesaret balyozuyla zulmün bendini yıktık
İstiklâlin gür sesi, adıdır Cumhuriyet!
Var olmanın hazzıdır, tadıdır Cumhuriyet!
Bu dünyayı asude kılmak ceddin niyeti
Rabbim Türk milletine bahşetti hürriyeti
Başımıza taç ettik, kurduk Cumhuriyeti
İlim, irfan yolunun adıdır Cumhuriyet!
Toprağını sevmenin tadıdır Cumhuriyet!
Çekince yiğit asker kılıcını kınından...
Yol verdi serhat boyu ceddimin akınından
Ecnebi orduları geçemez yakınından
Uygarca yaşamanın adıdır Cumhuriyet!
Zaferlerin meyvesi, tadıdır Cumhuriyet!
Hak yok, vazife vardı; edâ eyledi yiğit!
Canını vatanına fedâ eyledi yiğit!
Son nefesini verip vedâ eyledi yiğit!
Ölümsüzlük yolunun adıdır Cumhuriyet!
Bu yolda yürümenin tadıdır Cumhuriyet!
Meydanları dar etti alev yeleli atlar
Bu amansız koşuda kısraklar bile çatlar
Ak topraklar uğruna söndü nice hayatlar
Vatan için ölmenin adıdır Cumhuriyet!
Şehadet şerbetinin tadıdır Cumhuriyet!
Viyana önlerinde şanlı ordumun izi
Okyanusları geçen, nasıl geçmez denizi?
Küstah palikaryalar nerden bilsinler bizi?
Zaferlere koşmanın adıdır Cumhuriyet!
Özgürlüğün o eşsiz tadıdır Cumhuriyet!
Kibir abideleri, eğilmezler eğildi
Kanımızı akıtan, kanımızda boğuldu
29 Ekim'de ufuktan hür doğuldu
İstiklâle doğmanın adıdır Cumhuriyet!
Çekilen sancıların tadıdır Cumhuriyet!
Gazi Mustafa Kemal nice köprüler kurdu
Zalimlerin elinden çekip kurtardı yurdu
Kalbindeki imanla destanlar yazdı ordu
Diriliş muştusunun adıdır Cumhuriyet!
Yeniden var olmanın tadıdır Cumhuriyet!
Hainleri yerlere serdiğimiz gün bugün
Şehadet goncaları derdiğimiz gün bugün
Huzurun yücesine erdiğimiz gün bugün
Özgürce var olmanın adıdır Cumhuriyet!
Hep payidar kalmanın tadıdır Cumhuriyet!
Bugün börtü böcekler, mestanlar türkü söyler
Prangalar çözülür, hür canlar türkü söyler
Asırlar dile gelir, destanlar Türk'ü söyler
İrfan meşalesinin adıdır Cumhuriyet!
Türk'çe dimdik duruşun tadıdır Cumhuriyet!
Ay yıldızlı al bayrak gökte süzülsün gayri
Dostlarımız mutlansın, düşman üzülsün gayri
Saadet denizinde her dem yüzülsün gayri
Dürüstlüğün şiarı, adıdır Cumhuriyet!
Şahsiyetin, vakarın tadıdır Cumhuriyet!
Yüzümüz gülsün gayri, gelin bayramlaşalım
Sığmayız enginlere, bendimizi aşalım
Mâziden hız alarak istikbâle koşalım
Bu dünya cennetinin adıdır Cumhuriyet!
Hürriyet kuşanmanın tadıdır Cumhuriyet!
Davul-zurna çalınsın, yurtta şölen var bugün
Ağlayışlara paydos, kalpten gülen var bugün
Gözlerden akan yaşı, şükür, silen var bugün
Vefanın, sadakatin adıdır Cumhuriyet!
Birliğin çeşmesinin tadıdır Cumhuriyet!
Ey dumanlı dağların baş eğmeyen kartalı!
Şehitlerin kanıdır şanlı bayrağın alı
Bu millet evvel ahir, vatanına sevdalı
İsmailce duruşun adıdır Cumhuriyet!
Yurda kurban olmanın tadıdır Cumhuriyet!
Ey gönlümün dilberi, nice yaşların olsun!
Haine diz çöktüren yiğit başların olsun!
Hürriyet göklerinde uçan kuşların olsun
Koç yiğitlerin göbek adıdır Cumhuriyet!
Özgürlüğe uçmanın tadıdır Cumhuriyet!
M. NİHAT MALKOÇ
https://www.youtube.com/watch?v=1kjjML9hDmQ
M. Nihat Malkoç
M. Nihat Malkoç Şiirleri
İki Kalbin Eşiği
Bir mektup bırakmışım yılların avucuna,
Adını yazmadan anlatmışım sana.
Kâğıdın kıvrımında bekleyen bir yol,
Her cümlesi açılır başka bir zamana.
Sen uzak bir düşün içinde,
Ben yarım kalmış günlerin ötesinde.
Saatler geçer, yollar uzar aramızda,
Bir ömür büyür sessizce bekleyişin ardında.
Bazen bir ses yeter uzaklıkları aşmaya,
Bir bakış dokunur yıllardır sakladığına.
Ne geçmiş kalır aramızda, ne yarın,
Kalp kendi yolunu bulur sana varınca.
İki kalbin eşiğinde bekleyen bir umut,
Anılar yeşeren günlere yeniden dokunur.
Bir adımın bütün zamanı değiştirdiği yerde,
Kavuşmak sana dair, ellerimde ellerin.
Serkan sebepsizceaşk
Serkan SEBEPSİZCEAŞK
Serkan SEBEPSİZCEAŞK Şiirleri
GÜLÜŞÜNDEN ÖPMEK
Son bir kez sesini görmek istedim.
Evet, sesini görmek…
Bazı sesler duyulup geçmez
İnsanın en kuytu yerine dokunur,
Orada bir ömür susmaz.
Son bir kez gülüşünden öpmek istedim,
Dünyanın kederini unuttuğum
O eski baharından.
Ne giden dönerdi geriye
Ne de zaman onarırdı kırıldığı yerden insanı.
Ama olsun…
İnsan bazen iyileşmek için değil,
Bir kez daha kanamak için özler.
Sana söyleyemediğim ne çok şey birikti,
Her gece içime kıvrılıp uyuyan.
Adını anmadım belki,
Ama sustuğum her yerde sen vardın
Bir şarkının yarım kalan yerinde,
Bir akşamın erken kararan yüzünde,
En çokta kimsenin bilmediği
O iç çekişimde…
Adımı unutmuş olsan bile,
Bir zamanlar nasıl söylediğini
Hatırlaman yeterdi.
Hani insan bir vedayı
Bütün ömrüne sığdıramaz ya…
Ne kal demeye gücüm vardı
Ne de git diyebilecek kadar yabancıydın bana.
Sadece biraz daha bakmak istedim,
Gözlerinde bir zamanlar
Benim de yaşadığım o dünyaya.
Şimdi sesin, içimde susmayan bir yankı
Gülüşün, dokunamadığım bir uzaklık.
Ben hâlâ o son anın kıyısındayım.
Ah bir bilsen,
İnsan bazen sarılmayı değil,
Söyleyemediği son sözü özlüyor.
İçinde hâlâ bahar dururken
Bir vedanın kışında kalıyor.
Son bir kez sesini görmek istedim.
Son bir kez
Gülüşünden öpmek…
Belki de bütün mesele buydu.
Yalnızca,
Bir zamanlar sevdiğim o insana
Son kez bakıp
İçimde sana ayrılan yeri
Sessizce uğurlamak istedim.
Olmadı.
Sen gittin.
Ardından kapandı bütün yollar,
Hiç kapanmadı içimde bir kapı.
Şimdi anlıyorum…
Giderken benden
Götürmedin yalnızca bir parça.
Bende kalan ne varsa
Sana aitmiş meğer.
Ali Fırat Dicle
Ali Fırat Dicle Şiirleri
Vatanı Sevmek
Vatan için dersen doğru yoldasın,
Vatanı sevmenin bir bedeli var.
Kartallar gibisin yüksek daldasın
Vatanı sevmenin bir bedeli var.
Vatanın kalbinde al bayrak yatar
Sahip çıkmaz isen vatanın batar
Yurdunu sevmeyen vatanı satar,
Vatanı sevmenin bir bedeli var.
Kürşat saray bastı vatanı için
Böylesi destanı yazamadı Çin
Vatanı sevene sorarsan niçin?
Vatanı sevmenin bir bedeli var.
Türkün Destanı'nı okumak gerek
İlmek ilmek kilim dokumak gerek
Şimşek gibi gökte çakımak gerek,
Vatanı sevmenin bir bedeli var.
DOĞANAY'ım vatan kutsal topraktır
Gökte dalgalanan Şanlı bayraktır
Türkün Destanını yazan yapraktır,
Vatanı sevmenin bir bedeli var.
Kemal DOĞANAY
Kemal DOĞANAY
Kemal DOĞANAY Şiirleri
Kim Kötü?
Bildiğin gibi değilim artık.
Çok değiştiğimi söylüyorlar,
Kötü olduğumu, hatta kalbimin olmadığını.
Ben böylesine kötü müydüm, gel de söyle onlara.
Değil mi ki insanlar görmek istediğini görür,
Ben nasıl görünürdüm sende?
Bildiğin çoğu şeyi unut bende!
Belki çoktan unutmuş olsan da.
Yalnızca hatıralar mı kaldı geçen zamanda?
Hiç hatırlanmak istemesem de.
Oysa hayatın yokuşu zor,
Ben şimdi uçurumdayım.
Bir zamanlar kanat olsan,
Gözüm kapalı uçardım.
Sessizce bir köşede ağlasan duyardım.
Seni sevdiğimi söyleyemeyecek kadar korkaktım.
Sen bildiğin halde hep susardın.
Ben de olmayacağını bildiğimden korkardım.
Şimdilerde çok cesurum,
Bilsem yarın öleceğimi belki gülümser geçerdim.
Bakma insanların konuştuklarına
Ya da haklılığına,
Ben çok değiştim.
Bundan böyle beni kötü bil.
Hiç sevmedim say,
Ben seni öyle saydım.
Kim iyi kim kötü bilinmez ama
Ben gerçekten sevildiğimi sandım.
Uğur FURUNCU
Uğur FURUNCU Şiirleri
Özlemin Öte Yakası
Bir yanımda sen varsın, bir yanımda sonbahar,
Geceye adını fısıldar rüzgârlar,
Bir yaprak düşer suya, ardından bin hatıra,
Her dalga biraz daha sürükler beni sana.
Kıyılar suskun şimdi, deniz gözlerin,
Her köpükte saklı sanki bana dair sözlerin.
Ufukta seni arar yorgun bekleyişlerim,
Bir türlü dinmek bilmez içimdeki özlem.
Kaç mevsim geçti sensiz, kaç akşam söndü içimde,
Bir yanım hep seninle, bir yanım yangın yeri,
Zaman yaprak yaprak dökülür ömrümden,
Bir tek senin izin silinmedi yüreğimden.
Özlemin öte yakası, kavuşmanın kıyısı,
Ellerinde son bulsun yılların ayrılığı.
Bir gün başını koysan yüreğimin üstüne,
Bir ömür beklemek değer o tek güne.
Serkan sebepsizceaşk
Serkan SEBEPSİZCEAŞK
Serkan SEBEPSİZCEAŞK Şiirleri
Çok Okunan Şiirler
Memet
Karşı yaka memleket,
sesleniyorum Varna'dan,
işitiyor musun?
Memet! Memet!
Karadeniz akıyor durmadan,
deli hasret, deli hasret,
oğlum, sana sesleniyorum,
işitiyor musun?
Memet! Memet!
Nazım Hikmet RAN
Nazım Hikmet RAN
Nazım Hikmet RAN Şiirleri
Bu Sevdaya Ne Diyorsun?
ASLINDA BUNU BİLİYORSUN,
VE SEN,
HALA”SEN NERELİSİN”?
“D İ Y O R S U N”
İ S K E N D E R U N,
G Ü N E Y D E N’I M,
B E N
P E K İ,
SEN” A Y’I TANIYOR,
MUSUN?
ONU NASIL SEVERİM
BİR BİLSEN,
YOKSA ONU TANIYOR MUYDUN,
S E N?
BEN SON ZAMANLARDA,
KENDİMİ ÖYLE YIKMIŞIM Kİ,
ÖYLE MAHZUN,ÖYLE,
ÇERESİZ, VE ÖYLE GARİBİM Ki,
ARTIK TESELLİ ARAR OLDUM,
Ş İ İ R L E R D E.
BEYHUDE,
UĞRAŞIP DURUYORUM,
BİTİP TÜKENMEYEN,
İŞ İLE,
BİR YANDAN SENSİZLİĞİ,
DİĞER YANDAN HASRETİNİ,
KAZIYORUM
TIRNAK İLE, DIŞ İLE,
ŞİİRLERİMDE SENİ İŞLİYORUM,
TIĞ İLE,NAKIŞ İLE,
GECELER GEÇMESİNE GEÇİYOR
DA ,
HAYAL İLE DÜŞ İLE.
ŞİMDİ SÖYLE ,
SENDEN”VAZGEÇİLİRMİ”
AY PARÇASI,
SEN,
YAŞANTIMIN, ÖMRÜM’ÜN,
T A N R I C A S I
GÖNLÜMDE,
AÇAN GÜLLERİN
EN G O N C A S I.
BEN SANA?
YÜREKTEN BAĞLIYIM.
B U N U,
S E N D E B İ L İ Y O R S U N!
B E N S A N A,
S E V D A L I Y I M,
İ Ş İ T İ Y O R M U S U N?
SÖZ SIRASI SENDE
AYNI GÖRÜŞTEMİSİN,
ŞİMDİ İTİRAF ET,
“K E M A L İ Y E L İ M”,
Ş İ M D İ S E N!
B U S E V D A Y A!
N E D İ Y O R S U N?…!
Ali GARBİOĞLU.
Ali GARBİOĞLU
Ali GARBİOĞLU Şiirleri
İkilem
Sevgi ise, sevişeceğiz seninle ..
Kavga ise, dövüşeceğiz seninle ..
Ölümü de paylaştığımız yaşamda
Ortaklaşa bölüşeceğiz seninle
Özdemir ASAF
Özdemir ASAF
Özdemir ASAF Şiirleri
Düşten Güzel
İlktir baharın gönlümce geldiği
İlktir hem sarhoş hem ayık olduğum
Bir gerçek içindeyim düşten güzel
Sevdiğim gülüyor yanı başımda
Aşkından talihimin düzeldiği
Sen gökte ararken yerde bulduğum
Bir sende gördüm ince ruh ince bel
Sende murada erdim kırk yaşımda
Cahit Sıtkı TARANCI
Cahit Sıtkı TARANCI
Cahit Sıtkı TARANCI Şiirleri
Bir Dünya Düşünürüm
Bir dünya düşünürüm
İlk günden beri;
Açılmış da masallar gülü
Hırsın, kinin kapısı kapanmış,
Yüzlerdeki gülümseme çocuksu,
Gözlerde sevginin ışığı yanmış...
Bir dünya düşünürüm,
Ülküsü kardeşlik.
Yaşlılar korkusuz, çocuklar mutlu
Ve yaşatan sevinçler için yarışta gençlik...
O güzelim dünya ki yüzyıllardır
Bütün altın kalplerce arzulanmış...
Bir dünya düşünürüm;
Sarısında, siyahında, beyazında
Yürekler hep aynı anlayışla çarpar,
Aynı rüzgârla okşanır özgürlük çiçeği bayraklar...
Ararız bir olimpiyat şenliği yer yüzünde,
Düşlerimiz mavi "Arkadia" sabahlarına uzanmış...
Bir dünya düşünürüm:
Öylesine günlük güneşlik,
Orda her şey iyilik, güzellik, dostluk üstüne
Bir dünya düşünürüm bir dünya
Aklın aydınlığında
Duygunun selinde yıkanmış.
Coşkun ERTEPINAR
Coşkun ERTEPINAR
Coşkun ERTEPINAR Şiirleri
Ahu Gözlüm
Yakılacak yara bu
Yandırır diye içtim.
Dudakların şarabı
Andırır diye içtim.
Kahroldum gidişine
İçtim peşi peşine
Gönlüm senin işine
Son verir diye içtim.
Vurduğun günden beri
Sormadın derbederi
Ateş ettiğin yeri
Söndürür diye içtim.
Ne hal bildin ne hatır
Yazmadın tek bir satır
Senin gibi aldatır
Kandırır diye içtim.
Yokluğun hışım gibi
Bastırdı kışım gibi
Seni de başım gibi
Döndürür diye içtim.
Safi'ye sor sancımı
O bilir ilacımı
İflağ olmaz acımı
Dindirir diye içtim.
Cemal SAFİ
Cemal SAFİ
Cemal SAFİ Şiirleri
Çocuklar
I
Ağacım senin kaderin
Bütün çocukların kaderi.
Neler etmedi yirminci yüzyıl
Sabi sübyan demedi.
Bir nazlı kuşa benzer
Çocuk dediğin.
Ev ister ekmek ister,
Öpülmek okşanmak ister.
Ağacım şu dünyanın üstünde
Bir sürü şehir vardır.
Taşlanmış kuşlar gibi tedirgin
Dolaşan çocuklardır.
Masmavi dumanlar tüter
Onların gözlerinde,
Kara çalılara benzeyen bacakları
Toz toprak içinde.
Babası öldü gitti çoğunun
Ya da çarmıhlara gerer kendini,
Çoğunun anası mendil bile bulamaz
Saçlarıyla siler terini.
Ağacım senin kaderin
Bütün çocukların kaderi.
Neler etmedi yirminci yüzyıl
Sabi sübyan demedi.
II
Benim küçük eşkiyam, yavru ceylan!
Bu zayıf kolların, bacakların,
Gün geçtikçe büyür, kuvvetlenir,
Dalları gibi ağaçların.
Öyle bir fırla ki sokaklara
Gölgen yetişemesin,
Duvar diplerinde seril uyu
Gövden güneşlensin.
Dur bahçelerin önünde geceleri
Çiçekleri kokla.
Rüzgarı çek çiğerlerine
İşlesin körük ibi.
Aydınlık pencereler nasıl yanarsa
Öyle ışıl ışıl yansın gözlerin,
Rüzgar gibi yelken gibi ol
Kenti inletsin türkülerin.
Bak dünyamız da güzel ayışığı da
Geceler de gündüzler de güzel,
Gel hep birlikte büyüyelim
Ağacım gel.
Benim küçük eşkiyam, yavru ceylan!
Bu zayıf kolların, bacakların,
Gün geçtikçe büyür, kuvvetlenir,
Dalları gibi ağaçların.
Cahit KÜLEBİ
Cahit KÜLEBİ
Cahit KÜLEBİ Şiirleri
Özgürlük
Eğer kuvvetim yetse benim
Rıhtıma koşarım yalnayak.
Halatlarını bütün gemilerin
Bıçağımla keserim.
Gemiler açılır salınarak,
Ben de artlarından bakarak
Gülerim,
Bütün kuvvetimle bağırarak,
Azat olun gemilerim, azat olun gemilerim!
Eğer kuvvetim yetse benim
Kentin bütün çocuklarını alırım evlerinden
Hepsine kiraz çiçeklerinden
Bir çift kanat takarım.
Çocuklar havalanır uçarak
Ben de artlarından bakarak
Gülerim,
Bütün kuvvetimle bağırarak
Azat olun bebeklerim, azat olun bebeklerim!
Sonra da kendi kendime
Artık işin kalmadı derim,
Çeker arabamı giderim.
Cahit KÜLEBİ
Cahit KÜLEBİ
Cahit KÜLEBİ Şiirleri