Ahmet HÂŞİM
Şiirleri (9)
Karanlık
Aşkın bu karanlık gecesinde
Bülbül yine vahşi müterennim,
Mecnûnunu terketti mi Leylâ?
Vahşi sesi firkat sesi sandım.
O Belde
Denizlerden
Esen bu ince hava saçlarınla eşlensin.
Bilsen
Özlem ve gurbet sıkıntısıyla akşam ufkuna bakan
Gelmeden Evvel
Kalbim
Benim bir ormandı,
İsimsiz, asude,
Bir büyük orman;
Geldin
Bir gün
Akşamın ölgün
Duran o namütenahi ziya denizlerine
Gark olan eşcar,
Bir Günün Sonunda Arzu
Yorgun gözümün halklarında
Güller gibi fecr oldu nümayan,
Güller gibi...sonsuz, iri güller
Güller ki kamıştan daha nalan;
Parıltı
Ateş gibi bir nehir akıyordu
Ruhumla o ruhun arasından
Bahsetti derinden ona halim
Aşkın bu onulmaz yarasından
Karanfil
Yârin dudağından getirilmiş
Bir katre alevdir bu karanfil,
Ruhum acısından bunu bildi!
Düştükçe vurulmuş gibi, yer yer,
Havuz
Akşam yine toplandı derinde...
Canan gülüyor eski yerinde
Canan ki gündüzleri gelmez
Akşam görünür havuz üzerinde,
Merdiven
Ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenlerden,
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak,
Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak...
Sular sarardı... yüzün perde perde solmakta,
Hakkında
Ahmet HÂŞİM ile ilgili henüz açıklama girilmemiş.