Dursun TOMBUL

Dursun TOMBUL

55 şiir

Şiirleri (55)

KEŞKE OLSA

Ben Kumsal olayım, Sen de deniz. Her gün
👁 283 04.06.2020

İMKÂNSIZIN OLDUĞU YER

Biliyorum; Döneceksin bir gün Geri. Kapımı tıklayacaksın
👁 329 04.06.2020

AŞK’tı BU

Bilinmez diyarlardan Görünmez yollardan Geldi. Nasıl da deldi yüreğimi.
👁 361 04.06.2020

BİR SABUN KÖPÜĞÜ HİKÂYESİNE DAİR

Pırıl pırıl gelin misali süslenmiş fabrikasyon paketinde, Gelen gideni seyrediyorken, Emin bir el tarafından raftan alındı kokulu yeşil sabun. Anlıyordu akıbetini, kalmamıştı hiçbir sorun. Ilık su ile karşılaşınca, istediği oldu baloncuklaştı. Dünyaya yeni gelmiş miniğin çığırışlarına aldırış etmeden, Minik vücudunu baştan aşağı kapladı, yıkadı da pakladı. Modern bir banyoya misafir oldu bizim sabun köpüğü; Bolca sıcak suyla da kabardı da kabardı. Henüz soyunmuş pürüzsüz vücudu gün ışığı gibi berrak ve net Hazır bekliyordu, esmer güzeli. Yelpaze sırma saçlardan süzülüp, emsalsiz hazine misali Dipdiri göğüslerde, hayatının en güzel sarkıtlarını yaptı. En şanslı anıydı Esmer güzelinin şelale misali bacaklarından aşağıya kayması. Derken, bizim sabun köpüğü kendisini bir gasılhanede buldu; Islak bir çift eldiven ve kese arasında sıkıştı. Soğuk bir cansız beden üzerindeki gezintileri başlamıştı. “Kadere bak be” dedi “nereden nereye geldik”. Nağmelerinde bozuk plak misali söylenirken, gider borusuna atıldı. Ölü yıkayıcısı, işini bitirip çekip gidince, geride anlamlar bütünleşir. Yazılacak başka bir şey kalmamıştı sabun köpüğüne dair…
👁 454 03.06.2020

BİZANSLI KOMUTANIN BİR GÜNLÜK HEVESİ

Merak eder Bizanslının biri; Çıkagelir Tarihin derinliklerinden.
👁 318 03.06.2020

(Yeşilçam’a İthaftır) Yeşilçam’ın Ruhuna Fatiha

İstiklâl Caddesi’nin Gizeminde, Eller Cepte Senfonisini dinlerken; Anıların dört nala hücumları, Ortalığı kasıp kavurur.
👁 347 03.06.2020

İPİNİ KOPARMIŞ BİR GECEDE, BEYOĞLU

Gece; (Şubat – 1987) Bütün günahlardan içip, Körkütük sarhoş ağırlığı ile buralara çullanıyorken, Korkudan Tünel;
👁 392 03.06.2020

BEYOĞLU’NDA (25) BEYOĞLU’NUN HİÇ BİTMEYEN SEVDASINA BİR SONE

Beyoğlu'nun, Bilmem hangi işhanı nın merdiven altı çay ocağında, Buruşmuş kese kâğıdı misali Elleri ayakları kir pas içinde, sisli hatıralar;
👁 794 03.06.2020

lBEYOĞLU‘NDA SON PERDE (23)

Gece; Hüzünlü bir Hicaz Taksimi, Sur’a üfürürcesine üfürüyor İstiklal Caddesi’ne. Nereden baksa bir türlü kendini tanıyamıyor Tünel. Gençlik heyecanlarımla dopdolu o güzelim günler; Haçopulos Pasajı’nın önünde eller cepte beklemekteyim Çektirdiğin eziyetler yeter, ne olursun biraz geri gel. Özlemler, olanca gücüyle yüzlerimi tırmalıyorken, İki gözü iki çeşme paylaşıyorlar ağlaşımları, Oda kule ile önünden geçen 47 nolu Taksim-Tünel tramvayı. Peşinden koşarak son selamını söyler Atlas Sineması. Karşı küçük kasetçide artık çalınmıyor. Damak tadı eski Kırık Plaklardaki zevklerde, bir inat. Ne kadar zorlasam, dönmüyorlar geri. Renklerde, anlaşılamayan bir matlaşma hevesi. Alkol kokusu, kendinden geçmiş sarsıyor, Yeşilçam’ın kalıntılarını. Üstüne üstlük kusmuklarla, yakasında bir papyon edası. Yutturmaca-kandırmaca ustası zamanın, perde arkasında, Hatıraların, iskeletleri yığılı kalmış köşe başlarında. Ekşidi, o güzelim tangolar. Ve morgda upuzun serilmiş uyumakta duygular. Yok mu? Fransız Konsolosluğunun önünde 1971 Mayısında terk ettiğim Çili Sevdiğimden bir haber getiren. Mavi günlerin son trenidir, tozu dumana katarak çekip giden. Bir yakasında mort olmuş yaşamlar, diğerinden baliciler yapışılı. Kurtulamadı bir türlü, ne yapsın eline değil Taksim Meydanı. Ensemdedir, buruk sanmaların soluğu. Vazgeçemediğim yaşam, nerelere kayboldu. Bütün İntiharları giyinip-kuşanmış, Koşarak üzerime geliyor, Canlı bomba Beyoğlu…
👁 290 03.06.2020

BEYOGLU’NDA (22)

Olanca yorgunluğuyla, Taksim Meydanı’ndaki banka çökmüştür Günbatımı; Seyre hazır ve de nazırdır, İstiklal Caddesi’nin halini.
👁 341 03.06.2020

BEYOĞLU’NDA (21)

Odakule’nin Karşı sokağındaki bardan, Körkütük sarhoş yalpalayarak Dışarı zor atar kendini, Hendel’in Sarabandesi.
👁 331 03.06.2020

BEYOGLU RÜYASI (19)

Taksim-Tünel arası, Gerilmiş Ağdan salıncak. Uzanıp,
👁 345 03.06.2020

Hakkında

İsteme Adresi : Esenler Mah. Şehit Osman Şen Sok. Köşk Apt.4/1 Çanakkale

[email protected] Cep : 0533 263 56 22


Şairin Daha Öce Yayımlanmış Eserleri :

1-Ben Sana Teslimim (Şiirler)
(Şubat-2003)

2- Bir Beyoğlu Sevdasında
Mumyaladın Duygularımı (Şiirler)
(Aralık – 2004)

3- Terkedilişin Çıplaklığı (Şiirler)
(Haziran – 2005)

4- Dedektif Yaptım Aşkımı, Peşindedir (Şiirler)
(Mart – 2006)

5- Özlemlerdir, Aşk’ı Tetikler (Şiirler)
(Şubat – 2007)

6- Kandırılmış Zamandır, Yaşamak (Şiirler)
(Nisan – 2008)

7- Yaşamın Morgudur, Aşk.. (Şiirler)
(Aralık – 2009)

8- Kaşarlanmış Duyguların Istakoz Röveşataları. (Şiirler)
(Aralık – 2010)
9- Günışığının, Olgunlaşmış Küfürleri (Şiirler)
(Aralık - 2011)
10- Vuslatın Dip Taraması (Şiirler)
(Ekim - 2015)

11- Hüsranın Bekleme Durağındayım (Şiirler)
(Ekim-2018)
12- TOMBUL’OJİ (Türk Şiirinde 50 Yıl) (Şiirler)
(Kasım-2019)


Basım : Arı Matbaası (0212) 612 33 34 (pbx) Topkapı/İST.
Bu Kitabın tüm yayın hakları Şair Dursun TOMBUL’a aittir. Yazarın, yazılı izni alınmadan, kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz. Hiçbir şekilde kopya edilemez. Çoğaltılamaz ve yayınlanamaz. Aksi takdirde yazarın; 5846 Sayılı Telif Eserleri Kanunu Kapsamında, kendisine tanınan hak ve Haklar çerçevesinde, Yasal Yollardan Haklarını Kuruşuna Kadar alacağı önemle hatırlatılır…







BİYOGRAFİSİ

Aslen Şebinkarahisar-Alişar Köyü-Killik Mahallesi İmamlar (Çakmaklar) Sülalesine mensup olan Şair,20 Ağustos 1954 Cuma günü sat 13.00 de, Şişli Hamidiye Etfal Hastanesinde, istemeden dünyaya gelmiştir.
18 yaşına kadar, o zamanın güzelim İstanbul’unu, hele hele Şişli-Osmanbey-Taksi-Beyoğlu Hattını doya doya yaşamıştır. (Bu mutluluk kendisine ömrübillah yeter)
İlk şiirlerini, 1968 sonlarında (14 yaşında) yazmaya başlamış, hemen sonunda da Şiir Dünyası’nın büyülü atmosferine kapılıp, orada kendini keşfetmiştir.
20 yıl evli kaldıktan sonra, 2001 de resmen boşanmış ve bu evlilikten bir erkek ve bir kız Çocuğu bulunmaktadır. Ayrıca kendi deyimi ile (serseri) dünya tatlısı Ahmet Mete TOMBUL adlı Torun sahibidir.
En büyük korkusu; torunu Ahmet Mete TOMBUL’un büyünce müthiş bir Şair olup Kendisini Şiir Dünyası’nın dışına iteceği hissidir.
Şairin, Beyoğlu’nda (6) adlı şiiri, unutamayacağımız merhum bestekâr Mustafa MALAY Tarafından Rast Makamında bestelenmiştir.

2000 Yılında; Beyoğlu Sanat-Edebiyat-Kültür araştırmacılarının yaptıkları
Geniş ve kapsamlı araştırmalar sonucu, Beyoğlu için yaşanmış en fazla şiir yazan Şair olduğu belirlenmiş ve kendisine “Bir Beyoğlu Şairi” sanı verilmiştir.
Türk Dili ve Türk Şiiri’ne hizmet etmek, geriden gelen yeni nesil genç şairlerin önünü Açmak maksadıyla;2003-2008 yılları arasında, her ayın 1. Pazar günleri Türk Tıbbının duayenlerinde ve Türk Televizyonculuğunun babası Op.Dr. Hayri DAVAS hoca ile Birlikte,Türkiye’nin (Pera-Palas Şiir Sohbeti Programından sonraki) en kaliteli ve çizgi üstü Şiir programı olan “Beyoğlu Şiir Dinletisi” ni; aralıksız ve hiç aksatmadan 5 yıl büyük bir başarıyla sürdürmüştür.2008 yılında Çanakkale’ye yerleşmesinden dolayı, bu emsalsiz dinletiye istemeyerek son vermiştir.


Aradan geçen bunca zamana rağmen; “Beyoğlu Şiir Dinletisi”, ne unutuldu, ne de hafızalardan silindi. Anlaşılan odur ki, anılarımızdaki tahtına gönlünce ebediyen kuruldu. Bugün dahi, Türkiye’nin Gerek İstanbul Başta olmak üzere, şiirle iç içe olan her yöresinden, bu dinletinin devamı için telefonlar ve msj.lar gelmektedir.


………………………………………………………………………………………………..


Şair, Çanakkale Şiir Tarihinde de bazı ilklere imza atmıştır.
İlk kez tam anlamıyla 2006-2007 yılları arasında, M. Akif Ersoy Kültür Salonu, Teşhir Salonunda “Çanakkale Şiir Dinletisi” programını hazırlayıp, halka açmış ve icra etmiştir.
1-Yine ilk kez “Çanakkale Şairler ve Yazarlar Derneği”ni 22 Şubat 2007 tarihinde kurmuş ve 1 yıl başkanlığını görevini sürdürmüş, 22 Şubat 2008 tarihinde de çeşitli olumsuzluklar nedeni ile hem dernek başkanlığından hem de üyeliğinde 10 arkadaşı ile ayrılarak, çok büyük emekler ve uğraşlar sonu, karşısındaki suni engellemelere rağmen kurduğu dernekle alakasını kesmiştir.
2-Yine Çanakkale Şiir tarihinde bir ilki gerçekleştirmiş olan Şair; 2007 yılı Ekim ayından İtibaren, Çanakkale Kapalı Ceza Evinde, İlk kez Şiir Dinletisi programlarına başlamış - (Bu Şiir Dinletilerine Çanakkale dışından da Şairler davet edilmiştir) Ocak 2010 tarihinde olumsuzluklar nedeniyle bu dinletiye son vermek durumunda kalmıştır.
3-Yine Çanakkale Açık ceza evinde, ilk kez Şiir Dinletisi programını düzenlemiş, ancak Cezaevi mesai saatlerinin, dinleti programı saatine denk getirilememesi sonucu 1 yıl sonra bu Dinletiye de istemeyerek son vermiştir.

4-(Bu Şiir Dinleti Programlarında her zaman yanımda olan ve bana destek veren, Kadim Arkadaşım Şaire Pervin Beyhan TEKTEL hanımefend, Eski C.İnfaz Savcımız Sn. Abdulgaffiye,ar GÜNDOĞDU Bey’e, Eski C.Kale C.Başsavcımız Sn. İlmettin KÖKLÜ Beye, İl Milli Eğitim Müdür ve Md.Yrd.cıları ve Personeline, İl Kültür Turizm Eski Md. İsmail KANSIZ bey’e ve halen çalışmakta olan personeline,İl Dernekler Md. Sn. Resul KARAKURT Bey’e, Teşekkürlerimi insanlık borcu bilirim)



5-Yine Çanakkale Şiir Tarihinde bir ilk olacak olan Çanakkale Şairler Şöleni için, 15 Haziran 2099 tarihinde sıkı bir çalışmaya girmiş, Türkiye Genelinde 1000den fazla Şair-Şaire Edebiyat Adamı-Dergi ve gazete yöneticileri ve yorumcular ile temasa geçip, bu oluşumun yol Haritası çalışmalarının neticelenmesi için yoğun çaba sarf etmiş, bu kadar özveri ve iyi niyetli çalışması sonucunda; 15 Temmuz 2009 tarihinde ise bazı art zihniyetli kişilerin devreye girmeleri neticesinde, 75 seçkin şair ve şaire, edebiyat adamından oluşan arkadaşları ile bu organizasyonu Gerçekleştirmekten soğumuş ve bırakmıştır.

Şair; Dünya Şairler ve Şiir sevenler Derneğinde Genel Sekreter olarak görev
yaptığı 2005-2008 yılları Arasında, gösterdiği performans ve yapmış olduğu özveri çalışmalarından ötürü “Üstün Hizmet Plaketi” ve “Onur Belgesi” almıştır.

Şişli Lisesi 1976 Yılı Mezunudur.

Merkezi Ankara’da buluna Türkiye Yazarlar Birliği (1268 nolu) Üyesidir. Türk Dili’nin aslında kalması ve korunup yaşatılması için bir çok çalışması vardır. Şair’e göre, dünyadaki bütün diller, beraber olsa yine de Türk Dili’nin eline su bile dökemez.

Sn. İ.Işık’ın Nisan 2009 da yayımladığı Türkiye Edebiyatçılar-Kültür Adamları Ansiklopedisi’nin 11. Cilt 36. Sahifesinde yer almaktadır.

12. Şiir kitabı da yayınlanmıştır.

Şair’in Şiirleri, Türkiye’nin önde gelen Şiir Portallarından:
Edebiyat Defteri-Milliyet Blog-İz Edebiyat-Antoloji Com-Edebiyat Galerisi-Şiir Tutkusu-Şiir Türkiye-Şiirkolik-Edebiyat Dünyası Net-Şiir Sanatı-Edebik Com. Şiir Defteri-Şiir Demeti-Şiirimin Dili-Şiir Evi-Edeb-i Yad Vb. gibi Şiir partallarında halen yayınlanmaktadır.

Şair, halen yalnız yaşamakta ve tüm yaşamını Türk Dili ve Türk Şiiri’ne adamıştır…



BENDEN; ÖZLÜ SÖZLERİM…


-ALLAH Korkusunun olduğu yerlerde;
İnsanlar sadece nasip-kısmetlerini yerler.

-ALLAH Korkusunun olmadığı yerlerde ise;
İnsanlar birbirlerini yerler…


-Yaşamın Attığı Her Zar; Dü Şeş Gelir.
Aman ha Onunla Zar Atma…


-Eğri İşten, Doğru Netice Çıkaramazsın…


-İnsanoğlunun, İcat Edemediği Tek Şeydir; Aşk…


-Aksi İş, Vakitsiz Zamanda Çıkıverir…
-"Güvenme,
Gençliğine, güzelliğine ve dünya servetine.
An gelecek,
Bir hık olarak biteceksin,
Azrail'in elinde"...


-Çirkin İşlerin, Güzel Tarafı Yoktur...






-Sen Paslı Kilit, Bense Eski Kulplu anahtar. Açamadık Aşk Kapısını…
-Dişleri Dökülmüş Vefasız Adlı Eşeğin, Sürücüsüsün...
-Aşkımı Çarpan, Yankesicisin...
-Aşkımın İstemeyerek Girdiği, Karanlık Tünelsin...
-Aşk Mağlubiyetimin, Baş Hakemisin...
-Zamanın Tarlasında, Hüzünden Başka Ürün yok...
-Aşkımın; Tek Kâbususun...
-Aşkımın; Dik Yokuşusun...
-Aşkımın Tekerine, Çomak Soktun...
-Sana ait değilmiş; Aşk...
-Ömür Geçer; Ardından Zaman Süpürüp Siler...
-Aşkımın; Kazığısın...
-İşporta Tezgâhında Rastladım; Aşkımıza...
-Aşkım; Senin Yüzündendir, U Dönüşü Yaptı...
-Aşk Duvarımın; Rutubetisin...
-Nal Toplattırıyorsun; Aşkımıza...
-Aşk, Yaşamın Arabasıysa, Akıl da Direksiyonudur...
-Aşkımın; Eks Raporusun...
-Aşkımın Gerçek Yüzü Ben, Müsfettesi Sensin...
-Aşkım Bir Bardak Şerbet; Sen ise İçindeki Zehirsin... -Aşk Kazanında Haşlandım... -Aşkımın; Can damarını Kopardın… -Aşkımın; Kanserisin… -Sımsıcacık Aşkıma, Buz kestirdin… -İki Tarafı Keskin Bıçaktı, Bakışların… -Aşkla Beni Düşman Ettin Ya… -Aşkın; Her Türlü Edevatı Var Bende... -Aşkımı; Manipüle Ettin... -Aşkımın; Gölge Oyunusun... -Vefasızlığındır; Aşkımızın Sus Payı... -Realitesi de Yoktur, Aşk'ın... -Yaşam Hürriyet, Aşk ise Esarettir... -Yaşam Bir Araba; Aşk ise Acemi Şoförü... -Bana; Hala Aşk Borcunu Ödeyemedin... -Yalnızlığa; Vampirlik İcazetisini Verdin… -Ne Geri Dön; Ne de Depreştir Bu Aşkı... -Yaşam Dallarımı Kıran, Yalan Rüzgârısın... -Yük Olmaya Başladı; Vazgeçemediğim Nefeslerim... -Sırtımdaki; Yaşam Çuvalında Taşıyorum, Aşkımı... -Sen Yaşantıma Girdin; Huzur Çekti gitti... -Aşkımın; Kirli Çamaşırısın... -Yaşantıma; Zehirli Ok Gibi Saplandın… -Yaşantımın; Gündönümü Fırtınasısın… -Aşkıma; GDO kattın... -Aşkım; Bir Tsunamidir. Karşı Koyamazsın... -Aşk İksiri mi, Yoksa Yaşam Zehri mi... -Uykusuz Geceler, Ne Kadar da Beni Sever… -Fotokopisi Yoktur, Aşkın... -Sırt Çantamdadır; Geçmiş Güzel Günlerimiz… -Zaman Labirent; Yaşamsa, Çıkışını Arayan Fare… -Bir Serseri Zamanda; Terk ettin beni… -Denklemsiz Mevsimler... -Aşk'tır; Takır Takır Yaşantımı Vuran… -Buruksanma… -Aşkahredicidir... -Allah Korkusu; İnsanı İnsan Yapan Esas Unsurdur… -Kader, Amansız Kasırga; Yaşam ise karşı karıncadır… -Vazgeçemediğimsin... -Zaman Silindiri Acımasızdır, İnsana... -Yılan Isırması oldu; Buselerin… -Rüyalarım; Sevdiceğim Sana Tahsis Edildi… -Zaman Akrep, Yaşantım Yelkovan… -Yalnızlığın; Emsalsiz Zaferi Var Üzerimde… -Yalnızlıktan Başka; Tanıyan Yok Beni…
-Şairliğim Kaderim, Mısralarım Mezar Taşım... -Yaşamım Aşk; Hüsranım Sensin… -Duyduğum Her Müzik Sesinin, İlk Notası Sensin... -Benim değil, Yorgun Adımlarım...
-Büyüyen Yalnızlığım... -Sarhoş Yasaklar… -Napoliten Arabesk… -Kristal Duygular… -Üzerime Örttüler, Sensizliği…
-Terk Edilişin Çıplaklığı... -Aşk'ı; Büyüten Ben, Bitiren Sensin… -Bir Beden Küçüksün Aşkıma… -Karizması çizilmez, Aşkımın… -Zamanın, Dingin Anahtarı… -Okur-Yazar Değil, Duygularım… -Var mı Yaşamdan Kaçmak…
-Yazılımı Yoktur; Yalnızlığın… -Aşkın Kraldır, Bense Köle… -Deli Gömleğidir, Aşkın… -Saniye Mitralyözü… -Zamanın Asıktır, Suratı… -Yılan Hışırtısıdır, Çaresizlik… -Yalnızlığın Rapsodisi… -Adı-Sanı Yoktur Aşk'ın… -Kırılgan Düşler… -Eller Cepte Senfonisi… -Hüznün Doruğu… -Güneş Ağlaması…
-Aşk Yenilgisi… -Bulamaçlı Rüzgârlar mı?
-Çıldırmış Saatler… -Kandırılmış Zamandır, Yaşamak… -Kimsesiz Zamanda Kaldık… -Çarçabuk Yıllar… -Hüzün Senfonisi… -Aşk'ın, Bilmem Ne Halleri… -Yaşamın Morgu'dur, Aşk… -Bir Evveliyatlı Aşk… -Acılı Bam Teli… -Sisler Panayırı… -Aşk Müsveddesi… -Sevda Nöbeti...
-Aşk Canavarımsın…
-Çırılçıplak Duygular… -İz Düşümü… -Zamane Sevgili… -Dalgın Mısralar… -Bekleme Senfonisi… -Müflis Şair… -Aşk Traşı… -Sevi Geçginlikleri… -Değerler Yargısı…
-5.mevsimin girdabı… –Tersinlemeler…
-Mazi; Bize el freni çektirir.
Yarınlar ise, Bizi 4 Vitesle ileri götürür…

-Herkes, Aynı Zamanda içinde yaşar.
Ancak,
Farklı Yaşamlarda, değişik melodramlarda rol alırlar…



-İnsanlar,
Matematiğin hep artıların beğenir
Ve de
Ondan başka 3 işlemi görmezler.
-Unuttukları tek bir şey var ki;
Yaşamın Çarpanı,
İnsanı, bir kez çarptı mı, daha da iflah olunmuyor…

-İnsan;
Gönlünde hayal ettikleriyle değil, Hangi gönüllerde duruyorsa, O kadar Yaşıyor demektir…