Mehmet Kaya
Şiirleri (35)
Türkçe
Orhun Yazıtı’ndan çağlayıp gelen,
Ezelden ebede tarihi delen,
Yunus’la gönüle köprüler seren,
Ses bayrağımızdır, vatandır Türkçe.
Ne Adamlar Gördüm
Kaç vatan eder cübbe, kaç memleket bir koltuk?
Soysuzlarda hep rütbe, binbir yüzlü dalkavuk!
Ne yurt kalır ne kubbe, fırsatı bulsa lavuk.
İkbal için bir kula, tapan adamlar gördüm...
Çerçeve
Söz olur kürsüde yankılanır ses,
Kimi alkış tutar kim verir nefes,
Milletin önünde hevai heves,
Ulusal kimliği ezen çerçeve!
30 Ağustos Destanı
Temmuzun yirmisinde, Meclis verdi kararı,
Başbuğ kesti cephede, o tarihi ayarı,
Beş otuzda şafakta, gürlerken Kocatepe,
Cehennemden bir ateş, kusuyordu her tepe.
Kamuda Avukat
Cazip diye gelme sakın,
Memurluğa daha yakın,
Varın başka işe bakın,
İtibarsız! avukatlar…
19 Mayıs
Deniz o gün yalnızca deniz değildi.
Karadeniz, sanki yüzyıllardır içine attığı
öfkeyi,
dalga dalga kıyıya kusuyordu.
Türk Günü
Tarihten süzülen, asil bir kanla,
Ün salar cihana, derin imanla,
Revan oldu yola, şerefle şanla,
Kalplerde sönmeyen, közdür üç mayıs.
23 Nisan
Karanlık dağıldı, şafak söktü bak,
Eğilmez bu başlar, yüzler pirüpak,
Göklerde süzülür, şanlı al bayrak,
Özgürlük ruhudur 23 Nisan.
Amansız Türk-3
Canlandı kadim zaman, tarihî asil duruş,
İhanete yok aman, “ama”sızdır bu vuruş,
Geri sayımda, her an, yaşanacak kurtuluş…
Ne kaçacak bir yer var, ne saklanacak perde,
Amansız Türk-2
Beklenen o sır kapı, ardına dek açıldı,
Karanlık o şer yapı, ortalığa saçıldı,
Yutacaksınız hapı; sanma, ipten kaçıldı?
Görünmez bir el gibi, dokunacak yaraya,
Nasreddin Hoca
On üçüncü asırda, Sivrihisar bağrında,
Surette o bir Cuhâ, gerçekte müşkil-güşâ
Nükte ile hikmeti, derman idi her derde,
Halk içinde Hak sesi, zaman üstü seferde.
Doğu Türkistan
Her Türk için mukaddes, bir davadır Türkistan,
Sanma uzakta bu ses, kan çağırır bizi kan,
Çin zulmü kader değil, susmak da bir suç artık,
Tarih önünde eğil, kimse yokken biz vardık.
Hakkında
Mana arar, acz bir kul,
Edep illa, yol makul.
Hak yolunu, saymam zul,
Mahlas, sebeb-i nüzul.
Ezel ebet, var apul,
Tamah etmem, para pul,
Kur’an için, ol makbul,
Ahsen-i ameli bul.
Yaşat dar-ı fenada,
Az bırak hoş bir seda…
Edep illa, yol makul.
Hak yolunu, saymam zul,
Mahlas, sebeb-i nüzul.
Ezel ebet, var apul,
Tamah etmem, para pul,
Kur’an için, ol makbul,
Ahsen-i ameli bul.
Yaşat dar-ı fenada,
Az bırak hoş bir seda…