Melih Cevdet ANDAY
Şiirleri (80)
Medeniyet
Şu haline bak da utan
Ne okuma bilirsin ne sayı
Ne üstünde var ne başında
Ne midende ne kursağında
Kolları Bağlı Odysseus
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
1.
Kara gemi Okeanos ırmağının
Akıntısından kurtulup tanrısal
Kundura Boyacısına, Kiraz Ağacına, Çingene Kızına Dair
Sabahleyin evden çıkıyorum
İnsanın işi var gücü var
Gidip bir parka oturuyorum
Bir boyacı dikiliyor der demez
Kımıltısız Arılar
Ah o kımıltısız arılar yangın tapınağında
Halatlarını koparmış yırtıcı alınların yarası
Şakıyan ve susan ağacı anlamın
Melih Cevdet ANDAY
Kadeş Savaşı
Asi ırmağının bir yakasında Muvattali
ayakta, askerleri arasında,
Durmuş bakıyordu kıpırdamadan.
Irmağın öbür kıyısında Firavun,
Hiroşima
Büyükbabam, babam, ben
Küçük oğlan, kız, damat...
Gelişimiz teker tekerdi
Gidişimiz cümbür cemaat.
Her Gece Böyle Değilim
Benim de öyle akşamlarım vardır.
Kapıdan girince anama sarıldığım,
Çocuklara karamela ve çekirdek getirdiğim,
Meyhaneye uğramadan çakır keyif,
Hazineler İçindesin
Mehmet
Hazineler içindesin
Bu toprağın altında ne var ne yok
Kömür bakır altın demir
Güneşte
Çünkü saatler dardır, her şeyi almaz
Güneşte çözülür ve kayarlar bir yana.
Mısırlar güçlükle büyürken yağmursuzluk
Kaygılandırır dilsiz bahçıvanı.
Gözlerim Mavi
Gözlerimden çıkıyorsun
Sokağa
Mavi mavi.
Melih Cevdet ANDAY
Gelinlik Kızın Ölümü
Salâ verilirken kalktık kahveden,
Cumaydı, yılın en beklemiş günü,
Yemeni gibi üstünde tabutun,
Gölge veren ağaçsız bir gökyüzü.
Fotoğraf
Dört kişi parkta çektirmişiz,
Ben, Orhan, Oktay, bir de Şinasi...
Anlaşılan sonbahar
Kimimiz paltolu, kimimiz ceketli
Hakkında
Melih Cevdet ANDAY ile ilgili henüz açıklama girilmemiş.