Necip Fazıl KISAKÜREK
Şiirleri (22)
Bizim Şarkımız
Kırılır da bir gün bütün dişliler
Döner şanlı şanlı çarkımız bizim
Gökten bir el yaşlı gözleri siler
Şenlenir evimiz barkımız bizim
Utansın!
Tohum saç, bitmezse toprak utansın!
Hedefe varmayan mızrak utansın!
Hey gidi küheylân, koşmana bak sen!
Çatlarsan, doğuran kısrak utansın!
Tüten Ruh
Sana ey kanımda eriyen kadın
Can nasıl dayansın, nasıl dayansın?
Mezara çekmekse beni maksadın
Önümde o siyah gözlerin yansın.
Saçların
Saçların çırılçıplak omuzlarından aksın
Mermer üzerinden geçen su gibi.
İçinde engin bir his duyacaksın
Yaz vaktinin gündüz uykusu gibi.
Otel Odaları
Bir merhamettir yanan, daracık odaların
İsli lambalarında, isli lambalarında.
Gelip geçen her yüzden gizli bir akis kalmış,
Küflü aylarında, küflü aynalarında.
Ölüler
Ölüler bağırıyor mezarlarından;
Yolcular, oturun taşlarımızda!
Onları deviren biziz toprağa,
Biz attık onları böyle ayağa;
Olmaz mı?
Yön yön sarılmışım ne yana baksam;
Sarılan olur da saran olmaz mı?
Kim bu yüzü çizen sanatkâr ressam;
Geçip de aynaya, soran olmaz mı?
Hırs
Sen kaçan bir yavru ceylansın dağda,
Ben peşine düşmüş bir canavarım,
İstersen dünyayı çağır imdada
Yeryüzünde bir sen bir de ben varım!
Hayal
Bu akşam bir ateş duyup etimde
Kadın, kadın diye içimi oydum.
Ruhuma serin bir yer istedim de
Alnımı mermerin üstüne koydum.
Serseri
Yeryüzünde yalnız benim serseri,
Yeryüzünde yalnız ben derbederim.
Herkesin dünyada varsa bir yeri,
Ben de bütün dünya benimdir derim.
Gurbet
Dağda dolaşırken yakma kandili,
Fersiz gözlerimi dağlama gurbet!
Ne söylemez, akan suların dili,
Sessizlik iğinde dağlama gurbet!
Babadan Oğula
Eve dönmez bir akşam;
Ve gün yüzlü çocuğu,
Sorar: Nerede babam?
Bakarlar, oldu, bitti;
Hakkında
Necip Fazıl KISAKÜREK ile ilgili henüz açıklama girilmemiş.