Oktay Rıfat HOROZCU
Şiirleri (46)
Kuş Dili
Param olsa satar mıydım
Kahve rengi elbisemi
Damalı gömleği giyerdim
Alaca mendili takardım
Koca Bir Yaz
Koca bir yazı çekirdek içleyerek
sinemalarda geçirdim.
taban teptim sokaklarda
tırnak yedim uyudum,
Karıma
Sofalar seninle serin
Odalar seninle ferah
Günüm sevinçle uzun
Yatağında kalktığım sabah
Kaf
Bezdik yüzlerini görmekten, gözlerine bakmaktan gece gündüz.
Bizi de götür, Keloğlan, padişah sarayının olduğu o kente,
ayağımızda demir çarık, elimizde demir asa, kırk gün kırk gece,
kimi yollarda yayan yapıldak, kimi Anka'nın sırtında,
Kadeh
Burası dalyan kahvesi
Ortalık süt mavisi
Apostol bu ne biçim meyhane
Tabağımda bir bulut
İstanbul Türküsü
Kasımpaşa kıyıları tersane
Bir kız sevdim alimallah bir tane
Her dem sevdalıya kız mız bahane
Top çiçeğim deste gülüm
Harç Çeken İşçiler
Harcını çekiyorlardı yapının,
kara bir don, belden yukarısı çıplak.
Yıldızlarını çekiyorlardı evin omuzlarında,
pencereden görünecek dallarını, komşunun yarısını,
Hangi Saatlerde
Hangi saatlerde ve nasıl, ben de bilmem!
Birden, çözülüverir şifresi kilidin
Ve yüzün oturur gözlerimin yivine,
Öpüşür dalgın, tıpatıp erkekle dişi.
Fatih'in Resmi
Ayasofya kubbesinde ak bir bulut,
Baktım, gitti gider. Bal rengi tespihim
Kehribar günler, düştü yaprak ve umut,
Güz yağmuru indi camda düğüm düğüm.
Eski Zaman
Eski zamanda
Büyükler henüz küçük
Ölüler ölmemişti daha
Altmış para şekerin okkası
Eski Koltukta
Güzel ne güzel
yıpranmış incelmiş yüz gibi ak
köşkler ayakucumda
açıyorum kapılarını girip çıkıyorum
Elleri Var Özgürlüğün
1
Köpürerek koşuyordu atlarımız
Durgun denize doğru.
2
Hakkında
Oktay Rıfat HOROZCU ile ilgili henüz açıklama girilmemiş.