Özcan İşler
Şiirleri (43)
O Türk'ün Atası Türk'ün Başbuğu
O Türk'ün Atası Türk'ün Başbuğu
Atatürk; bir unvan, bir isim değil,
O Türk ün Atası, Türk'ün başbuğu.
Bir resim bir heykel bir cisim değil,
Eski Yaraları Yeniden Deşme
Yine buluşalım bir eylül günü,
Eski yaraları yeniden deşme.
Başbaşa analım birlikte dünü,
Eski yaraları yeniden deşme...
Türk Örfünden Töresinden Habersiz
Türk Örfünden, Töresinden Habersiz
Beslemeler meydanlarda övünçle,
Türk örfünden, töresinden habersiz.
Her belaya çanak tutar sevinçle,
Çıkagel
Adalet, kimseler bilmez dilimden,
Çıkagel, mevsimsiz ilkbahar gibi.
Hep aklıselimsen anla halimden,
Çıkagel, mevsimsiz ilkbahar gibi.
Müebbete Mahkum Ettim Ben Seni
[ kalin ]
Kaç vadiye gömdüm can kırıkları,
Müebbete mahkum ettim ben seni.
Dört bir yana saçtım, hıçkırıkları,
Pekâlâ Biliyorsun
[ kalin ]
Erdem, içte yeşeren sevgi bağından geçer,
Zaman halkası kopmaz, pekâlâ biliyorsun.
Hakk'a meyilli olan hep meşru yolu seçer,
Güzel Günler Uzak Değil
Çiçekler dolsun yüzüne,
Güzel günler uzak değil.
Son veda vakti hüzüne,
Güzel günler uzak degil.
İşler Saatler
[ kalin ]
Sonsuz değiller hiç iniş, çıkışlar,
Dağdan vadilerden bir düze çıkar.
Kuru dal gül açar bitince kışlar,
Sağ Yanım Sibirya Sol Yanım Sina
Beden kafesimde canım bir tutsak,
Sağ yanım Sibirya, sol yanım Sina.
Surlarla çevrilmiş endamın yasak,
Sağ yanım Sibirya, sol yanım Sina.
Aynamdaki Yabancı
Aynamdaki Yabancı
Saç sakala, ak düşmüş bir ihtiyar,
Son günlerde, aynamdaki yabancı.
Benden bile rahat, mutlu, bahtiyar,
Sen Sen Var
Sarılmış kalmışız çamur dünyaya,
Zulmümuz hükmeder yıldıza, aya,
Dostluklar zor günde hep kalır yaya,
Yardım için, çil çil yok da çen çen var.
Beklerim Maziye Yolun Düşerse
Kapatmış olsak ta eski hesabı,
Beklerim maziye, yolun düşerse.
Beraber yazalım bu son kitabı,
Beklerim maziye, yolun düşerse.
Hakkında
Isparta ilinin Gelendost ilçesi doğumluyum. Şiire ortaokul çağlarında okuyucu olarak ilgi duymaya başladım, lise çağlarımda da yazma isteği duymaya başladım.
Yazdığım şiirleri, on yıl kadar muhtelif konularda yazılar yazdığım yerel gazetelerde ara ara okuyucularla paylaştım.
Bazen iki mısraylada anlatır şiir, dünyanın büyüklüğünü. Depremlerini harf harf dizer yıkılır kelime, sellerini okyanuslara döker genişler kelime, büyür büyür kelimeler çığlık çığlığa. Bir sillenin ellerinden tutar rüzgar, yüksek yalçın kayalara çarpar, dağılır, paramparçadır oysa. Fakat her parça tutunur yağmur damlalarına tutunur kar tanelerine, ipekten bir yeryüzüne iner en canlı en parlak, en şefkatli çiçeklerin göğsüne başını koyar, uyur hep acı yoğurmaz parçaları.
Birbirine eklenen harfler gibi, duygularda çoğalır ve gördüğümüz üç beş mısra aslında romandır, aslında bir güzelin hayatıdır.
Bazen de bir yüreğin feryadıdır.
Hâlâ yazmak iz bırakmaktır düşüncesiyle amatörce şiirler yazmaya devam ediyorum.
Yazdığım şiirleri, on yıl kadar muhtelif konularda yazılar yazdığım yerel gazetelerde ara ara okuyucularla paylaştım.
Bazen iki mısraylada anlatır şiir, dünyanın büyüklüğünü. Depremlerini harf harf dizer yıkılır kelime, sellerini okyanuslara döker genişler kelime, büyür büyür kelimeler çığlık çığlığa. Bir sillenin ellerinden tutar rüzgar, yüksek yalçın kayalara çarpar, dağılır, paramparçadır oysa. Fakat her parça tutunur yağmur damlalarına tutunur kar tanelerine, ipekten bir yeryüzüne iner en canlı en parlak, en şefkatli çiçeklerin göğsüne başını koyar, uyur hep acı yoğurmaz parçaları.
Birbirine eklenen harfler gibi, duygularda çoğalır ve gördüğümüz üç beş mısra aslında romandır, aslında bir güzelin hayatıdır.
Bazen de bir yüreğin feryadıdır.
Hâlâ yazmak iz bırakmaktır düşüncesiyle amatörce şiirler yazmaya devam ediyorum.