Zehra
Şiirleri (38)
Güneş Ve Rüzgar
Neyliyorsun ey rüzgar
Güneşin tahtında gözü var
Bıktık diyor her can.
Bıktık can sıkıntısından.
Memleketim
Daha ne kadar ölecek memleketim?
Yurdum, aşkım, vaziyetim.
Daha ne kadar ölecek kuşlar?
Ne zamandan beri uçmayacaklar?
Suriye
Şimdi geçer mi boğazdan bir sokum ekmek?
Bir yudum su içilir mi artık?
Katile insan, Suriye'ye vatan denir mi artık?
Kim bilir kardeşimdir belki ölen
Akdeniz'de Gemi
Akdeniz de bir gemi.
İçi yalnızlık, küskünlük ve çürümüş sevgiyle dolu.
Mavi suların içinde , ufuktu hedefi.
İlerledi bir ileri bir geri.
Kültür Kadınındır
Acizlik, satmaktır kadını paraya.
Acizlik, boyun eğmektir satana.
Kadınlık , ayıptır sokakta.
Kadınlık , ayıbı yıkmaktır.
Şehit
Bir elinde can var
Allah bâhş etmiş ey şehit.
Sen ne güzel şehitsin.
Yankılanan ezan sesleri mi diriltti seni?
Memleketim Adına
Ne zor günler geçiriyor memleketim.
Tarih tekarür (tekrar) ediyormuş meğer.
Tarihçiler olmaz diye beyhude (boşuna) konuşuyorlarmış.
Memleketimin hali beter.
Harabe
Harabe bir sokak düşünün.
Her evin çökmüşlüğü yapmıştır o sokağın ismini “harabe" diye.
Her evin içine girerim ben.
Her evin içinde hiçbir şey bulamam
Dünya
Din adamına sınav, bilim adamına evrim bu dünya.
Şairine kalem, yazarına kitap.
Göktekine cennet, yerdekine yuvarlak dünya .
Sana, bana , ötekine bir vatan mı olamayacak?
İnatçı Kuş
İnatçı bir kuş,
Çıkmış andız çamın en üstüne, zirvesine ,everestine .
Andızın seyrek yerine konmuş.
Geçiyor kuş sürüleri,
Toprak
Girdikçe toprağa her yeni can.
Diğerini koyacak toprak kalmaz.
Toprak vazgeçti topraklığından
Saklayacak yeni bir can daha istemiyor.
Bir Ben Bir De Kafamın İçindeki
İçim acıdı o sabah çırpınan kuşa.
Mahsur kalmıştı bir odada.
Eline özgürlüğünü verince, ne kadar da çabuk uçup gitti.
Özgürüm kuş gibi gökte uçmasamda.
Hakkında
Henüz 16 yaşında bir Şaire' yim