Ağaç da Şefkat Güneşi Gönlüme Bu şehirde

13.08.2020 353 okunma
Ağaç da Şefkat Güneşi Gönlüme Bu şehirde Bu şehir yangın yeri tek ağaçta şefkat Ve bu hayat yangın yeri seccadede şefkat Bu şehir Zehir Tek ağaçta şefkat güneşi gönlüme Bu şehir ve bu hayat çöl gönlüme Kuşlar gibi gönlüm bu şehirde ... Ağaç sevgisi dol gönlüme Ağaçlara uçayım kuşlar gibi Şehir çöl dünya çöl hayat çöl... Tek ağaçta şefkat güneşi gönlüme Ağaçta dik duruş Ağaçta fedakarlık... Gözlerim dinlenir yeşil dallarında Ve meyve verir Ve neşelidir kuşlar Ve kuşlar gibi ağaç da şefkat güneşi gönlüme Bu şehir Zehir Şehir bir gölgeyi çok görüyor gönlüme Şehir diyor ki gönlüme ölürsen öl Şehir kapkara ve taş gönüllü gönlüme Tek ağaçta şefkat güneşi gönlüme... Bu şehirde bu hayatta bu asırda... Bu asır Kısır Tek o asırda gönlüme şefkat Kıymeti bilinmedi bu şehirde şu ağacın Dalını kestiler gövdesini çizdiler Gönlüme tek o gülüyor bu şehirde Gönlüm gibi ağaç da cefada bu şehirde Ağaçlar çağırır bulutları göklerime Serinlik düşürür ömrüme Ağaçları sevdim Gönlüm gibi saf ve duru oluşunu sevdim Ey Ağaç bu şehir kovuyor seni ve beni Havlıyor köpek gibi... Şu şehirden gidebilsek Rahlesinde cilt cilt kitap var ağacın Kök at nura diyor ağaçlar gönlüme Dik dur diyor ağaçlar gönlüme... Baharı selamlayan çiçeklerin olsun diyor... Şu ağaç şefkat güneşi gönlüme bu şehirde Bu şehir varsın bilmesin kıymetini Bu Taif bu şehir bilmez kim altın kim gümüş O çölde Onu gölgelediğine Hiç sevinmediği kadar sevinmişti ağaç Bir yaz günü Gölgelerken bir köpeğin yavrularını Gördüm ne kadar mutluydu ağaç Mutlu olmanın kuralını sor söylesin ağaç Bulutlar elleriyle yıkıyor bulutları Güneş boş çevirmiyor çiçek açan umutları Ormanlar şu ağaca kucak aç gör içinin güzelliğini Ona ve bana şefkat Ağaçta aşk var maviliğe uzar maviliğe Ağaç da şefkat güneşi gönlüme Meyve sayısınca yaprak sayısınca Hecelerim göklerdeki maviliği... Ne bilsin nankörse şehir Taif bilmez gül koklamayı Bu şehirde ağaçlar da gönlüm gibi dertli Bir hasretle yanıyor ağaç ve gönlüm Bu şehirden gidebilsek ağaç Ah bu şehir de bir Taif Bu şehrin zindanındayız yusufuz bu şehirde ey ağaç Sen ormana ben köyüme yakup gibi bekliyor bizi açmış kucağını Koca bir çınar büyüyor göğsümde Bu şehir Taif gibi yabancı göğsümde ki her güle Gönlümü ve ağaçları taşlıyor bu şehir Tek ağaç da şefkat güneşi gönlüme Bilmez o şehir kıymet bilmez... Çöl gibi bu şehir kurutuyor gönlümü Gönlüm ki bir çınara denk büyümek ister Şu şehirden gidebilsek ağaç Ah bu şehir de bir Taif Maviliğe aşk var gönlümde ve ağaçlarda... Bilmez şehir kıymet bilmez... Maviliğe koşar adım adım uzayışlarını sevdim ağaçların Bu şehirde tek ağaçta şefkat güneşi gönlüme Bu şehir Taif gibi cahil ve nasipsiz Şehir görmese de Ağaç şefkat güneşisin gönlüme İmanlı bir insan gibisin bu şehirde ey ağaç Dik duruşunu sevdim bu şehirde Ve ayakta ölüşünü Bu şehir sevmez dik duranı Bu şehir Taif gibi haşin Bu şehir de mısır gibi Zelihalı zindanlı Andolsun yakub’a döneceğim ... Şu şehirden gidebilsek ağaç Bizi de bekleyen bir yakup var Şu şehirden gidebilsek ağaç Bu şehir Taif gibi hırsız Ah dişleri kanlı şehirsin Bir ağaçlar devrildi bir de gönlüm sende Şehir ey kirli fikirli şehir Ağaç imanlıdır yeşil zikirli Diri ve canlı gönül o İmanlı bir kişi o altın fikirli... Bu taif bu şehir bilmese de Ağaç şefkat güneşisin gönlüm gibisin Her bahar yaprak yaprak yeşil gülüşünü sevdim Gönlüm de göklere yeşil yeşil güler Ağaç şefkat güneşisin gönlüm gibi Ah şehir dişlerin kanlı Şehir insafa gelmez de Gör bu aşikar gizliyi Haydi gel gidelim artık ağaç Andolsun yakub’a döneceğim ... Şu şehirden gidebilsek ağaç Bu şehir sarhoş bulamaz doğru çizgiyi Ey ağaç ey şefkat güneşi Gidelim bu şehirden bu körden kaçalım Bu bir deli yakanı kurtar Selleri deli rüzğarı kör... Andolsun yakub’a döneceğim ... Şu şehirden gidebilsek ağaç Yeşil ormanlar bulalım Yayalalara hicret edelim Sevgili gibi bakar kayalıklar seyredelim uzaktan Yeşilliğin serin denizine gidelim Bu yangından çıkalım gel ağaç Bu şehir mısır Zelihalı zindanlı Andolsun yakub’a döneceğim ... Arkadaş ol gönlüm senin dostun ağaç Derdiniz aynı sevdanız aynı Meyve meyve güzelleşirsiniz Ağaç ey şefkat güneşi Şu şehirden gidebilsek ağaç Ah dişleri kanlı bu şehrin Dikenli elleri zehirli dili var Bir ağaçlar devrildi bir de gönlüm bu şehirde Kaldım gitti bu şehirde Hikmeti ne bilsem Allahım Bu mısır bu taif gibi bir şehir Andolsun yakub’a döneceğim ... Şehir görmese de Ne güzel yaratmış yaradan seni Saygım sonsuz elif gibi oluşuna Ey ağaç ey şefkat güneşi Gönlüm gibi dal dal duadasın hep Neden kestiler dallarını... Kestiler dualarını Gönlümün sesine nefesine kafes bu şehir İkimizi de üzdü bu şehir Andolsun yakub’a döneceğim ... Şu şehirden gidebilsek ağaç Bu çöl kurutacak bizi Anla Bu şehir kovuyor bizi Bu şehir kör.anla arkadaş sarıl bana artık Bu şehrin dişleri kanlı sana ve gönlüme düşmanlığı var Gidelim gel Yeşile ve ağaca düşmanlığın ne Gözün çıksın şehir Leylanın gözleri yeşil değil mi Ey mecnun dost sana da ağaç Ağaç şefkat güneşi Şehir görmese de Her ağaç şefkat güneşi Her ağaç derviş gönüllü Bu vatanda Gözün çıksın şehir Ağaç dost kuşlar dost maviliğe Neden kovdun ağaçları kuşları Canavarlaşan şehir Babadır ağaçlarımız Bu vatanda Ağaçlar şefkat güneşi oldu bize bu vatanda Şehir körsün Andolsun yakub’a döneceğim ... Gözün çıksın şehir Ey şehir dişlerin de kanlı Andolsun yakub’a döneceğim ... Şu şehirden gidebilsek ağaç Bayram bize o gün Yedin bitirdin ciğerimi Canavarlaşan şehirsin Ağaçlar kuşlar dost maviliğe Sen kestin ağaçların dallarını Onlardı ağacın duaları Ya benim dualarım nerede Andolsun yakub’a döneceğim ... Ey kör şehir Canavarlaşan şehir Ağaç şefkat güneşi Ağlamaklılar ağaçların benim gibi neden Canavarlaşan şehirsin Andolsun yakub’a döneceğim ... Yüreğim gibi derviş yüreklerine kim salmış ateş Şu ağacın güzelliğine bak Maviliğe uzatmış dallarını Dalları duada Maviliğe körleşen şehirsin Daha kurumamış gövdesi ve kökleri Rahat bırak kucaklasın mavi gökleri Mavi bir hırsla Ağaç dost maviliğe Canavarlaşan şehirsin gönlüme de Andolsun yakub’a döneceğim ... Şehir görmese de Toprak ananın kolları her ağaç Bu dualı toprakda Şefkatle sarmış bizi Ağaçla büyüyen şefkattir Canavarlaşan şehirsin Kestin o yeşilliği Daldal öldürdün ağacı Gönlümü öldürdüğün gibi Andolsun yakub’a döneceğim ... Döneceğim o sıla O ormanlara o gür akan pınarlara ... Kim yaratmış ağacı Ağaç şefkat güneşi Öperim ayaklarından Ellerinden ağaçların... Anladım ey ağaç bu şehir elinde balta kovuyor ikimizi Ağaç dost maviye Zaman boğuluyor şehirlerde her yaz Ağaç dost mavi zamana Ağaç ve gönlüm maviliğe uzuyor Andolsun yakub’a döneceğim ... Yakup bir sıcak kucaktır Dostudur maviliğin... Ey şehir sen körsün maviliğe... Şu şehirden gidebilsek ağaç Bu şehir beyaz olmaz Çırpınıyorsun şehirlerde ey ağaç Gel gidelim artık Yeşilin denizi gibi ormanların dalgalanışı Denize düşmüş çocuklar gibisin Gidelim bu şehirden yüzme bilmeyen Bu şehir kovuyor bizi Bu şehir kör Gel gidelim artık Dolmadı mı çilen... Bu şehrin dişleri kanlı Ağaç sevmiş kuşları Kuşlar da maviliğe aşık gönlüm gibi Gönlümde uçardı olsa kanadı Toprak ananın kollarıdır ağaç Toprağın mavi duasıdır ağaç Ağaç seninle büyüyen şefkattir Demirde kömürde çelikte betonda var mı yeşil şefkat... Bu şehir kovuyor bizi Şehir kör gözüne kum kaçmış Bu şehir lekeli ve kirleniyor betonlarla Şehir görmese de Gölgesinde uyuyor bir bebe Ağaç dost bebelere Sevilmez misin ey ağaç Şefkat güneşisin insana Şu şehirden gidebilsek ağaç Yakubun dinse yusufuna döktüğü göz yaşları... Üvey anne kucağındayız ey ağaç Çöldeyiz ey ağaç kurutur bu çöl bizi...
— (0 oy)
Paylaş: Twitter· Facebook· WhatsApp

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!

Yorumlar moderasyon sonrası yayınlanır.

Hamdi Oruç — Diğer Şiirler

Tümü →