Ah abdullah elindeki Saz ağlasın

11.05.2020 386 okunma
Ah abdullah elindeki Saz ağlasın Ben de düştüm gurbete Bilirim gurbeti Haram eder şerbeti Ah abdullah elindeki saz ağlasın Gurbettesin Komşu köyün yiğidi Abdullah Gurbete düştün Ah abdullah elindeki saz ağlasın Duydum ki Gurbetin ateş oldu Ağladım haline Ah abdullah elindeki saz ağlasın Dilindeki söz ağlasın Sanma sana mısır olur bu gurbet Senin gurbetin cimri zindan olur bu gurbet Ah abdullah elindeki saz ağlasın Sandın şerbet olur derdine gurbet Ev verir bark verir bu gurbet dert verir İnsan bırakıp da gelir mi bu gurbete doğup-büyüdüğü köyünü Ah abdullah elindeki saz ağlasın Gurbete düşmüş bir Abdullah Ateşli söylüyor türküleri Abdullah Zalim gurbeti Göz yaşlarında ateş var Abdullahın Gurbeti ateş Gurbette akşamlar bilsen ne ateş Akşam olunca yanar garipler Gurbeti zalimmiş Abdullah ağlarmış evin duvarları ağlarmış... Güneş batınca kapanınca komşuların kapıları Yardan uzak Anadan uzak Kalınır mı be Abdullah Garip abdullah Bilmez miyim gurbeti Ateş yakmaz ibrahimdir gönlü gurbet yakar Ah abdullah elindeki saz ağlasın Ateş yakmaz İbrahimi tek hasret yakar Gönlüm de İbrahim gibi yandı dünya gurbetinde Duydum ki Gurbetin ateş oldu Ağladım haline Sana gurbetin ateş olduğunu anlatan olmadı mı be Abdullah Yusuftan ayrılık gör nasıl ağlatır yakub olanı Bilmez miyim Mısır yusuf olana gurbet Firavun olana şerbet Ah abdullah elindeki saz ağlasın Bu dünya en deli gurbet İbrahim olana Bilmez miyim Düşmüşsün gurbete Gurbet gizli ateş... Ah abdullah elindeki saz ağlasın Yanmış gurbetin ateşinde Ah abdullah elindeki saz ağlıyor Ah abdullah gurbettesin Gurbet eteştir dumansız Sevgilidir imansız Ah abdullah elindeki saz ağlasın Senin ki bereketsiz gurbet Ah abdullah elindeki saz ağlasın Her akşam elimde sazım Gurbet seni ateş seni Gurbetim senin başına taş düşsün De Ah abdullah elindeki saz ağlasın Gurbet ateş Allahım Kimseler gurbetlere düşmesin Ve bir Yusufun gurbeti bereketli... Her akşam güneş batarken gönlümde bir güneş batıyor... Gurbetimin ateş gibi yakışı var Allahım Alnıma kaş çatışı var Allahım Aşıma zehir katışı var Allahım Gecesinin karga gibi ötüşü var Allahım Gönlümü mezara itişi var Allahım Ben yusuf değilim gurbetim mısır değil Kurtar beni gurbetimden Allahım Ah abdullah elindeki saz ağlasın Neden düştün gurbete "Ah abdullah elindeki saz ağlasın" "Gurbet ateştir" Diyorsun abdullah Neden düştüm gurbete Kurtar beni Allahım De abdullah Neden düştüm gurbete Allahım Gurbetim zalim Akşam olunca dertler hucuma kalkar Zehir olur içilmez soframdaki şerbet. Neden düştüm gurbete "Bende neşe söndü"... Akşam olunca gözlerini canıma diker gurbet Gurbet ateş Kimseler gurbetlere düşmesin... Neden düştün gurbete Gurbette bir abdullah Gurbette neden Ölsün sılada gurbetlere düşmesin hiç bir Allah kulu Gurbet ateştir Gurbette bir abdullah Gurbette Neden Gurbet ateştir Ah abdullah elindeki saz ağlasın Neden düştün gurbete Gurbette bir abdullah Gurbette Neden Gurbet ateştir Ey abdullah elindeki saz ağlasın Neden düştüm gurbete Allahım kurtar beni Gurbetim çok zalim Akşam olunca dertler hucuma kalkar Anlarım burası gurbet Nerede cennet Zehir eder içilmez soframdaki şerbet. Siper ol annemin duaları zalim gurbetteyim Ayaklarımın altındaki toprak kayıyor gibi Tut ellerimi köyümün ışıkları Allahım kurtar beni bu gurbetten Ay gözler ay sözler girsin rüyalarıma Gençliğim yıkık bir evdir ne girilir ne oturulur. Duydum ki Gurbetin ateş oldu Ağladım haline Neden düştün gurbete Gurbette bir abdullah Gurbette Neden Ey gurbetim Zelihaların da zalim ey mısır Kar etmez mi Yusufluğum Işığım da var benim Valizim köyümün ışıklarıyla dolu Ve annemin dualarıyla Kahramanlığım yusufun kahramanlığı gibidir bir dağdır... Gurbet ateştir Neden düştün gurbete Gurbette bir abdullah Gurbette Neden Gurbette hiç yüzü güleni görmedim Sıla sıla... Diyor ve ağlıyor garipler Bir zilli niyetli gurbettesin ah abdullah Derdin dağ oldu abdullah haline elindeki saz ağlasın Gurbetin cimri Öleceksin köyüne hasret Yare hasret İş mi seninkisi.. Güneş batar çöker karanlık Uzakta yar... Abdullah haline elindeki saz ağlasın Gurbettesin ah abdullah Abdullah bir şiir yaz ağlasın Abdullah elinde saz ağlasın Abdullah yolunda kış ağlasın yaz ağlasın Ana uzakta Yar uzakta... Nasıl yaşanır bu dert ile Güneş bile yabancı gurbette Sanma güllü niyetli bir gurbettesin ey abdullah Abdullah elinde saz ağlasın Neden düştün gurbete Gurbette bir abdullah Gurbette Neden "Gurbet ateştir" Sıla yar Gurbet ağyar Abdullah günlüğünde gurbet türküleri yansın Sıla yar Gurbet ateş Elinde saz Sıla için ağlasın gözün Yüzün gülmesin Sıla yar Bir kara kuru ekmek uğruna düştüğün şu gurbete bak abdullah Gurbet kuru ekmekten başka ne verir Sıla yar Sıla dere dere gönlünün kuraklığına akar Abdullah Gurbet ateştir yakar Hiç eksilmesin bu ateşli türküler Ağlasın hep elinde saz Kaderine gurbet yazılmış Kaderine ateş yazılmış Abdullah Gurbetim çimdikledi üvey anne gibi Hey abdullah elindeki saz ağlasın De abdullah Gözlerimde bulutlar taşıyorum Gurbetteyim Gurbettesin ah abdullah Ey benim mısırım çok zalimdin çok cimriydin Bana ateş oldun Yanmaktayım işte her akşam vakti Çirkinleştikçe çirkinleştin bana ey mısır Zindanlarına attın beni Senin ki insafsız gurbet Ah abdullah elindeki saz ağlasın Duydum ki Gurbetin ateş oldu Ağladım haline De abdullah Gurbetim senin başına taş düşsün Zehir oldun bana gurbet Ah abdullah elindeki saz ağlasın Akşamlar elem veriyor şimdi Zulmettin bu abdullaha gurbet Sevmedim gurbet seni Anadan ayrılık yardan ayrılık ateşti... Hiç şansım yokmuş gurbetten yana Bence bereketli tek Yusufun gurbeti Zulmettin bu abdullaha gurbet... Allahım kurtar beni bu gurbet zalim Neden düştüm gurbete Allahım Gurbetim belki en zalimi gurbetlerin Çok bereketli Yusufun gurbeti İnsaflı zelihası ve zindanı cömert Yusufun Akşam olunca dertler hucuma kalkar anlarım burası gurbet Zehir olur içilmez soframdaki şerbet. De abdullah Gurbetim senin başına taş düşsün Akşam olunca "Bende neşe söndü"...hep Akşam olunca gözlerini canıma diktin gurbet Zehir oldu güneşin sunduğu renkler ve elimden dökülür şerbet Senin ki kör gurbet Ah abdullah elindeki Saz ağlasın De abdullah Kimse gurbete düşmesin Ölsün sılada gurbetlere düşmesin Gurbetim ateş oldun neden Gurbettesin Ah abdullah elindeki saz ağlasın Şiir şiir ağlasın.... De abdullah Gurbetim senin başına taş düşsün Senin ki zor gurbet Ah abdullah elindeki Saz ağlasın De abdullah Ey şehir ey gurbet ey sahtekar köyüm ağlar tek ardımdan Bekleme inanmamı ağlasan da ardımdan Bilirim göz yaşın çirkin niyetli De abdullah Kurtar gurbetten her abdullahı Allahım Neden düştün gurbete Gurbet üvey annedir ah abdullah Gurbet vefasız sevgili... Abdullah elindeki saz ağlasın Neden düştün gurbete Gurbette bir abdullah Gurbette Neden Gurbet ateştir yakar Sıla nehirdir akar Akar gözü yaşlı Vur şimdi tellerine Abdullah elinde saz ağlasın De abdullah Neden düştüm gurbete Ak yangınlarıma köyüm Gurbetteyim Bir hasretle ölür her yusuf gönül Gönlüm de gurbette Ağlarım yakup gibi Bu dertli abdullahım halime elindeki saz ağlasın Duydum ki Gurbetin ateş oldu Ağladım haline Neden düştün gurbete Bitsin artık bu gurbet Diyor ve ağlıyorsun gurbette Bir zilli niyetli gurbettesin abdullah Abdullah elinde saz ağlasın Kara kuru ekmek sofranda abdullah Dertli ellerin dertli sazında... Bırak sazı elinden sazın yandı abdullah Söylenmez "gurbet" kelimesi dilin yandı abdullah Gurbet ateşten bir parçadır Sıla yar Gurbettesin ağla abdullah Somurtkandın gurbeti Dilinde gurbet türküleri Çekilir şey değildin gurbeti Garip ettin gurbeti Dertli ettin gurbeti Gurbette sazı dertli... Gurbette ağlıyor bir abdullah Neden düştü gurbete Gönlünün de derdi az değil abdullah Gönlün de zalim gurbette Gönlün de ateşte Gönlünün de gurbeti ateş O ateşte ibrahim olsun gönlü Yine dünya gurbetinde gönlü Sanmış kendini kıymetli bir gurbette abdullah Neden düştü gurbete O garip kuş Komşu köyümüzün bülbülü Ağlasın abdullah elinde saz Abdullah günlüğünde ateştir gurbet türküleri Hiç eksilmesin bu ateş bu gurbet türküleri... Neden düştün gurbete Gurbette bir abdullah Gurbette Neden "Gurbet ateştir" Köyüm yıllar sonra geldim sana Karşıma dikildi yeni beşikler yeni mezarlar Dedi ve ağladı Hiç eksilmez bu ateşli türküleri abdullahın Duydum ki Gurbetin ateş oldu Ağladım haline Gurbetim senin başına taş düşsün Bence bereketli Yusufun gurbeti De ve ağla Bitsin artık bütün gurbetlerin abdullah Yalvar Ağlayarak Gurbet ateştir... Dedim ve ağladım Gurbete ben de düştüm Abdullah Bitmez gurbeti abdullah olanın Nasıl unutayım sılam seni Desin ve ağlasın abdullahlar Hep ağlasın abdullahların elinde saz Bitmiyor gurbet Bitmez gurbeti Ok gibidir bağrını deler gurbeti Sevincin öldüğü yerdir gurbeti Gök yüzüne bakmak unutulur... Sokakta ip atlayan çocukları bile görmemiş Baharın geldiğini fark etmemiş yıllarca Ve karıncaların toprakta dolaşmasını seyretmemiş yıllarca... Ateşti gurbeti yandı Ateşti gönlünün de gurbeti yandı Allahım gül hasretle bu abdullah.. Bitmez gurbeti Allahım Hep ağlasın abdullahların elinde saz Gurbettinde yok ne bal nede şerbet Bitmez ki gurbeti Allahım bu abdullahın Dertli eder gurbeti... Zalimdir gurbeti Ana uzakta Yar uzakta Neden düştün gurbete Gurbette bir abdullah Gurbette Neden "Gurbet ateştir" Ağla abdullah Neden sandın atlı bir gurbettesin abdullah Abdullah elinde saz ağlasın Bitmez gurbeti Allahım Gurbeti tuzak Ölmüş kaç gönül bülbül kuşu gibi bu tuzakta... Dünya en zalim gurbeti Duydu abdullah gül Yusufun hazin hikayesini Ateştir gurbetler Neden düştün gurbete Bitmez gurbetin abdullah Gurbetin ateş Ağla derinden Kan akıt ciğerinden Hep ağla abdullah elinde saz Dert bitmez gurbette Bitmez gurbetin abdullah Tattığın gurbet mısır değil... Bitmez bu gurbet Köyün güzel yıllar sonra geldin Karşıma dikildi yeni beşikler yeni mezarlar... Sandın kanatlı bir gurbettesin abdullah Abdullah elinde saz ağlasın Gurbette bir abdullah Gurbette Neden "Gurbet ateştir" Ağla abdullah Bitmez gurbetin abdullah Çocuk yaşta gurbeti tattın Genç yaşında ateşe düştün Neden düştün gurbete Bitmez bu gurbet Gurbetin aratmaz ateşi Günlüğünde orman olsun yanık türküler Bitmez gurbetin abdullah Gülmeyi unutturur gurbet Zehir olur içtiğin şerbet Cehennemdir gurbet sıladır cennet... Ağladın gurbette hiç gülmedin Hep ağlasın abdullah elinde saz Neden düştü gurbete Bitmez gurbeti Allahım Gönlü de gurbette gönlü de bu abdullahın Bitmez gurbetleri Dünya da bir gurbet dünya gönlünün gurbeti... Gönlü de bir yusuf gibi ağlatıyor bir yakubu Aslı ateş dünyanın Dünya aratmaz ateşi Ateşten öte bir yakışla yakar şu dünya gurbeti... Sandın bolluklu fırsatlı bir gurbettesin abdullah Abdullah elinde saz ağlasın Bitmez gurbeti Allahım Güneş bile düşman gurbette Dilinde ateş gibi gurbet türküleri Bitmez gurbetin dertlisin abdullah Bilirsin ateş olduğunu gurbetin Tek derdin köyün... Hangi gurbet zalim değil ki Ağlansın haline Sılaya doyulmuyor Sanma mısırdasın zalim bir gurbettesin abdullah Abdullah elinde saz ağlasın Neden düştün gurbete Gurbette bir abdullah Gurbette Neden "Gurbet ateştir" Ağlansın gönlünün haline Gönlün de zalim bir gurbette Cehennem gurbetten zalim mi Allahım Güneş batmıştır senin için çökmüştür karanlık Hatırlarsın köyünü Elimde dertli kalemin Dökülür dilinden dertli türküler Abdullah elinde saz ağlasın Hep ağlasın abdullah elinde saz Neden düştün gurbete Köyüne doyulmuyor Köyüne yıllar sonra geldin Karşına dikildi yeni beşikler yeni mezarlar... Güneş batmış çökmüştür karanlık Elinde dertli kalemin Gözümde yaş Ağlıyorsun Bitmez bu gurbet Abdullah elinde saz ağlasın Amacın iki dilim ekmek Çoluk çocuk için öncelikle Gurbet iki dilim ekmekle yakalamış seni de ey sazan Kara-kuru ekmekle yetinirdin Gurbete hiç gönlün yok Sıla aşığısın Fakirliğin kurbanısın sen... Dağ yazılarla dudaklarına köyünü yazmışsın sen Gurbeti neşe hırsızı bilmişsin hep sen.. Derdin hiç bitmez Geceler boyu ağlarsın Hep ağlasın abdullah elinde saz Duydum ki Gurbetin ateş oldu Ağladım haline Güneş batmış çökmüştür karanlık Gönlünde sıla Damarlarına kan sıla Seni dirilten can sıla Gurbet bir zalim Gönlünün gurbeti kadar Hep ağlasın abdullah elinde saz Bitmez gurbeti Dünya da ateşten bir parça güneşten Hasreti tattı ve yandı Gurbetlerin en dayanılmazı dünya Abdullah olan nasıl unutsun cenneti... Cennet değil ki, dünya Yalvar Allaha Yar uzakta Sanma sütlü gurbetin abdullah Abdullah elinde saz ağlasın Gurbet ateştir... Dedim ve ağladım Gurbete ben de düştüm Abdullah Hamdi Oruç
— (0 oy)
Paylaş: Twitter· Facebook· WhatsApp

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!

Yorumlar moderasyon sonrası yayınlanır.

Hamdi Oruç — Diğer Şiirler

Tümü →