Ah abdullah Gurbettesin elindeki Saz ağlasın

11.05.2020 363 okunma
Ah abdullah Gurbettesin elindeki Saz ağlasın Ah abdullah gurbettesin elindeki saz ağlasın Duydum ki zalimmiş senin de gurbetin Zehir olmuş şerbetin Dev dev acılar yürümüş üstüne Tutulmamış elinden Naçardım ben de " kaldın acılarınla baş başa" Acıların paşası eder insanı paşa Komşu köyün yiğidi Abdullah Gurbete düştün Acıların yiğidi eder insanı yiğit Ah gurbet ısırır o ne it Affet biz abdullah Tutulmamış elinden Naçardım ben de " kaldın acılarınla baş başa" Neden düştün gurbete Ağlatıyor beni düşünmek halini Gurbete düştüm ben de küçük yaşta Ağlattı gurbet anamı sılamı Ağlattı Yakubu andırıyor kanlı gözleri sılanın Benim de günlüğümde dizi dizi gurbet türküleri Günlüğümde yanık türküler... Sanmışım kısmetli bir gurbetteyim Abdullah elinde saz ağlasın Neden düştün gurbete Ağlatıyor beni düşünmek halini Neden düştün gurbete abdullah Bir yusuf gönlün bir kirli mısırda Gelecek mektuplarda gözleri İple çekiyor bayramları Dualarında sıla Rüyalarında yakup... Gurbettesin ağla abdullah Ve dünya gurbettir gönlüne Ateştir gurbetler abdullah Günlüğünde gurbet türküleri Günlüğünde yanık türküler... Bülbül gibi dertli Pervane gibi dertli Dertlisin Adem gibi... Abdullah günlüğünde yansın gurbet türküleri Gurbette öleceksin gibi Neden düştün gurbete Ağlatıyor beni düşünmek halini Gurbet ateştir çöldür...zeliha mı var her gurbette Gurbettesin ağla abdullah Kara kuru ekmek uğruna düşmüş gurbete kaç abdullah Bir bulut gölgesine bile koşmaya hazır ayakları... Ağlasın abdullahların elinde saz Gurbet ateştir... Şimdiki gurbetler bir mısır değil bir kalleştir Kaderlere gurbet yazılmış Kaderlere ateş yazılmış Yar uzakta Neden sandın iffetli bir gurbettesin abdullah Abdullah elinde saz ağlasın Kara kuru ekmek uğruna bu gurbet Gurbettesin ağla abdullah Dertleniyorsun abdullah Abdullah günlüğünde yansın gurbet türküleri Abdullah günlüğünde ateş Eksilmez Yar uzakta Neden sandın bereketli bir gurbettesin abdullah Abdullah elinde saz ağlasın Tattı gönlün gurbeti ve ateşi... İbrahimin ateşine denk o ateşi Hep ağlar abdullah elindeki saz Neden düştün gurbete Bitsin mi artık bu gurbet Gurbettesin ağla abdullah Gurbette ölmesin Allahım abdullahlar Ana uzakta Yar uzakta... Neden düştün gurbete Gurbette bir abdullah Gurbette Neden "Gurbet ateştir" Nasıl yaşanır çok ateşli dert ile Güneş bile yabancı gurbette Ağlıyorsun gurbette abdullah Bitsin artık gurbetin Allah tutsun elinden Neden düştün gurbete Gurbette bir abdullah Gurbette Neden "Gurbet ateştir" Cennetin yolu yokuş Sılanın yolu yokuş abdullah Sıla en süslü kuş abdullah Bitsin artık gurbetin abdullah Yalvar Allaha Sabah- akşam Gurbet ateş değil cehennem Hep ağlar abdullah elinde saz Hep ağla abdullah elinde saz Neden düştün gurbete Ağlatıyor beni düşünmek halini Gurbet kuru ekmekten başka ne verir Gurbettesin ağla abdullah Gurbet ateştir yakar Bitsin artık gurbet Kara kuru ekmek sofranda Abdullah Dertli ellerin dertli sazın... Bırak sazı elinden sazın yandı abdullah Söylenmez gurbet kelimesi dilin yandı abdullah Neden düştün gurbete Bitmez gurbeti abdullahların Dünya da ateşten bir parça güneşten Hasreti tattı ve yandı Gurbetlerin en dayanılmazı dünya Abdullah olan nasıl unutsun cenneti... Cennet değil ki, dünya Yalvar Allaha Yar uzakta Sanma sütlü gurbetin abdullah Abdullah elinde saz ağlasın Bitmez gurbeti abdullahların Çıktı cennetinden Dünyaya düştü abdullah Abdullahın yanık gönlünde gurbet türküleri Yusuf gibi yanık gönlü gurbette Yusuf gibi kuyuda Beklenen teselli bir tek tacir eli... Yusuf gibi mısırda şimdi o Beklenen serinlik gibi zeliha Abdullahlarda ateştir gurbet... Sılada yar Sılada ana Yar sılada Neden düştün gurbete Gurbette bir abdullah Gurbette Neden "Gurbet ateştir" Neden sandın muratlı bir gurbettesin ah abdullah Abdullah elinde saz ağlasın urbete Bu dünya gurbet sıla tek cennet gönlüne... Sılaya doyamadı Yakan ayrılıktır gurbet değil... Ateş ayrılıktır gurbet değil... Bitmez gurbeti Allahım bu abdullahın Neden düştün gurbete Ağlatıyor beni düşünmek halini Gurbetlerinin en zalimi en dayanılmazı dünya Düşmüsüz Neden düştün gurbete Ağlatıyor beni düşünmek halini Dertli gönlün nasıl unutsun sılayı Dertli gönlün nasıl unutsun cenneti Sofranda dünya da bir kara ekmektir Kurtuluş yok Zıkkım gibi yedikçe öldüğünün farkındasın Neden düştün gurbete Ağlatıyor beni düşünmek halini Sılaya doyulmuyor Sanma himmetli bir gurbettesin abdullah Abdullah elinde saz ağlasın Güneş batmış çökmüş karanlık Bir kalemin dert ortağın Dertli eder gurbet insanı... Dertli eder gurbet insanı... Hatırlamışsın köyünü Elinde kalemin Hasret yakıyor Bal damlıyor dilinden: Hep ağlasın abdullah elinde saz Neden düştün gurbete Ağlatıyor beni düşünmek halini Allahım Bu kadarda mı dertli edermiş gurbet insanı... Gurbeti gecedir...yıldızsız bir gece Gurbeti kuyudur...dipsiz Gurbeti bir zalim bir edepsiz.. Dertli eder gurbeti.. Yare hasret bırakmış gurbeti Hep ağlasın abdullahın elinde saz Neden düştü yalancı mısırsın gurbeti Köyü yakup gibisin bu yusufa Gurbeti kuyudur bu yusufa... Yusuf çıkamaz kuyudan Yusuf vuslata koşamaz... Ağlar bir yakup gibi köyü yıllarca Hep ağlasın bu abdullahın elinde saz Neden düştün gurbete Ağlatıyor beni düşünmek halini Oturttu rahlesine gurbetin gönlünü Gönlü yusufların en dertlisi... Dünya gurbetinde yusuf gönlü... Gönlü bir yusuf dünya gurbetinde... Dertli eder her gurbet insanı... Yakup hasret kalmıştır yusufa... Ağlasın yakup Sanma mısırdasın Abdullah elinde saz ağlasın Gurbetin vereceği üç beş dilim kuru ekmektir... Gurbetler neden yağmış dert yağmış üstüne Dağ yazılarla yazılı aklına köyü... Hep ağlasın abdullahın elinde saz Neden düştün gurbete Gurbette bir abdullah Gurbette Neden "Gurbet ateştir" Dertli eder gurbet insanı... Abdullah ağlar Elinde kalemi yazar ve ağlar... Ana uzakta Yar uzakta Abdullah ağlar Nasıl yaşanılır bu dert ile Dertlidir dostları da gurbette... Hep ağlar abdullahın elinde bu saz Karanlık çökünce Ayırma elinden kalemi Silinmez ki kara yazı Gurbette öleceksin Bu gurbet bitesi değil... Abdullah elinde saz ağlasın Neden düştün gurbete Ağlatıyor beni düşünmek halini Karanlık çökünce Bal damlıyor kaleminden abdullah Hep ağlasın abdullah elinde saz Güneşinle aranda kuyular... Senin kuyuların dipsiz Bir ağlayanın olsun haline Yıllar oldu gidemedin köyüne Hep ağlasın abdullah elinde saz Yanıktır gurbet şiirleri... Kan damlıyor dilinden Hep ağlasın abdullah elinde saz Gurbete düştün Hayır hayır sen ateşe düştün İbrahimliğine yusufluğuna aktı gurbetin Yıllar oldu gidemedin köyüne Köyün aklında Rüzğarı yanaklarında hep Deresi çeşmesi dudaklarında Mısır değil ki senin gurbetin Vezirlik değil rezillik sonu bu gurbetin Hep ağlasın abdullah elinde saz Neden düştün gurbete Gurbette bir abdullah Gurbette Neden "Gurbet ateştir" Dostları Abdullahım türkülerimde ateş... Acı biber sürülmüş yok ağzının tadı Ana uzakta Yar uzakta Göz tuzakta Öz tuzakta Hayırlı hayat Hayırlı rüya uzakta Sanmayın mısırda Elimde saz ağlasın Karanlık çökünce Köyü aklında Neden düştü gurbete Gül damlıyor kalemimden dostları Bak neler diyor abdullah: Anne Hiç bir şey büyük dert değil senin yüzüne mahrumum Köyümü de çok özledim Köyüm benim leylam Çölüm bu gurbet Mecnundan farkım ne Köyümden ayrılığın elemi mecnunun elemine denk Gurbetler üvey annelerim... Dertli eder gurbet insanı... Sanma anne mısırdayım Bir abdullahım elimde saz ağlasın Neden düştün gurbete Ağlatıyor beni düşünmek halini abdullah Allahım Bitsin artık bu gurbet Neden düştüm gurbete Ağlatıyor beni düşünmek hatıralarını gurbetin Gül bahçesi dilim Cennete çıksın yolum Ben gurbetime hep sitem ettim Ayaklarıma zincir vurdu gurbetim Güneşleri mektuplar gibi köyümün... Köyümün taşları ağlar halime Bitmedi niye bu gurbet Bu abdullahın elinde saz ağlıyor Köyüm yemyeşil bir sevinç büyütür bende Gurbetler hasret bıraktı kardeş yüzüne Bitsin artık bu gurbet Gurbette mi öleceğim Bitsin artık bu gurbet Neden düştün gurbete Ağlatıyor beni düşünmek halini abdullah Neden düştün gurbete Gurbette bir abdullah Gurbette Neden "Gurbet ateştir" Gurbette ölmesin Allahım abdullahlar Ana uzakta Yar uzakta... Neden düştün gurbete Gurbette bir abdullah Gurbette Neden "Gurbet ateştir" Nasıl yaşanır bu kanayan dert ile Güneş bile yabancı gurbette Bitsin artık gurbeti Abdullahın elinde saz ağlıyor Neden düştün gurbete Ağlatıyor beni düşünmek halini abdullah Dinleyin abdullahı anlayın derdini Bakın neler söylüyor: Cennetin yolu yokuş Sılasının yolu da yokuş Sıla en süslü kuş Kimse sanmasın mısırdayım Bu abdullahın elinde saz ağlıyor Neden düştün gurbete Neden düştün gurbete be abdullah Ağlatıyor beni düşünmek halini abdullah Dilerim Allahtan Bitsin artık bütün gurbetlerin abdullah Bitsin artık bütün benin de gurbetlerim abdullah Hamdi Oruç
— (0 oy)
Paylaş: Twitter· Facebook· WhatsApp

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!

Yorumlar moderasyon sonrası yayınlanır.

Hamdi Oruç — Diğer Şiirler

Tümü →