Alnıma kazınmış en esmer gurbetsin Dünya

11.05.2020 528 okunma
Alnıma kazınmış en esmer gurbetsin Dünya Usandım gurbet senden Alnıma kazınmışsın en esmer gurbet sensin dünya Yusufun gurbeti beyazdı Alnıma kazınmış bir esmer gurbet Yakubum yok aşığım Yusuf gibi Gurbetim en esmer gurbet Bir dertliyim derdim aşk derdi derdim hiç bir yunusta yok Denizi heceliyorum bir balığın karnında Yunus gibi Mavilik gizlenmiş Denizi neyleyeyim Mavilik gizlenmiş Bir dervişim Yunus gibi sarı çiçekle dertleşen Dünya gurbetindeyim bir yunusum Dünyayı heceliyorum siyahta -beyazda türlü renklerde Bana seni gerek seni...der gönlüm yunus gibi Alnıma kazınmış en esmer gurbet Bu kuyudan çıkar beni küçük bir yusufum Bir yakup aşığıyım Kuyudayım Işık var güneş yok Güneş gizlenmiş bu saklambaçta Vuslat yakıyor beni de Mevlana Bir Yunus gibi seçimimi yaptım Taptuk aşığıyım Himmeti seçtim Çiçeklenir alnım Bir dervişim Yunus gibi Bana seni gerek seni...dedim Alnıma kazınmış esmer gurbet silinmedi hala... Üç-beş huri cennet...öğretildi bana da Bakiyi istiyorum Ben bir faniyim Baki aşığı Ölümsüzlük aşığı Bana seni gerek seni... Der seccadem bile Gelir dile Allah gerek kuluna Ben dünyaya dost mu derim Perdeli ey sevgili yüzün Alnıma kazınmış bir esmer gurbet bu dünya Alnıma kazınan bir esmer gurbet Dünyada sıla mı olur Sıla baldan tatlı olsa da aldırmam Yüzüne bakmam sıla isterim ben Dünya gurbet Dünyada her yer gurbet Perdeli ey sevgili yüzün Bana seni gerek seni... Kuyudayım çıkar beni yakup Taptuk aşığınım Yunus gibi Himmet istedim Allah gerek kuluna En zalim gurbet ahir zamanda şu dünya Dünyada sıla mı olur Perdeli ey sevgili yüzün Sıla değil sıla alnıma yazılan her zaman gurbet Bana seni gerek seni...desin gönlüm Çiçeklen gözlerim Sen yoksan gurbet Bana her cennet Ey sevgili Kuyudayım çıkar beni yakup ol Allah gerek kuluna Perdeli ey sevgili yüzün Ayrılmışım cennetimden zalim gurbetteyim... Bir dervişim Yunus gibi Allah gerek kuluna...dedim Usandım senden usancım dünya kadar Kalbine şefkat konulmamış kargasın dünya... Dünyasın sen zalim gurbetsin Ben her sılaya sıla mı derim Perdeli ey sevgili yüzün Usanmadın sen incitmekten,kırmaktan Senin adın dünya, değil cennet... Cennetin gölgesi düşsün sana Bitsin Adem oğullarına kara zulmün ey dünya Ben sılaya sıla mı derim Bana seni gerek seni... Silinmez kalemle yazılmış alnıma yazılan kansız gurbet Nasıl söküp atayım hayatımdan seni dünya Ey dünya Güneşten koptuğun doğru sanma güneşe benziyorsun Cennetle yan yana koyduğumda leşe benziyorsun En çok da hayırsız bir eşe benziyorsun Vahşi dilin yorulmaz beni yerden yere vurmaktan Ben bu dünyada sılaya sıla mı derim Allahım Bana seni gerek seni... Kuyudayım çıkar beni Taptuk aşığıyım Yunus gibi Allah gerek kuluna...dedim yunus gibi Perdeli ey sevgili yüzün Ey dünya Kimine leyla oldun kimine mevla,sen seni bana sor Gece şeytan oluyorsun gündüz kor Seni çözmek bir fahişeyi çözmekten daha zor Dilim kurumalı sendeki kanlı zulmü haykırmaktan Zulmün uluyan baş ucumda bir kurt Geç ateş gibisin başımın ucunda yine bu kanlı günlerde Hangi anne zalimdir söyle Bir kaç günlük anne ol nursuz dünya Yaşım altmış oldu gül dünya bana da Ben bu sılaya sıla mı derim Ağladı bu ihtiyar avucunda hep... Bir dervişim Yunus gibi Allah gerek kuluna Alçaksın nursuz... Uzaksın şefkatten Annelikten Gurbetsin sen dünya Yani gecesin Ben dünyaya ve sılaya sıla mı derim Perdeli ey sevgili güneş yüz Bir dervişim Yunus gibi Allah gerek kuluna Yüzünden eksik olmayacaktır üvey annelerin çatık kaş Avucundan içilmeyecektir şerbet gurbetlerin... Dünya gurbetsin bir başka gurbet Perdeli en sevgili yüz Perdeli en sevgili yüz... Yüzüme gülsen de artık boş dünya Cenneti özledik biz Uzanmaz ak elin Cehennemi hatırlatır hep körlüğün İstemem artık ak elini cennet uzatsın bana pak elini Ben bu sılaya sıla mı derim Perdeli şirin yüz Kuyudayım...gösterir gerçek yüzünü dünya bu yusufa Dünya kuyusun bu güneş gönle Kaderin attığı kuyuda işin ne güneş gönül...yusuf gönül Hamdi Oruç
— (0 oy)
Paylaş: Twitter· Facebook· WhatsApp

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!

Yorumlar moderasyon sonrası yayınlanır.

Hamdi Oruç — Diğer Şiirler

Tümü →