Ayrılmamalıydık biz

11.06.2020 328 okunma
Ayrılmamalıydık biz Ayrılmamalıydık biz Neden ayrılık ve ölüm siyah renkli... Ayrılık utandı ve aşk utandı bizi ayırmaktan Yar dön Biliyorsun biz bir ağacın iki dalıyız Yar,ay güneşe ben sana dönüyorum biliyorsun... Her hasta ayrı ilaca el uzatır biliyorsun... Bu ömür gül aşk gül bahar gül solmasın ... Dön Ey zehri şeker eden yar... Ayrılık da taştır ağırdır dağdan taştan... Biliyorum sen de şiirinsin Uğruna dağ delmeliyim Sen de leylasın çöllere düşmeliyim... Dön Gönlümü sererim ayaklarına... Bulutlar o an beyaz güle benzer Nehir olur gözlerim Bir ülke kurarım o an sana sil baştan Sen de bir aysın gecemde ışığın Araya bulutlar girer Miyadı dolmuş hayallerin işgalindeyim Dur diyorum uzaklaşma diyorum bulut gözlerini alıp gidiyorsun... Gül diyorum ağlıyorsun Bilirsin zehrin öldürdüğünü... Önümden dereler gibi akıyor saçların Elimi süremiyorum... Ayrılmamalıydık biz Dertlere gem vuramıyorum Bent tuttun dilindeki bala Biliyorsun aşkın bal olduğunu... Bu gün sana muhtacım biliyorsun Gönlüme söz geçmiyor Ben geceyim sen gündüz... Uzak kalamayız biliyorsun Allah sevmez ayrılığı Bu günah senin sevgili... Dön Çorak toprak oluyorum bulut olmuyorsun... Testi oluyorum su gibi dolmuyorsun İçimin kan ağladığını biliyorsun Ayrılmamalıydık biz Halimi görüyorsun Çöle düşüyor gölgem bile Kilit vurulur bülbül dile Gündüzüm gece oldu Gördün Gece bile ağlar yitirince gündüzünü Gitme diyorum gidiyorsun Sonbahar bahçeleri gibi oluyor zaman Gözlerim bulut oluyor Güneşini yitiren dünya da ağlar ... Gör diyorum dünyamı görmüyorsun. Duy şarkılarımı diyorum duymuyorsun Gülü bülbülü ayırmış bir zalimdir ölümdür ayrılık... Dön Dön Gittin gitti istanbul yüzün... Gece olsun gündüzün Dön Dön Çöle dönüyorum Ayrılmamalıydık biz Sen gül ben bülbül Gittin çiçek elin gitti Baharım gitti... Biliyorsun Yetmez mi oldum kül Ayrılmamalıydık biz biliyorsun ağlıyacağımı Dön güneşim güneş kalplim Dön İçimin dallarını kırarak gittiğini biliyorsun İki dağ birbirinden ayrılsa Ayrılmamalıydık biz Dağlar bana değil yük Dağlardan ağır bu yük Ayrılmamalıydık biz Dön Sen de memleketimsin biliyorsun Gurbet oldu her yer Dön Dön Gittin gitti istanbul yüzün... Gece olsun gündüzün Hani bizim de çiçeklerimiz olacaktı Yangın ve kül her yerde Biz bu ateşin külünde yanarız Aklımdasın gönlümdesin bunu biliyorsun Ey bir elmanın yarısı Ölüm bu ayrılığın adı Gel getir yaşanmış binlerce hikayamizi... Ağaçlar ağladı Kuşlar şimdi göz yaşı Hangi mevsimdir gelen Bu gidişe kış dedim Bol karlı ve fırtınalı Üşüyorum şimdi yollar gibi Deniz şimdi öfkelidir,İstanbul öfkelidir Zaman gece şimdi Güneşim dön Ey giden ateş geceler serindir üşürüm Bu gecenin gözü kartal gözü Bu gecenin pençeleri var Şimdi ağlıyor bulutlar bunu biliyorsun Dereler hep denizi arar biliyorsun... Güne bakanlar sadece güneşe döner biliyorsun Dön Bitir bu kör ayrılığı Sürdürme karanlığı Düğümlendi gözlerim dön İntiharın eşiğinde aklım dön... Küflü bir makasla kesildi dilim Karanlığı şişman bir dağ kesti yolumu Alıp gittin cenneti... Sen ilk sevgilisin benzemez hiç bir güneş sana Hep beklenecek kadınsın Çürüsen şu kara toprakta geçemem senden Mahşerde de beklenecek kadınsın Gittin yıktın harabeye döndüm o gün bu gündür Dön Yolcusu yolunu kaybeder kışta bedenim işte Bu Ortaköy meydanı da üşüyor şimdi Yaşama sevincim hangi dala tutunsun Aklımı hangi kuytu kabul eder Dön Çünkü güneşler gider ve döner.. Sürdürme ayrılığın zifiri karanlığını Telefonuna davran.sesinin ay ışığı karanlığı dağıtır biliyorsun Ben bende değilim senin göklerindeyim hep Senin göklerinde olacağım hep... Yitik güneşini arayan öksüz dünya gibi olurum hep Karlar fırtınaya emanet şimdi Bedenimden can çekiliyor şimdi Aşkın da çiçek olduğunu biliyorsun Gönül de üşür... Gözlerim köpük köpük oluyor denizlerde Martılarımın göçeceği sıcak ülke de yok Gönül de ölür biliyorsun Bitir bu ayrılığı ey gözlenen güneş Çığırtkanlıkları üstünde şimdi martılarımın Hüzünlü şarkılar düşüyor dilime şimdi Gözlerim denizin dalgalarında hüzün an an büyüyor Bu boğaza bakıp Ben hiç böyle anlamlı ağlamamıştım Misk veya amber yağmuru saçının kokusu Allı pullu saçların, İstanbullu kokusu Getirmedi kokusunu o saçların rüzğar hiç yok onda da vefa Kış geldi bana kış ey güneş Saçının bir teline Karun’un mülkünü ederdim feda Kışlarda olduğumu biliyorsun Bütün anahtarlarını taşa çalmış bir Karunum şimdi Gittin Sislerdeyim şimdi Dön Bitir kör ayrılığı Kahkahalar gündüzse hıçkırıklar gece Çıkar gelirsin diye bir gece Bir ümidi bir büyütmesem Karanlıklara gömerim bir ülkeyi Yıldızları kör ederim Mezar beni bekliyor olsa ben seni bekleyeceğim Kara sevdalınım biliyorsun Zor veririm son nefesimi,dönmezsen Bir senin omuzlarında ağlanır Dön Gittin, dön Gecenin gündüzü var Kışın baharı...diyorum Dön Dön Hani sevdamız göl olacaktı... Gittin Dön Güneşler gider ve döner Dönmez sanki göçen kuşlar daha Gözlerim dursa kahraman gönlüm ağlar Gündüzler geceye benziyor artık Dilinde şarkımız vardı gözlerinde aşk... Dönmeyeceğini söylersen nehir olur ateşlere boşaltırım kendimi Sürdürme bu deli küslüğü Dön Çiçekler böcekler ile karşılarım seni Bu dönüşün adını bahar koyacağım Eğer uzarsa bu bekleyiş Gençliğimde,ihtiyarlığımda gözlerim bir Seninle kamaşsın... Tek sensin sevilecek kadın gönlüm senin hep Dön sevemem ki, bir başkasını Güneşten karanlığa dönmez bu gönül biliyorsun Söndür bu cehennemi... Ey sevilen kadın Bu ayrılık öldürür ve geceler serindir üşürüm Rüyalarımın süsüsün yar cennetimsin baharların sesisin yar Ömrümün baharı sensin Ben yar öksüzü oldum sen ölmeden Cennetten çıktım çöllerdeyim biliyorsun Adem de böyle yaşamıştı ayrılığı Bu dünyanın gülü sensin Bu gönlün gülü sensin... Feryatta bu bülbül Hüzün var seherlerde biliyorsun Sürdürme küslüğü Güneşe giden yol sensin... Toprak bizi almadan Gül versin gül fidanı... Erik ağacı erik Tamamlansın bu çiçek mısra... Gülsün öksüz şiir... Dön Alnımdan sildim geceyi Bak sahillerime güneşi getirdim Dön diye Halılar serilir yoluna dön... Dön güneş gör güneş Dünya mahzun bir kuş Bulutlardan ziyade ağlıyorum bak... Sen benim aktığım denizimsin... Ben geceyim sen gündüz... Ayrılığın ağlattığını biliyorsun ey havva Hani hiç ayrılmayacaktık Unut deme ne olursun Toprak geçebilir mi bulutundan Ey gözleri toprağıma nur bırakan Elleri kalbe unutulmaz aşkı yazan Dön Dön Biz de mavi uykular uyuyacaktık... Hani maviliğe koşacaktık... Mavi masalımız bu aşk biliyorsun Güneşini yitiren dünya oldum dön Baharını yitiren bahçe oldum Ben senin yörüngenin esiriyim Ben senin çölünün nehiriyim Bu zincirleri nasıl kırayım Unut deme ne olursun Ben de ikiye yer yok Vatanım demedim bir başka vatana Senden başkasını da sevemedim... Hani ateş düşmeyecekti bu kuş yuvasına Hani dilinin zehri yoktu senin... Öldü mü güneşe benzeyen sözlerin... Ayrılığın zindan olduğunu biliyorsun
— (0 oy)
Paylaş: Twitter· Facebook· WhatsApp

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!

Yorumlar moderasyon sonrası yayınlanır.

Hamdi Oruç — Diğer Şiirler

Tümü →