Biz Ne Zaman, Nasıl Bu Hâle Geldik?

01.04.2025 678 okunma
Hoşgörü, tahammül; esamisi yok Biz ne zaman, nasıl bu hâle geldik? Dil dillikten çıkmış, zehirli bir ok Biz ne zaman, nasıl bu hâle geldik? Yetimi kayıran, gözeten yoktur Hayır hasenattan söz eden yoktur Nebi'nin izini iz eden yoktur Biz ne zaman, nasıl bu hâle geldik? Uçuk kaçık şeyler olmuşken makul... Ahmak olmak moda, gel sen de takıl! Tutuşmuş idrâkler, yanıyor akıl Biz ne zaman, nasıl bu hâle geldik? Fırsatını kollar, bekler pusuda İmkân olsa boğar bir kaşık suda Üstüne çullanır etsen bir hata Biz ne zaman, nasıl bu hâle geldik? Bir gram merhamet yoktur kütükte Öfke tavan yapmış, parmak tetikte Anlayış arama zalim hödükte Biz ne zaman, nasıl bu hâle geldik? Yürek pas tutmuştur, kalpten kir akar Kibir abidesi, yüksekten bakar Akşamdan kalmadır, leş gibi kokar Biz ne zaman, nasıl bu hâle geldik? Her kabalık onda, eblehçe tarzı Sorsan kendisine, yönetir arzı Sünnetleri kılar, kaçırır farzı Biz ne zaman, nasıl bu hâle geldik? Hem göz boyamacı hem de riyakâr İffet düşmanında ne gezer vakar Yanına kalır mı ettikleri(n) kâr? Biz ne zaman, nasıl bu hâle geldik? Hezeyan bir değil, tutmuş her yeri Dünya ilerlerken o gider geri Akıllar sonbahar, hisler zemheri Biz ne zaman, nasıl bu hâle geldik? Akıl ölü balık, vurmuş karaya Olan olmayana vermiş kiraya Vicdansızlar merhem olmaz yaraya Biz ne zaman, nasıl bu hâle geldik? Gübre bile değil, meyveyim sanır Bir tek kendisini Müslüman tanır Bulmak müşkül onda bir parça onur Biz ne zaman, nasıl bu hâle geldik? Bir ömür yer durur, bir kere doymaz Kanun koyar amma kanuna uymaz Hakk'ın cennetine kimseyi koymaz Biz ne zaman, nasıl bu hâle geldik? Yalnız kendisine yontar keseri Gönlü tımarhane, aklı serseri Vicdanen müflistir, yoktur eseri Biz ne zaman, nasıl bu hâle geldik? Ayaklar baş olmuş, başlarsa ayak Kinayeyi gerçek sanır avanak Hadi buyur hadi, gel de burdan yak! Biz ne zaman, nasıl bu hâle geldik? Elinden, dilinden emin değilsin Güvenilir, sağlam zemin değilsin İtibarlı bir söz, yemin değilsin Biz ne zaman, nasıl bu hâle geldik? Cennet pazarlarsın, tapucu musun? Cehennemde bekçi, kapıcı mısın? Söyle, yıkıcı mı; yapıcı mısın? Biz ne zaman, nasıl bu hâle geldik? Öfke bumerangdır, can yaktığında Damarlara dönmez, kan aktığında Bil ki her şey kokmuş, tuz koktuğunda Biz ne zaman, nasıl bu hâle geldik? Bu nasıl bir devir, devran değişti Yollar aynı yoldur, kervan değişti Dünya başkalaştı, evren değişti Biz ne zaman, nasıl bu hâle geldik? Vazife çıkarmak gerek durumdan Ocak tütmez oldu kara kurumdan Tez elden dönmeli bu uçurumdan Biz ne zaman, nasıl bu hâle geldik? M. NİHAT MALKOÇ
— (0 oy)
Paylaş: Twitter· Facebook· WhatsApp

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!

Yorumlar moderasyon sonrası yayınlanır.

M. Nihat Malkoç — Diğer Şiirler

Tümü →