Devran Feyezan

01.05.2022 379 okunma
yaşamak, yaramıza alışmak gidemeyiz kendimizden Neval kaynaşmak zorundaydı insanlar öz gerçekleriyle bense gözlerinde hala saklambaç yokluğunda körebe, feci sessizliğin, yalnızlığımın başkenti gidişin anadili ağır yorgunluğumun yağmur yemiş paltolar birikmiş de altında kalmış içerim sanki serinliğin şimdi hangi gölgeyle yürğim yüreğini bağırıyor Neval can tenine gayrı sığmıyor oy Kürdistan Dağları kokardı tılsımlı, sıcacık nefesin cönklerde antik harflerdi adın şarkın, eski vadilerden miras tüter yalçın geceler hücremde ellerim ranzada, duvarda masada, kafatasımda ellerim hicran ki ne dar bir mezar bilmem ne zaman uyanırdık hasretinde uykular yaktığımız kardeşliğin can bahçesine yasların değil, düğünlerin iktidara geldiği şenlik demleri bilmem ne zaman yeniden gelinliğinle yanımda sen kurtulacaktın kefeninden Bilal Yavuz
— (0 oy)
Paylaş: Twitter· Facebook· WhatsApp

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!

Yorumlar moderasyon sonrası yayınlanır.

Bilal Yavuz — Diğer Şiirler

Tümü →