Geceydi

19.05.2020 305 okunma
(Diyanet Gazetesinde Yayınlandı) Geceydi Geceydi bu günkü gibi Geceydi O güneş gibi doğdu Geceydi O güneş sevilsin candan öte Geceydi Güneş beklendi Güneş özlendi Karanlığın sarayları boy verdi Kar düştü,Sevdanın kanı dondu... Ağlandı Geceydi O Nebinin doğumu bir şafak, O güneşti,yıkıldı karanlığın sarayları... Güneş doğdu Neşe doğdu Geceydi Süt anneye verildi Bembeyaz bir süt Bereket yağdı bereket üstüne Medine'de yıldız yıldız izleri... Medine uyandı öptü Nebinin ayağını Geceydi Dünya karanlığın ağında Sadrının kitabını açtı melek Gökler bir kitap gibi okundu... Gökler nur saçar bir kitap gibi O gökler sevilsin candan öte Geceydi Hira dağında Güneşe tutulan ayna... İlk ayetleri okudu nebi Yağmur sessizliğiyle Kur'an geldi ayet ayet Çölde sevda pınarı Rabbinin adıyla okudu Nebi Kurtuluşa hamileydi cihan Bütün gönüllere gül sergisi Bahardı Gül açtı Gül açtı alınlar Gül açtı eller... O bahar sevilsin candan öte Örtülere büründü Nebi Haticenin örttüğü teselli bulutu... Meyvesini verecekti o dua Ömer kükredi gök gibi Ziyaret edildi Beytullah Kırk yıldız secde etti gibi O kükreyiş sevilsin bayrak gibi Ömer kükredi gök gibi Kırıldı zincir Gökte sevinç bulutu Ebu Cehil getiremedi şehadet Ebu Cehilin dilinde diken Hayata nurdan elbise giydirdi O büyük Peygamber Çiçek açtı yetimin yüzü Bal tattı özü Miracta ümmetim dedi Nebi Ümmeti öz çocukları Ebu Bekir sıddık Ebu Bekrin gözlerinde güneş... Sönmesin Ebu bekrin güneşi Altmış üç yıl ömrü Nebinin Altmış üç güneş göğsümüzde Vahyin rahmetine karşı çıktılar Çiçek büyümedi ömürlerinde Baş ezdi ellerindeki taş Sofralarda zehirdi aş Ağlandı Kumlar sevinçle öperdi gül ayakları İşkenceler edildi Nebiye O sevdasıyla gül gördü işkenceyi Güneşini gördü sevdanın Elime güneşi verseler Dönmem sevdamdan dedi O can O candı Göklere yere O can sevilsin candan öte Gül mevsimi şimdi Dünya karanlığın ağında Mekke Bilal gibi bir köle... Bilalin gür sesidir Hayat veren çöle Üç yıllık muhasara Küfrün karanlık kilidi Çürüdü yıldızların ışığında Işıklar bir güzel bir güzel O cesaret dağ olsun özümüzde... İki dostun ölümü Eylülün işaretleri İki dostun ölümü İki kar tanesi Hicret etti Nebi Devlete ilk adım Şafakta ilk ışık Gözlere düştü ışık O ışık sevilsin bayrak gibi Hicret emri geldi Yıldızlar kaydı Medine'ye Taif'in taşları kahrından yandı Medine, nur üstüne nur geldi O nur sevilsin bayrak gibi Medine şimdi anne kucağı Hicret yolunda Nebi Müşrikler oyun kurdu Ne zaman ışığa karanlık karşı durdu Süreka küfrün oku Saplandı kumlardan sipere Ey Süreka kumlar vurur tokatı At sürülmez nur üstüne... Kumlar yer yüzünde yıldızlar gibi O kumlar sevilsin kahramanlar gibi Ay doğdu Medineliler dedi: Geceye vuruldu yumruk Her an yeni bir gömlek Gece soyunur vahşi elbiselerini Her gün ayrı kıtada Bir destandı yazılan O destana sarılalım denize sarılır gibi Hoş geldin dediler Yüzlerinde nur ellerinde nur Ateş gibiydi çöller Deve çöktü kutlu yere Gülistana dönüştü Bilal ilk müezzin Bilal su veriyor Medine'ye Gül açtı adım adım çöl Mescitler gülleri çölün Bayramda şimdi her gönül O aşk dağ olsun özümüzde... Gazveler yapıldı küfürle Karanlık öldü Güneş yıkar geceyi Ağıtı söylenmemiş tek ölü o O ışıklara uzanalım denize uzanır gibi Mekke feth edildi, Dalga dalga temizlenen bir denizdi Mekke Allaha şükredildi,şükür kulluk Ümmet-i Muhammet bir büyük deniz... Uhutta kırılan diş Papatya O bahar habercisi Hamza yoluna baş koydun Hamza dağ oldun gözümüzde... Hamdi Oruç
— (0 oy)
Paylaş: Twitter· Facebook· WhatsApp

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!

Yorumlar moderasyon sonrası yayınlanır.

Hamdi Oruç — Diğer Şiirler

Tümü →