Gençlik Efsanesi

22.10.2022 293 okunma
Anafor gibiydik gönül tasında Gençliğimiz bizden farımadan önce Çiğ düşerdi üstümüze şafakta Bağrımıza deli rüzgâr eserdi Sararıp kurumadan önce Göğ ekin gibiydik şu hayat tarlasında Heyhat! Ayağı sekili gözü sürmeli Alnı sakar haşarı tay gibiydik Durup dinlenmek nedir ki yorulmak nedir Bilmezdik nicedir Ve âdetâ bir çelik yay gibiydik Heyhat! Sığmazdık kabımıza kabuğumuza Heyecanlıydık Kalaycı körüğünden farksızdı yüreğimiz Patlamaya hazır volkan gibiydik Beyine sıçrayan kan gibiydik doğrusu Tâbir-i câizse eğer Çiçeği burnunda delikanlıydık Heyhat! Düşünce ufkumuz tahayyülümüz Sonsuza açılan kapıydı sanki İhtilâl yapardık sıfır üç sularında Ay ışığında Devlerin uykuya daldığı anda Vira kamçılanan cesaretimiz Göğsümüzde kargir yapıydı sanki Heyhat! Biz idik Zaloğlu Rüstem evet Şâh-ı Merdan Ali biz idik ahey! Ya öyle inanırdık Ya da kendimizi öyle sanırdık Dik bakışlı Aslanların yatağı Yiğitlerin merkez üssü otağı Köroğlu’nun Çamlıbel’i biz idik ahey! Şahbazları gözünden gölgesinden tanırdık Heyhat! Sonunda anlaşılan görünen veçhesiyle Hazin ve gerçek olan Silüetten ibaretmiş o netâmeli hayat Gayrısı yalan... Ömür yıldızımız kaymak üzere Tadı yok böylece bitkisel yaşamanın Hava kirli ekmek küflü su bayat Hâsılı gidip de dönmeyenlerin Biz de gideceğiz gittiği yere Heyhat! Ahmet Süreyya DURNA
— (0 oy)
Paylaş: Twitter· Facebook· WhatsApp

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!

Yorumlar moderasyon sonrası yayınlanır.

Ahmet Süreyya DURNA — Diğer Şiirler

Tümü →