İki Fincanın Sabahı
İki fincan durur masanın kıyısında,
iki yaşam belirtisi, parmakların ucunda;
biri geceden kalan gölgeyi taşır,
diğeri, henüz doğmamış bir günün
ışığını içinde saklar.
Bir kaşık döner,
girdabında kaybolur zaman.
Kahvenin dibinde yollar birbirine karışır.
Senin sustuğun yerde
benim içimde bir ömür konuşur.
Pencereye düşen sabah,
camın öteki yüzünde çoğalır.
Ellerin bir kuş kanadı gibi açılır,
gökyüzü yerini bulur.
İki fincanın arasında bir hayat,
zaman kendi sesini unutur.
Senin ellerinde ısınan kahve,
benim ömrümde bir sabaha dönüşür.
Serkan sebepsizceaşk