Rozerya

01.05.2022 369 okunma
yüreğin Hilar mağarası gibi serin yüreğin dağlarcası gariban, ıssız söyle sen hangi boranın meltemisin yanar dudağında karanfil tütün yanar da verir sırtını Kırklar suruna ellerin kelepçe ellerin zozan gözlerin zor kafesler gözlerin zilan içerin Kralkızı içerin mahzun alıngan, kuğumsu hançerem hançerli suskum sahipkıran bir masum pusuda tahtırevan söyle ben nereye gideyim Rozerya gel de gör içim dışım Amedya yaşmaklara yaşamaklar doladın Rabbinden razı sesin papatya devrimi sesin ardınsıra zılgıtlar körpe nazenin daha kaç mendil sarsın yangın kederini daha kaç ahraza bürünecek cıvıltısı sabilerin gel de izle Rozerya aşklar şimdi bir mumya omuzlarda tepişirken fevkinde şımarık firavunlar aziz bir şehir yıkılıyor altında hal böyleyken hasmına kılınç olsan da duramazsın içinde dimdik çökersin soylu sevdiklerin aşkına biz şimdi sensiz boyuna çöküş biz şimdi gözlerinsiz antik tohumduk bak da yeşert Rozerya Diyarbekir hayat ister bağında yeniden nefes almak biz ki yorgunluklar halkı gürleşirdi alnımızın teriyle ceddimizi saklayan aziz toprak çocuklar eker filintalar yeşertirdik yılmadan usturalar kayarken ensemizden bükülmezdik usulca ata yadigarıydı mesleğimiz yüreğimiz haykırır gözlerimizde canımız o parola yakıl ama yıkılma söyle susma söyle Rozerya yitik insanlık hangi dağın ardında Bilal Yavuz
— (0 oy)
Paylaş: Twitter· Facebook· WhatsApp

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!

Yorumlar moderasyon sonrası yayınlanır.

Bilal Yavuz — Diğer Şiirler

Tümü →