Rubailer

05.05.2016 723 okunma
BİRİNCİ BÖLÜM 5 Sarılıp yatmak mümkün değil bende senden kalan hayâle. Halbuki sen orda, şehrimde gerçekten varsın etinle kemiğinle ve balından mahrum edildiğim kırmızı ağzın, kocaman gözlerin gerçekten var ve âsi bir su gibi teslim oluşun ve beyazlığın ki dokunamıyorum bile... 6 Öptü beni : "- Bunlar, kâinat gibi gerçek dudaklardır," - dedi. "Bu ıtır senin icâdın değil, saçlarımdan uçan bahardır," - dedi. "İster gökyüzünde seyret, ister gözlerimde : "körler onları görmese de, yıldızlar vardır," - dedi... 7 Bu bahçe, bu nemli toprak, bu yasemin kokusu, bu mehtaplı gece pırıldamakta devâmedecek ben basıp gidince de, çünkü o ben gelmeden, ben geldikten sonra da bana bağlı olmadan vardı ve bende bu aslın sureti çıktı sadece... 8 "- Paydos..." - diyecek bize bir gün tabiat anamız, - "gülmek ağlamak bitti çocuğum..." Ve tekrar uçsuz bucaksız başlayacak : görmeyen, konuşmayan, düşünmeyen hayat... 9 Ayrılık yaklaşıyor her gün biraz daha, güzelim dünya elvedâ, ve merhaba k â i n a t . . . 10 Balla dolu petek yani gözlerin güneşle dolu... Gözlerin, sevgilim, gözlerin toprak olacak yarın, bal başka petekleri doldurmaya devâmedecek... İKİNCİ BÖLÜM 1 "- Şarapla doldur tasını, tasın toprakla dolmadan," - dedi Hayyam. Baktı ona gül bahçesinin yanından geçen uzun burunlu, yırtık pabuçlu adam: "- Ben, bu nimetleri yıldızlarından çok olan dünyada açım," - dedi, "şaraba değil, ekmek almaya bile yetmiyor param..." 3 Ömür gelip geçiyor, vakti ganimet bil uyanılmaz uykulara varmadan : yâkut şarabı billûr kadehe doldur, seher vaktidir ey delikanlı uyan... Perdesiz, buz gibi odasında uyandı delikanlı, gecikmeyi affetmeyen fabrikanın canavar düdüğüydü uğuldayan... 4 Geçmiş günün hasretini çekmem - yalnız bir yaz gecesi bir yana - ve gözümün son mavi pırıltısı bile gelecek günün müjdesini verecek sana... ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 1 İnsan ya hayrandır sana, ya düşman. Ya hiç yokmuşsun gibi unutulursun ya bir dakka bile çıkmazsın akıldan... 2 Çürüksüz ve cam gibi berrak bir kış günü sımsıkı etini dişlemek sıhhatli, beyaz bir elmanın. Ey benim sevgilim, karlı bir çam ormanında nefes almanın bahtiyarlığına benzer seni sevmek... 4 Gün iyiden iyiye ışıdı artık, tortusu dibe çöken bir su gibi duruldu, berraklaştı ortalık. Sevgilim, sanki seninle yüz yüze geldim birdenbire : aydınlık, alabildiğine aydınlık... Nazım Hikmet RAN
— (0 oy)
Paylaş: Twitter· Facebook· WhatsApp

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!

Yorumlar moderasyon sonrası yayınlanır.

Nazım Hikmet RAN — Diğer Şiirler

Tümü →