Sonbaharla Hasbihâl

02.12.2025 393 okunma
Sonbahar geldiğinde yaprak ayrılır daldan Ömrün bu son faslında ne aldat ne de aldan! Tabiat aynasını gönül gözüyle seyret! Zamanın kıyısında ne değiştirir gayret? Bu son fasıldır belki, şimdi sonbahardayız Ateş denizlerinde barut gibi hardayız Gece gündüze gebe, leylin ahiri nehar Bu yol nereye varır, anlat bize sonbahar? Zaman yemyeşil şalı varsın üstünden atsın Şair ne güzel demiş, mevsim değil sanatsın Sanki kanın çekilmiş, sana ne haller oldu? Hasta mısın sonbahar, benzin sarardı soldu? Bir hüzzam bestesisin, hüzünlere gark oldun Ömür değirmeninde döne döne çark oldun Ötekiler duyarken bir sen işittin beni Geride kaldı gölgem, arkadan ittin beni Yaza meydan okudun, saltanatını yıktın Muhteşem bir tablosun, hangi fırçadan çıktın? Üstündeki gömleği meçhul bir el çıkarsın Sen ki dünden bugüne kan yaş olup akarsın Esti bir deli rüzgâr, savurdun ve savruldun Hasretin sıcağında küle döndün, kavruldun Kucağını açmışsın can veren yapraklara Altından yorgan oldun simsiyah topraklara Mâziyi yâd eyledin, bir âh çekip derinden Güller küle dönüştü hicranın kederinden Akrebin kıskacında zamanı aşıp durdun Önce tebessüm ettin, sonra ağlaşıp durdun Renklerin paletinde ölümün rengi sende Bir güneş yanığısın hayatın dengi sende Sonbahar, ömrümüzün nihayetisin belli! Bu dünyada hiç kimse kalmayacak temelli M. NİHAT MALKOÇ
— (0 oy)
Paylaş: Twitter· Facebook· WhatsApp

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!

Yorumlar moderasyon sonrası yayınlanır.

M. Nihat Malkoç — Diğer Şiirler

Tümü →