Sürücü

28.04.2016 436 okunma
Gidiyorduk: Kar üstünde bir incecik çığırdan; Gidiyorduk: İri buzlar sarkıtmıştı her saçak; Gidiyorduk: Ben hayvanın üzerinde, o yayan; Gidiyorduk: Ben giyimli, o zavallı yal’nayak. Sefilciğin yırtık-pırtık bir uruba sırtında, Görünüyor gibi idi vücûdünün her yeri. O çatlamış, mosmor olmuş dudakları altında Birbirine uruyordu beyaz, güzel dişleri. “Oğlum, her bir seferinde sen kaç para alırsın?” “Bir metelik.” “Evin ner’de? Kimin kimsen var mıdır?... “Ne evim var, ne kimsem var..” “Gece nerde kalırsın?” “Ahırdaki gübrelikte..Sıcak olur, ısıtır.” Ey kimsesiz, sefil çocuk! Ben seksen yıl yaşasam Bu acıklı sözlerini hiçbir vakit unutmam; Kim bilir ki bu akşam da böyle bir kış gününde, Sana karşı dıvar olan hangi ahır önünde Aç ve çıplak bir dilenci gibi titrer durursun? Ellerini, “Açın!” diye hangi taşa urursun?.. Âh, bu acı hâllerini düşündükçe senin ben Soğuk bir şey duyar gibi oluyorum içimden; Ateşleri beyaz küllü mangalımın başında Vücûdüme kar yağıyor gibi bir şey olmada; İşte ben de senin gibi titremeğe başladım. Donuyorum, çekiliyor her yerimden hayâtım!.. Mehmet Emin YURDAKUL
— (0 oy)
Paylaş: Twitter· Facebook· WhatsApp

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!

Yorumlar moderasyon sonrası yayınlanır.

Mehmet Emin YURDAKUL — Diğer Şiirler

Tümü →