Türk Şairi Nazım Hikmet Hakkında Bir Şiir

15.12.2018 294 okunma
(( nazım hikmet )) *** dur moskûva şehrinde o anıt mezarı sor çağlar boyu anılan ölmez yadiğarı sor o insan ki:- hayatı bildi bir mücadele şerefli ülkü için adak giden eri sor happishane , sürgüne kanaralara karşı çelik iradesiyle yuğuran akdarı sor sordunmu ?! münevverden ayrılık acısını pencereden şafağı bekleyen bidarı sor ey hazer denizinde dalğalarla güreşen bulutlarla yarışan devrimci ruzğari sor nazım hikmet ölmedin yüreklerde yaşarsın seni severek coşan kan atan damarı sor gamlenme kara yerde serilip yattığına ektigin kafalarda meyvelenen barı sor hürriyet bir dev dağın ardında bir güneştir o dev dağı atlayan güç cüret ısrarı sor mutlu hayat kimsenin dökülmez eteğine ucundan dökülen kan yıkılan duvarı sor dev arzular uğrunda tehlikeler atlanır topa kurşuna doğru süren fedakarı sor bir fidan bar verince kaç tane bel kırlır mefküre sahibinin çektigi azarı sor devrimci şair işte halkın kılavuzudur avcı ardında koyruk bulayan zağarı sor halkların inciğini sezen ülküdeşlerin (hoşi minne )( niroda )( beyatı )( ilvarı )sor bir mum yanmasa diğer mumlar kalır gölgede bir kervanın başını çeken bir saları sor her yüzü gülümseyen asudadır söyleme arzusuna kavuşan mutlu behtiyarı sor bilmediğin nesneler bildiğinden fazladır gerçeğe perde çeken düğümlü esrari sor uzun sefer yolunda güçlükler baş gösterir dağı delip geçerek bağıran katarı sor vatan anne gibidir anne alıp satılmaz diline milletine bağlı vefadarı sor sıyah kalın bulutlar gün doğunca çığlaşır gebe toprak altından kabaran mantarı sor insan hakkı masalar özerinde titriyor gidenler mazi oldu gelecek didarı sor canlıların hakkını savunmak istermisin ? kanlı kırbac altında inleyen naçarı sor ey busfor boğazında gemisi yelken açan zandarları parçala sür doğru kenarı sor yeşeren türkiyanın gümüş rengi çavlanı oral altay dağından eriyen buz karı sor gözlerin on dört oldu ( anoşka ) gelecektir aşına martılardan sözleşen niğarı sor silkin kabirnden kokla ilk bahar esinini döktüğün ılık terden boy süren çınarı sor uyan gör hülyaların tatlı gerçek olmuştur türkülerin okuyan ince saz gitari sor uyan ümit tuttuğun çocuklar büyümüştür son nefeste can veren mağrur ihtiyarı sor memleketin bezenmiş düzenmiş gelin gibi çızdığın afişlarle süslenen bulvarı sor gün battı ne memleket ne memetten bir haber zacil güvercinlerden geç kalan tatarı sor bıkarmı ?! insan oğlu dinç hayat yar koyunudan halklar uğruna acı çeken emekdarı sor adam oğlu karşında eğilmek günah değil atamıza verilen kutsal îtibarı sor arasıra doğanın halklara armağını halkın bağrından kopan devrimci ( nobarı ) sor rıza çolak oğlu
— (0 oy)
Paylaş: Twitter· Facebook· WhatsApp

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!

Yorumlar moderasyon sonrası yayınlanır.

Rıza Çolakoğlu — Diğer Şiirler

Tümü →