AYNI NEHRİN ÇOCUKLARI Şiiri
Mezopotamya
Suskun taşlarında yankılar,
Tek nehir gibi akan kaderin kırık sesi.
Dicle’nin suyunda titreyen hatıra,
Fırat’ın kıyısında yakılan türküler
Dört parça gökyüzü
Her parçası başka bir ağıtla örtülü.
Güneş aynı doğar her sabahında,
Işığı sınırlarla bölünmüş düşer toprağa.
Dağların sırrını taşır, kuzeyin rüzgârı
Halkın inadı, büyür sabırla kazınmış taşlara.
Güneyde çöller fısıldar eski acıları,
Kumlarına saklar susturulmuş hikâyeler.
Doğuda sessizlik ağır ağır,
Her kelime bir yük, her nefes bir direniş.
Batıda kalabalıklar içinde yalnızlık büyür,
Aynı dili konuşanlar bile birbirine uzak düşer.
Bir zamanlar aynı sofrada bölünen ekmek,
Soğur şimdi dört ayrı masada.
Annelerin gözyaşı değişmez hiçbir yerde,
Ninni yerine ağıt söylenir çocuklara.
Her sınır bir yara gibi çekilir haritaya,
Her çizgi bir hatırayı ikiye böler.
Kardeş kardeşe uzanamaz bazen,
Araya dikenli teller, suskun korkular girer.
Bilirler...
Aynı nehirden su içmiş eller dost,
Aynı toprağa farklı akmaz düşen gözyaşı
Aynı göğe bakan gözler,
Er ya da geç bulur birbirini kardeşçe.
Dicle yeniden özgür akacak,
Fırat şarkılarla taşacak kıyılarından.
Binyıllık kadim topraklarda
Ekinler sadece başak değil, barışı da görecek.
O gün geldiğinde,
Ne kuzey kalacak ne güney,
Ne doğu ayrılacak ne batıdan.
Sadece kardeşlik olacak...
Yan yana, omuz omuza.
Bir halk değil, halklar birleşecek,
Acılar paylaşıldıkça hafifleyecek.
Affetmek zor olacak belki,
Ama birlikte iyileşmek mümkün.
Mezopotamya...
Efsanelerin değil sadece,
Yeniden doğan bir gerçeğin adı olacak.
28.03.1988
Yayınlanma:
Düzenleme:
4 kez okundu.
AYNI NEHRİN ÇOCUKLARI Şiiri İçin Yorum Yaz...
Bu şiir hakkında henüz yorum yazılmamış.
İlk yorumu üstteki formu kullanarak yazabilirsiniz.
Benzer Ali Fırat Dicle Şiirleri:
- HARBİ ÖZLEMİŞİM (4)
- BUZ KESER BAKIŞIN (5)
- GÜLÜMSÜYORUM (4)
- BU KEZ GELEN BENDİM. (5)