add Şiir Ekle   user Şair Girişi    register Kayıt  

SUSKUN DİLLİ RÜZGÂRLARIM Şiiri

SUSKUN DİLLİ RÜZGÂRLARIM Şiiri

Suskun dilli rüzgârlarım,
Bir daha esmeyecek senin iklimlerinde.
Ne bir dalı titretecek adın,
Ne bir yaprak düşecek gönlümün bağına.

Külünle sıvadım kuru bir çınarın gövdesini,
Bir avuç kül çiçeği savruldu rüzgâra.
Dağlar sustu, taşlar sustu,
Bir ben sustum,
Bir de içimde kanayan o yara.

Ben zamanı sağdım,
Zaman beni tüketti.
Bir ömür, bir avuç süt gibi
Akıp gitti avuçlarımdan.
Gölge mi kaldı bende,
Onu da dilsiz kayalıklara bıraktım.
Gözlerine çöken sis gibi
Kapandı birer birer perdelerim.
Kimsesiz ellerim vuruldu
Viran bir kervansarayın kapısına.
Ne bir kandil yandı içeride,
Ne bir ses çağırdı beni içeri.

Söndü bağrımdaki harlı ocak,
Dağlar ufalandı, taş taş üstünde kalmadı.
Bir zamanlar göğsümde bahar taşıyan dallar
Şimdi ayazın önünde eğildi.
Ey benim içimde büyüyen yalnızlık,
Gel, otur yanıma
Senden başka kimsem kalmadı.

Kırağı çaldı şafağın alnını,
Sabahın yüzü utandı doğduğuna.
Bir çığlık yükseldi içimin en dibinden,
Varamadı senin düşüne,
Değmedi bir kez olsun uykuna.
Ben sessizliği kalkan ettim göğsüme,
Kendi içimde yenildim,
Kendi içimde gömüldüm.

Ne bir ses bıraktım yankılanan dağlarda,
Ne bir yeşil umut kaldı kuruyan bağlarda.
Takvim yaprakları döküldü birer birer,
Ben hâlâ aynı kışın ortasında.
Irmakların yönünü çevirdim gurbete,
Kurumuş nehir yataklarında yıkadım yüzümü.
Yosun tutmuş taş kitabelere kazıdım
Sana adanmamış son yeminimi.

Külümü savurdum yedi iklime,
Yedi dağa, yedi ırmağa.
Yedi kere öldüm de
Bir kere dönmedim sana.
Hiçbir rüzgâr taşımayacak kokunu,
Hiçbir turna düşürmeyecek gölgesini
Senin kıyında unuttuğum o eski denizlere.
Ben o denizlerin kapısına
Kendi ellerimle kilit vurdum
Yüreğimin en derin mahzeninde
Adını da, ahını da karanlığa koydum.

Kör kuyuların dibinden topladım kırık aynaları,
Her birinde yüzünden bir parça aradım.
Ay ışığını eğdim taşların üstüne,
Suyun hafızasını yokladım,
Gecenin bağrını deştim.
Yoktun.

Şimdi gecenin koynunda
Bir turna kanat çırpıyor bilinmeyen yöne.
Ben başımı kaldırıp bakmıyorum artık.
Suskun dilli rüzgârlarım var benim,
Esmeyecek artık senin iklimlerine.
Bir zamanlar adını taşıyan bu yürek
Şimdi kendi küllerini savuruyor.
Ne sana bir beddua,
Ne kendime bir af kaldı.
İçimdeki son kandili de söndürdüm bu gece.
Ben o kapıyı kapattım.
Anahtarını da gömdüm
Bir daha su yüzü görmeyecek
Kurumuş bir nehrin yatağına.

Yayınlanma:
Düzenleme:

Şiiri Paylaşın
tweet facebook

3 kez okundu.

SUSKUN DİLLİ RÜZGÂRLARIM Şiiri İçin Yorum Yaz...

Bu şiir hakkında henüz yorum yazılmamış.
İlk yorumu üstteki formu kullanarak yazabilirsiniz.

Benzer Ali Fırat Dicle Şiirleri:

Son Eklenen Şiirler: