Şiir şitesi, usta ve amatör şairlerin birbirinden güzel duygu dolu şiirleri...
A
B
C
Ç
D
E
F
G
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
Ö
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Son Eklenen Şiirler:
Peygamber Efendimiz (s.a.v.)
(31)
En güzel Yaratan’ın en güzel yarattığı;
Ahmed, Mahmûd, Muhammed, Mustafa Efendimiz.
Ümmetiyle dert verip dermanı arattığı;
Ahmed, Mahmûd, Muhammed, Mustafa Efendimiz.
"Nûrun alâ nûr" diye yere düşmeyen gizdi;
Alnıyla göğsü geniş, gövdesi gölgesizdi.
Kurutulmuş et yiyen anneli; sizdi, bizdi
Ahmed, Mahmûd, Muhammed, Mustafa Efendimiz.
Melekler tarafından temizlenmiş özlüydü;
Nefsinden konuşmayan, güvenilir sözlüydü.
Kirpikleri uzun, sık; iri, siyah gözlüydü
Ahmed, Mahmûd, Muhammed, Mustafa Efendimiz.
Saçları az dalgalı, ne kıvırcık ne düzdü;
Yuvarlak, ışık saçan, yüzü parlayan yüzdü.
İncitilse, üzülse; ne incitti ne üzdü
Ahmed, Mahmûd, Muhammed, Mustafa Efendimiz.
Şefâati için şart, dâim dolamak dile;
Sayıklayıp sayısız salât-ü selâm ile.
Mahkeme-i kübrada affımıza vesîle,
Ahmed, Mahmûd, Muhammed, Mustafa Efendimiz.
Pak bahtıyla Hatice’n, pek bahtiyar kadındır;
Halîme sütannendir, Ümmü Eymen dadındır.
Cennetin kapısına nakşolunan adındır,
Ahmed, Mahmûd, Muhammed, Mustafa Efendimiz.
Abdest azalarımız tanınmamıza yetsin,
Havz-ı Kevser suyundan eliyle ikrâm etsin.
Gönülleri fethetti, gönülleri fethetsin;
Ahmed, Mahmûd, Muhammed, Mustafa Efendimiz.
Son gelen ilk peygamber, Resûl-i Kibriyâ’dır;
Hâtemü’n-nebiyyîn’dir, Hâtemü’l-enbiyâ’dır.
Seyyidü’s-sakaleyn’dir, Sened-i Asfiyâ’dır;
Ahmed, Mahmûd, Muhammed, Mustafa Efendimiz.
Şerif der: Ümmî kalbi vahiyle ilim dolan,
Şems-ü kamer ziyâsı yanında sönüp solan,
Ne kadar anlatılsa anlatılamaz olan,
Ahmed, Mahmûd, Muhammed, Mustafa Efendimiz.
8 Eylül 2024
İzmir
Gönül Kâbesi
(24)
Kibirdir boylatan dibi,
Tevâzulu tavır takın.
Kalp kuldaki Kâbe gibi;
İncinip incitme sakın.
Tevekkül, rehber bedene;
Sarılmak, sünnet nedene.
Günâhta ısrar edene
Belâ gelir akın akın.
Îman rûhta yara etmez,
Secde yüzü kara etmez.
Güzelliği para etmez;
İçi pisse, dışı pakın.
Yardımı Allah'tan dile
Sabır ile namaz ile;
Unutma ki ölüm bile
Ne çok uzak ne çok yakın.
Şerif der: "Sırrını sakla,
Gelmesin hayâle, akla."
Hadi kalın sağlıcakla,
Kendinize iyi bakın.
23 Temmuz 2025
İzmir
Narsist
(26)
Ecele dek karnı haram yutarak
Davul gibi şişiyordu bu narsist.
Cami görse köpekliği tutarak
Duvarına işiyordu bu narsist.
"Susuza su içsem yarıyor" derdi,
Açın karşısında aşını yerdi.
Kazmasız, küreksiz nihayet erdi;
Mezarını eşiyordu bu narsist.
Çalmayı kendine mübahtır sayıp,
Ne utanmak âdetiydi ne ayıp.
Okeyden başını kaldıramayıp
Kahvede taş döşüyordu bu narsist.
Ne dul ne öksüze garezi bitti,
Elinin tersiyle yetimi itti.
Âhirete bu dünyadan ham gitti;
Ne yanıp ne pişiyordu bu narsist.
Dalkavuğu gözlerinden sakınır,
Sarayında padişahlık takınır.
Ne yaz sıcağında terden yakınır
Ne kış günü üşüyordu bu narsist.
Şerif, aşağılık hep üstten baktı;
Halbuki alçaktan daha alçaktı.
Ne alnı açıktı ne yüzü aktı;
Yükseldikçe düşüyordu bu narsist.
12 Ağustos 2025
İzmir
Adın ne senin?
(30)
Gerçekmisin,rüyamısın
Şu hep dönen dünyamısın
Kalbime bir keder girdi
Yoksa sen sevdamısın
Yalanmısın,dolanmısın
Gidenmisin,kalanmısın
Aklım nerde,kalbim nerde
Beni benden alanmısın
Baharmısın,ya kışmısın
Bulutmusun,yağışmısın
Savaşmısın,barışmısın
Adın ne senin
Günahmısın,sevapmısın
Sorumusun,cevapmısın
Kahvemisin,şarapmısın
Adın nedir,söyle bana
Ölümmüsün,dünyamısın
Limanmısın,deryamısın
Gözden akan damlamısın
Adın nedir,söyle bana
Hayatmısın,mezarmısın
Sen başka bir diyarmısın
Senmi yazdın aşkı bana
Şairmisin,yazarmısın
Vatanmısın,gurbetmisin
Acımısın,lezzetmisin
Kalbim özlem içindedir
Yoksa sen o hasretmisin
Baharmısın,ya kışmısın
Bulutmusun,yağışmısın
Savaşmısın,barışmısın
Adın ne senin????
Hiç İşim Olmaz
(37)
Kuluna Yaradan yardımcı yârken
Dünyanın gamıyla hiç işim olmaz.
Âhrette kalıcı mükâfat varken
Geçici nâmıyla hiç işim olmaz.
Gönüllerin günlüğünde yersizin,
Şeytana avane, karaktersizin,
Haram haramisi, alnı tersizin
Nefsine râmıyla hiç işim olmaz.
Açlıkla doyarken öksüz, yetim, dul;
Gözü toku değiştirmez para, pul.
Helâlse ekmeğin çeyreği makbul;
Yarımı, tamıyla hiç işim olmaz.
Kifâyet miktarı şükre vesîle,
Yani yetinene kanaat ile;
Az tazesi, az olgunu çok bile;
Bayatı, hamıyla hiç işim olmaz.
İçen küçük için büyüğü derdin,
Sağdığı süte su katması ferdin;
İneğinden aşağılık namerdin
Ahırı, damıyla hiç işim olmaz.
Tevazusu cüce, kibiri devin;
Nazarında ne sevilin ne sevin.
Balkonlu apartman, müstakil evin
Perdesiz camıyla hiç işim olmaz.
Şerif'im, âyetle sabittir fâiz;
Cehennem azabı yiyene câiz.
Minaresi düzgün caminin vâiz,
Bozuk imâmıyla hiç işim olmaz.
7 Kasım 2025
İzmir
Varyemez Hoca
(28)
Hasis, dört karılı varyemez hoca,
"Zekâtla İslâm'ın şartı beş." diyor.
Bir resmî, üç dinî nikâhlı koca,
"Oruç tutsun bulamayan eş." diyor.
Kuş sütü eksikli sofrası aşlı,
Karnı tok, sırtı pek diye dik başlı.
Zenginken fitresi fireli yaşlı,
"Gençler ya papikçi ya da keş." diyor.
Şerif; tabii ki bayramla talan,
Kurduğu Ramazan çadırı falan...
Ne iftarda ne sahurda aç kalan,
Ekmeksize "leş kargası, leş" diyor.
23 Şubat 2026
İzmir
Esila
(27)
Tertemiz yüreğin güneşten sıcak,
Yüzün aydan güzel senin, Esila!
Açılmaz mı sana kollarla kucak?
Kalbe faydan güzel senin, Esila!
İki yüz seksen gün, kırk hafta süstün;
Anne karnındaydı doğmadan büstün.
Kahve hatırından hatırın üstün;
Hâlin çaydan güzel senin, Esila!
Nasıl kuzusuyla meleşir koyun,
Oyun çağındasın, öylece oyun.
Gözlerin bir içim su iken boyun,
Yavru taydan güzel senin, Esila!
Korusun nazarı az ile çoktan,
Yerleri, gökleri var eden yoktan.
Şerif amcan için kirpiğin oktan,
Kaşın yaydan güzel senin, Esila!
18 Mayıs 2025
İzmir
Ahvâl-i Beşer
(35)
Kirli kalpler uğrayalı sekteye,
Din, îman kadrini bilen kalmadı.
Günâhları muhtaç dezenfekteye;
Tevbe istiğfarla silen kalmadı.
Kur'ân, kat'iyetle "Haramdır" diyor;
Fâsık, helâl gibi kul hakkı yiyor.
Müsriflik başını almış gidiyor;
İsrâfta insâfa gelen kalmadı.
Saat gün, gün hafta, hafta aylaşıp,
Ay yıl, yıllar asırlanır, zâylaşıp...
Karnı açla bir lokmayı paylaşıp
Ortadan ikiye bölen kalmadı.
Ârlı; evli, bekâr, bakire, bakir
Hakarete uğrar, görülür hakir.
Hür, eşit doğan da zengin ve fakir...
İslâm fıtratıyla ölen kalmadı.
Ne yazmalı Şerif'im, ne demeli?
Ömrü kısaların uzun emeli...
Sevgi, saygı nezâketin temeli;
İç huzurla yüzü gülen kalmadı.
6 Ekim 2025
İzmir
Siyah Gözler
(118)
Mahzun yüzünün garâbetinde,
Çırpınıyor rüzgârın kanadı.
Siyah gözlerinde masum renkler ölüyor.
Siliniyor göğsümden, iz bırakan sesin.
Unutulmuş sevdalarda,
Hüzünkovan kuşları uçuruyorum,
Çaresiz bir rüyâya dalmış gibi derinden,
Elemin, kederin en derin yerinden.
Artık...
Sözlerin bile duyulmuyor
İçimin gürültüsünden.
Kapkaranlık gecelere uzanmış ellerim.
Kapkaranlık gecelere uzanmış ellerim.
BİR KUŞ MİSALİ
(28)
gençliğim bir kuş misali gelip geçti.
yaşa baktım allah'ım kemale erdi.
siyah saçlar yerine beyazlar geldi.
yüzümdeki çizgilerim aynadan belli.
geçen gençliğimde bir bahar vardı
o karagözler var ya beni yıprattı
deli dolu çağlar bitmiş yalan mıydı ?
açıp kapattım bir göz zaman farklıydı
akıyor gözlerimden inceden yaşlar.
geçmiş yılları unutmaya hal mı var.
ara da bir şu yüreğime kan damlar
deli dolu yaşanmış eski sevdalar
geçen gençliğimde bir bahar vardı
o karagözler var ya beni yıprattı
deli dolu çağlar bitmiş yalan mıydı ?
açıp kapattım bir göz zaman farklıydı
hoşça kal gençliğim elveda.uzun uzun baktım aynaya gözlerim doldu VE EYVAH dedim.
geçip giden yılların farkına yeni vardım.
belli ki duvardaki takvim her şeyi bir bir anlatıyor,
meğer her şey koca bir yalan,tek gerçek ölüm.
hoşça kal gençliğim,hoşça kal anılarım,
hoşça kal.
geçen gençliğimde bir bahar vardı
o karagözler var ya beni yıprattı
deli dolu çağlar bitmiş yalan mıydı ?
açıp kapattım bir göz zaman farklıydı
anılar hayaller birlikte yaşandı
gözden akan yaşlar içimi sızlattı
yaşanan gençliğim sanki bir rüyaydı
gözlerim duvardaki takvimde kaldı
geçen gençliğimde bir bahar vardı
o karagözler var ya beni yıprattı
deli dolu çağlar bitmiş yalan mıydı ?
açıp kapattım bir göz zaman farklıydı
https://www.youtube.com/watch?v=c6FUmw3gy30
Unuttum Dersin de Unutamazsın!
(35)
Unutmak kolay mı yaşananları?
Unuttum dersin de unutamazsın!
Gözlerinden kan yaş boşananları,
Unuttum dersin de unutamazsın!
Gölge misalidir, bırakmaz mâzi
Yaşanmışlıkların silinmez izi
Hicranla çoğalır yürekte sızı
Unuttum dersin de unutamazsın!
Dünde yaşananlar gelirken dile,
Bülbül şekva eyler dikenden güle
Yaralı bağrına taş bassan bile,
Unuttum dersin de unutamazsın!
Hasret yalçın kaya, aşılmaz surdur
Sevda ateşinde tutuşan kordur
Kalbine gireni çıkarmak zordur
Unuttum dersin de unutamazsın!
Yâr’dan ayrılanlar olamaz metin
Sanki yüreğini böler giyotin
Demesi kolaydır, yapması çetin
Unuttum dersin de unutamazsın!
En büyük vurgunu yersin felekten
Neyin var neyin yok, geçer elekten
Akıldan çıkmayan, çıkmaz yürekten
Unuttum dersin de unutamazsın!
Sevdaya tutulan olamaz kendi
Daim galip gelir kaderin fendi
Bir de bakarsın ki ömür tekendi
Unuttum dersin de unutamazsın!
Seninle silinmez izlerimiz var
Baharlarımız var, güzlerimiz var
Yeminlerimiz var, sözlerimiz var
Unuttum dersin de unutamazsın!
Hatıralar bir gün yıkar bendini
Açığa çıkarır bütün fendini
Boş yere zorlama, sıkma kendini!
Unuttum dersin de unutamazsın!
18 Ağustos 2026/Trabzon
M. NİHAT MALKOÇ
Koşarım Ben
(28)
Bir yaprak düşerse yere,
Ondan önce düşerim ben!
Gümüş suyla akar dere,
Balık olur pişerim ben!
Değirmende döner taşım
Yükseklerde gezer başım
Yetmişi çok geçti yaşım,
Bu nasıl iş şaşarım ben.
Aşk dediğin çile dolu
Takip etme aynı yolu
Unuturum sağı solu,
Yüksek dağı aşarım ben.
Hesap kitap buna yetmez
Kuytu yerde bülbül ötmez
Her tarlada ekin bitmez,
Susuz çölde yaşarım ben.
Yıllar geçer haberim yok
Bu dünyada sevenim çok
Boş konuşma karnımız tok,
Deniz olur taşarım ben!.
Vuslat derim daha yakın
Göçmen kuşlar akın akın
DOĞANAY'ı tez bırakın,
Dere tepe koşarım ben!
Kemal DOĞANAY
şiirsitesi.com