HALA ve HEP Şiiri

HALA ve HEP

Loş bir meyhane
Duman tavanda
Günahlarım meze
Bir yudum, bir kıvılcım, bir bakış...
Zeytin tanesi acısı
Dilimde kalan yaralar
Yarına kalana hüzün
Çatal ucunda sunduğum

Kelimeleri içer
Hiç süslemeden,
Hiç korkmadan.
Hani vapuru kaçırırken
Hay aksi gibi...
Son tren giderken
İçinden yükselen,
O çaresiz ah...”

Sözlerim yarım,
Gözlerim dolsun,
Terlesin masada bardak.
En güzel cümleler
Söylenir sonradan
En geç anlaşılan özlemler

Gülüyor musun ?
Birinin omzuna yaslanırken?
Hatırlamıyorsundur beni,
Biliyorum…
Seni hiç unutamadım.
Rakı kokusu,
Eski bir şarkı,
Her yalnız bir köşe
Seni getiriyor bana.

Gel, bir yudum daha içelim.
Günahlarımızla,
Özlemlerimizle,
Söylenememiş küfürlerle...
Koyu bir köşede,
Sadece ikimiz.
Rakı, meze,
Aramızdaki o tarifsiz acı.
Belki bu sefer
En başta söylerim.
Hâlâ ve Hep.

04.12.2000

Ali Fırat Dicle Şiirleri

7 kez okundu.

HALA ve HEP Şiiri Hakkında Yorum Yazın

Şiir hakkında henüz yorum yazılmamış.
İlk yorumu üstteki formu kullanarak yazabilirsiniz.