SESSİZLİĞİN HUZURDU Şiiri
SESSİZLİĞİN HUZURDU
Gözlerim yine sel, içimde deniz kabarıyor,
Adını desem ciğerim yırtılacak sanki...
Sen bu dünyanın kirlenmemiş adamı,
Alın terin dürüstlük, üstün başın emek kokan.
Bir dere kenarında susup rüzgârı dinlerdik,
Senin yanında, ah kardeşim,
Sessizliğin bile huzurdu...
Sözün çelik, kalbin kadife gibiydi.
Kimseyi incitmedin, bir kalbi bile kırmadın.
En öfkeli anında bile boynunu büker,
Kusura bakma kardeşim... der geçerdin.
Bir bakışın fırtınayı dindirir,
Bir gülüşün yarayı kapatırdı.
Karlı gecelerde hasta hayvan için sabahlardın,
Aç olanın sofrasına son lokmanı bırakırdın.
Hiç bana ne demedin,
Yorulmadın, insan olmaktan yorulmadın
Traktörün pulluğu indi de ayaklarına,
İyiyim kardeşim... dedin,
Sırf biz üzülmeyelim diye gülümsedin.
Keşke o pulluk bütün kemiklerini kırsaydı da,
Keşke aylarca yatakta kalsaydın babam
Yeter ki o direğe çıkmasaydın...
Ama çıktın işte
Bir köy karanlıkta kalmasın, çocuklar maç izlesin diye...
O gece köye ışık geldi,
Bizim ise güneşimiz söndü kardeşim
O günden sonra hiçbir sabah, sabah olmadı.
Masada çayın soğudu, sandalyen yetim kaldı.
"Wa dîsa bû şev..." türküsü saplanır ciğerime,
Senden sonra gülüşler yarım, halaylar eksik...
Metris’in önü gibi yalan oldu dünya
Dostluğun tertemiz bir pınardı, kanarak içtik.
Şimdi her tarlada senin izini,
Her elektrik direğinde senin gölgeni arıyorum.
Söyle be kardeşim,
Neden bu kadar temiz insanlar erken gider de,
Kötüler kalır bu kahpe dünyada
Cevap yok... Sadece bir rüzgâr esiyor,
Ben hâlâ o rüzgârda seni arıyorum...
01.01.2007
6 kez okundu.