YORGUNUM YAR Şiiri
YORGUNUM YAR
Yorgunum yar, yorgunum…
Kentlerin kırık dökük yollarında
Ağır ağır adımlıyorum,
Geride bıraktığın izleri.
Her adımda bırakıyorum bir can
Taşların soğuk sırtına.
Ey sevgili…
Bırak savursun adını meltemler,
İçimde fırtınaya dönüşsün.
Saçlarını topla,
Dağıt sesini rüzgârlara son kez,
Menekşe kokulu gecedeyim.
Yasladım sırtımı taş duvarlara.
Soğuk, cansız, şekilsiz…
İçim daha soğuk şimdi yokluğunda.
Dokun tenime,
Dinle sesini atan kalbimin,
Her vuruşu adını sayıklar sessizce.
Gözyaşlarımı avuçla,
Islansın ellerin tuzum karışsın sıcaklığına.
Gel…
Bu gece ya son olsun bu ayrılık oyunu,
Ya da ebedi olsun,
Saçlarını çöz yine,
Bırak aksın omuzlarından zaman.
Ben de döküleyim ayaklarının dibine
Yaprak gibi, yavaşça.
Öp beni son bir kez,
Ya da ilk kez gibi öp,
Fark etmez.
Hâlâ o akşamdayım,
Son bakışının rehinesi gözlerimde.
Kırık kanatlarım,
Gökyüzüne uçmak yerine
Sana düşmek istiyorum.
Menekşe kokulu nefesine,
Zaman durmuş.
Nefes almak ağır bir yük.
Hâlâ seni bekliyorum,
Gelmeyeceğini bilerek.
Bir kere olsun utandır
Sustur zamanı.
Sar beni…
Kaybolmuş bir yıldız gibi sar.
Gecenin en karanlık yerinde,
Seninle var olan eksikliğim,
Tamamlanan bir yarımım.
Sensiz…
Uzayan bir gecenin
Hiç bitmeyen sabahıyım.
22.11.2013
6 kez okundu.