Şiir şitesi, usta ve amatör şairlerin birbirinden güzel duygu dolu şiirleri...
A
B
C
Ç
D
E
F
G
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
Ö
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Son Eklenen Şiirler:
Çoktan Beri
(20)
Az insanla gönül bağı
Kuruyorum çoktan beri.
Dost köprüsü, sevgi ağı
Örüyorum çoktan beri.
Dil dolatıp dili dile,
Dedi ile kodu ile,
Başkalaşmış başka bile
Görüyorum çoktan beri.
Bozdurtmadan niyetimi;
Dulu, öksüzü, yetimi...
Bedende ciddiyetimi
Koruyorum çoktan beri.
İzim var dur duraklarda,
Bezim yok her taraklarda.
Herkeslerden ıraklarda
Duruyorum çoktan beri.
Kuru kalabalık sayıp,
Halk içinde Hakk'a kayıp,
Yalnızlığı kucaklayıp
Sarıyorum çoktan beri.
Karnım doydu yalanlara,
Rûhları aç kalanlara...
Selâmımı alanlara
Veriyorum çoktan beri.
Çıkarcı tutamaz lafa,
Sohbeti kaldırdım rafa.
Hâl-i ahvâlime kafa
Yoruyorum çoktan beri.
Gözleyerek dolu dolu,
Kuş bakışı sağı solu,
Sorunlara çözüm yolu
Arıyorum çoktan beri.
Bilmem de dermanı nerde?
Düşleyip düştüğüm derde,
Düşünceli, başım yerde
Yürüyorum çoktan beri.
Şerif'im, hakkım yendi mi?
Susmam "Haksızsın!" dendi mi?
Kendi kendime kendimi
Soruyorum çoktan beri.
20.08.2025
İzmir
Sözüm Meclisten Dışarı
(25)
Sözüm meclisten dışarı, çoğunun
Beyninde şiddetli şimşek çakıyor.
Hemi işsiz hemi işi yoğunun,
Pislikleri paçasından akıyor.
Tepeden tırnağa evlâdı süzün,
Aileler hüzün içinde hüzün.
Teşbihte olmazmış hata, öküzün
Trene baktığı gibi bakıyor.
Hele gençler ayakta zor durucu,
Hayâl âleminde düşler kurucu.
Kullanan diz boyu uyuşturucu,
Nasihati, öğüdü kim takıyor?
Yaşlı, güngörmüşün ağzını bıçak
Açmıyor; bırakın açmayı kucak...
Papikçi meskeni her köşe bucak,
İçleri acıtıp canlar yakıyor.
Elçiye zevâl yok, söylerim suçu:
Erkeği, dişisi şeytanın piçi!
Yalanın yuvası ya kalkık kıçı
Ya yer çekimine meydan okuyor.
"Ömürler ölümlü," diyen ayıklar,
Zilzurnayken zırvalayıp sayıklar.
Cehennemin en dibine lâyıklar,
Sarhoşken dünyaya kazık kakıyor.
Şerif; pasif bilgilisi, câhili,
Aktif yedi bölge, seksen bir ili...
Doğrucu Davut'un belâsı dili,
İnsanın başını derde sokuyor.
9 Kasım 2025
İzmir
İYİ Kİ VARSIN MÜBERRA!
(9)
Sensiz günüm karanlıktır
İyi ki varsın Müberra!
Nere baksam viranlıktır
İyi ki varsın Müberra!
Yokluğuna dayanamam
Hicran narında yanamam
Uyurum da uyanamam
İyi ki varsın Müberra!
Olmazsan doğmaz güneşim
Söner gönülde ateşim
Sen benim gerçek ruh eşim
İyi ki varsın Müberra!
Varlığın devlettir bana
En büyük nimettir bana
Sözlerin hikmettir bana
İyi ki varsın Müberra!
Canımda taşıdığımsın
Gecede ışıdığımsın
Gözümden boşadığımsın
İyi ki varsın Müberra!
Kuru bir gazeldir dünya
Sen varsan özeldir dünya
Seninle güzeldir dünya
İyi ki varsın Müberra!
Nefesten yakınsın bana
Oksijen gibisin kana
Sen bir yana can bir yana
İyi ki varsın Müberra!
Canıma can katansın sen
En değerlim, vatansın sen
Sol yanımda atansın sen
İyi ki varsın Müberra!
Ben bir çölüm, sen bir vaha
Biçilemez sana paha
Gönül senle kalkar şaha
İyi ki varsın Müberra!
29 Ekim 2026/Trabzon
M. NİHAT MALKOÇ
https://www.youtube.com/watch?v=_1uyGOPyiRM
O'dur Derim
(30)
Küre-i Zemîn'i donatıp bezen,
Herkesin rızkını veriyor derim.
Karanlıkta kara kayada gezen,
Kara karıncayı görüyor derim.
Âşığıdır, bilir misin nesinin?
İstiğfarcı, günahkârın sesinin...
Âyetiyle sabit Neml Sûresi'nin,
Dağlar bulut gibi yürüyor derim.
Âlemin ne zulmet ne zahmetinden,
Ümit kesilir mi hiç rahmetinden?
Kullarına sonsuz merhametinden,
Âf için bahane arıyor derim.
Nutfemiz çamur, su, kan, kemik, deri;
Kur'ân'da âşikâr tarifi yeri.
İnsanlık Âdem'le Havva'dan beri,
Erkekle dişiden ürüyor derim.
Vahyiyle uçarak çiçeğe inip,
Ağaçlarda, çardaklarda didinip,
Bal arısı göz göz kovan edinip,
Örümcek ağını örüyor derim.
Sabırla, namazla nâm katar nâma,
Yeise düşürüp düşürmez gama.
Ne yere ne göğe sığamaz ama,
Mü'mîn'in kalbine giriyor derim.
Zamandan, mekândan münezzeh niye?
Ortaya çıkartan zıddı yok diye...
Sır ne içe içe ne yiye yiye?
Acıkmadan yaşam sürüyor derim.
Sümme hâşâ, değil uzak kalarak;
Şah damarından da yakın olarak,
Himaye altına hifzla alarak,
O'na sığınanı koruyor derim.
Üflediği rûhun nûru zimmeti,
Baş gözdesi Muhammed'in ümmeti,
Sevdiğini sevenedir himmeti;
Kim ki yerdiğini yeriyor derim.
Zikrederken saymayanla sayanla,
Oturanla, koşturanla, yayanla,
Zâtıyla bağını koparmayanla,
Dâima irtibat kuruyor derim.
Gösterişsiz huşûdandır nedeni,
Yedirtmez hakkıyla tâat edeni.
Ne akrep ne yılana yem bedeni,
Mezarda ne teni çürüyor derim.
Şeytana uyarak yanılanları,
Nefsiyle pisliğe banılanları,
Dünyada başıboş sanılanları,
Mahşerde toplayıp deriyor derim.
"Ol" diyerek olmazları oldurup,
Sonbaharda yaprakları yoldurup,
Yağmur ile barajları doldurup,
Emriyle kar yağıp eriyor derim.
Doğru yoldan yanlış yola sapana,
Hayır da yapana, şer de yapana...
Âhirette sıkışınca kapana,
Tek tek hesabını soruyor derim.
Kibir gömleğini Şerif giyene,
Gazabı şiddetli haram yiyene,
"Yalnızlık Allah'a mahsus" diyene,
Dostları ne güne duruyor derim?
22 Temmuz 2025
İzmir
Araf
(21)
Varla yok arası bendeki yerin;
Seni ne unutur ne hatırlarım.
Sevgimle nefretim ne sığ ne derin;
Seni ne unutur ne hatırlarım.
Bâriz farkı gibi yokuşun düzden,
Kapkara gecenin apak gündüzden...
Ne barışık ne dargınım o yüzden;
Seni ne unutur ne hatırlarım.
Yaslı yassız durmasam da dursam da,
İçi dışa vurmasam da vursam da,
Hayâlini kurmasam da kursam da;
Seni ne unutur ne hatırlarım.
Gönül günlüğümde âşikâr gizin,
Bilgili, belgeli, kayıtlı dizin,
Silinmez yazıyla kalıcı izin...
Seni ne unutur ne hatırlarım.
Asla laf ettirmem, laf etsem bile;
Dilime dolasam, dolatmam dile.
Yüzünle, gözünle, her hâlin ile;
Seni ne unutur ne hatırlarım.
Bazen yaşıyorsun, sağ sanıyorum;
Bazen öldüğüne inanıyorum.
Bazen hem anmıyor hem anıyorum;
Seni ne unutur ne hatırlarım.
Şerif'im, davetli davetsiz gitmem;
İcâbetle yanı başında bitmem.
Bundan böyle ne kazanır ne yitmem;
Seni ne unutur ne hatırlarım.
18 Ocak 2026
İzmir
Aramızdaki İhtimal
(38)
İçimizde susan bir anlam var, ne söze sığar ne zamana;
Bir yanım senden doğarken, bir yanım kendine varamaz.
Adımız geçer, henüz yazılmamış bir hikâyede;
Birbirimize değmeden, aynı anlamda çoğalırız.
Aynı göğe bakarız belki, başka düşlerin içinden;
Sen kendinde bir yol ararken, ben sende kalan yönümü…
Bir ihtimal büyür aramızda,
Gerçek olmadan değiştirir bizi.
Belki kavuşmak dediğimiz, birbirine varmak değildir;
Gözlere, sözlere tutunmaktır.
Aynı eksikliği tanımak, başka hayatların içinden;
Birbirine dokunmadan bir anlamda buluşmaktır.
Ben artık sonunu düşünmem, başlangıcını da bilmem;
Aramızda duran şey, ne uzaklık ne de zaman.
Bir bakış, bir dokunuş…
Bir ihtimal var içimizde, sen gelmeden sana dönüşen.
Serkan sebepsizceaşk
Ustalara Saygıyla
(29)
Ayağa düşeli beridir şiir,
Eline kalemi alan yazıyor.
Ne âşıkken ne ozanken ne şâir,
Filan fişman oğlu falan yazıyor.
İçine ettiler tek tek her şeyin;
Ölçü, uyak neyin değil ki deyin.
Ali, Veli, Ahmet, Hasan, Hüseyin,
Ayten, Elif, Müjgân, Nâlân yazıyor.
Ne uyum ne söz ne ilhâmı bilip,
Nesirle vezini süpürüp silip,
Ahkâm keser ses soluğu kesilip;
Doğrucu Davutlar yalan yazıyor.
Süzmelerin süzmek diye tâlimi,
Sütü bozuk câhil eler âlimi.
Zulmüne ortakken zorba, zâlimi;
Mazlûmun âhını alan yazıyor.
Kalmamışken tersi ile itmedik,
Çıkar için peşi sıra gitmedik.
Saçı sakalıyla, tüyü bitmedik
Yetimin hakkını çalan yazıyor.
Kınanıyor sınanınca her demde,
Yüzünü kızartmaz sû-i zan, zemde.
Başını yastığa koymadan hem de
Gaflet uykusuna dalan yazıyor.
Hatır hak getire kahveye, çaya;
Çırak mı var, kalfa mı var kim saya?
Saygı, hürmet rafa kalktı ustaya;
Sevgisize selâm salan yazıyor.
Dalkavuklar dallamanın yanlısı,
Saraya soytarı, delikanlısı...
İtibârsız şereflisi, şanlısı;
Talana uğratan talan yazıyor.
Şerif'in günbegün azalmak derdi,
Artmalı gerçeği haykıran merdi.
Sazlı sazsız maalesef nâmerdi,
Birkaç tane dürüst kalan yazıyor.
28 Aralık 2025
İzmir
Bir Başkaydı Bende Yerin
(20)
Gönül sevmiş seni meğer,
Bir bakışın ömre değer,
Ölüm fermanıysa eğer,
Bir başkaydı bende yerin...
Aşkı kutsal bir sır sandım,
O ceylan gözlere kandım,
Gönülden adını andım,
Bir başkaydı bende yerin...
Aşkın ile düştüm yola,
Gece gündüz vermem mola,
Hâlimi bir sorsan n'ola?
Bir başkaydı bende yerin...
Sen giderken sustu diller,
Aramıza girdi eller,
Viran oldu bizim iller,
Bir başkaydı bende yerin...
Yıldızlara sordum seni,
Unuttun mu yoksa beni?
Hasret yaktı bu bedeni,
Bir başkaydı bende yerin...
Ateş düştü yanar canım,
Zehre döndü akan kanım,
Sana tutsak her bir anım,
Bir başkaydı bende yerin...
Bu ayrılık cana yetti,
Aşkın beni Mecnun etti,
Gidişinle hayat bitti,
Bir başkaydı bende yerin...
Hayalinle avunurum,
Köşe bucak savrulurum,
Ateşinde kavrulurum,
Bir başkaydı bende yerin...
Senden ayrı sönmez acım,
Sensin benim başım tacım,
Yoktur başka bir ilacım,
Bir başkaydı bende yerin...
Gözlerim yaşlarla doldu,
Gül bahçem sarardı, soldu,
Sensiz ömrüm zindan oldu,
Bir başkaydı bende yerin...
Bu dünyayı feda ettim,
Sessizce eridim, bittim,
Kendi ömrümü tükettim,
Bir başkaydı bende yerin...
Bir gün olur dönsen geri,
Bulur musun eski beni?
Kaybettim ben o günleri,
Bir başkaydı bende yerin...
Gittiğin gün güldü keder,
Yüreğimi yaktı kader,
Hasretinle ömrüm heder,
Bir başkaydı bende yerin...
Mazi gelir hep gözüme,
Korlar düştü can özüme,
Kulak ver bu son sözüme,
Bir başkaydı bende yerin...
Hasan ÇAPAR
GARDAŞ MI DEYİM ?
(24)
Bayrak dalgalanır göklerde nazlı,
Bayrak sevmeyene gardaş mı deyim?
Vatanda gül biter türküler sazlı,
Vatan sevmeyene gardaş mı deyim?
Baharda çiçekler açtığı zaman
Kelebekler yazın uçtuğu zaman
Güneş erken ışık saçtığı zaman,
Seni sevmeyene gardaş mı deyim?
Töresini bilmez töre konuşur
Hainin fikrine göre konuşur
Sözünü açıkça nere konuşur,
Bizi sevmeyene gardaş mı deyim?
İşleri bozulmuş yolunda gitmez
Çorak tarlalarda çiçekler bitmez
Yaprağın rengine çok akıl yetmez,
Orman sevmeyene gardaş mı deyim?
Al bayrak surlara çekilmiş durur
DOĞANAY düşmana tokadı vurur
Sancağa uzanan eller hep kurur,
Sancak sevmeyene gardaş mı deyim?
Kemal DOĞANAY
ÖĞRENDİM, AFFET BABA
(22)
ÖĞRENDİM, AFFET BABA
Ben cahildim sen gözümde cahildin
Bilmek nedir öğrendim affet baba
Yüzü asık insanlara dahildin
Gülmek nedir öğrendim affet baba..
Beğenmezdim evde pişen yemeği
Büyük görmezdim verdiğin emeği
Annem sana derdi, evin direği
Direk nedir öğrendim affet baba..
Sıradan gelirdi hayatın bana
Çok korkak yaşardın beladan yana
Ne ağır abiydin ne de bir mafya
Yürek nedir öğrendim affet baba,.
Elbiselerin eskiydi dilin çok kaba
Değildin gözümde çağdaş bir baba
Meğer ne kutsalmış verdiğin çaba
Emek nedir öğrendim affet baba..
Süslü giyinip dışarı çıkmazdın
Kızardım, kendine iyi bakmazdın
Anneme pahalı yüzük almazdın
Sevmek nedir öğrendim affet baba..
Çektiğin çileyi ben hep az gördüm
Sen kış yaşarken ben hep yaz gördüm
Bugün ben de saçımda beyaz gördüm
Ölmek nedir öğrendim affet baba
Kıymetini anladım geç olsa da
Yaşanacak yıllar çok az kalsa da
Bunu demek Halis'e zor gelse de
Gerçek nedir öğrendim affet baba..
Şiir: Halis Ünlü'ye aittir ✍️
Biraz Hüzün
(27)
Biraz Hüzün, Biraz Sen
Bir akşam çöktü içime,
Ne güneş bildi ne de ay…
Bir yanım hâlâ umut dolu,
Bir yanım senden yana viran.
Mevsimler geçer, yıllar susar,
İnsan en çok içinde yorulur.
Bazı insanlar şiir gibi gelir,
Okudukça değil, yaşadıkça dokunur…
Bir Gelişin Var İçimde
(49)
İçimde bir yer var, adını koymadığım,
Ne eksilir senden, nede tamamlanır...
Bir çizgi çekilmiş zamana,
Başlangıcı bende, sonu sende değil;
İkimizin arasında başka bir yerde.
Günler birbirine eklenir, eksilen yalnız takvim değil,
Bir ihtimal büyür sessizce,
Her şey yerli yerinde,
Bir tek anlam değişir; sen uzaklaştıkça
İçimdeki mesafe sana yaklaşır.
Belki sen gelirsin, belki ben sana varırım,
Belki kavuşmak dediğimiz aynı uzaklığa,
Sevgiyi sevgilide aramaktır,
İki ayrı yönden bakmaktır;
Birbirini bulmadan, birbirinde tamamlanmak…
Ben artık yolu değil,
Yolun içimde bıraktığını beklerim,
Bir gelişin var içimde, henüz yaşanmamış,
Ama ömrümden geçen;
Sen gelmeden değişen, bir yanım var benim.
Serkan sebepsizceaşk
şiirsitesi.com