Rabbin Aciz Kulu Şiiri

Rabbin Aciz Kulu

Kucaklaşmak içinmiş mektubun, planların;
Rûhânî lideriyle Katolik olanların.

Ey nûr cemâatinin nûrsuz yüzlü lideri!
Kulun nasıl yaşarsa öyle ölmek kaderi.

Ve öldüğü gibi de dirilecek şüphesiz,
Dirilince hesabı görülecek şüphesiz.

Diyalog mu olurmuş hiç dinler arasında?
Bu asrın fitnesi bu, kalbinin karasında.

Kırkını geçtiğinden paklar sanıp teneşir,
Azman ile bir oldun, Papa'yla haşır neşir.

İçi boş olduğundan çok dik kafalısın, dik!
Davete icabette gecikmedin hemencik.

Nasıl hiç sıkılmadı pille çalışan canın,
Sağ elin ellerinden öper gibi Papa'nın?

Eşek arısı soksun "Hazret" diyen dilini!
Alnına da koydun mu öper öpmez elini?

Kim bilir daha neler yalnızken yapmışsındır?
Belki de hac çıkartıp puta da tapmışsındır.

Seni pek memnun etti, tarak etmezken keli,
Kilimine karşılık Aziz Pavlus heykeli.

Cuma'sı mı oldun sen Vatikan adasında,
Robinson'la baş başa kalınca odasında?

Vatikan'a vizesiz girmeyi istiyorsun,
Demek ki Papa'nı sık görmeyi istiyorsun.

Hepsi seni seviyor, sevgisi değil sanal:
Patrik Bartelemous, Hahambaşı, Kardinal...

Çok çabalar sarf ettin İncil'i yaymak için,
Yüklendiğin misyona harfiyen uymak için.

Başardın da doğrusu aferinler almayı,
Hak ederek kazandın yanlarında kalmayı.

"Amentü'müz bir." diye bas bas bağırıyorsun,
Camiden kiliseye insan çağırıyorsun.

"İttifak etmeliyiz itilafsız." dediniz;
Bid'at, hurâfe, bâtıl... Her bir haltı yediniz!

Bir diye sapıtanla tıynetinle niyetin;
Kuzu sarması gibi ülfetin, ünsiyetin.

Hâlin içler acısı, perperişan durumun;
Sen yüz karasısın yüz kardan ak Erzurum'un!

Bülbüllük tasladınız îman gülü solanlar,
Tek tanrılı üç dinin temsilcisi olanlar.

Zeytin dalı uzatıp güvercin uçurdunuz,
Harran'da temsili bir sırat bile kurdunuz.

Urfa'da da Meryem'in Mary yapıp adını,
Hristiyan Lester'le bir Müslüman kadını...

Ve çiğneyip yasağı emir gibi saydınız,
Müftü, Haham, Papaz'la nikâhını kıydınız.

Şürekânla birlikte Kur'ân'ı suçluyorsun,
On dört asır tahripsiz duranı suçluyorsun.

Müslümansan işin ne fitne ile küfürle,
Hâtemü'l-Enbiyâ'yı inkâr eden kâfirle?

Siliyorsun hesaba katmadan ölümünü,
Kelime-i Tevhid'in ikinci bölümünü.

Şahitler eşliğinde dilim dilim dildiniz,
Kemâl mertebesiymiş(!), Muhammed'i sildiniz.

Hiçe saysan kaç yazar Muhammed Mustafa'yı?
Daha kaç yıl dünyada süreceksin sefayı?

Şakirdin de istemiş, fikir baban da bunu:
Hristiyanlaştırmak Türkiye nüfusunu.

Tıpkı senin gibiymiş, şunu bileydin şunu:
İbrahim'in Nemrûd'u, Musa'nın Firavun'u.

Allah'ın düşmanını dost edindin kendine,
Resti çekip indinde tek din olan hak dine.

Kör şeytana rûhunu satansın ne dersen de;
Hakk'ın hükmü değişmez yermesen de yersen de.

"Şirk koşanlar cennete girecektir." diyorsun,
Ki Kur'ân-ı Kerim'i az buçuk biliyorsun.

Bildiğin âyetlere uymamandan dolayı
Nefsin açtı başına zaten türlü belayı.

Yoğum yoğuyla ayrı, varım ise varıyla;
Yahu nasıl bakarım merhamet nazarıyla?

"Açın!" diye inatla illa diretmen niçin,
Heybeliada'daki Ruhban Okulu için?

Kârûn olsa açamaz, ne para yeter ne pul;
Elliden çok ülkede beş yüzden fazla okul.

Yok mu yani, yalan mı belliyken aldığın gün,
İngiliz kültürüne "Üstün Hizmet Ödülü"n?

Bekârlık andından mı evlenmedin, der misin?
Gizli bir Kardinal mi yoksa sen Epter misin?

Filistin'e her yanın kin tohumu saçıyor,
İsrail'li çocuklar için uykun kaçıyor.

Gördün de İsrail'e taş atan her sapanı,
Görmedin Filistin'de toptan kolu kopanı.

Moon Tarikatı'ndan niye acaba, niye,
İlk matbaa tesisi gazetenin hediye?

"Gayemiz bir." diye mi çorbasında var tuzun?
Adı ondan mı adaş televizyonunuzun?

Kandırıp öksüzünü, yetimini, dulunu,
Yayına başlattınız yahu Samanyolu'nu!

Ya Mesih ya da Mehdi sansınlar diye seni,
Koymadın mı isminin önüne "M" harfini?

Hiçbir resmî belgede yok amma var da saysan,
Kardeşinin ismini Mesih koyar mı insan?

Ne Mesih'sin ne Mehdi, bunlar lafla olunmaz;
Amma "Deccal'im." dersen denecek laf bulunmaz.

Hiç arzu etmez iken vatanına gelmeyi,
Nedir sana düşleten Vatikan'da ölmeyi?

Söylemekten çekinmem tüy bitse de dilimde:
Davacın çok olacak senin öbür âlemde.

Tam isabet edilmiş olur bana kalırsa,
Cenazen kiliseden eğer kaldırılırsa.

Şâirim, hem yazarım hem söylerim yılmadan:
Ağlayan bir imâmdın gülen papaz olmadan.

Sizden her şey beklenir, takın veya takmayın;
İster bakın kusura, isterseniz bakmayın.

Zamanla anlaşılır haklı olduğu kimin,
Kıymetiharbiyesi er geç bu şiirimin.

Şimdi ölmüş anneme, bana kızıp sövenler,
Dilleriyle dövenler oluverir övenler.

Bugünler yarınlanıp dününe aktığında,
Suratı kızaracak maziye baktığında.

Haksız isen niçin hep hiç haklı olamazsın?
Allah'ın kanununda değişme bulamazsın.

Anormal derecede, Şerif der, şer dolusun;
Ama normal çünkü sen Rabbin aciz kulusun.

24 Ağustos 2005
İzmir

Şerif Mengütemür Şiirleri

16 kez okundu.

Rabbin Aciz Kulu Şiiri Hakkında Yorum Yazın

Şiir hakkında henüz yorum yazılmamış.
İlk yorumu üstteki formu kullanarak yazabilirsiniz.