Ekrem BOZKURT
Şiirleri (46)
Umut Yolcuları
Umudu bitiremez hiçbir fukara, kullansa da savurgan bir şekilde.
Uluorta kuraklığını duyumsasa da her daim,
Duraksamasına denk gelmemeyi sürdürse de, israfın
İnadına bir yok oluşun pençesine düşse de
Hiç Olmadığım Kadar
Yeşil gözlerinin yoğun ormanında
Aç kurtların yolunu gözlediği
Kırmızı başlıklı bir kızım
Ölmenin sırası mı şimdi büyükanne
Akın
Çin Seddi olsan durduramazsın sana akınlarımı
Köklerimi toprağından sökmek için mangal gibi yürek gerek
Cılız bir fidan belleme klorofilli bitkilerle benzeşen hislerimi
Bir fırın ekmek yemek olsa, dünden razıyım şükrederek.
Akın
Çin Seddi olsan durduramazsın sana akınlarımı
Köklerimi toprağından sökmek için mangal gibi yürek gerek
Cılız bir fidan belleme klorofilli bitkilerle benzeşen hislerimi
Bir fırın ekmek yemek olsa, dünden razıyım şükrederek.
Hayata Geç
Ne kadar çok geç kaldım sevmeye
Ne kadar genç öldün içimde...
Kara kaplı bir hüzün kitabıydım
Bu mecrada en çok da kendime kıydım.
Derin Duymak
I
Uyanmak en derin uykulardan uykulardan
Güz gibi pençeleşmek alınyazılarıyla.
Yemiş almak uzanan ağır dallardan
Eski Yüz
I
Gittikçe derinleşen bir uçurum gibi
İçimde yeşeriyor o gaddar sensizliğin.
Buruyor yüreğimi vicdansız bir kanlı el
Ben Seni Hiç Unutamadım ki
Ben seni hiç unutamadım ki,
Terli alnında dolaşan ürpertiyi unuttum.
Kumsalda ayaklarını yakan güneşi,
Kanayan ve unutan yüreğini unuttum.
Yalnız Sevmek
Tüm gece bilemiştim yalnızlığı sabaha
Şakağımda kan sesi yada damarlarıma
Yapış yapış bulaşan bir uğursuz zonklama.
Sise düşen son umut ,takılıp düşmeyesin
Mecnun
Bunca yıl peşinde dolandım durdum
Ben kendi kendime sevmişim meğer
Dünyayı yakardım bir tek teline
Sen beni gönülden sevseydin eğer.
Gözdağına Karşı Buzdağı
Bana gökyüzü gerek
İki arşın kanatlarım var
Uzanıp gerinecek... bırakın
Özgürlüğüm.
Biteviye
Biteviye
Gözlerimde biriken yılların nemi
Saçaklardan dökülen bir yağmur oluyorsun...
Sarılınca sonbahar, ağaçlar soyunuyor
Hakkında
Ekrem BOZKURT ile ilgili henüz açıklama girilmemiş.