Özcan İşler
Şiirleri (43)
Dolaşmayı Sever; Bağda, Bostanda
Durmadan yer içer kimin aldırmaz,
Dolaşmayı sever; bağda, bostanda.
Etrafa bakmaya bir baş kaldırmaz,
Dolaşmayı sever; bağda, bostanda.
Bıraktın Dünyada Herşeyi Emmi
Üç karış toprağa değdi mi bilmem,
Bıraktın dünyada herşeyi Emmi.
Mezarına korlar yağdı mı bilmem,
Bıraktın dünyada herşeyi Emmi.
Sen Yokken
Tek başıma büyüttüğüm çiçekler,
Kırk yıl açtı, kırk yıl soldu sen yokken.
Kalbimizde mahpus yattı gerçekler,
Hep yeminler, yalan oldu sen yokken.
Ne Anlamı Var?
Küçücük katkısız sanat bendine,
Şairim demenin ne anlamı var?
Her yerde övünüp kendi kendine,
Şairim demenin ne anlamı var?
Hasretlikler Büyür Kırık Kalbinde
Sıladan gurbete yelken açarsan,
Hasretlikler büyür kırık kalbinde.
Baba ocağından şehre göçersen,
Hasretlikler büyür kırık kalbinde.
Nasıl Mutlu Yaşar İnsanlar Baba?
Ölümü soluyup dururken her an,
Nasıl mutlu yaşar insanlar baba?
Yalan sevdalara dalsa da bir an,
Nasıl mutlu yaşar insanlar baba?
Gönülden Düşenler Savrulur Gider
Dallarından kopmuş yapraklar gibi,
Gönülden düşenler savrulur gider.
Suya hasret yanmış topraklar gibi,
Her gidenle kalbler kavrulur gider.
Hakkında
Isparta ilinin Gelendost ilçesi doğumluyum. Şiire ortaokul çağlarında okuyucu olarak ilgi duymaya başladım, lise çağlarımda da yazma isteği duymaya başladım.
Yazdığım şiirleri, on yıl kadar muhtelif konularda yazılar yazdığım yerel gazetelerde ara ara okuyucularla paylaştım.
Bazen iki mısraylada anlatır şiir, dünyanın büyüklüğünü. Depremlerini harf harf dizer yıkılır kelime, sellerini okyanuslara döker genişler kelime, büyür büyür kelimeler çığlık çığlığa. Bir sillenin ellerinden tutar rüzgar, yüksek yalçın kayalara çarpar, dağılır, paramparçadır oysa. Fakat her parça tutunur yağmur damlalarına tutunur kar tanelerine, ipekten bir yeryüzüne iner en canlı en parlak, en şefkatli çiçeklerin göğsüne başını koyar, uyur hep acı yoğurmaz parçaları.
Birbirine eklenen harfler gibi, duygularda çoğalır ve gördüğümüz üç beş mısra aslında romandır, aslında bir güzelin hayatıdır.
Bazen de bir yüreğin feryadıdır.
Hâlâ yazmak iz bırakmaktır düşüncesiyle amatörce şiirler yazmaya devam ediyorum.
Yazdığım şiirleri, on yıl kadar muhtelif konularda yazılar yazdığım yerel gazetelerde ara ara okuyucularla paylaştım.
Bazen iki mısraylada anlatır şiir, dünyanın büyüklüğünü. Depremlerini harf harf dizer yıkılır kelime, sellerini okyanuslara döker genişler kelime, büyür büyür kelimeler çığlık çığlığa. Bir sillenin ellerinden tutar rüzgar, yüksek yalçın kayalara çarpar, dağılır, paramparçadır oysa. Fakat her parça tutunur yağmur damlalarına tutunur kar tanelerine, ipekten bir yeryüzüne iner en canlı en parlak, en şefkatli çiçeklerin göğsüne başını koyar, uyur hep acı yoğurmaz parçaları.
Birbirine eklenen harfler gibi, duygularda çoğalır ve gördüğümüz üç beş mısra aslında romandır, aslında bir güzelin hayatıdır.
Bazen de bir yüreğin feryadıdır.
Hâlâ yazmak iz bırakmaktır düşüncesiyle amatörce şiirler yazmaya devam ediyorum.