Refik DURBAŞ
Şiirleri (40)
Güz Erken Geldi
Güz erken geldi,sen gelmedin
gelecektin,ben sigarayı bırakacaktım
nikotin bantları yerine
yağmuru akıtacaktım damarlarıma
Kar Altında Bir Sabah
Ağzında yasın gülleri
tuğladan çocuklar döküyor
kar altında bir sabah
toprak kokuyor nefesi
Karanlıkta
ışığı söndür. hadi yanıma uzan
seninle eskiyorum hadi uzan
gün çoğalırken yüzümüzle
bir roman kahramanını yaşıyaraktan
Kars Kalesi Kar Altında
Taşköprü üzerinde Evliya Çelebi
Kars kalesinin şekillerini
yazmakta bir sarı deftere :
"Kuzey tarafından ensesi
Karşılama
Anılardan yontulmuş yüze değil
bir felakete adadım kendimi
deneyerek sesimi yeni bir ölüde, her gün
sabahla, baharın geldiğini
Kime Ne
Öpüşün öpüşüme karışsaydı
Yüzün yüzüme
Gecen gündüzüme karışsaydı
Hüznün kederime
Kimse
flütüm ince ve bereketli yüzümle
her akşam yeni bir dansı çalardı
yürürken yaylasında en uzun gün
kahve fallarında fincanlarda
Kimse Hatırlamıyor
Kimse hatırlamıyor adımı
Bahar gelmiş.
Balkonlar serin
Annelerin çocuk ambarı balkonlar serin
Kuşlar Da Ölür
Her sabah böyle ağlar mı Üsküdar
yoksul karanlığında kuşların
aşkın ve umudun bir de acının
rüzgarıyla uçarken bulutlar
Majüskül Bir Kadın Yüzüne
Eski yazma kitaplarda aranan
saçları kadifeli ipek bir kadın
gittiği her yeri bir majüskül sanarak
yüzünün bir yanını yazlık sinemalara
Menzil
Onlar ki aydınlık üzre
ecel toprağına
umut
ektiler. Ay dolandı vay deli gönlüm
Oğlum Ölüm
Tenim kurudu hasretinden
sulara adamıştım senin
sulardan narin bedenini
gözümde yaş kurudu oğul
Hakkında
Refik DURBAŞ ile ilgili henüz açıklama girilmemiş.