Ağu ve Günah

31.05.2022 361 okunma
kapılmışım bir girdaba ki ürkütür his ve zaman labirentlerde kaybolur aklım özler masum bir yürek fırtınanın alın çizgilerinde mahpus duruyor ağlamadan naçar, telaşlı ve üzgün olarak sinemde davetkar serap, dönüyor, dönüyor, dönüyorum dillerde hece hece karanlık ve soğuk bir yarıştayım zamanla, sormayın diyorum, yıldızları toplamışım avcum yanar kendi halinde çığlıkları duyuyorum ve ölüyor benimle kısa vadeli hesap, yüzümü görür gibiyim aynada, elimde tuttuğum resimden kürek mezarımı kazacak fırsat bulamadan kapanıyor gün ve gece, durulayıcı gücünde suların çocukluğumu özlüyorum tüm bunların sebebi olan adım sanım, gençliğim, afacanlığım masum resimler çizmişti aslında belleğime ne bahaneler uydurmuştum olağanüstü unutmaya yönelik sancıları, öpülmedik hayal bırakmadım semada, rüya geldi kondu elime ışıklar sönünce asumanda anladım olanları, şaşkın, telaşlı ve üzgün izledim nefisleri, kayıpları saflığını kaybetmişti sanırım insan yanım, bu yüzden belki de yeryüzünü sarması hafakanların belki bundandır ayaklarımızı bastığımız kan denizi ve galiba haklı çıkarmışım mezardan kafesten ummandan yana beni şanssız bulanları silkinsem geçecek tüm bu çağın vesvesesi biliyorum, iğne deliğinden bir geçsem silinecek çağın suya kazılan izi alın çizgilerinde dönüyorum fırtınanın dünya dönüyor damarlarım doluyor ağu ile, sızlanıyor tarihim dağlardan başka yere sığmam artık, görüyorum ne var ki çığ koptu sardı sarmaladı döndükçe yutup adaleti her şey gibi buna da derman verir elbet Yaradan, belki yıkarız gözyaşımızla kirleri gölgesinde zamanın sükuta erer belki deli gönlüm, durulur sivri aklım, kaçar ahmaklığım, ırmakları doladım elime nefes açıcı bir yumak örüyorum pişman, telaşlı ve üzgün sersemliğimle pençesindeyim saklayamam kemiren eski bir anın, elinden tutarım dünyanın yine de toprağı unutmadan
4,0 (1 oy)
Paylaş: Twitter· Facebook· WhatsApp

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!

Yorumlar moderasyon sonrası yayınlanır.

Ahmet Yalçınkaya — Diğer Şiirler

Tümü →