Sanat

15.04.2016 1.859 okunma
Yalnız senin gezdiğin bahçede açmaz çiçek, Bizim diyarımız da bin bir baharı saklar... Kolumuzdan tutarak sen istersen bizi çek, İncinir düz caddede dağda gezen ayaklar. Sen, kubbesinde ince bir mozaik arar da Gezersin kırk asırlık bir mabedin içini, Bizi oyalandırır bir hat görsek duvarda, Bize heyecan verir bir parça kırık çini... Sen raksına dalarken için titrer derinden Çiçekli bir sahnede bir beyaz kelebeğin, Bizim de kalbimizi kımıldatır yerinden Toprağa diz vuruşu dağ gibi bir zeybeğin. Fırtınayı andıran orkestra sesleri Bir ürperme getirir senin sinirlerine, Istırap çekenlerin acıklı nefesleri Bizde geçer en hazin bir musiki yerine! Sen anlayan bir gözle süzersin uzun uzun Yabancı bir şehirde bir güzel heykelini, Biz duyarız en büyük zevkini ruhumuzun Görünce bir köylünün kıvrılmayan belini... Başka sanat bilmeyiz, önümüzde dururken Söylenmemiş bir masal gibi Anadolu’muz (Harcanmamış bir mevzu gibi Anadolu'muz:) Arkadaş, biz bu yolda türküler tuttururken, (Arkadaş, biz bu yolda mâniler tuttururken,) Sana uğurlar olsun... Ayrılıyor yolumuz! Faruk Nafiz ÇAMLIBEL
— (0 oy)
Paylaş: Twitter· Facebook· WhatsApp

Yorumlar (1)

  • ragıp uğur uz
    24.12.2019
    harika bir şiir
Yorumlar moderasyon sonrası yayınlanır.

Faruk Nafiz ÇAMLIBEL — Diğer Şiirler

Tümü →