DÜŞTÜĞÜMÜZ YER Şiiri
DÜŞTÜĞÜMÜZ YER
Sesini mi unuttum yoksa bir otelin
Buzlu camında unutulmuş bir akşamüstü mü bu?
Bir bardak rakının buğusunda,
Bir tütün dumanının dağılan gölgesinde
Arar kendinden giden o son dizeyi.
Evet ayaktayım
Bir nesneyi taşır gibi taşıyorum gövdemi,
Bir masanın köşesine,
Bir saatin vuruşuna dayayarak.
O kentin karanlığında bıraktığım bir şey var,
Bir tren garının itiş kakışında,
Kendi üstüne kapanan bir kapının gıcırtısında...
İyileşmek denmez buna,
Sadece eksilerek uyum sağlamaktır eşyaya.
Güven dediğin bir vitrin camında kırıldı,
Heyecan,
Ceket cebinde unutulan kurutulmuş yaprak...
Sorsan, buradayım işte, yerindeyim,
Kendimi biriktiriyorum bir kalabalığın ortasında.
Oysa o çocuk,
O gözü karalık,
Hangi istasyonda indi de ben devam ettim bu yolculuğa?
Nasıl da bakıyorum şimdi
O eski, o karanlık, o uzun koridorlara.
11.06.2003
5 kez okundu.