YOKLUĞUN ATLASI Şiiri
YOKLUĞUN ATLASI
Baharın yanlış mevsime düştüğü
Bir sabahın kırık sesi,
Mayısın avuç içime bıraktığı
Koklanmamış yarım kalmış çiçek,
İlk kez, hiç var olmamış bir şehrin
Sokaklarında özlüyorum seni
Bir yok oluşun içinden geçer gibi
Seni sevmek,
Olmayan bir denize taş atıp
Sesinin kıyıya vurmasını beklemeye benzer
Uykusunu kaybetmiş gecelerimin
Camına düşen buğulu nefes,
Yarım bırakılmış dualarımın
Harfleri eksik duası.
İmlası dağılmış cümleler gibi kırgınım sana,
Şiirlerim artık mısrasız
Yuvada ötmeye başlayan kuşlar
Çırpınıyorlar içimde.
İstasyonu sökülmüş trenlerin
Gelmeyecek vakitlerinde bekliyorum seni,
Sarhoş bir aynaya bakıp adını
Ezberliyorum bilmediğim yüzünü
Birazdan sevgisizlikten üşüyecek kalbim,
Ne olur…
Avuçlarından düşmüş küçücük bir sıcaklık bırak
Yüreğimin çatlamış kıyısına.
Mevsimi unutulmuş bir göğün
Ne yağmurunda ne güneşindesin,
Kör bir pencerenin ardında
Bakışını kaybetmiş ışık gibisin.
Senden vazgeçtiğimi söylediğim her gece,
Kalbimin tenha yerine,
İsmi okunmayan mezarlar kazıyorum.
En çok da sana akarken,
Zamandan kopmuş saniyeler kanıyor içimde.
Bir sensizlik atlasında yolumu yitiriyorum,
Haritalardan silinmiş ülkelerde arıyorum seni.
Yokluğun gölgesine açılıyor bulduğum her iz
Duvarsız odalara asıyorum hayalini,
Yapraksız takvimlerime
Gelmeyecek günlerin tarihini işliyorum.
Bir kapının eşiğinde,
Kimliği unutulmuş bir bekleyişim ben, Vatansız bir kalbin sürgün edilmiş yurttaşı gibi…
22.04.2008
7 kez okundu.