Anlaşılamayanlar Şiiri
Anlaşılamayanlar
Bir sandalyeyi düzelttim bugün,
kimse oturmayacakken.
Gölgesi yamuktu çünkü,
akşam üstüne yakışmadı.
Duvarlar susmayı benden önce öğrenmiş,
ben kelimeleri cebimde buruşturuyorum.
Saat ilerliyor ama
zaman yerinde sayıyor —
bunu sadece cam biliyor.
Bir anahtar var masanın kenarında,
hangi kapıya ait olduğunu unutmuş.
Kapılar da unutkandır zaten,
açıldıkları kadar kapanırlar.
Bir kuş kondu az önce,
ne geldiği yeri anlattı
ne de gideceği yönü.
Ben de sormadım;
bazı cevaplar yürüyerek uzaklaşır.
Akşam oldu.
Işıklar birer birer değil,
aynı anda yoruldu.
Ve ben,
yerini bilmediğim bir şeyi
yerine koymuş gibi rahatladım.
Şiir Teması (Konusu): İç Dünya
21 kez okundu.