Şiir şitesi, usta ve amatör şairlerin birbirinden güzel duygu dolu şiirleri...
A
B
C
Ç
D
E
F
G
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
Ö
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Son Eklenen Şiirler:
Şüpheli
(12)
İşler ehli olmayanın elinde,
Seçmek zor sap ile samanı şimdi.
Verin verebilirseniz gelin de...
Yanıtsız suâlin yamanı şimdi.
Hiç hükmü yok gibi şerefin, şanın;
Yongası mal kadar nerdeyse canın.
Az kaldı herhalde ömrü dünyanın;
Galiba en âhir zamanı şimdi.
Şerif, söylenmesi gereken bol da
Sükûnet gösterip "Sus, sakin ol." da!
Hakk'ın selâmını esirger yolda,
Îmamın şüpheli imânı şimdi.
18 Eylül 2017
İzmir
Huzur İstiyorum, Sadece Huzur!
(28)
Gayri mal da mülk de sizlerin olsun!
Huzur istiyorum, sadece huzur!
Kalbim de, ruhum da sükûnet bulsun
Huzur istiyorum, sadece huzur!
Çok görme gülmemi, izin ver kader!
Gönül kapısından girmesin keder!
Umurumda değil, el âlem ne der!
Huzur istiyorum, sadece huzur!
Bulut kapatmasın dolunayımı
Ruha meze yaptım efkâr çayımı
Hayat tebessümden versin payımı
Huzur istiyorum, sadece huzur!
Yürek yangınından kalandır kömür!
Yüzümüz gülmeden tükendi ömür!
Varımı yoğumu istersen sömür!
Huzur istiyorum, sadece huzur!
Bu yükü taşımaz gönül direğim
Ateş ülkesine sürgün yüreğim
Menzile erişmez gayem, ereğim
Huzur istiyorum, sadece huzur!
Hatırım öksüzdür, yüreğim yetim
Ruhuma aynadır mahzun suretim
Yaşarken ölmeyi ben istemedim
Huzur istiyorum, sadece huzur!
Hicran ateşinde yandım bir ömür!
Yalan sözlerine kandım bir ömür!
Bir gün düzelirsin sandım bir ömür!
Huzur istiyorum, sadece huzur!
Yüzümü güldürmez bahtım, feleğim
Gözyaşı tutmuyor gönül eleğim
Bir parça mutluluk Hak’tan dileğim
Huzur istiyorum, sadece huzur!
Boşa koydum dolmaz, dolular almaz
Beklediğim huzur kapımı çalmaz
Yarına kalır da yanına kalmaz
Huzur istiyorum, sadece huzur!
04 Ekim 2026/Trabzon
M. NİHAT MALKOÇ
https://www.youtube.com/watch?v=9dvhULT5v2U
Zaman Sessiz
(24)
Günü güne eklesemde,
Zaman sessiz ben yorgunum.
Güzel günler beklesemde,
Zaman sessiz ben yorgunum.
Gökte uçan serçe kuşu
Sen de yeme sakın taşı
Akıtma hiç gözden yaşı,
Zaman sessiz ben yorgunum.
Çile dolu hayat derler
Yediklerim bayat derler
Biraz daha dayat derler,
Zaman sessiz ben yorgunum.
Dağlar aşan Derviş Baba
Yollar dersen kaba saba
Harmanlarda olur yaba,
Zaman sessiz ben yorgunum.
Gitmek kolay dönmesi zor
Ciğerimde yanar bir kor
Bu dünyayı gel bana sor,
Zaman sessiz ben yorgunum.
DOĞANAY'ım çöle döndüm
Gün geçtikçe küle döndüm
Bahar geldi güle döndüm,
Zaman sessiz ben yorgunum.
Kemal DOĞANAY
Kıskanırım
(26)
Gel ey güzel göz eyleme,
Seni gözden kıskanırım.
Benim için söz söyleme,
Seni sözden kıskanırım.
Gönül Bağı çiçek açmaz
Kanat kırık kuşlar uçmaz
Güneş güzün ışık saçmaz,
Seni güzden kıskanırım.
Bakışları canlar yakar
Derelerden sular akar
İnsan bazı yüze bakar,
Seni yüzden kıskanırım.
Koca dağlar karla dolu
Kervan gider açık yolu
Düzde geniş açar kolu,
Seni düzden kıskanırım.
Şair söyler güzel sözler
Uzaklara bakar gözler
DOĞANAY'ım seni özler,
Seni öz'den kıskanırım.
Kemal DOĞANAY
Hümeyra
(26)
Seni hep eller sevmiş,
Bende sevdim Hümeyra!
Derler ki herkes övmüş,
Bende övdüm Hümeyra!
Hümeyra gönlü güzel
Hümeyra yüzü güzel
Hümeyra sözü güzel
Hümeyra kendi güzel
Güllerin içinde sen,
Güllerden daha güzel.
Giriyorsun gönlüme
Bakıyorsun halime
Dokunmayın gülüme,
Seni sevdim Hümeyra!
Gökte yıldızsın aysın
Düşmana okla yaysın
Gönlüme Doğanay'sın,
Seni sevdim Hümeyra!
Hümeyra sözü güzel
Hümeyra yazı güzel
Hümeyra nazı güzel
Hümeyra kendi güzel
Çirkinsin deme bana
Ağlarım yana yana
Aşığım dedim sana,
Sen başkasın Hümeyra!
Sen güzeller güzeli
İnci mercan dizeli
Seni sevdim ezeli
Sen özelsin Hümeyra!
Güllerin içinde sen,
Güllerden daha güzel.
Kemal DOĞANAY
Posta Hasreti
(54)
POSTA HASRETİ
Postacı her gün geçiyor,
Kapımın önünden sessizce.
Bir mektubun yok be sevdiğim,
Beklerim boynum bükükçe.
Takvimlerden günler düştü,
Yollarına gözüm daldı.
Bir selamın gelmedi diye,
Şu garip gönlüm yaralandı.
Nerde kaldın yarim söyle,
Yazdığım mektuplar elde.
Bir haber ver, bir ses duyur,
Hasret kaldım güzel yâre.
Posta yolu taş mı oldu,
Kalem sana küstü mü yar?
Mektubun yok, haberin yok,
Bu yürekte dinmez efkâr.
Fatma Duran
https://youtube.com/playlist?list=OLAK5uy_k87uoxZYbpqUu5qk0y6lS4pFj9eycmq7w&si=sAKxYdmCMADZa1GH
Üzerimde Ekim Terlemesi
(207)
Ayağı kırılan atların sonları vardır ya,
Kalbimdeki sancılardan tanıyorum artık.
Bazı yaralar iyileşmez, dinmeyen yaralar vardır ya,
Eser yel, yele savrulur, bir yanım sen /gel artık..
Kır atlarım hâlâ koşmak ister sana,
Bir yanım eksik, yeniden doğuyor sana,
Ve ben, her adımda biraz daha çoğalarak
Kendimde tamamlıyorum seni..
Belki aşk da atlar gibidir;
Bazen yorulur, bazen tökezler,
Soluğu kesilir, Ekim'e karışır, tozu dumana katar,
Ama sevdiğine giden yolu kalbiyle bulur..
Ne kırıklarım durduruyor beni, ne de uzaklar.
Belki sana varamam, ama bilirim artık:
Aşk varılacak bir yer değilmiş,
İnsan sevdiğine koşarken, kendi kalbine varır.
Serkan sebepsizceaşk
İlahi adalet Var
(59)
İLAHİ ADALET
Nasıl oynarsan oyna
hayat denen oyunda,
yalanlarını istediğin gibi sırala,
suçlarını sakla,
maskeni yüzüne tak
ve kimse görmüyor san…
Yaradan görüyor.
Kimse bilmez,
kimse duymaz sanırsın;
kimse suçunu üstlenmez.
Ama unutma:
İlahi adalet var.
Masken düşmese bile
bir gün gerçek çıkar ortaya.
Sakladığın her günah,
günün birinde
karşına çıkar mutlaka.
Hayat oyununu
tehlikeli oynama.
Kendini kurnaz sanma.
Aldattığını düşündüğün insanlar
belki de yalnızca susuyordur.
Çünkü bu hayat bitiyor,
ahiret yolculuğu var.
Ve asıl hesap
orada…
Orada yalan söyleyemezsin,
suçlu arayamazsın,
bahanelerin ardına saklanamazsın.
Ne masken kalır
ne de kaçacak bir yerin.
İlahi adalet var.
Asıl acınacak hâl,
günahların içinde
bir bataklığa saplanıp kalmak,
vicdanını susturmak,
kalbini karartmaktır.
Acıma duygun yoksa,
merhameti unutmuşsan,
insanlığından geriye
ne kalır?
İlahi adalet…
Kaçış yoktur.
Her saniyen yazılır,
her sözün,
her davranışın,
her gizlediğin gerçek…
Şahidin yok sanırsın,
ispatın yok sanırsın;
ama Yaradan
her şeyi bilir.
Henüz vakit varken
tövbe et.
Dön doğruya,
arın günahlarından.
Çünkü hayat kısa,
hesap gerçektir.
İlahi adalet var.
Sakın unutma.
Fatma Duran
Şimdilerde
(21)
Kul kuldan menfaâti
Diliyor şimdilerde;
Halk, Hâlık'a tâati
Siliyor şimdilerde.
Ümmetinden her ferdi,
Resûlullah'ın derdi...
Elekte nâmert, merdi
Eliyor şimdilerde.
Bakmaz zat-ı âline,
Biriken vebâline;
Acınacak hâline
Gülüyor şimdilerde.
Altta kalmaz, kopup bağ,
Su üstüne çıkar yağ.
Şirin'siz Ferhat'lar dağ
Deliyor şimdilerde.
Helâl rızkı yererek,
Haram kazanç dererek,
Rûhu aç gebererek
Ölüyor şimdilerde.
Uymaz diye zamana,
Karışık sap samana;
Ne dine ne îmana
Geliyor şimdilerde.
Şerif, hanımı, beyi...
Cevaplar sorsan neyi;
Zırcâhilken her şeyi
Biliyor şimdilerde.
1 Ekim 2024
İzmir
Cehennemin Dibi
(24)
Filistin'e ebeden
Dâimen duâ edin;
Medâr-ı iftihârı
Ümmet-i Muhammed'in.
Mescid-i Aksâ'sıyla,
Gazze'siyle başkadır.
Sevgiliye sevgili,
Âşıklığı aşkadır.
Emsâlsiz îman gücü,
Halkı Hakk'a tapandır.
Mermisi taş, silahı
Kuş lastiği sapandır.
Nüfusu nüfuz eder
Mânen erle, dişiyle;
Çoluğu çocuğuyla,
Yediden yetmişiyle.
Az yaşam alanıyla
Çoktur çektiği çile,
Mazlûm, lânetli kavim
Zâlimin zulmü ile.
İslâm âlemine ilk
Kıble haddizatında;
Âyetle sabit kadri,
El-Kuddûs'ün katında.
Şerif der: "Kudüs; Mekke
Ve Medine gibidir.
İsrail'in başkenti,
Cehennemin dibidir!"
28 Mayıs 2024
İzmir
Uyurgezer
(36)
Kiminin yüzü ak, bahtı karadır;
Canından usanıp bezer dünyada.
Kimisi açgözlü, gücü paradır;
Gönlü tok fakiri ezer dünyada.
Kimisine figüranlık faktördür,
Kimi dublör, kimisi başaktördür.
Kimisi burnunun ucuna kördür,
Kimisi görmeden sezer dünyada.
Şerif'im, kimisi uykuya kanmaz,
Kimisi uyanık, uykuyu anmaz.
Kimisi ayakta uyur, uyanmaz;
Gece gündüz uyurgezer dünyada.
15 Eylül 2025
İzmir
Mazlûmâne
(37)
Susmaya ve yalnızlığa iterek,
Elimi kolumu bağlar gururum.
Yenisi başlayıp eski biterek,
Devâsız dertlerle çağlar, kururum.
İçe aktığından hüzün gözyaşım,
Sevinçli dışıma çatılmaz kaşım.
Bağrımı yaktıkça dumanlı başım,
Yumrukla döverek dağlar vururum.
Şerif'im, eğmeden boyun zâlime,
Sabırla katlanıp mazlûm hâlime,
Gülmeyen bahtıma, kem tâlihime,
Kendi kaderime ağlar dururum.
16 Kasım 2025
İzmir
şiirsitesi.com