Şiir şitesi, usta ve amatör şairlerin birbirinden güzel duygu dolu şiirleri...
A
B
C
Ç
D
E
F
G
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
Ö
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Son Eklenen Şiirler:
Huzur İstiyorum, Sadece Huzur!
(24)
Gayri mal da mülk de sizlerin olsun!
Huzur istiyorum, sadece huzur!
Kalbim de, ruhum da sükûnet bulsun
Huzur istiyorum, sadece huzur!
Çok görme gülmemi, izin ver kader!
Gönül kapısından girmesin keder!
Umurumda değil, el âlem ne der!
Huzur istiyorum, sadece huzur!
Bulut kapatmasın dolunayımı
Ruha meze yaptım efkâr çayımı
Hayat tebessümden versin payımı
Huzur istiyorum, sadece huzur!
Yürek yangınından kalandır kömür!
Yüzümüz gülmeden tükendi ömür!
Varımı yoğumu istersen sömür!
Huzur istiyorum, sadece huzur!
Bu yükü taşımaz gönül direğim
Ateş ülkesine sürgün yüreğim
Menzile erişmez gayem, ereğim
Huzur istiyorum, sadece huzur!
Hatırım öksüzdür, yüreğim yetim
Ruhuma aynadır mahzun suretim
Yaşarken ölmeyi ben istemedim
Huzur istiyorum, sadece huzur!
Hicran ateşinde yandım bir ömür!
Yalan sözlerine kandım bir ömür!
Bir gün düzelirsin sandım bir ömür!
Huzur istiyorum, sadece huzur!
Yüzümü güldürmez bahtım, feleğim
Gözyaşı tutmuyor gönül eleğim
Bir parça mutluluk Hak’tan dileğim
Huzur istiyorum, sadece huzur!
Boşa koydum dolmaz, dolular almaz
Beklediğim huzur kapımı çalmaz
Yarına kalır da yanına kalmaz
Huzur istiyorum, sadece huzur!
04 Ekim 2026/Trabzon
M. NİHAT MALKOÇ
https://www.youtube.com/watch?v=9dvhULT5v2U
Zaman Sessiz
(21)
Günü güne eklesemde,
Zaman sessiz ben yorgunum.
Güzel günler beklesemde,
Zaman sessiz ben yorgunum.
Gökte uçan serçe kuşu
Sen de yeme sakın taşı
Akıtma hiç gözden yaşı,
Zaman sessiz ben yorgunum.
Çile dolu hayat derler
Yediklerim bayat derler
Biraz daha dayat derler,
Zaman sessiz ben yorgunum.
Dağlar aşan Derviş Baba
Yollar dersen kaba saba
Harmanlarda olur yaba,
Zaman sessiz ben yorgunum.
Gitmek kolay dönmesi zor
Ciğerimde yanar bir kor
Bu dünyayı gel bana sor,
Zaman sessiz ben yorgunum.
DOĞANAY'ım çöle döndüm
Gün geçtikçe küle döndüm
Bahar geldi güle döndüm,
Zaman sessiz ben yorgunum.
Kemal DOĞANAY
Kıskanırım
(23)
Gel ey güzel göz eyleme,
Seni gözden kıskanırım.
Benim için söz söyleme,
Seni sözden kıskanırım.
Gönül Bağı çiçek açmaz
Kanat kırık kuşlar uçmaz
Güneş güzün ışık saçmaz,
Seni güzden kıskanırım.
Bakışları canlar yakar
Derelerden sular akar
İnsan bazı yüze bakar,
Seni yüzden kıskanırım.
Koca dağlar karla dolu
Kervan gider açık yolu
Düzde geniş açar kolu,
Seni düzden kıskanırım.
Şair söyler güzel sözler
Uzaklara bakar gözler
DOĞANAY'ım seni özler,
Seni öz'den kıskanırım.
Kemal DOĞANAY
Hümeyra
(22)
Seni hep eller sevmiş,
Bende sevdim Hümeyra!
Derler ki herkes övmüş,
Bende övdüm Hümeyra!
Hümeyra gönlü güzel
Hümeyra yüzü güzel
Hümeyra sözü güzel
Hümeyra kendi güzel
Güllerin içinde sen,
Güllerden daha güzel.
Giriyorsun gönlüme
Bakıyorsun halime
Dokunmayın gülüme,
Seni sevdim Hümeyra!
Gökte yıldızsın aysın
Düşmana okla yaysın
Gönlüme Doğanay'sın,
Seni sevdim Hümeyra!
Hümeyra sözü güzel
Hümeyra yazı güzel
Hümeyra nazı güzel
Hümeyra kendi güzel
Çirkinsin deme bana
Ağlarım yana yana
Aşığım dedim sana,
Sen başkasın Hümeyra!
Sen güzeller güzeli
İnci mercan dizeli
Seni sevdim ezeli
Sen özelsin Hümeyra!
Güllerin içinde sen,
Güllerden daha güzel.
Kemal DOĞANAY
Posta Hasreti
(46)
POSTA HASRETİ
Postacı her gün geçiyor,
Kapımın önünden sessizce.
Bir mektubun yok be sevdiğim,
Beklerim boynum bükükçe.
Takvimlerden günler düştü,
Yollarına gözüm daldı.
Bir selamın gelmedi diye,
Şu garip gönlüm yaralandı.
Nerde kaldın yarim söyle,
Yazdığım mektuplar elde.
Bir haber ver, bir ses duyur,
Hasret kaldım güzel yâre.
Posta yolu taş mı oldu,
Kalem sana küstü mü yar?
Mektubun yok, haberin yok,
Bu yürekte dinmez efkâr.
Fatma Duran
https://youtube.com/playlist?list=OLAK5uy_k87uoxZYbpqUu5qk0y6lS4pFj9eycmq7w&si=sAKxYdmCMADZa1GH
Üzerimde Ekim Terlemesi
(205)
Ayağı kırılan atların sonları vardır ya,
Kalbimdeki sancılardan tanıyorum artık.
Bazı yaralar iyileşmez, dinmeyen yaralar vardır ya,
Eser yel, yele savrulur, bir yanım sen /gel artık..
Kır atlarım hâlâ koşmak ister sana,
Bir yanım eksik, yeniden doğuyor sana,
Ve ben, her adımda biraz daha çoğalarak
Kendimde tamamlıyorum seni..
Belki aşk da atlar gibidir;
Bazen yorulur, bazen tökezler,
Soluğu kesilir, Ekim'e karışır, tozu dumana katar,
Ama sevdiğine giden yolu kalbiyle bulur..
Ne kırıklarım durduruyor beni, ne de uzaklar.
Belki sana varamam, ama bilirim artık:
Aşk varılacak bir yer değilmiş,
İnsan sevdiğine koşarken, kendi kalbine varır.
Serkan sebepsizceaşk
İlahi adalet Var
(52)
İLAHİ ADALET
Nasıl oynarsan oyna
hayat denen oyunda,
yalanlarını istediğin gibi sırala,
suçlarını sakla,
maskeni yüzüne tak
ve kimse görmüyor san…
Yaradan görüyor.
Kimse bilmez,
kimse duymaz sanırsın;
kimse suçunu üstlenmez.
Ama unutma:
İlahi adalet var.
Masken düşmese bile
bir gün gerçek çıkar ortaya.
Sakladığın her günah,
günün birinde
karşına çıkar mutlaka.
Hayat oyununu
tehlikeli oynama.
Kendini kurnaz sanma.
Aldattığını düşündüğün insanlar
belki de yalnızca susuyordur.
Çünkü bu hayat bitiyor,
ahiret yolculuğu var.
Ve asıl hesap
orada…
Orada yalan söyleyemezsin,
suçlu arayamazsın,
bahanelerin ardına saklanamazsın.
Ne masken kalır
ne de kaçacak bir yerin.
İlahi adalet var.
Asıl acınacak hâl,
günahların içinde
bir bataklığa saplanıp kalmak,
vicdanını susturmak,
kalbini karartmaktır.
Acıma duygun yoksa,
merhameti unutmuşsan,
insanlığından geriye
ne kalır?
İlahi adalet…
Kaçış yoktur.
Her saniyen yazılır,
her sözün,
her davranışın,
her gizlediğin gerçek…
Şahidin yok sanırsın,
ispatın yok sanırsın;
ama Yaradan
her şeyi bilir.
Henüz vakit varken
tövbe et.
Dön doğruya,
arın günahlarından.
Çünkü hayat kısa,
hesap gerçektir.
İlahi adalet var.
Sakın unutma.
Fatma Duran
Hiç
(71)
Sönmez kalbimin ateşi
Hasret yakar onu kavurur
Bitmez sensiz geceler
Rüzgar külleri savurur
Deniz olsa dayanmaz
Güneş yanmaz
Senin hasretinle
Hayatım viran oldu
Talan oldu
Gönül kasvetinle
Beni bana bırakıp gittin gideli
Gözümün yaşı durmadı hiç
Vurdun beni kalbimden düşman
Bile böyle vurmadı hiç
Deli mecnun gibi çöllere düşdüm
Beni yaktı bu çölün ateşi
Ruhum bedenimden ayrıldı
Bi kez halini sormadı hiç...
Kendime Geldim
(80)
Kendime Geldim
Acıları yaşadıkça
Kendime tabip oldum,
Teselli ettim yüreğimi,
Ayakta durmayı öğrendim.
Herkes iyi günün dostu,
Kötü günün seyircisi…
Ben ağlamayı sevmem,
Kimseye kendimi güldürmem.
Hep dik durdum hayatta,
Yıkılmadım, eğilmedim.
Bir tek hainleri tanıyamadım,
Maskelerini göremedim.
Her türlü maskenin altında
Başka bir yüz saklıymış.
Ben dost bildiklerimin
İçinde ihaneti fark edemedim.
Sinsi gülüşler,
Kabadayı havalar…
Dost gibi görünenlerin
Arasında ne çok yalancı var.
Şimdi öğrendim insanı,
Sözüne değil, özüne bakmayı.
Her gülene dost demem,
Her susanı da saf sanmam.
Acılar bana yol gösterdi,
Yalnızlık beni büyüttü.
Kimseye muhtaç olmadan
Kendime gelmeyi öğrendim.
Şimdi daha güçlüyüm,
Daha temkinli, daha sakin.
Beni yıkan ne varsa
Kendime dönüşüm oldu.
Ben acılardan geçtim,
Kendimi yeniden buldum.
Herkesi kaybetsem bile
Sonunda kendime geldim.
Fatma Duran
Ah Dünya
(76)
Ah Dünya
Ah be dünya, isyanımız kadere,
Hep acı düştü payımıza, gülmedi yüzler.
Mutluluğu tam tanıyamadan kaybolduk,
Zamanın dipsiz derinliğinde.
Ah be dünya, kocaman dünyam,
Bana dar geldi, küçüldü ansızın.
Hevesimi kırdılar, umutlarımı.
Yüreğimde yangın var, dinmiyor acım.
Gülmeyi unuttuk, neşeyi yitirdik,
Sevincimizi tek tek çaldılar bizden.
Aşklara uzaktan baktık hep,
İçimiz yandı sessizce.
Biz hep yalnız kaldık,
Gölge gibi sürüklendik hayatta.
Kalabalıklar içinde bile,
Yalnızlığı yaşadık.
Layık olmayana eğildik çoğu kez,
Sinsiliği göremedik bile bile.
Ciğerimizi yaktılar sessizce,
Savrulduk rüzgârda duman gibi.
Ah be dünya, kocaman dünyam,
Bana dar geldi, küçüldü ansızın.
Hevesimi kırdılar, umutlarımı soldurdular,
Yüreğimde yangın var, dinmiyor acım.
Ah be dünya, ah be dünya…
Bitmez mi bu acı, diner mi bu feryat?
Ne zaman gülecek yüzümüz
Fatma Duran
Mandolin
(74)
Baharı müjdeleyen en güzel dersti müzik
Mutluluk damlaları akarken mandolinden
Acılar parçalandı, her yanı delik, deşik
Notalar sese döndü miniklerin dilinden.
Ne yağmur felâketi, ne de yoksulluk derdi
Notalar güçlenerek hepsini yere serdi
Mutluluk nasıl olur bize müzik gösterdi
Ruhlarımız kurtuldu keder ve gam selinden..
Her gördükleri yerde kan ve acı var diye
Özlem duydular birden barışa ve sevgiye
Savaşı hapsetmeye, çalışıp ölesiye
Çocuklar kafes ördü mandolinin telinden.
AFET KIRAT
https://www.youtube.com/watch?v=dIHlv7Mdgac
Zalim Düzen
(83)
ZALİM DÜZEN
Herkesin kirli çamaşırı var,
Günahsız kimse değil.
Hatanın büyüğü affedilmez,
Bazı sözler taş gibi ağır gelir.
İnsanlığın bittiği yerde,
Vicdan bile susar, yorulur.
Ah, zalim, hain düzen,
İçimizde büyür, çoğalır.
Bir masal gibi dağıldık,
Kaldı geriye yalnız gölgeler.
Akraba akrebe döndü,
Aynı sofrada zehir büyür.
Gençlik kendi âleminde,
Saygı, sevgi çoktan eksildi.
Kapılar birer birer kilitlendi,
Gönüller birbirinden silindi.
Evlilikler mantığa döndü,
Çıkarlar kurulur her hesapta.
Bir tebessümün ardında
Bin pazarlık, bin yalan saklı.
Yine de bir avuç merhamet kalsın,
Bir ses, bir nefes yükselsin.
Belki yarın değişir dünya,
Belki insan yeniden insan olsun.
Ama bir umut saklı hâlâ,
Küllerin altında, derinde…
Bir gönül diğerine dokunsa,
Belki insanlık döner kendine.
Fatma Duran
şiirsitesi.com