Şiir şitesi, usta ve amatör şairlerin birbirinden güzel duygu dolu şiirleri...
A
B
C
Ç
D
E
F
G
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
Ö
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Son Eklenen Şiirler:
Sana Geldim!
(16)
Benliğimden arınıp da,
Sana geldim, sana geldim!
Kör şeytandan korunup da,
Sana geldim, sana geldim!
Sen ki tek sığınağımsın!
Güvencim, arka dağımsın!
Gül yetiştiren bağımsın!
Sana geldim, sana geldim!
Senden başka gidecek yok!
Kullarına yetecek yok!
Gayri iman edecek yok!
Sana geldim, sana geldim!
Gaflet uykusundan aydım
Zannetme sözümden caydım
İblise postayı koydum
Sana geldim, sana geldim!
Kapatma kapılarını,
O nurdan yapılarını,
Ver iman tapularını!
Sana geldim, sana geldim!
Terk eyledim mâsivâyı
Bıraktım heves, hevayı
Sahiplendim hak davayı
Sana geldim, sana geldim!
Kovma beni eşiğinden!
Hakikatin beşiğinden,
Umutların döşeğinden,
Sana geldim, sana geldim!
Yönümü sana döndürdüm
Hasret nârını söndürdüm
Acılarımı dindirdim
Sana geldim, sana geldim!
Yandıkça sana yaklaştım
Tövbe eyleyip (p)aklaştım
Durup kapında bekleştim
Sana geldim, sana geldim!
Ben ki günahkâr bir kuldum
Huzuru kapında buldum
Aşkın deryasına daldım
Sana geldim, sana geldim!
04 Temmuz 2026/Trabzon
M. NİHAT MALKOÇ
Ey Gönül
(13)
Hal bilmeze
Hal sorarsın
Yol bilmeze
Yol sorarsın
Bülbül dururken
Sen kargaya gül sorarsın!
Kemal DOĞANAY
Yanımda Sen Olmayınca!
(33)
Her şey yarım, her şey eksik,
Yanımda sen olmayınca!
Dal meyve verir mi köksüz?
Yanımda sen olmayınca!
Unutmak müşkül bir anlık,
Günüm gecemden karanlık,
Şehir de, köy de viranlık,
Yanımda sen olmayınca!
Kirpiğim kurtulmaz yaştan,
Yastığım farksızdır taştan,
Bir ömür çıkamam kıştan,
Yanımda sen olmayınca!
Neler gelmez ki başıma?
Kan karışır gözyaşıma!
Haciz koyarlar taşıma!
Yanımda sen olmayınca!
Ne içsem zehirden acı
Sensin derdimin ilâcı,
Dinmez içimdeki sancı,
Yanımda sen olmayınca!
Senin kadar yakmaz ateş,
İçimi ısıtmaz güneş!
Bitmeyecek bu keşmekeş,
Yanımda sen olmayınca!
Ne han belli ne de hancı!
Kimi gördüysem yalancı
Her şey bana bir yabancı
Yanımda sen olmayınca!
Gönül köşküm zindan şimdi!
Kanamakta vicdan şimdi!
Tek sermayem hicran şimdi!
Yanımda sen olmayınca!
Mevsimler hep kış kalacak,
Kirpiğimde yaş kalacak,
Sol tarafım boş kalacak,
Yanımda sen olmayınca!
04 Temmuz 2026/Trabzon
Tükendim, Bittim
(28)
Hep kederle geçti gençlik yıllarım
Dertlerim bitmeden hayatım soldu
Sevgiyi tatmadan gönlüm kurudu
Gülmeyi unuttum ölsem ne olur
Dostum dediklerim aldattı durdu
Gözüme gülenler şeytanca vurdu
Attığım her adım kahırla doldu
Nasıl yaşayayım söyleyin bana
Nasıl geçti ömrüm sormayın bana
Dert kederden başka ne yaşadım ki
İsyankar sanmayın yüce Allah’ a (cc)
İsyanım hayata sahte dostlara
Hayaller kurardım kurmaz olsaydım
Hepsi kabus oldu gözlerim doldu
Yaşamaktan bıktım hayatım soldu
Umudum kalmadı tükendim, bittim
İnsanlar değişmiş şeytanlar kaçmış
Duygular satılmış aşklar yalanmış
Dost sandıklarımız bir sahtekarmış
Ah ömrüm ah ömrüm ne çileliymiş
Yanındayım diyen kefenim oldu
Sevgiden bahseden tabuta koydu
Elimden tutanlar mezara koydu
Zifir karanlıklar toprağım oldu
Ahiretim yandı ölsem ayrı dert
Yaşasam ayrı dert ben ne yapsam
Dünya dedikleri ızdıraplı yer
Ağlamakla geçti en güzel yıllar
Hasan İsra Yıldırım
YOUTUBE LİNKİ:
https://youtu.be/KakqrFmfuTY
Ne Varsa Yarım Kalacak!
(33)
O gün gelip çattığında,
Ne varsa yarım kalacak!
Birden şafak attığında,
Ne varsa yarım kalacak!
Gerçekleşmeyecek düşün,
Yazı aratacak kışın,
Bitmeyecek hiçbir işin!
Ne varsa yarım kalacak!
Gördüğün serap olacak,
Geçmişin harap olacak,
Bedenin türap olacak!
Ne varsa yarım kalacak!
Umutların tükenecek,
Gözlerinde fer sönecek,
Her şey geriye dönecek,
Ne varsa yarım kalacak!
Arzuların gemlenecek,
Kirpiklerin nemlenecek,
Hatıralar demlenecek!
Ne varsa yarım kalacak!
Dönen dünya durmayacak,
Sözler kalbi yormayacak,
İşler başa varmayacak!
Ne varsa yarım kalacak!
Her yaş erken gitmek için,
Sorma bana; neden, niçin!
Toplamıdır var'la hiç'in!
Ne varsa yarım kalacak!
Ömür bir su gibi aktı
Geçen zaman yürek yaktı
Gidenler eksik bıraktı
Ne varsa yarım kalacak!
Bir ömür sefa sürmedik
Aşk bağından gül dermedik
Tamlayanları görmedik!
Ne varsa yarım kalacak!
03 Temmuz 2026/Trabzon
M. NİHAT MALKOÇ
Çapraz Dörtlükler-2
(40)
NEFES ALAN ÖLÜYE!
Azcık aklını kullan, gör olup bitenleri!
Sözüm idrâk ehline, lâfım yoktur deliye!
Muhasebeden geçir, niçin ve nedenleri!
Yazık, bin kere yazık; nefes alan ölüye!
FARKINDA MISIN İNSAN?
Pusulanı kaybettin, ecnebi sulardasın
Akışın akış değil, ark'ında mısın insan?
Güven vermiyor yolun, hoyrat pusulardasın
Nereye aktığının farkında mısın insan?
YAŞAMANIN DELİLİ
Kuru bir iddiadır, ben de yaşadım demek
Bu dünyada bir eser senden iz diye bırak!
Adını yaşatmaya emek vermeli emek!
Uzak sandığın yakın, yakın sandığın ırak!
NABZINI YOKLASANA!
Sözlerini unutup nasıl da yutuyorsun!
En büyük polis odur, vicdanı aklasana!
Dün konuştuklarını bugün unutuyorsun!
Ölü müsün, diri mi; nabzını yoklasana!
BUGÜNDEN YARINA
Saçını okşayan yel, gün gelir hoyrat eser
Bugün baş tacı olan, gelecekte dışlanır
Can parçam saydıkların bir sert bakışta(n) küser
Dün melek dediklerin şeytan diye taşlanır
BAŞSIZ AYAKLAR!
Mâzisi olmayanlar, yarını unutmuştur!
Muammalar içinde bilinmeze koşuyor!
Binlerce başsız ayak, sokakları tutmuştur!
Gelecekten habersiz, günübirlik yaşıyor!
M. NİHAT MALKOÇ
Pinhan
(37)
Sonsuzluğun içindeki sonda
Varla yok arası
Zemheri ayazında avucunda unuttuğun o düş
Şimdi bir harabenin en mağrur kalıntısı.
Tüm savunmasızlığım
zihnimin o keskin sızısı
Karışırken boşluğun
dolmayan o boşluğuna.
Sen ki hem bıçağın sivri ucu,
Hem sargının yumuşak dokusu.
Kendi yarasını, kendi hayaliyle saran bir mağdurun sonu.
Oysa gerçek olsaydın,
Olimpos un dilsiz tanrılarını
suskunluğumuzla utandırırdık.
Biz bittik ben, sen,
ve o yarım kalan masal
Pinhan... Şimdi bir hatıradan ibaret...
Damla Kabacaoğlu
Gökyüzü
(34)
Biraz geç oldu ama
sevilmediğini anladı
gökyüzü
felaketi oldu
ağladı bulutlarla
çok direndi ama
dayanamadı
ne yağmuru bitti ne gök gürültüsü
Damla Kabacaoğlu
Prodosía
(35)
Yaktınız, yakıldınız
Ektiğiniz tohumlara su vermeyi unuttunuz
Zeus haklıydı belki
Biçilmedi bu hayat size !
Görseydi prometheus,
Utandırdı fedakarlığından.
Damla Kabacaoğlu
Gece
(38)
Sevilmezmiş gece
bahse girerim
en güzel zaman gece
sakin ve karanlık
yanıp bitmiş
bir mum gibi
seher vakti gelince
ay çırılçıplak kalmış
yıldızlar gidince...
Damla Kabacaoğlu
Dolus Sacra
(37)
Nefret mi, sevgi mi?
Hangisi Tanrıya daha yakındı?
Altın sözlerle gelen bir sevgi mi?
Tapınaklarda sessizce büyüyen bir yanılgı gibi
Yoksa Jezabel in
Kutsalı kirleten ihaneti mi?
Nefret çıplaktı,
zırhsızdı,
Adı neyse oydu
Saklanmadı
Ares kılıcını kaldırdı,
Tarih onu kazanan yazdı;
Ama gece,
Tarih ölülerin tarafını tuttu.
Damla Kabacaoğlu
Kıyâmete Kadar
(40)
Allah'a sığınır günâhtan kaçar
Ahlâklının edep hayâsı vardır
Vücut hatlarını teşhirci açar
Ya bozuk sütü ya mayası vardır
Boyuyla kısalır gölgesi uzun
Erimesi gibi güneşte buzun
İşsiz güçsüz ipsiz sapsız çulsuzun
Er geç ayağının kayası vardır
Münâfıkın yalanladır çabası
Emanete hıyânetlik cabası
Abdullah bin Übeyy ağababası
Verdiği her sözden cayası vardır
Dünyanın ekseni eğiktir niye
Etrafında mevsim oluşsun diye
Ters saat yönünde ne bir saniye
Ne durup yerinde sayası vardır
Kovulmuş şeytan-ı lâînin bile
İhlâssız kulları vesvese ile
Şirke düşürerek düşürüp dile
Kıyâmete kadar bayası vardır
Şerif; mülk Mâlik'in feşmekân kira
Yani durmaksızın sürekli vira
Nefsten daha büyük müftü yok zira
Her şeye bir fetvâ yayası vardır
27 Haziran 2025
İzmir
şiirsitesi.com