Niyâzi Mısrî
Şiirleri (43)
Sor
Rumuz-i enbiyayı vakıf-ı esrar olandan sor
Enel-Hak sırrını candan geçüp ber-dar olandan sor
Yürü var ehl-i tecrid'i alayık ehline sor
Anı can u cihanı terkedüp deyyar olandan sor
Candan Geçmek
Kim ki candan geçmez ise diyn bize yar olmasın
Ar u ırz ile gelip aşıklara bar olmasın
Gam yükün aşık olan daim çeke gelmişdürür
Duymayan dost derdini aşka giriftar olmasın
Ağyar Kalmadı
Ben sanurdum alem içre bana hiç yar kalmadı
Ben beni terk eyledim bildim ki ağyar kalmadı
Cümle eşyada göründüm har var gülzar yok
Hep gülistan oldu alem şimdi hiç har kalmadı
Allah Hu Diyen
Tende canım canda cananımdır Allah Hu diyen
Dide sırrım serde sübhanımdır Allah Hu diyen
Dest-i kudretle yazılmış yüzüne ayat-ı Hakk
Gönlümün tahtında sultanımdır Allah Hu diyen
Vaiz
Bugün bir meclise vardım oturmuş pend ider vaiz
Okur açmış kitabını bu halkı ağlatır vaiz
İki bölmüş cihan halkın birini cennete salmış
Eliyle kürsüden biri tamuya sarkıtır vaiz
Hüda Davet Eder
Hüda davet eder elhamdülillah
Bu can dosta gider elhamdülillah
Hakikat Şehrine Çün rihlet oldu
Gönül durmaz uyar elhamdülillah
Uyan Gözün Aç
Uyan gözün aç durma yalvar güzel Allah'a
Yolundan izin ayırma yalvar güzel Allah'a
Her geceyi kaaim ol her gündüzü saim ol
Hem zikr ile daim ol yalvar güzel Allah'a
Hakkında
Niyâzi Mısrî, Osmanlı döneminde XVII. yüzyılın başlarında 1618'de Malatya'da dünyaya gelmiş o zamanlar Osmanlı toprağı olan Limni adasında 1694’te hayata gözlerini kapatmıştır. Ancak ömrünün büyük bir kısmını Bursa’da geçirmiştir.