Eski Sinemanın Önünde

30.10.2025 518 okunma
Şarkıcının¹ buğulu sesiyle, Eski anılar canlanıyor sanki. Aralarındayım, dokunacak gibi — Ne tam geçmiş, Ne de tamamen şimdi. Hiçbir şey yok olmuyor aslında; Hatıralar zihinde kalıyor sessizce. Bir Teselli Ver... Hoparlörden yükseliyor: Karanlıkla inen sessizliğe uyumlu, Bir rahatsızlık vermeden, Akşamın kendine has huzurunu bozmadan. Hemen yanından “yenyol²” geçen Eski sinemanın önündeki meydan, Biraz yukarıda, kavşakta, Direkteki büyük lambayla Gündüz gibi aydınlık. İkişerli üçerli insanlar, Ayaküstü sohbette. Kimi gişede bilet alıyor. Eski sinemadaki gösteriye Daha zaman var. Ve giderek kalabalıklaşan Eski sinemanın önü... Küçük ilçede akşam, Geceye doğru Ağır ağır ilerliyor... Telaşsız, sakin, Acelesi olmayan insanlar ve zaman; Eşsiz bir barış Hüküm sürüyor her yerde. Yan yana, göğe doğru Dört ulu kavak ağacı Eski sinemanın yanında. Tabiat, Kendi ezgisini çalıyor. Kavakların yaprakları Rüzgârla hafifce salınır, hışırdar. Derinden gelip engine gider gibi, Sakince ve dalga dalga yayılan sesleriyle Zamanı, karanlığı, küçük ilçeyi --- Her şeyi kucaklarcasına... Kendi ifadesiyle, Elinde, “Sekiz diransisdörlü³ Delda⁴ marka radyosuyla" Vehip. Yanından geçerken kısılmış bir seste Âşık Daimi söylüyor “Ne ağlarsın benim zülfü siyahım”ı. Gün, geceye - siyaha erişirken. Biraz uzaktaysa Evler ve genişce bahçeler, Bahçelerde ağaçlar... Hepsi siluetleşmiş, Karanlığın içinde sessiz. Ve eski sinemanın önündeki meydan, Hâlâ gündüz gibi aydınlık.
— (0 oy)
Paylaş: Twitter· Facebook· WhatsApp

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!

Yorumlar moderasyon sonrası yayınlanır.

Eren Yusuf — Diğer Şiirler

Tümü →