Güz Gelmiş

01.04.2019 336 okunma
Bir yıkıştır esiyor mevsim kapısından, Yüreğimde bütünleşen hasret bulutları, Bir sağanaktır yağdırıp yıkıveriyor düşlerimi çatısından Piyanistler, zihnimde hüzün besteliyor Gözlerim görmeye kaygılı olsa da Esiyor ya kapı aralarından, Dökmüş ya yüzünü doğanın... Güz gelmiş "Hâyrola, ne bu erkenlik" demeye dönmüyor dilim 'Bir bahardı, şunun şurasında bir mevsim' desem de, Çalmayacaksın kapımı, eminim Kim bilir hangi sevgi-bilmeze konuyor kelebeklerin Dert-yüzüne dönmüş, habire dertli, hepten efkârlıyım, Büsbütün kâhır doluyum bakışı narin'im Nice bir asırdı yoktun,daha da yoksun Düştüğüm mecradayım, Aynı mahalde, aynı hâldeyim Daha da küfrediyor gençliğim, susmadı-susturmadın! Beni cehennem deresi yosunlarıyla baş başa bıraktın, Ve incinmekteyim Alıp terkettin hulyalarımla benim düş evimi Bir hüzündür yalıyor yüreğimi gidişin koptuğundan bu yana O gidiştir zaaf tutmuş cihanımda sarayları Matem sarmış ciğerimin dört bir yanını Solunuyorum salına salına Keşke şaşırtsaydın şiirlerimi sözcük sözcük, Gelseydin güz yerine bu mevsim, Sen gelip, esip gitmeseydin bir bahar gibi, Kalsaydın soframda,beraberce dert yanaydık, Ama ne yazık ki güz gelmiş Ve sen gittiğin yerdesin
— (0 oy)
Paylaş: Twitter· Facebook· WhatsApp

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!

Yorumlar moderasyon sonrası yayınlanır.

Abdullah Kurt — Diğer Şiirler

Tümü →