ÇARESİZ TİRYAKİLİK Şiiri
Loş lambaların altında birikiyor gri sis,
Sıvası dökük duvarlara tırmanıyor keskin tütün kokusu.
Genzi yakan bir yangının anatomisi bu.
Aynı kül tablasının pürüzlü seramiğinde,
Eziyoruz henüz hırsını alamamış közlerimizi...
Parmak uçlarımıza sinen o acı sarı,
İtiraf edemediğimiz korkuların tenimizdeki lekesi.
Kibritin paslı yan yüzüne sürünen o ilk kıvılcım.
Karanlığı yaran turuncu bir çığlıktı sadece.
Ateşi gözlerimizde taşıdığımızı sandık,
Oysa ağır ağır tüten, zamanın ta kendisiymiş...
Dudaklarının arasından süzülen incecik duman,
Odayı kaplayan bir tül gibi seriliyor üstümüze.
Gittikçe silikleşen,
Hayalet kadar soğuk ve temassız...
Gece, katran karası bir dille öksürüyor penceremize.
Her nefeste ciğerlere oturan o ağır, nemli yalnızlık.
Bir zamanlar göğsümüzü kabartan baharların
Kuru bir yaprak gibi avuçlarımızda ufalanışı.
Dilimizin ucunda kuruyan o iki hece.
Artık bir sevda yemini değil,
Yılların damağımıza bıraktığı paslı bir metal tadı.
Ezilmiş paketin kıvrılmış köşelerinde arıyoruz geçmişi,
Filtresine dudak izleri çalmış, haracı ödenmiş bir ömür...
Şakaklarımızda zonklayan bu zehirli dumanaltı,
İçimize çektiğimiz romantik bir masal değil.
Bizi parça parça kabullendiren,
Kendi ellerimizle tutuşturup
Sönmesin diye üzerine titrediğimiz o çaresiz tiryakilik.
09.10.1999
Yayınlanma:
Düzenleme:
5 kez okundu.
ÇARESİZ TİRYAKİLİK Şiiri İçin Yorum Yaz...
Bu şiir hakkında henüz yorum yazılmamış.
İlk yorumu üstteki formu kullanarak yazabilirsiniz.
Benzer Ali Fırat Dicle Şiirleri:
- PATİKA (5)
- ADSIZ GÖLGE (5)
- PAPATYALAR (5)
- KUŞATILMIŞLIĞIN COĞRAFYASI (3)