Şiir şitesi, usta ve amatör şairlerin birbirinden güzel duygu dolu şiirleri...
A
B
C
Ç
D
E
F
G
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
Ö
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Son Eklenen Şiirler:
Hazar'da Dalgalar
(36)
Gönlümde ayrılık yarası varken,
Hazar'da dalgalar sahili yalar.
Dünya sanki bize iyice darken,
Dalgalar sahilde günü oyalar.
Umutlar tükenir gökte yıldızlar
Hazar sahilinde saz çalır kızlar
Sazlara baktıkça içerim sızlar,
Burada başkadır güzel havalar.
Mesut ve bahtiyar yerde yatarım
Gökte şimşek çakar ışık tartarım
Körler Pazarında ayna satarım
Yeşile boyanır bütün ovalar.
Denizde balıklar taklalar atar
Kimi geçmiş alır kimisi satar
Zamanı gelince çocuklar yatar,
Gökkubbe altında sıcak yuvalar.
Aşıklar son gece uzaktan bakar
Hasretlik duygusu bağrımı yakar
Gökyüzünde yine şimşekler çakar,
Hazar'da dalgalar balık kovalar.
Gökbayrak göklerde Hilal çiziyor
Şimşekler yerlerde neden üzüyor
Nazlı yar uzaktan gözün süzüyor,
Özgürlük içindir bütün kavgalar.
Hazarda dalgalar gidip geliyor
Kırım'da kuzular neden meliyor
Türkistan'da kader bize gülüyor,
Bizi de kendinden biri sayalar.
Kemal DOĞANAY
Seviyorum
(71)
Sarıl boynuma
Gel kalbime dol
Tut ellerimi
Bir ömür benim ol
Ben seninim
Kalbim sevgine mahbus
Benim varlığım
Ruhum sana mahsus
Yalnızlığın çiçeği
Aşkın rüzgarıyla solsun
Bizi seyretsin bu cihan
Dünyalar bizim olsun
Seni çok seviyorum
Güneşin nurunu sevdiği kadar
Geceler gündüzü geçdiyi kadar
Aşkın şarabını içdiyim kadar
Çok seviyorum
Ben seninim
Bir ömür seninle ömür yoldaşı
Akmaz seninle benim göz yaşım
Bir ömür aşkımı kalbinde taşı
Ben seninim
Seni çok seviyorum
Güneşin nurunu sevdiği kadar
Geceler gündüzü geçdiyi kadar
Aşkın şarabını içdiyim kadar
Çok seviyorummm
Sonbahar
(180)
Her sonbahar, kuru dallar arasından sen gelirsin aklıma.
Baharda cemreler düşürür,
Hazanda, yapraklar döktürürsün.
Yazda çiçekler açtırır, mevsim
Mevsim sen düşersin aklıma.
Vefân, şefkatin eşsiz dostluğun..
Hem kışı hem hazanı...
Boranı, karı gül edersin aklımda.
Sahte gülüşler arasından çıkıp
Gelirsin yalansız,
Gafil avlanır seni
Sevmeyen imansız.
Kuru dallar arasından sen,
Oturursun gönül tahtıma.
Varlığın incitmez, sevgin riyâsız.
Söz söyleyemez kimse sana
İsnatsız... Gelir geçer mevsim
Pervasız. Sen gelirsin aklıma.
Korkum Ayrı Kalmak Onlardan
(89)
Bazı geceler uzanıyorum yatağıma sessiz,
Düşünüyorum aklım erdiğince
Acaba ölüm nasıl bir şey diye.
Bazı fikirler beliriyor kafamda
Bütün tüylerim diken diken tepeden tırnağa,
Kabullenmeye çalışıyorum ölümü olmuyor
Er geç tanışacağım diyorum söz geçiremiyorum kendime.
O an iki damla yaş süzülüyor gözlerimden
Soruyorum kendime peki bu göz yaşı neden ?
Sevdiklerim geliyor aklıma.
O zaman farkına varıyorum gerçeklerin
Ölüm değildi beni korkutan,
Korkum;
Ayrı kalmaktı onlardan...
Ali ÜÇER / 2000
Kızar mısın?
(80)
Kurban olsam dilinize
Kına yaksam elinize
Bakacağım gülünüze,
Desem bana kızarmısın?
Neler gördün anlat bana
Sular içsem kana kana
Yazacağım birgün sana,
Desem bana kızarmısın.
Gül dalında bülbül öter
Dağlarında sümbül biter
Bu hasretlik artık yeter,
Desem bana kızarmısın.
Türkler destan yazar derler
Dedem Korkut kızar derler
Bayraktan kan sızar derler,
Desem bana kızarmısın.
Yürü behey yalan dünya
Senin için gördüm rüya
Bende kılıç çektim güya,
Desem bana kızarmısın.
DOĞANAY'ım hergün varım
Birlik oldu düşmanlarım
Bitmez derler ahu zarım,
Desem bana kızarmısın.
Kemal DOĞANAY
Ben Yalnızların Şairiyim
(94)
Yanımda çok insan vardı…
Ama ben,
kaçının gerçekten yanımda olduğunu
geç öğrendim…
Meğer bazıları beni değil,
menfaatimi sevmiş…
“Seviyorum” dediniz, inanmıştım,
Sözlerinize gönül bağlamıştım.
Siz dost sandığım bir yalanmışsın,
Ben sizleri gerçek sanmıştım.
Dost dediklerim birer birer gitti,
Çıkar bitince yüzlerde değişti.
Ben herkesi kendim gibi bildimde,
Meğer dünya böyle değilmiş…
Ben yalnızların şairiyim,
Yalan sevgilerin kaderiyim.
Kimse kalmayınca yanımda,
Ben yine kendi kendimeyim....
Seviyorum diyenler hani nerede?
Dostunum diyenler şimdi kimlerle?
Menfaat bitince gördüm yüzler degişdi,
Herkes kendi derdine dönmüş…
Bir zamanlar “kardeşim” dediler,
Düştüğüm gün sessizce gittiler.
Ben yaralarımı saklarken içimde,
Onlar arkamdan güldüler....
Ne dost kaldı, ne de kalabalık,
Ama hâlâ dimdik ayaktayım.
Sahte dostlardan kurtulunca
İlk defa kendimi tanıdım...
Ben yalnızların şairiyim,
Kırılmış kalplerin sesiyim.
Beni çıkar için sevenlerden
Artık uzak bir yerdeyim....
Sevgi dediğin satılmaz,
Dostluk menfaatle olmaz.
Kalpten seven insan
Yoklukta da seni bırakmaz....
Şimdi soruyorum kendime.
Ben mi çok inandım?
Yoksa siz mi
çok güzel yalan söylediniz?
Bir insanın kalbine girmek kolay…
Ama o kalpte
adam gibi kalmak zor...
Ben yalnızların şairiyim!
Yalanların değil, gerçeğin peşindeyim!
Beni seven böyle sevsin,
Sevmeyen ise çeksin gitsin…
Ben yine kendi halimdeyim!
Yanımda kimse kalmasa da,
Ben kendi kendime yeterim.
Sahte sevgileriniz sizin olsun.
Ben gerçek bir kalbi beklerim....
Ve bugün…
Beni yalnız bırakan herkese
tek bir sözüm var:
Sahte dostlar İyi ki gittiniz…
Çünkü siz gidince
ben kendimi buldum.
Ben…
Yalnızların Şairiyim.
Sessiz Gidişin
(82)
Sen benden sessiz sedaasiz gitdinya
Ben kendimde aradım gidiş sebeplerini
Suçlu benmiydim yoksa senmiydin
Seni seviyorum sözlerin sahdemiydi
Bitirdin beni vefasız sevgili.
Canıma dokunur Sessiz gidişin..,
Sensiz yaşamam sözlerin bir yalanmış meger
Ben mutlulugu sende buluyorum sözlerin
Ben seninle huzur doluyum demelerin
Meğer hepsi yalanmış bir hevesmiş
Bitirdin beni vefasız sevgili.
Kanıma dokunur Sessiz gidişin..,
Seni ilk bir şarkıda tanımışdım
Seven gelmezmi seven gelmedi yar
Sen bende asla olmamışsın sevgili
Beni yalan sevginle yıllarca kandırdın,
Bitirdin beni vefasız sevgili.
Yüregime dokunur Sessiz gidişin..,
Ben seni öyle çok sevmişdimki
Sende aradım bulamadıgım sevgiyi
Kör kütük inanmışım yalan sözlerine
Nasılda kanmışım sahte sevgine
Bitirdin beni vefasız sahde sevgili.
Gözlerime dokunur Sessiz gidişin..,
Aylarca yıllarca hiç yüzünü görmeden
Resimlerde fotograflarda sevdim seni
Seninle sevgimizi anlatan bir gifimiz vardı
Bu gif gibi özlüyorum seviyorum seni sözlerin
Meğer hepsi bir yalan hayelmiş sevgili
Bitirdin beni vefasız viçdansiz sevgili
Hayatıma dokunur Sessiz gidişin..,
Ey vefasiz sevgili sende hiçmi olmadı degerim
Seni öyle sevmişdimki gözüm görmedi kimseyi
Nasılda bağlanmışdım sana deligibi
Değer verdim kıymetlim dedim sana
Ama ne değerim oldu sende nede kıymetim
Bitirdin yok etdin beni vefaasiz viçdansiz sevgili.
Ömrüme dokunur Sessiz sedasız gidişin..,
YALNIZLARIN ŞAİRİ. Saat 17:30 28.09.2025
İstanbulu Terk Edeceğim
(78)
Önüme engeller setler cıksada.
Bir gün istanbul,u terk edeceğim.
Bu şehrin hasreti beni biyaksada.
Bir gün istanbul,u terk edeceğim.
Size kalsın çamlıcası beykozu.
Emirganı tarapyası kilyosu.
Artık karar verdim işin doğrusu.
Bir gün istanbul,u terk edeceğim.
Uçuşur martılar tekneden tora.
Sevin sevdiginizi sokmayın dara.
Size kalsın boğaz mavi marmara.
Bir gün istanbul,u terk edeceğim.
İyice düşünüp bir karar alıp.
Belki bir yanlışın içine dalıp.
Bir tek sevdigim canım seni yanıma alıp.
Bir gün istanbul,u terk edeceğim.
ŞİİR YANLIZ ŞAİR.
Dönerim Birgün
(79)
Sensizlik hayal oldu şimdi gözümde.
Bu fırtınayı koparamam yerinden.
Bırakamam senin ellerini elimden.
Bekle sevgilim dönerim birgün.
Kalbimdeki sevğini atamıyorum.
İçimdeki ateşi söndüremiyorum.
Uykusuz gözlerimi kapatamıyorum.
Bekle birtanem dönerim birgün.
Sensizlik çok zor diyorsun.
Yollara düşde gel siyorsun.
Özlemin burnumda tütüyor
Bekle hayatım dönerim birgün.
Yollar önümde duvar olsada.
Aşklar önümde zehir olsada.
Kalbimdeki sevgini zincire vursalarda.
Bekle sevgilim dönerim birgün.
ŞİİR: Yanlız Şair. Tarih: 2008
Ne Adamlar Gördüm
(89)
Kaç vatan eder cübbe, kaç memleket bir koltuk?
Soysuzlarda hep rütbe, binbir yüzlü dalkavuk!
Ne yurt kalır ne kubbe, fırsatı bulsa lavuk.
İkbal için bir kula, tapan adamlar gördüm...
Ruhunu para pula, satan adamlar gördüm...
Devletçi ekonomi, bu vatana bir "sur"du,
Yıkıldı agronomi, dönen çark birden durdu,
Bozuldu anatomi, sömürdüler bu yurdu.
Milletin darlığına, sırt dönen sefil gördüm…
Vatanın varlığına, kasteden rezil gördüm...
Madeni has kapıyı, açan anahtar oldu,
Devr-i temas yapıyı, yıkan yeni bir koldu,
Cehaletse çatıyı, hedefleyen bir yoldu.
İltimas, mülakatla, kul hakkı yiyen gördüm,
Yok olan liyakatla, başa taç giyen gördüm...
Belli etmez rengini, ele vermez foyanı,
Karun kadar zengini, haram ile doyanı,
Yargılarlar dengini, başkasıysa soyanı.
Söyler yalan dolanı, defteri düren gördüm...
Aşkı koltuk olanı, kaosa süren gördüm...
Hakka giden yolunu, ticarete dökeni,
Mihrabın sağ solunu, Araplara çekeni,
Türklüğün öz kolunu, ümmet deyip sökeni.
Minberlerden daldırıp, dine binenler gördüm...
Atatürk’e saldırıp nice sinenler gördüm...
Şehitlerin kanını, masalara atanı,
Ulus devlet şanını, eyalete katanı,
Türklüğün öz canını, açılımla satanı.
"Ne mutlu Türk’üm" derken, çekinip duran gördüm...
BOP’a maşa piçlerden, bu halkı vuran gördüm...
Sırf namaza bakıp da, kulu ilah yapanı,
At gözlüğü takıp da, hak yolundan sapanı,
Kendi özün yakıp da, celladına tapanı.
Zillet yüze vururken, alkış tutanı gördüm...
Benliğinden koparken, mankurtlaşanı gördüm...
Aklın, ilmin yerine, hep batılı öveni,
Anlamadan derine, Atatürk’e söveni,
Ar eylemez birine, veremezsin güveni.
Cumhuriyet feyzinden, kaçan cahiller gördüm...
Şark ufkunun izinden, koşan gafiller gördüm...
Dokunmayan yılanı, yaşa deyip susanı,
Kendineyse talanı, yanıp öfke kusanı,
Ateş sarmış sılanı, seyredip de pusanı.
Sessizce bu milleti, bölen hainler gördüm...
Kabullenen zilleti, sahte şahinler gördüm…
Ne taht ne mülk isteriz, ne alkış, ne de paye.
Biz vatana neferiz, adalettir tek gaye,
Kutlu yola seferiz, inancımız sermaye…
Kaderin hükmü kaza, yaklaştı dört bir koldan!
Ya şehadet ya gaza, dönmeyiz asla yoldan…
03.09.2026 – M. Kaya
Çerçeve
(71)
Söz olur kürsüde yankılanır ses,
Kimi alkış tutar kim verir nefes,
Milletin önünde hevai heves,
Ulusal kimliği ezen çerçeve!
Maddeler dizilir kurulur masa,
Adıyla gizlenir o süslü yasa,
Altında ne sır var ne korku tasa,
Birliğin resmini bölen çerçeve!
Kanun dediğin de halk için olur,
Hakkın terazisi doğruyu bulur,
Eğri bir çizgide düzen mi durur?
Nizamın resmini bozan çerçeve!
Sabırla bilenir kındaki kılıç,
Gönülde fırtına kalplerdeki hınç!
İhanet resminde arama avunç,
Vicdanı dağlayan o kor çerçeve!
Kadim topraklarda kurulur oyun,
Sanmayın bu millet uysal bir koyun,
Kırılır eğilmez çelikten boyun,
Başlara geçecek o yoz çerçeve!
Haine merhamet vatana ziyan,
Bir avuç soysuzla çakalla çiyan,
Bu kadim milleti hileyle riyan,
Sokar mı kalıba o boş çerçeve.
Tarihe bizden not sözünle sazın,
Elinden kayacak baharın yazın,
Bozkurtlar uyandı mezarın kazın,
Sonunuz olacak bu son çerçeve…
13.08.26–M.Kaya
30 Ağustos Destanı
(61)
Temmuzun yirmisinde, Meclis verdi kararı,
Başbuğ kesti cephede, o tarihi ayarı,
Beş otuzda şafakta, gürlerken Kocatepe,
Cehennemden bir ateş, kusuyordu her tepe.
Dumlupınar bağrında koptu amansız mahşer,
Toprağı yarıp çıktı, kıyama her bir nefer!
“İlk hedef Akdeniz’dir!” yankılandı göklerden,
Bir kasırga koptu bak, o muazzam siperden!
Çal Köyü’nün altında al bayrağı tutan kol,
Yere düşmeyen ruhla, İzmir’e açıldı yol.
O muzaffer orduya dayanır mı yığınak,
Kaçacak delik arar, bulamazsın sığınak.
Ağustos otuzunda bütün dünya inledi,
Özgürlük türküsüyle yer gök bizi dinledi.
Batan günün ardından doğdu zafer güneşi,
Bu mukaddes milletin yok ki asla bir
Dokuz Eylül sabahı Belkahve’den bakıldı,
Hükümet Konağı’na ay yıldızlar takıldı.
Atamızdan yadigâr, şanlı hilal dalgalan,
İlelebet payidar, kalacaktır bu vatan…
26.08.26 — M. Kaya
şiirsitesi.com