Şiir şitesi, usta ve amatör şairlerin birbirinden güzel duygu dolu şiirleri...
A
B
C
Ç
D
E
F
G
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
Ö
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Son Eklenen Şiirler:
Vekîl Ve Kefil
(19)
Nefsine kız nûrlu yolu seçmeyen,
Günâhla kararan sîmâna değil!
Sevaplarla dolu dolu geçmeyen,
Boşa geçirdiğin zamana değil.
Hem kaptan olduğun gemiyi batır
Hem de kalk, denizi masaya yatır!
Tayfana soru sor, sorma hâl hatır;
Demir atmadığın limana değil.
Beşere âşığın sönüşüne bak,
Tasavvuf aşkının ateşini yak!
Kof kafanı takıldığın sapa tak,
Karışamadığın samana değil.
Sular seller gibi durulup çağla,
Âhiret bekâsı için gül, ağla!
Dünyada kalbini Bâkî’ye bağla;
Fânî yahşi ile yamana değil.
Küçülürsen büyür iyilik çığın,
Kibrin kötülüğü yığınla yığın.
Mü’mînin kalbine sığana sığın;
Dilediğin ele, emana değil.
Ümmetlik en yüksek şereftir, sakın
Muhammed’siz din-i mübînden yakın!
Yanmayan ocağa tavrını takın,
Tütmeyen bacaya, dumana değil.
Şerif der: "Vekîldir zâtına râma,
Kulunu düşünür, düşürmez gama.
Allah Zü’l-Celâli ve’l-İkrâm ama
Rızka kefil iken îmana değil."
7 Haziran 2025
İzmir
Bir Ömür
(16)
Yemyeşil ormanların
Koskoca ağaçları arasında içimde garip bir sessizlik.
Rüzgarın fısıltısı bu naçizaneliği örtüyor.
Yapraklarda süzülen damlaların sesi,
Adeta kulaklarımda çınlıyor.
Yağmurun vurduğu toprak kokusu
Burnumda tütüyor.
Gözlerin belki mavi,
Gökyüzüne bakarken
Görüyorum o simsiyah geceyi. Yıldızlar ve ay parlatıyor geceyi.
Lakin o soğukta asıl üşümememin sebebi ateş değil,
Sımsıcak ellerin. Tutuyorum sımsıkı,
Sanki bir daha yaşanmayacak bir rüyaymış gibi.
Olsun. Dürüst insanların arkadaşlığı uğruna,
Belki o çocuk bir gün büyür de babasını takdir eder umuduyla.
"Üzgünüm oğlum, maalesef zor bu hayat" deyip sarılma dileğiyle,
Teselliler olsun tüm bu ömrüme.
Bilsen, uzakta ne kadar özlem var.
Her sayfaya kan taneleri düşüyor.
Simsiyah anılar kaldı geriye,
Gözümden düşenler mezarlıkta kayboldu.
Şimdi yalnızım.
Havada pus var, sisli.
Tehlikenin tam ortasında hissizim.
Belki sıra bana gelirken şaşırdım.
Dileğim Son kez..
Mutluluğu anlamak,
Sevdiğimin sesini duymak.
Bıktım Usandım
(28)
İçi fesât insanların içine
Girmekten vallahi bıktım, usandım.
Tokayla elimi elin piçine
Sürmekten vallahi bıktım, usandım.
İşkillinin işitsem de sözünü,
Özümsemem özellikle özünü.
Gözlerimi kirlettiği yüzünü
Görmekten vallahi bıktım, usandım.
Sarıp sarmalarım samîmî merdi,
Ferleri ferâset fışkıran ferdi.
Nam-ı diğer namûssuzu, nâmerdi
Yermekten vallahi bıktım, usandım.
Gına gelir oldu vefâsızlardan,
Olamadım gitti cefâsızlardan.
Kafamı dağıtıp kafasızlardan
Dermekten vallahi bıktım, usandım.
Şerif’im, karaya ak diyenlere,
Kalbi kir kaplıyken pak giyenlere,
Hakk’ın selâmını hak yiyenlere
Vermekten vallahi bıktım, usandım.
21 Nisan 2016
İzmir
Devran'sız Devran
(23)
"Annem Devran Mengütemür’ün Hakk’a yürüyüşünün ardından..."
Yirmi beş senelik özgeçmişimde,
Şâir ömre çeyrek asır çağdım ben.
Nesiri istiften vazgeçmişimde,
Arşivime ölçü uyak yığdım ben.
İlhamlı da ilhamsız da direttim,
Yirmi dokuz harften şiir ürettim.
Peyderpey laf peydahlayıp türettim,
Kafiyesiz sözcükleri boğdum ben.
Aç yattım komşumun yememesinden,
Beslenip doydum, tok dememesinden.
Halkımı emzirdim halk memesinden,
Toplum için sanatımı sağdım ben.
Göz yummadım yamacımda hapsine,
Ses kattım ses doruğumdan sesine.
Büyük küçük yankı saldım hepsine,
Feryatçıya figâncıya dağdım ben.
Fakir göğsü zengin göğse gerdirdim,
Haksızları haklılara yerdirdim.
Aşk gülünü âşıklara derdirdim,
Cana bağban cânânlara bağdım ben.
Sözünü geçirdi kaleme dilim;
Kent, köyü, kazayı işledi elim.
Yedi bölge, seksen bir il dantelim;
Dört mevsime iklim ören tığdım ben.
İki bin bir öksüzlüğü gelmeden,
Analıydım, anasızlık bilmeden.
İki Ekim Salı günü ölmeden,
Bu devrana Devran gibi sığdım ben.
Şerif’in mektebi bir okulu yok,
Şâirlik bölümü şiir kolu yok.
Diplomalı Allah’ın tek kulu yok,
Sonradan olmadım, şair doğdum ben.
22 Ekim 2001
İzmir
Kalp
(21)
Yere göğe sığmaz iken sığdığı,
Kalp, kuldaki Kâbe’sidir Allah’ın.
Sevgisini istifleyip yığdığı,
Kalp, kuldaki Kâbe’sidir Allah’ın.
Rûh dünyada müsterihse ârından,
Uzaklaşır cehennemin nârından.
"Daha da yakındır şah damarından."
Kalp, kuldaki Kâbe’sidir Allah’ın.
Dilinden düşürme düşürse derde,
Hem hayırda ümitvâr ol hem şerde.
Zikirledir tatminliği her yerde,
Kalp, kuldaki Kâbe’sidir Allah’ın.
Yazılan günâhı istiğfar siler,
Kibri dilim dilim tevâzu diler.
Dostuna diş bileyene diş biler,
Kalp, kuldaki Kâbe’sidir Allah’ın.
Harp açan zâtına harp açmış sanır,
Düşmanına dahi adil davranır.
"Nefsini tanıyan Rabbini tanır."
Kalp, kuldaki Kâbe’sidir Allah’ın.
Kıyâmete kadar hıfzıyla duran,
Lafzı, mânâsıyla vahyidir Kur’ân.
Muhabbet-i Muhammed’i doğuran,
Kalp, kuldaki Kâbe’sidir Allah’ın.
Şerif’im, gözünden çıkmış olursun,
Gönlünü incitip sıkmış olursun.
Kırarsan, evini yıkmış olursun;
Kalp, kuldaki Kâbe’sidir Allah’ın.
27 Nisan 2025
İzmir
Sen Nasıl Sivaslısın?
(12)
SEN NASIL SİVASLISIN?
Somurtuyon gülmüyon
Çökeleği bilmiyon
Senede bir gelmiyon
Sen nasıl Sivaslısın?
Kırdırmıyorsun kelle
Yemiyorsun ki elle
Git de mangalı yelle
Sen nasıl Sivaslısın?
Gidip dolaş orayı
Yıldızeli, Zara'yı
Çok uzatma arayı
Sen nasıl Sivaslısın?
Almanya'dan gelen var
Gütmedin mi mal, davar?
Sen de çık çık gel ne var
Sen nasıl Sivaslısın?
Alıç, çördük topla gel
Nasıl güzel Çamlıbel
Efil efil karayel
Sen nasıl Sivaslısın?
Hiç mi çekmiyor canın
Burnu sızlar insanın
Ora senin vatanın
Sen nasıl Sivaslısın?
İsmail MALATYA'yı
Dinlemedin mi dayı
Çermiğe kur masayı
Sen nasıl Sivaslısın?
İSMAİL MALATYA 29/07/2026 ÇARŞAMBA
Ricâl-i Gayb Erenleri
(21)
Hızır ile sekizdirler
Ricâl-i gayb erenleri,
Kalp gözü köre gizdirler
Ricâl-i gayb erenleri.
Kaide-i usül gibi,
Abdest gibi, gusül gibi,
Çoğu çoban Resûl gibi
Ricâl-i gayb erenleri.
Darda bolluk selidirler,
Esen yardım yelidirler,
Üveysî bir velîdirler
Ricâl-i gayb erenleri.
Işınlanma yaşıyorlar,
Zaman, mekân aşıyorlar,
Kalb-i selîm taşıyorlar
Ricâl-i gayb erenleri.
Sıradanken ele güne,
Sahip sıra dışı üne,
Vâkıftır ilm-i ledünne
Ricâl-i gayb erenleri.
Misâli Lâdikli Ahmet,
Donanımlanın bi'zahmet,
Ümmetteki ümmî rahmet
Ricâl-i gayb erenleri.
Hacı Halis diğer biri,
Rûhaniyetleri iri,
Madden ölü, mânen diri
Ricâl-i gayb erenleri.
Yedilere karıklıdır,
Avâmlara çarıklıdır,
Harpte yeşil sarıklıdır
Ricâl-i gayb erenleri.
Malûm beşeriz ahali,
Şaşarız mahlukluk hâli,
Kırklardan Kavaklı Ali
Ricâl-i gayb erenleri.
Rabbü'l-âlemîn'dir hâmî,
Mabedleri mescit, câmi;
Kamber, Elvan, Osman, Sâmi
Ricâl-i gayb erenleri.
Her biri görünmez eldir,
Saç, sakallı, köse, keldir,
Muammer, Ömer, Mürsel'dir
Ricâl-i gayb erenleri.
Feyiz, bereket kanalı,
İlâhî aşkla yanalı,
Necati'dir Adanalı
Ricâl-i gayb erenleri.
Eksilmezler, azalmazlar,
Artmazlarsa haz almazlar,
İslâm'sızı baz almazlar
Ricâl-i gayb erenleri.
Membaıdır Konya şehri,
Mü'mînlere ilim nehri,
Münkir, münâfığın zehri
Ricâl-i gayb erenleri.
Gören, duyan, bilen itmez,
Kincinin işi rast gitmez,
Yazmayla, saymayla bitmez
Ricâl-i gayb erenleri.
Şerif, simâları parlar,
Halk içinde Hakk'a yârlar,
Kıyâmete kadar varlar
Ricâl-i gayb erenleri.
3 Mart 2019
İzmir
Fahr-i Kâinat Efendimiz (s.a.v.)
(23)
Allah, Muhammed'siz yalnızlaşırdı,
Yaratıp hasreti dinmese idi.
Ne kürre ne de arz mânâ taşırdı,
Dünya hatırına dönmese idi.
Direksiz yükselip ne düzülürdü,
Gökte ne güneş ne ay süzülürdü.
Konuşamaz diye çok üzülürdü,
Cebrâil'le Kur'ân inmese idi.
Ne Kâbe'de putlar yere vururdu,
Ne müşriğin Sâve Gölü kururdu.
Belki bin yıl daha yanar dururdu,
Mecûsî ateşi sönmese idi.
Kayırmasa huzuruna almazdı,
Miraç hadisesi vukû bulmazdı.
İlâhî sırlara vâkıf olmazdı,
Burak'la Refref'e binmese idi.
Esmezdi âlemde İslâm havası,
İ'lây-ı kelimetullah davası...
Yoktu hem avâmı hem de hâvası,
Hak, zıddı bâtılı yenmese idi.
Melekü'l-mevt emrolunup göçüne,
Yaşı girmesiyle altmış üçüne,
Hicrândaydı vuslat aşkı içine,
Ecel-i müsemmâ sinmese idi.
Şerif; salavâtla sarıl sen yine,
Resûlü's-sekaleyn tüm ins-ü cin'e!
Ümmet yoktu Hak indinde kendine,
Hâtemü'l-enbiyâ denmese idi.
20 Ağustos 2025
İzmir
Leylam Leylam
(9)
Leylam Leylam
Bu nasıl dert nasıl figan
Sanki küle döndü her yan
Seni geldi sandım bir an
Neredesin Leylam Leylam
Oy Leylam Leylam
Yüreğimi böldüm Leylam
Gel bu dertten kurtar beni
Ben her gece öldüm Leylam
Leylam başka dala konma
Beni o gün kördüm sanma
Bir kerecik gördüm amma
Neredesin Leylam Leylam
Leyla diyor yazlar kışlar
Sızım sızım gözde yaşlar
Haber verin uçan kuşlar
Neredesin Leylam Leylam
Harun yıldırım
https://youtu.be/5jty6WUVVrI?is=QkMI1m6j2F7c4UB_
SUS Dedi Gözlerim
(10)
SUS DEDİ GÖZLERIM
Hesabı sorulmaz,bu derdin sanma,
"Kes," dedi gözlerim, ağladı yine.
Etme dedim, çöktüm, yalvardım amma,
"Pes," dedi gözlerim, ağladı yine.
Göz göze bakarak severmiş insan,
Canını sökerek severmiş insan.
Bazen yaş dökerek severmiş insan,
"Ders," dedi gözlerim, ağladı yine.
Var mı söyleyecek son bir çift sözün?
Belli değil ki hiç gece, gündüzün.
Her vakit, her saat, her günün hüzün.
"Yas," dedi gözlerim, ağladı yine.
Dedim ki yiğitlik olurmuş serde,
Seven insan böyle düşermiş derde.
İstersen bölerim, ayırrım dörde,
"Kes," dedi gözlerim, ağladı yine.
"Var mı hâl hatrını bir soran?" dedim.
"Durmadan kanıyor hep yaran," dedim.
"Nedir bu başındaki boran?" dedim.
"Sis," dedi gözlerim, ağladı yine.
Söyleye söyleye insan da bıkar,
Yutkundukça adın genzimi tıkar,
Ağlamak güzelse , tadını çıkar,
"Hırs," dedi gözlerim, ağladı yine.
Yaşarken öldürür, bu nasıl şeyse,
Taş köz olur düşer gönlüme değse.
Kapat şunu artık, adı her neyse,
"Sus," dedi gözlerim... ağladı yine.
Harun Yıldırım
Mey
(20)
Çekin ol ateşi hicranı benim üstümden
Belki bir tek günaha kurban o adem de benim
Yüreğim aşkından yanmış bir pervane
Gönlümde hüzün,keder dert ile matem de benim
Saki mey ver bana gel derdim var anla beni
Bu akan göz yaşımın her birinin var nedeni
Bana bir mey ver ki ruhdan ayırsın bedeni
Gece alemde benim belki de alem de benim
Bu gizli dertlerime bu dünyada yok ki çözüm
Çok azaplar mücevverinde parlamış bu sözüm
Sol elim cehennemde cennetden almış üzüm
Ya o şeytan,ya azap belki cehennem de benim
Bir Bilmece
(102)
"Sevmek ne uzun kelime" demiş şair.
Bir başkası da:
"Ben sevmek eyleminin hala
Nesnesi olduğunu düşünmüyorum diyor".
Sevgi emek ister, büyütmeye..
Yürek ister ekmeye...
Sevginin öznesi belirsiz, belki de.
Edilgen bir olgu, bilene.
Eni yok, çoğu yok, fazlası, azı yok.
Sevmek, sevmektir sadece.
Yüreğin değdi mi sevdaya bir kere,
Kalem bile yazmaz olur,
Sarhoş olur başı biteviye.
şiirsitesi.com