Müzehher Gökmen
Şiirleri (72)
ters tepki
kendine yürüdü
denizin eğip büktüğü
vurduğu su
kırdı kırıldı buzullar
deprem
tırnaklarıyla kazır kedi,
balkonda şakul
bir depremle
dışarı taşar evler
uyarılan çağa doğru
silahlar sussa
yarılmayacak rüyâlar
dalgınlık uzamayacak
yol boyu
inanıyor inanıyor
gül ekilen sabahların gece ayakları karanlığı geçecek…
bir çift göz
esirgediği karanlıktan
topladı kırılan
buzları
parçaları yapıştırdı
çıplak ümit
kanadında kelebeğin
ümitti kozasını ören
uzaklara uçurduğu uçurtmasıyla
yükselmişti sevdası
mandal
kaç hüznü
yıkayıp astım
gökyüzünden kaç
mavi aldım
bahçe
bahçede çiçekleri güldüren
çiçek tozlarının dili sulu sepken...
zamansız çekilen urganda
kuyudan uzayan huyda
nilüfer
çiğ tanesi boşaltır sesini buluttan
dinler göze batırmadan nilüfer!
yeisi kesip attım uzattım göğe umudu
kalemin çıkardığı sesler
yağmura geç kalmamak için
önden yürüyor uykusuz renkler
kendine sarılan ağaçların
renkleri iniyor deniz tutmuyor
saatinde açtı okudu
yanmadan aydınlatamaz
beraber yürüdüğümüz
aynı yere baktığımız
yağmur güncesi
çünkü umut susmaz
eridikçe buzullar
kabarıyor deniz
rüzgâr ıslanıyor
giden martılarla
Hakkında
kitap sayfalarında kaldı parmak izleri.../ M. Eylül Gökmen
anılar defterinde öyle aç ki; diken uyanmasın, gül anlamasın../ M. Eylül Gökmen
anılar defterinde öyle aç ki; diken uyanmasın, gül anlamasın../ M. Eylül Gökmen